Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşeyyeni e-konomi
İmdat TÜRKAY
08 Mart 2015İmdat TÜRKAY
649OKUNMA

Menkul Kıymet Gelirlerinin Beyanı

(Kar payı, Devlet tahvili ve Hazine bonosu faizleri, Eurobond faizi, Alacak faizi, Off-shore faizi vb.) 

ÖZET: Gelir Vergisi Kanununa göre, tam mükellef gerçek kişiler tarafından 2014 yılında elde edilen menkul sermaye iratlarının bir kısmı yıl içinde tevkifata tabi tutulduğu için tutarı ne olursa olsun beyan edilmeyecek ve diğer gelirler nedeniyle verilen beyannameye de dahil edilmeyecektir. Bir kısmı ise tevkifatlı olarak beyan sınırı olan 27.000 TL’yi aşması halinde, bir kısmı da vergi kesintisine ve istisnaya tabi olmadıkları için 1.400 TL’yi aşması halinde yıllık beyannameyle Mart/2015 ayında beyan edilecektir. Beyanname verme sınırının altında kalan menkul sermaye iratları ise hiçbir şekilde beyan edilmeyecektir. Dar mükellef gerçek kişiler (dar mükellefiyet esasında vergilendirilen Türk vatandaşları dahil) ise Türkiye'de tevkif suretiyle vergilendirilmiş menkul sermaye iratları için tutarı ne olursa olsun yıllık beyanname vermeyeceklerdir.

Menkul kıymetlerden elde edilen gelirler

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununa göre; menkul kıymetlerden iki tür gelir elde edilmekte olup; birincisi menkul kıymetlerin elde tutulması sürecinde sağlanan itfa gelirleridir ki bu gelirlere menkul sermaye iradı (kaynağı ne olursa olsunher çeşit hisse senedi kar payı, iştirak hissesi kazançları, Devlet tahvili ve Hazine bonosu faizleri, alacak faizi, off-shore banka faizi, mevduat faizi ve repo geliri gibi)  denilmektedir. İkincisi ise menkul kıymetlerin elden çıkarılması suretiyle sağlanan gelirler olup, bu gelirler de değer artış kazancı olarak değerlendirilmektedir.

Gelir Vergisi Kanununda sahibinin ticari, zirai veya mesleki faaliyeti dışında nakdi sermaye veya para ile temsil edilen değerlerden oluşan sermaye dolayısıyla elde edilen kar payı, faiz, kira ve benzeri iratlar, menkul sermaye iradı olarak tanımlanmıştır.

Bu çalışmamızda, menkul kıymetlerin elde tutulması halinde elde edilen ve menkul sermaye iradı olarak nitelenen gelir unsurlarının vergilendirilmesinden bahsedeceğiz. Gelir Vergisi Kanununa göre, tam mükellef gerçek kişiler tarafından 2014 yılında elde edilen menkul sermaye iratlarının;

  • Bir kısmı yıl içinde tevkifata tabi tutulduğu için tutarı ne olursa olsun beyan edilmeyecek ve diğer gelirler nedeniyle verilen beyannameye de dahil edilmeyecektir.
  • Bir kısmı ise tevkifatlı olarak beyan sınırı olan 27.000 TL’yi aşması halinde, yıllık beyanname ile beyan edilecektir.
  • Bir kısmı da vergi kesintisine ve istisnaya tabi olmadıkları için 1.400 TL’yi aşması halinde yıllık beyanname ile beyan edilecektir.

2014 Yılı için beyanname verme sınırının (27.000 ve 1.400 TL’lik) altında kalan menkul sermaye iratları ise hiçbir şekilde beyan edilmeyecektir. Menkul kıymetlerin elden çıkarılmasından elde edilen değer artış kazançlarının vergilendirilmesinde yıllık olarak belirlenen bir istisna tutarı bulunmakta olup; GVK’nın mükerrer 80. maddesinde değer artışı kazançlarına ilişkin istisna tutarı 2014 yılı için 9.400 TL (2015 yılı için 10.600 TL) olarak belirlenmiştir. 2014 yılında elde edilen ve bu istisna tutarının altında kalan değer artış kazançları beyan edilmeyecektir. İstisna haddini aşan tutarda gelir elde edilmesi halinde ise yıllık beyanname verilecektir.

  • Kaynağı ne olursa olsun menkul sermaye iradı sayılan gelirler
  • Her çeşit hisse senetlerinin kar payları (temettü gelirleri),
  • İştirak hisselerinden doğan kazançlar (Limited Şirket ortaklarının, iş ortaklıkları ortaklarının ve komanditerlerin kar payları ile kooperatiflerin dağıttıkları kazançlar),
  • Kurumların idare meclisi başkan ve üyelerine verilen kâr payları (Yönetim ve denetim kurulları başkanı ve üyelerine sıfatları dolayısıyla ödenen huzur hakkı, GVK’nın 61. maddesi gereği ücret geliri olarak vergilendirilmektedir.),
  • Devlet tahvili ve Hazine bonosu faizleri ile diğer her türlü tahvil ve bono faizleri (Toplu Konut İdaresi, Kamu Ortaklığı İdaresi ve Özelleştirme İdaresince çıkarılan menkul kıymetler ve varlık kiralama şirketleri tarafından ihraç edilen kira sertifikalarından sağlanan gelirler dahil olmak üzere),
  • Her çeşit alacak faizleri (Adi, imtiyazlı, rehinli, senetli alacaklarla carî hesap alacaklarından doğan faizler ve kamu tüzelkişilerince borçlanılan ve senede bağlanmış olan meblağlar için ödenen faizler dahil.),
  • Mevduat faizleri,
  • Hisse senetleri ve tahvillerin vadesi gelmemiş kuponlarının satışından elde edilen bedeller,
  • İştirak hisselerinin sahibi adına henüz tahakkuk etmemiş kâr paylarının devir ve temliki karşılığında alınan para ve ayınlar,
  • Her çeşit senetlerin iskonto edilmesi karşılığında alınan iskonto bedelleri,
  • Faizsiz olarak kredi verenlere ödenen kâr payları ile kar ve zarar ortaklığı belgesi karşılığı ödenen kar payları ve özel finans kurumlarınca kar ve zarara katılma hesabı karşılığında ödenen kar payları (Menkul kıymetler yatırım fonlarının katılma belgelerine ödenen kar payları dahil),
  • Menkul kıymetleri geri alım ve satım taahhüdü ile iktisap veya elden çıkarılması karşılığında sağlanan menfaatler (Repo gelirleri),
  • Tüzel kişiliği haiz emekli sandıkları, yardım sandıkları ile sigorta ve emeklilik şirketleri tarafından çeşitli adlarla yapılan ödemeler,
  • Bireysel emeklilik sisteminden yapılan ödemeler.

Ancak; menkul kıymetin kuponlu veya kuponsuz olarak satılması, iştirak hisselerinin devir ve temliki, menkul kıymetler ile iştirak hisselerinin tamamen veya kısmen itfa olunması karşılığında alınan paralar ile itfa dolayısıyla verilen ikramiyeler menkul sermaye iradı sayılmamaktadır.

Geçici 67. madde kapsamında tevkifata tabi olup, beyan edilmeyecek gelirler

Menkul kıymetler ve diğer sermaye piyasası araçlarının elden çıkarılması ve elde tutulması sürecinde elde edilen gelirler ile mevduat faizleri, repo gelirleri ve özel finans kurumlarından elde edilen gelirlerin 1.1.2006-31.12.2015 döneminde GVK’nın geçici 67. maddesine göre tek oranlı olarak vergi tevkifatına tabi tutulması ve bu gelirler için yıllık/münferit beyanname verilmemesi öngörülmüştür. GVK’nın geçici 67. maddesine göre yapılan tevkifatlar, üçer aylık dönemler halinde özel muhtasar beyanname ile beyan edilerek ödenmektedirler. GVK’nın geçici 67. maddesi kapsamında tevkifata tabi olup, beyan edilmeyecek gelirler şöyledir;

    • Hisse senedi alım-satım kazançları,
    • Devlet tahvili ve Hazine bonoları faiz gelirleri ve alım-satım kazançları,
    • Özel sektör tahvil ve bonoları faiz gelirleri ve alım-satım kazançları,
    • Mevduat faizleri,
    • Repo gelirleri,
    • Özel finans kurumları gelirleri,
    • Vadeli işlem ve opsiyon sözleşmelerinden elde edilen gelirler,
    • Menkul kıymet ve vadeli işlem ve opsiyon piyasalarında işlem gören diğer menkul kıymetlerin gelirleri,
    • Hazine veya diğer kamu tüzel kişiliklerince çıkarılan menkul kıymetlerin faiz gelirleri ve alım-satım kazançları,
    • Menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası araçlarının ödünç işlemlerinden sağlanan gelirler.

Menkul sermaye iratlarında “Yıllık Beyanname” verilmesinin esasları

Gerçek kişilerce 2014 yılında elde edilen menkul sermaye iratlarının bir kısmı hiç beyan edilmeyecek, bir kısmı 27.000 TL’lik (103. maddede yer alan gelir vergisi tarifesinin ikinci gelir dilimi) beyanname verme sınırını aşmadığı için beyan edilmeyecek, tevkifat ve istisna uygulamasına konu olmayan bazı iratlar ise 1.400. TL’lik haddi aşmaması durumunda beyan edilmeyecektir. 2014 yılı için geçerli olan 27.000 TL ve 1.400 TL’lik tutarlar istisna olmayıp sadece beyanname verme sınırıdır. Elde edilen gelirin beyanname verme sınırının (1.400 veya 27.000 TL) üzerinde olması halinde, elde edilen gelirin tamamı beyan edilmeyecektir.

Tutarı ne olursa olsun beyan edilmeyecek ve diğer gelirler nedeniyle verilen beyannameye de dahil edilmeyecek iratlar

  • GVK’nın geçici 67. maddesi kapsamında vergi kesintisine tabi tutulmuş olan; mevduat faizleri, Özel Finans Kurumlarınca kar ve zarara katılma hesabı karşılığında ödenen kar payları ve repo kazançları,
  • GVK’nın 86/1-a bendine göre, tam mükellefiyette 75/15-16. maddelerinde yazılı menkul sermaye iratları (Tüzel kişiliği haiz emekli sandıkları, yardım sandıkları ile emeklilik ve sigorta şirketleri ile bireysel emeklilik sisteminden yapılan ödemeler),
  • Kurumlar vergisi mükelleflerince 31.12.1998 ve daha önceki tarihlerde sona eren hesap dönemlerinde elde edilen kazançların dağıtımı halinde, gerçek kişilerce elde edilen kar payları (GVK’nın geçici 61. maddesi),
  • Kurumların karlarını sermayeye eklemek suretiyle gerçekleştirdikleri kar dağıtım işlemlerinde gerçek kişi ortaklarca elde edilen kar payları, (Bedelsiz hisse senetleri ile iştirak payları).

Belli tutarı aşması halinde beyan edilecek tevkifatlı menkul sermaye iratları

Gelir Vergisi Kanununun 94. maddesi gereği tevkifata tabi tutulan ve istisna uygulanan bazı menkul sermaye iratlarının elde edilmesi ve tutarlarının 27.000 TL’nin üzerinde olması halinde elde edilen gelirin tamamı beyan edilmektedir. Bu tutarın altında kalan söz konusu gelirler beyan edilmemektedir. Bu kapsamda olan iratlar şöyledir;

  • 01.01.2006 tarihinden önce ihraç edilmiş olan her çeşit tahvil ve hazine bonosu faizleri ile Toplu Konut İdaresi, Kamu Ortaklığı İdaresi ve Özelleştirme İdaresince çıkarılan menkul kıymetlerden sağlanan gelirler, 
  • Tam mükellef kurumlar tarafından yurt dışında ihraç edilen tahviller ile tam mükellef varlık kiralama şirketleri tarafından yurt dışında ihraç edilen kira sertifikalarından sağlanan gelirler,
  • Tam mükellef kurumlardan elde edilen kar payları.

Elde edilen gelirin 2014 yılı için beyanname verme sınırı olan 27.000 TL’yi aşması halinde, bu gelirlerin tamamı yıllık beyanname ile beyan edilecektir.

Menkul sermaye iratları toplamının 27.000 TL’yi aşıp aşmadığının tespitinde, indirim oranı ve istisna uygulanabilecek menkul sermaye iratlarının, indirim oranı ve istisna uygulandıktan sonra kalan kısımlarının dikkate alınması gerekmektedir.

İndirim oranı uygulanarak beyan edilecek menkul sermaye iratları

Gelir Vergisi Kanununun 75/5. maddesinde sayılan ve 1.1.2006 tarihinden önce ihraç edilmiş olan her nevi tahvil ve Hazine bonosu faizleri ile Toplu Konut İdaresi ve Özelleştirme İdaresince çıkarılan menkul kıymetlerden sağlanan gelirler için indirim oranı uygulanabilmektedir. 287 Seri No'lu GV Genel Tebliği ile 2014 yılı için tespit edilen yeniden değerleme oranı %10,11'dir. Bu dönemde Devlet tahvili ve Hazine bonosu ihalelerinde oluşan bileşik ortalama faiz oranı ise % 9,74'tür. Buna göre, 2014 yılı için indirim oranı (%10,11/%9,74=) 1,03 olarak hesaplanmaktadır. Bu durumda, 2014 yılı için indirim oranının birden (2014 yılı için 1,03) büyük olması dolayısıyla bu gelirler beyan edilmeyecektir. Dövize, altına veya başka bir değere endeksli menkul kıymetler ile döviz cinsinden ihraç edilen menkul kıymetlerden elde edilen menkul sermaye iratlarının beyanında indirim oranı uygulanmayacaktır.

Eurobondların beyanı

Devlet tarafından ihraç edilen borçlanma senedi niteliğindeki Eurobondlar, GVK 94. maddesi uyarınca %0 oranında tevkifata tabi tutulmaktadırlar. Oranın sıfır olması bu gelirlerin tevkifata tabi olma özelliğini etkilememektedir. Eurobondlar döviz cinsinden ihraç edilmiş olduğundan, 1.1.2006 tarihinden önce de ihraç edilmiş olsa bunlardan elde edilen faiz gelirlerinin beyanında indirim oranı uygulanması söz konusu değildir. Vergi uygulaması bakımından da Devlet tahvili ve Hazine bonosu gibi değerlendirilen Eurobondlardan, 2014 yılında elde edilen ve 27.000 TL’yi aşan faiz gelirleri beyan edilecektir.

Kârpayının vergilendirilmesi ve beyanı

Gelir Vergisi Kanununun 75/1, 2 ve 3 numaralı bentlerinde yer alan ve vergi uygulaması bakımından kâr payı olarak adlandırılan iratlar şöyledir;

  • Her nevi hisse senetlerinin kâr payları (Sermaye Piyasası Kanununa göre kurulan yatırım fonları katılma belgelerine ödenen kâr payları da bu kapsamdadır.). Söz konusu hisse senetleri daha ziyade Anonim Şirket hisse senetleri olmaktadır.  
  • İştirak hisselerinden doğan kazançlar. (Limited şirket ortaklarının, iş ortaklıkları ortaklarının ve komanditerlerin kâr payları ile kooperatiflerin dağıttıkları kazançlar bu kapsamdadır.),
  • Kurumların idare meclisi başkan ve üyelerine verilen kâr payları.

Herhangi bir kurum ortaklarına dağıtacağı kâr payları üzerinden GVK'nın 94/1-6-b maddesine göre; gelir vergisi tevkifatı yapmak zorundadır. Tam mükellef kurumlar tarafından dağıtılan kar payları kurum bünyesinde %15 oranında (2009/14592 sayılı BKK) ile tevkifata tabi tutularak ortaklara dağıtılmaktadır. Buna göre, kâr paylarının beyanı konusunu şöyle özetleyebiliriz;

  • GVK’nın 22/2. maddesinde; tam mükellef kurumlardan elde edilen kar paylarının yarısı gelir vergisinden istisna edilmiş olup, kar payının beyanı halinde ise kârın dağıtımı aşamasında kurum bünyesinde yapılan tevkifatın tamamının yıllık beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup edileceği hükme bağlanmıştır.
  • GVK’nın geçici 62. maddesine göre, kurumların 31.12.1998 ve daha önceki tarihlerde sona eren hesap dönemlerinde elde ettikleri kazançlarını dağıtmaları halinde, gerçek kişilerce elde edilen bu kâr payları, tutarı ne olursa olsun yıllık beyanname ile beyan edilmeyecektir.
  • GVK’nın geçici 62/3. maddesine göre, 01.01.1999-31.12.2002 tarihleri arasında sona eren hesap dönemlerine ilişkin olup, kurumlar vergisinden istisna edilmiş kazançlar ile GVK’nın geçici 61. maddesi kapsamında vergi kesintine tabi tutulmuş olan yatırım indirimi istisnasından yararlanan kazançların dağıtılması halinde, gerçek kişilerce elde edilen kâr paylarının net tutarına elde edilen kâr payının 1/9’u eklendikten sonra bulunan tutarın yarısı vergiye tabi gelir olarak dikkate alınacaktır. Beyan edilen tutarın 1/5’lik kısmı hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilecektir.  
  • GVK’nın 86/1-c maddesine göre tevkifata tabi olan kâr payının istisna sonrası kalan tutarı, beyana tabi başka gelirlerin bulunmaması halinde, 2014 yılı için beyanname verme sınırı olan 27.000 TL’yi aşıyor ise beyan edilecektir. Ortaklarca elde edilen bu kâr paylarının beyanı aşamasında, tam mükellef kurumlardan elde edilen söz konusu kâr paylarının yarısı (1/2’si) GVK’nın 22. maddesine göre gelir vergisinden istisna olup, kalan tutar vergiye tabi gelir olarak dikkate alınacaktır. Kâr payının yarısının hesaplanmasında kâr payının brüt tutarı esas alınacaktır.
  • Beyana tabi başka gelirlerin bulunmaması halinde, kar payının istisna sonrası tutarı 2014 yılı için beyanname verme sınırı olan 27.000 TL’yi aşıyor ise beyan edilecektir.
  • Kâr payına kaynaklık eden kazancın, istisna olup olmadığına bakılmaksızın kârın dağıtılması aşamasında tevkifat yapılmaktadır. GVK’nın 22/2. maddesine göre, kâr paylarının beyanında beyan edilen tutar üzerinden hesaplanan gelir vergisinden, kurum bünyesinde kârın dağıtımı aşamasında yıl içinde yapılan vergi kesintisinin (%15) tamamı (istisnaya isabet eden kısım dahil) mahsup edilecek olup, mahsup sonrası kalan tutar genel hükümler çerçevesinde ret ve iade edilecektir.

Tevkifata ve istisnaya tabi olmayan menkul sermaye iratlarının beyanı

GVK’nın 86/1-d maddesine göre; bir takvim yılı içinde elde edilen ve toplamı 2014 yılı için 1.400 TL’yi aşmayan, tevkifat ve istisna uygulamasına konu olmayan menkul ve gayrimenkul sermaye iratları için yıllık beyanname verilmeyecek; diğer gelirler nedeniyle yıllık beyanname verilmesi halinde de beyannameye dahil edilmeyecektir. Türkiye’de vergi kesintisine tabi olmayan ve istisna uygulanmayan menkul sermaye iratları şöyledir.

  • Kıyı bankacılığından (off-shore bankacılık) elde edilen faiz gelirleri,
  • Hisse senetleri ve tahvillerin vadesi gelmemiş kuponlarının satışından elde edilen bedeller (01.01.2006 tarihinden önce ihraç/iktisap edilenler),
  • İştirak hisselerinin sahibi adına henüz tahakkuk etmemiş kâr paylarının devir ve temliki karşılığında alınan para ve ayınlar,
  • Her çeşit senetlerin iskonto edilmesi karşılığında alınan iskonto bedelleri,
  • Yurt dışından elde edilen diğer menkul sermaye iratları (faiz, repo, kar payı v.b.),
  • Her çeşit alacak faizleri (1)

Gerek Türkiye’de gerekse de yurtdışından elde edilen yukarıdaki menkul sermaye iratları tevkifata ve istisnaya tabi bulunmamaktadır. Tevkifata ve istisnaya tabi olmayan bu gelirlerin elde edilmesi ve tutarlarının 1.400 TL’nin üzerinde olması halinde elde edilen gelirin tamamı beyan edilmektedir. Bu tutarın altında kalan söz konusu gelirler beyan edilmemektedir.

Beyanname verme sınırı olan 1.400 TL’lik had yukarıda belirtilen gelirlerin her biri için ayrı ayrı uygulanmayacak olup, vergi kesintisine tabi olmayan ve istisna uygulanmayan menkul ve gayrimenkul sermaye iratlarının toplam tutarı dikkate alınacaktır. Kıyı bankacılığı kapsamında off-shore hesaplardan elde edilen faiz gelirleri Türkiye’de tevkifata veya istisnaya tabi değildir. Bu nedenle söz konusu gelirlerin toplamının 1.400 TL’yi aşması halinde elde edilen gelirin tamamının beyan edilmesi gerekmektedir.

Gayrisafi irattan indirilebilecek giderler ve oluşan zararın diğer gelirlerden mahsup edilmesi

Menkul sermaye iradının vergilendirilmesinde öncelikle safi iradın bulunması gerekmektedir. Safi iradın bulunması için gayrisafi menkul sermaye iradından aşağıdaki giderler indirilebilmektedir:

1. Depo etme ve sigorta ücretleri gibi menkul kıymetlerin muhafazası için yapılan giderler,
2. Temettü hisseleri ile faizlerin tahsil giderleri (Şirket toplantılarına bizzat veya bilvekale iştirak gibi sermayenin idaresi için yapılan giderler irattan indirilmez),
3. Menkul kıymetler ve bunların iratları için ödenen her türlü vergi, resim ve harçlar (gelir vergisi irattan indirilmez).

Menkul sermaye iradının vergilendirilmesinde gayrisafi menkul sermaye iradından GVK’nın 78. maddesinde belirtilen giderlerin indiriminden sonra gider fazlası (zarar) oluşması halinde, oluşan zarar diğer gelirlerden mahsup edilebilir. GVK’nın 88. maddesinde menkul sermaye iratlarında, gider fazlalığından doğanlar hariç sermayede vukua gelen eksilmeler gider sayılmayacağı belirtilmiştir.

Yıllık beyannamede yapılacak indirimler ve verginin ödenmesi

Yıllık beyanname ile beyan edilen yedi gelir unsuruna ilişkin gelir toplamından indirim konusu yapılacak hususlar Gelir Vergisi Kanununun 89. maddesinde ve kendi özel kanunlarında belirtilmiştir. 2014 Yılına ilişkin olarak verilecek Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesi üzerine tahakkuk eden gelir vergisi Mart ve Temmuz/2015 aylarında olmak üzere iki eşit taksitte; mükellefin bağlı bulunduğu vergi dairesine, bağlı olunan vergi dairesindeki hesabın bildirilmesi şartıyla diğer vergi dairelerine, tahsile yetkili banka şubelerine, ödenmesi mümkün bulunmaktadır. Ayrıca, Damga Vergisi Kanununa göre 2014 yılı için verilecek Gelir Vergisi Beyannamesi için 45,30 TL damga vergisinin birinci taksit ödeme süresi içinde ödenmesi gerekmektedir.

Geçici 67. madde kapsamında ihtiyari beyanın süresi

İhtiyari beyana tabi gelirler yıllık gelir vergisi beyannamesiyle değil, ayrı bir beyanname olan “G.V.K. Geçici 67/11. Maddesine Göre İhtiyari Beyanda Bulunan Mükellefler İçin” Yıllık Gelir Vergisi Beyanname ile bildirilmektedir. Bu beyannamenin şekli ve içeriği Maliye Bakanlığı tarafından belirlenmiş olup, 269 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ekinde yeniden düzenlenmiştir. İhtiyari beyan, tam mükelleflerce ikametgahlarının bulunduğu yer vergi dairesine, öteden beri mükellef olanlar için ise bağlı oldukları vergi dairesine yapılmaktadır. Dar mükellef gerçek kişiler ise ihtiyari beyanlarını İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı Boğaziçi Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne yapacaklardır. İhtiyari beyana ilişkin beyanname, Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesinin verilme süresi içerisinde (1-25 Mart 2015 tarihleri arasında) ilgili vergi dairesine verilmesi gerekmektedir. 

Dar mükellef gerçek kişilerce elde edilen menkul sermaye iratlarının beyanı 

Türkiye’de yerleşmiş olmayan gerçek kişiler Türkiye’de elde ettikleri kazanç ve iratlar bakımından dar mükellefiyet esasında vergilendirilmektedir. GVK’nın “Toplama Yapılmayan Haller” başlıklı 86/2. maddesi gereğince dar mükellefler, tamamı Türkiye'de tevkif suretiyle vergilendirilmiş olan; ücret, serbest meslek kazançları, menkul ve gayrimenkul sermaye iratları ile diğer kazanç ve iratlar için yıllık beyanname vermeyecekler ve diğer gelirleri için beyanname vermeleri halinde de bu gelirlerini beyannameye dahil etmeyeceklerdir. Buna göre dar mükellefler, tamamı Türkiye'de tevkif suretiyle vergilendirilmiş olan menkul sermaye iratları için yıllık beyanname vermeyecekler ve diğer gelirleri için beyanname vermeleri halinde de bu gelirlerini beyannameye dahil etmeyeceklerdir. Dar mükellefiyete tabi olanlar, Türkiye’de elde ettikleri ve toplamı 2014 yılı için 1.400 TL’yi aşan vergi kesintisine tabi tutulmamış ve istisnaya konu olmayan menkul sermaye iratlarının tamamını, iktisap tarihinden itibaren 15 gün içinde Münferit Beyanname ile bildirecek ve vergisini de aynı süre içerisinde ödeyeceklerdir. Dar mükellefiyet esasında vergilendirilen Türk vatandaşları da Türkiye’de elde ettiği gelirin tamamı tevkif suretiyle vergilendirilmiş menkul sermaye iratları için yıllık beyanname vermeyeceklerdir.

Menkul sermaye iradının beyanına ilişkin örnekler

Örnek 1: Bayan (A), 2014 yılında bir bankadan 100.000 TL mevduat faizi ile Özel Finans Kurumundan 50.000 TL kâr payı elde etmiştir. Mevduat faizi geliri, repo geliri, Özel Finans Kurumundan elde edilen kâr payı ve 1.1.2006 tarihinden sonra ihraç edilen Hazine bonosu faiz geliri, GVK’nın geçici 67. maddesine göre tevkifata tabi olduğundan, tutarı ne olursa olsun yıllık beyanname verilmeyecektir.

Örnek 2: Bay (B), 2014 yılında 80.000 TL Eurobond faiz geliri elde etmiştir. Eurobondlar, GVK’nın geçici 67. maddesi kapsamında olmadığından, 2014 yılında elde edilen ve beyan sınırı olan 27.000 TL’yi aşan 80.000 TL Eurobond faiz gelirleri yıllık beyanname ile beyan edilecektir.

Örnek 3: Bayan (C), 2014 yılında kıyı bankacılığından 15.000 TL off-shore faiz geliri ve 3.000 TL alacak faizi elde edilmesi halinde; Türkiye’de vergi kesintisine ve istisna uygulanmasına konu olmayan off-shore faiz geliri ile alacak faizi toplamı olan 18.000 TL, 2014 yılı için belirlenen 1.400 TL’lik beyanname verme sınırını aştığından tamamı beyan edilecektir.

Örnek 4: Bay (D), 2014 yılında tam mükellef bir kurumdan olan brüt 200.000 TL tutarında kâr payı elde etmiştir. Kâr payından yıl içinde kurum bünyesinde 30.000 TL (%15 nispetinde) vergi kesintisi yapılmıştır.


Kâr payı (temettü geliri) brüt tutarı
      200.000 TL
İstisna tutarı  (200.000 X ½=)  100.000 TL
Kalan tutar (200.000-100.000=)100.000 TL
Beyan edilecek kâr payı tutarı100.000 TL


Örnekte, kâr payının yarısı olan 100.000 TL gelir vergisinden istisna olup, kalan yarısı olan 100.000 TL, beyan sınırı olan 27.000 TL’yi aştığı için beyan edilecektir. Kurum bünyesinde yapılan vergi kesintisinin tamamı olan 30.000 TL, hesaplanan vergiden mahsup edilecek olup, mahsup edilemeyen tutar ise mükellefe iade edilecektir.

Örnek 5: Bay (E), 2014 yılında tam mükellef kurumdan net 51.000 TL kar payı elde etmiştir. Kâr payından dağıtım aşamasında %15 oranında tevkifat yapılmış olduğundan, brüt tutar (51.000/0,85=) 60.000 TL olmaktadır. Yıl içinde kârın dağıtımı aşamasında mükelleften (60.000X%15=) 9.000 TL gelir vergisi kesintisi yapılmıştır.

Kâr payı (temettü geliri) net tutarı51.000 TL
Kâr payı (temettü geliri) brüt tutarı60.000 TL
İstisna tutarı  (60.000 X ½=)30.000 TL
Kalan tutar (60.000-30.000=)30.000 TL
Beyan edilecek kâr payı tutarı30.000 TL


Kâr payının tam mükellef kurum tarafından ödenmesi nedeniyle brüt tutarının yarısı (60.000/2=) 30.000 TL gelir vergisinden istisnadır. Kalan 30.000 TL, beyanname verme sınırı olan 27.000 TL’yi aştığından bu tutar yıllık beyanname ile beyan edilecektir. Beyanname üzerinden hesaplanan vergiden kurum bünyesinde yapılmış olan kesinti olan 9.000 TL mahsup edilecektir.

Örnek 6: Bay (F) 2014 yılında, 01.01.2006 tarihinden önce ihraç edilmiş olan dövize endeksli Devlet tahvilinden 35.000 TL, 01.01.2006 tarihinden önce TL cinsinden ihraç edilmiş olan Devlet tahvilinden ise 90.000 TL faiz geliri elde etmiştir.

01.01.2006 tarihinden önce (TL) cinsinden ihraç edilmiş olan Devlet tahvili faiz geliri olan 90.000 TL’ye indirim oranı uygulanacaktır. Ancak, 2014 yılı için indirim oranı (1,03) %1’in üzerinde olduğundan herhangi bir tutar beyan edilmeyecektir. Dövize Endeksli devlet tahvili faiz gelirine, tahvil dövize endeksli olduğu için indirim oranı uygulanmayacak ve elde edilen 35.000 TL’lik faiz geliri beyan sınırı olan 27.000 TL’yi aştığı için beyan edilecektir.

Örnek 7: Bay (G)’nin 2014 takvim yılında elde ettiği aşağıda yer alan menkul sermaye iratlarına göre beyana tabi gelir tutarı şöyle olacaktır.

(X) A.Ş. Hisse senedi kar payı (brüt-tevkifatlı)300.000 TL
İstisna sonrası beyan edilecek tutar (300.000X%50=)150.000 TL
Banka mevduat faizi (tevkifatlı)45.000 TL
Repo geliri (tevkifatlı)25.000 TL
Özel Finans Kurumundan elde edilen kâr payı (tevkifatlı)35.000 TL
1.1.2006 tarihinden sonra ihraç edilen Hazine bonosu faiz geliri
(TL cinsinden-tevkifatlı)
 

200.000 TL
01.01.2006 tarihinden önce ihraç edilen Devlet tahvili faiz gelirleri (TL)150.000 TL
01.01.2006 tarihinden önce ihraç edilen Devlet tahvil faiz geliri (Döviz)80.000 TL
Kıyı bankacılığından (off-shore bankacılık) elde edilen faiz geliri (tevkifatsız)20.000 TL
Alacak faizi (tevkifatsız)6.000 TL
Yurtdışından bir bankadan elde edilen repo geliri (tevkifatsız)10.000 TL
Beyan edilecek toplam gelir tutarı (150.000+80.000+20.000+6.000+10.000=)266.000 TL


- Ödevli, tam mükellef bir kurumdan brüt 300.000 TL tutarında kâr payı (temettü) elde etmiştir. Elde edilen kar payı kurum bünyesinde 2014 yılında %15 nispetinde vergi kesintisine tabi tutulmuş olup, bu tutar 45.000 TL’dir. Kar payının yarısı GVK’nın 22. maddesine göre gelir vergisinden istisna olup, kalan yarısı 150.000 TL’dir. Bu tutar beyan sınırı olan 27.000 TL’yi aştığı için beyan edilecektir. Kurum bünyesinde yapılmış olan vergi kesintisinin tamamı hesaplanan vergiden mahsup edilecektir.

- Banka mevduat faizi geliri, repo geliri, özel finans kurumundan elde edilen kâr payı ve 1.1.2006 tarihinden sonra TL cinsinden ihraç edilen Hazine bonosu faiz geliri toplamı olan (45.000+25.000+35.000+200.000=) 305.000 TL, GVK’nın geçici 67. maddesine göre tevkifata tabi olduğundan beyan edilmeyecektir. Bu gelirler, diğer gelirler nedeniyle verilen beyannameye dahil edilmeyecektir.

- 01.01.2006 tarihinden önce TL cinsinden ihraç edilmiş olan 150.000 TL tutarındaki Devlet tahvili faiz gelirine indirim oranı uygulanması gerekmekle birlikte, 2014 yılı için indirim oranı %1’in (%1,03) üzerinde olduğundan herhangi bir tutar beyan edilmeyecektir. 

- 01.01.2006 tarihinden önce ihraç edilen Devlet tahvil faiz gelirine, söz konusu tahvil dövize endeksli olduğu için indirim oranı uygulanmayacaktır. Elde edilen 80.000 TL faiz geliri 27.000 TL’lik beyan sınırını geçtiği için faiz gelirinin tamamı beyan edilecektir.

- GVK’nın 86/1-d maddesine göre tevkifat ve istisna uygulamasına tabi olmayan menkul sermaye iratları olan kıyı bankacılığından (off-shore) elde edilen 20.000 TL faiz geliri, 6.000 TL alacak faizi ve yurtdışından bir bankadan elde edilen tevkifatsız 10.000 TL repo geliri toplamı olan 36.000 TL, 2014 yılı için beyanname verme sınırı olan 1.400 TL’yi aşması nedeniyle tamamı beyan edilecektir.

- Sonuç olarak, örneğimizde 2014 yılında elde edilen söz konusu menkul sermaye iratlarından dolayı verilecek Gelir Vergisi Beyannamesinde beyan edilecek toplam gelir tutarı 266.000 TL olacaktır.

(1) Alacak faizleri, GVK’nın 75/6. maddesinde; adi, imtiyazlı, rehinli, senetli alacaklarla kamu tüzel kişilerine borçlanılan ve senede bağlanmış olan meblağlar için ödenen faizler olarak tanımlanmıştır. Bazı davalarda, asıl alacak yanında, ayrıca bir faiz ödenmesine karar verilebilmekte olup; işte bu şekilde hükmolunan faizler ve tazminatlar da gelir vergisi uygulamasında alacak faizi olarak değerlendirilmektedir.

NOT: Bu yazıda yapılan açıklamalar, tamamıyla yazarına ait olup, hiçbir şekilde yazarın çalıştığı kurumunu bağlamaz; kurumunun görüşü olarak kullanılamaz ve değerlendirilemez.

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor