Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşeyyeni e-konomi

2020 Beyanname İlk Yardım Masası

İhsan DURLANIKNaci YILDIRIM
02 Mart 2020İhsan DURLANIK/ Naci YILDIRIM
1829OKUNMA

Menkul Sermaye Geliri Elde Edenler Dikkat! Beyan Etmeli mi? Etmemeli mi?

Bilindiği üzere Gelir Vergisi Kanunun 75. maddesi, sahibinin ticari, zirai veya mesleki faaliyeti dışında nakdi sermaye veya para ile temsil edilen değerlerden müteşekkil sermaye dolayısıyla elde ettiği kâr payı, faiz, kira ve benzeri iratları menkul sermaye iradı olarak tanımlamaktadır. Her sene olduğu gibi bu sene de mart ayı; ticari, zirai, mesleki kazançlarda olduğu gibi GMSİ, MSİ, Ücret ve Diğer Kazanç ve İratlar için de beyan dönemi olarak kabul edilmektedir.

Her türlü ticari, zirai, mesleki kazançta mükellefiyet tesis edilmişse bu kapsamda faaliyete bağlı olarak kazanç da olsa zarar da olsa ya da kazanç veya zarar olmasa bile bu beyannamenin verilmesi gerekirken, diğer kazanç unsurlarında gelir veya irat elde edilmiş olsa bile beyanname verilmeyecek durumlar bulunabilmektedir.

Yazımızda sadece menkul sermaye iradı elde edenler için beyanname verme veya vermeme durumlarını inceleyeceğiz. Bu açıklamaları yaparken diğer gelir unsurlarının varlığı göz ardı edilecek ve gelirin toplanması dikkate alınmadan konu açıklanmaya çalışılacaktır.

Öncelikle menkul sermaye iratları için bilinmesi gereken en önemli konu, gerçek kişilerce elde edilen menkul sermaye iratlarının bir kısmının 2019 yılı gelirleri için 40.000 TL'yi aşması, bir kısmı için ise; vergi kesintisine ve istisnaya tabi olmadıkları için 2.200 TL'yi aşması halinde yıllık beyanname ile beyan edilmesi gerekmekte iken, bazı menkul sermaye iratları ise tutarı ne olursa olsun beyan edilmeyecektir.
Bu kapsamda tek tek menkul sermaye iratlarını incelemek faydalı olacaktır.

Döviz/Mevduat Faizi Geliri

Gelir Vergisi Kanunu’nun 75. maddesinin ikinci fıkrasının (7) numaralı bendinde menkul sermaye iradı olarak kabul edilen mevduat faizleri, geliri elde edenin tam veya dar mükellef ayrımı yapılmaksızın hatta mevduatın Türk Lirası ya da döviz cinsinden de olmasının bir önemi olmaksızın, elde edilen tüm mevduatlar tevkif yoluyla vergilendirilmektedir. Bankalar arası ve mevduat ile aracı kurumların borsa para piyasasında değerlendirdikleri ve kendilerine ait paralara yürütülen faizlerin ise bu kapsamda olmadığının da altının çizilmesi gerekmektedir.

24.12.2012 tarihli ve 2012/4116 sayılı BKK ile 2013 takvim yılından itibaren elde edilen, Döviz Tevdiat Hesaplarına yürütülen faizler vadelere göre; 6 aya kadar %18, 1 yıla kadar %15 ve 1 yıldan fazla %13 oranlarında gelir vergisi tevkifatına tabiyken,  Mevduat faizleri ise vadelerine göre; 6 aya kadar %15, 1 yıla kadar %12 ve 1 yıldan fazla %10 oranlarında tevkifata tabidir

Ancak, 30.08.2018 tarihli ve 53 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 31.08.2018-30.11.2018 tarihleri arasında açılan, vadesiz ve özel cari hesaplara ve söz konusu tarihten itibaren açılan veya vadesi yenilenen vadeli hesaplara uygulanmak üzere;

Döviz Tevdiat Hesaplarına yürütülen faizler için vadelerine göre; 6 aya kadar %20, 1 yıla kadar %16 ve 1 yıldan fazla olanlara %13 oranında gelir vergisi tevkifatı oranları uygulanmaktadır.

Yapılan aynı düzeltmeye göre Mevduat Faizleri için de vadelere göre; 6 aya kadar %5, 1 yıla kadar %3 ve 1 yıldan fazla %0 oranlarında yeniden belirlenmiş olup, anılan düzenleme kapsamında 30/11/2018 tarihinden sonra açılan veya vadesi yenilenen vadeli hesaplardan elde ettiğiniz gelirler için eski tevkifat oranı uygulamasına devam edilecektir.

Tam ve dar mükellef gerçek kişiler tarafından elde edilen söz konusu mevduat faiz gelirleri Gelir Vergisi Kanun’un geçici 67. maddesinin 7 numaralı fıkrası uyarınca beyan edilmeyecektir.

Unutulmamalıdır ki, vadeli mevduat faizi veya döviz tevdiat hesabı dışında kalan vadesiz mevduat hesaplarından elde edilen gelirlere ise %15'lik kanuni oran uygulanmaktadır.

Hisse Senedi Alım-Satımı

Gerçek kişi olarak, 01.01.2006 tarihinden sonra iktisap edilen hisse senetlerinden elde edilmiş gelirler için; Hisse senetlerinin vergilendirilmesinde dar mükellef gerçek kişi veya tam mükellef gerçek kişi olunmasının herhangi bir önemi bulunmamaktadır.

Borsa İstanbul’da (BİST) işlem gören, menkul kıymet yatırım ortaklığı dışındaki hisse senetlerinin satışından elde edilen kazançlar; %0 oranında stopaja tabi olup stopaj nihai vergidir. Bu durumda bahse konu kazanç için beyanname verilmeyecektir.

Borsa İstanbul’da (BİST) işlem gören, menkul kıymet yatırım ortaklığı hisse senetlerinin satışından elde edilen kazançlar; %10 oranında stopaja tabidir. Stopaj nihai vergidir. Beyan edilmeyecektir. Bahse konu hisse senetlerinin 1 yıldan fazla süre ile elde tutulmuş olması halinde ise stopaj yapılmayacaktır.  

Unutulmamalıdır ki, banka ve aracı kurumlar vasıtası dışında (örneğin borsaya kayıtlı olmayan hisse senetleri), gerçek kişilerce hisse senetlerinden elde edilen bu kazançlar menkul sermaye iradı olarak değil, değer artış kazancı olarak vergilendirilecektir. Gelir vergisi kanunu 80. maddenin (1) numaralı fıkrasına göre değer artış kazancı kapsamında değerlendirilen kazancın istisnası ise iki yıldan fazla süre ile elde tutulan ve tam mükellef kurumlara ait hisse senetlerinin satışından elde edilen kazançlardır. 

HAZİNE BONOSU/ DEVLET TAHVİL GELİRİ

Hazine Bonosu/Devlet Tahvili Geliri

Devlet tahvili ve Hazine bonolarından elde edilen faiz gelirleri ile alım-satım kazançları tevkifata tabidir.
01.01.2006 tarihinden itibaren ihraç edilen Devlet Tahvili ve Hazine Bonolarından elde edilen faiz gelirleri ile bunların alım-satım kazançları üzerinden yapılan tevkifat oranı 01.10.2010 tarihinden itibaren tam ve dar mükellef gerçek kişiler için %10 olarak belirlenmiştir. Ayrıca beyanname verilmemektedir.

01.01.2006 tarihinden önce ihraç edilen Devlet Tahvili ve Hazine Bonolarından elde edilen faizler ise 2019 yılı gelirleri için açıklanan indirim oranının 1’den büyük olması nedeniyle beyan edilmeyecektir. Ancak hazine bonosu ve devlet tahvili alım-satım kazancı 2019 yılı gelirleri için 40.000 TL’yi aşması halinde beyanname verilmelidir. Gelir vergisi kanunu 103. Maddenin ikinci gelir dilimi bu aşamada beyan sınırı olarak dikkate alınmaktadır.

Hazine ve Maliye Bakanlığı’nca ihraç edilen altına dayalı devlet iç borçlanma senetleri ve uyarınca kurulan varlık kiralama şirketleri tarafından ihraç edilen altına dayalı kira sertifikalarından elde edilen kazançlar ise %0 oranında tevkifata tabidir.

Unutulmamalıdır ki, 01.01.2006 tarihinden önce ihraç edilmiş olan Devlet tahvili ve Hazine bonolarından elde edilen gelirlere ilişkin istisna uygulaması 31/12/2007 tarihinde son bulduğundan, bu kıymetlerin faiz gelirleri ve elden çıkarılması dolayısıyla elde edilen gelirler ile ilgili olarak istisna uygulaması söz konusu değildir.

Kâr Payı

Tam mükellef gerçek kişilerin elde ettiği,

  • Her nevi hisse senetleri kâr payları,
  • İştirak hisselerinden doğan kazançlar,
  • Kurumların idare meclisi başkan ve üyelerine verilen kâr paylarının;

yarısı, gelir vergisinden istisna olup, kalan tutarın ilgili yıl beyan haddini aşması halinde, kalan tutarın tamamı için beyanname verilmesi gerekecektir. (2019 yılı gelirleri için 40.000 TL)

Ayrıca kâr dağıtımı sırasında kurum bünyesinde adına yapılan %15 oranındaki tevkifatın tamamının, yıllık beyannamede hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilmesi mümkündür.

Dar mükellef gerçek kişilerin ise, bu imkândan faydalanma imkânı bulunmamaktadır. Kâr payı dağıtan kurum tarafından dar mükellef gerçek kişi adına yapılan stopaj bu aşamada nihai vergilendirme sayılmaktadır. Dolayısıyla elde edilen gelir için beyanname verilmesi söz konusu değildir.
Unutulmamalıdır ki, kâr payı iştirak hisseleri SPK hükümlerine göre kurulan yatırım ortaklıkları hisse senetleri dâhil olmak üzere Anonim Şirket hisse senetleri ile Limited şirketlere ait iştirak payları, eshamlı komandit şirketlerin komanditer ortaklarına ait ortaklık payları, iş ortaklığında mevcut ortaklık payları, kooperatiflere ait ortaklık paylarından elde edilen kazançları kapsar.

Bireysel Emeklilik Sistemi

Bireysel emeklilik sisteminden tevkif suretiyle ödenen vergiler nihai vergilendirme olacağı için yıllık beyanname verilmemektedir.
Tüzel kişiliği haiz emekli sandıkları, yardım sandıkları ile sigorta ve emeklilik şirketlerinden elde edilen gelirler için;

    • On yıldan az süreyle prim veya aidat ödeyerek ayrılanlara ödenen irat tutarları için %15,
    • On yıl süreyle prim veya aidat ödeyerek ayrılanlar ile vefat, maluliyet veya tasfiye gibi zorunlu nedenlerle ayrılanlara ödenen irat tutarları için ise, %10, oranında tevkifat yapılır.

Bireysel emeklilik sisteminde ise;

    • On yıldan az süreyle katkı payı ödeyerek ayrılanlara bu süre içinde kısmen ödeme alanlara yapılan ödemelerin %15,
    • On yıl süreyle katkı payı ödeyerek emeklilik hakkı kazanmadan ayrılanlara bu süre içinde kısmen ödeme alanlara yapılan ödemelerin içerdiği irat tutarı %10,
    • Emeklilik hakkı kazananlar ile bu sistemden vefat, maluliyet veya tasfiye gibi zorunlu nedenlerle ayrılanlara yapılan ödemeler %5,

oranında tevkifat söz konusudur.

Unutulmamalıdır ki, katkı payı veya primlerin ödenip ödenmediğine bakılmaksızın, bireysel emeklilik sistemi yönünden sistemde 10 yıl süreyle kalınıp kalınmadığı, hayat sigortası sözleşmeleri yönünden ise 10 yıl süreyle sigortalı olunup olunmadığı hususudur.

Euro Bond Alım Satım Kazancı

Tam mükellef gerçek kişilerin Euro Bond alım-satımı dolayısıyla elde ettiği kazançların tespit edilebilmesi için önce elden çıkarılan Euro Bond’un TL cinsinden maliyet bedeli bulunmalıdır. Hesaplamada elden çıkarma dolayısıyla yapılan gider, vergi ve harçlar indirilebilmektedir. Türk lirasına çevrilen satış bedeli ile endekslemeye tabi tutulan maliyet bedeli arasındaki fark kazancı göstermektedir. (Değer artış kazançlarının değerleme hesaplanmasında olduğu gibi)

Euro Bond alım-satım kazancı tam mükellef gerçek kişiler için stopaja (gelir vergisi kesintisine) tabi değil iken, dar mükellef gerçek kişiler açısından elde edilen Euro Bond alım satım kazancı hem stopaja hem de beyana tabi değildir.

01.01.2006 tarihinden önce ihraç edilen Euro Bond satışından kazanç elde edilmiş ise; endeksleme sonrası bulunan tutardan 2019 yılı gelirlerine uygulanan 33.000 TL’lik istisna miktarını (G.V.K madde 82) düştükten sonra kalan tutarı beyan edilirken,

01.01.2006 tarihinden sonra ihraç edilen Euro Bond satışından kazanç elde edilirse endeksleme sonrası istisna miktarı düşülmeden ortaya çıkan kazanç tutarını beyan edilmelidir.

Unutulmamalıdır ki, maliyet bedeli endekslemesinin yapılabilmesi için, artış oranının %10 ve üzerinde olması gerekmektedir. Maliyet bedeli endekslemesi yapıldıktan sonra, bulunacak kazancın tamamı beyan edilmelidir.  

Euro Bond Faiz Geliri

Tam mükellef gerçek kişilerin elde ettiği Euro Bond faiz gelirleri, %0 oranında vergi kesintisine tabidir. Bu nedenle bahse konu kazancın vergi kesintisine tabi tutulmuş menkul sermaye iradı gibi değerlendirilmesi gerekmektedir. Yani Euro Bond faiz geliri için fiilen vergi kesintisi (stopaj) yapılmamasına rağmen, gelir vergisi beyannamesine tabi olup olmadığına dair değerlendirme yapma noktasında vergi kesintisi yapılmış bir gelir gibi değerlendirilmelidir.

Tam mükellef gerçek kişiler için Euro Bond’un elden çıkartıldığı (ihraç edildiği) tarihe bağlı olmadan 2019 yılında elde edilen Euro Bond faiz geliri 40.000 TL’yi aşıyor ise herhangi bir istisna uygulamadan, faiz gelirinin tamamını beyan edilmelidir.

Dar mükellef gerçek kişiler için de elde edilen Euro Bond faiz gelirleri, %0 oranında vergi kesintisine tabidir. Bu nedenle elde edilen kazancın vergi kesintisine tabi tutulmuş menkul sermaye iradı gibi değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu nedenle dar mükellefler beyanname vermeyecektir.
Unutulmamalıdır ki, Gelir Vergisi Kanunu 75. maddenin (5) bendine göre Euro Bondlar döviz cinsinden ihraç edildiğinden, faiz geliri elde edildiği sırada kur farkı artış veya azalışları da meydana gelebilmektedir. Bu şekilde oluşan pozitif kur farkları kazanç olarak dikkate alınmaz iken negatif kur farkları da gider olarak nitelendirilmemektedir.

REPO GELİRİ

Repo işlemleri dolayısıyla 2019 takvim yılında elde edilen kazançlar %15 oranında tevkifata tabidir. Tevkif yoluyla vergilendirilen bu gelirler için yıllık beyanname verilmemektedir. Tevkifat uygulamasında gelir sahibinin gerçek/tüzel kişi ya da tam/dar mükellef olmasının veya elde edilen gelirin vergiden istisna olup olmamasının da bir önemi bulunmamaktadır.

Gelirin Toplanması Hakkında Altın Bilgiler

Gerçek kişilerin elde ettiği menkul sermaye iratlarının iradın cinsine bağlı olarak vergilendirilme süreçlerinin ayrı ayrı olduğu görülmekle beraber bu iradı elde eden kişinin tam mükellef ve dar mükellef olması da vergilendirilme sürecinde farklılıklara neden olabilmektedir.

Yaptığımız bu çalışmayla menkul sermaye iratları ve diğer gelir unsurları birlikte ele alınmayıp gelirin toplanması konusu göz ardı edilmiştir. Ancak Gelir Vergisi Kanunu’nda yer alan gelir unsurlarının birden fazlasının aynı yıl içerisinde elde edilmesi durumunda, her kaynaktan elde edilen gelirler toplanarak beyannamenin verilmesi gerekmektedir.

Bu toplamanın nasıl yapılabileceğinin anlaşılabilmesi için iki temel kural bulunmaktadır.

  • Her bir gelir unsuru kendi içinde toplanıp beyannameye dâhil edilip edilmeyeceği kararlaştırılmalıdır.
  • Farklı gelir unsurları birbirleriyle toplanıp beyannameye hangi gelirlerin dâhil edilmesi gerektiğinin kararı verilmelidir.

Bunun için; beyan sınırı veya istisna haddinin üzerinde kalan birden fazla işverenden elde edilen tevkifata tabi ücret gelirleri toplamı, menkul sermaye iratları toplamı ve gayrimenkul sermaye iratları toplamı beyannameye dâhil edilmeli,

İstisna haddinin altında kalan menkul veya gayrimenkul sermaye iratları sadece birbirleri ile,

Beyan sınırının altında kalan menkul veya gayrimenkul sermaye iratları birbirleri ile,

Beyannameye dâhil edilmesi gereken ücret gelirleri, ticari, zirai veya mesleki kazanç gelirleri veya diğer kazanç ve iratlarla toplandıktan sonra beyan edilmelidir.

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor