Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşeyyeni e-konomi
Nazmi KARYAĞDI
12 Aralık 2016Nazmi KARYAĞDI
663OKUNMA

Maliye’ye Bir Öneri: Önceden Doldurulmuş Veraset Beyannamesi

Kurumların kıdemli çalışanları, mesela 40 yıla yakın bir süredir kurumda çalışanlar, hem kurumun hafızası hem de geçmişi ile geleceği arasındaki köprüdürler.

Onlar, yaşanan teknolojik ve kültürel değişimin canlı tanıklarıdırlar. Hele ki 2000’lerle başlayan dijital çağdaki değişimi en çok onlar hissetmişlerdir desek abartmış olmayız.

Geleneksel olarak Türk çalışma hayatında yöneticiler erkek ise baba (abi), bayan ise anne (abla) gibi algılanırlar. Ve televizyonlarda geçtiğimiz aylarda yayınlanan bir banka reklamında söylendiği gibi, çalışma ortamı da bir tür aile ortamıdır biz Türkler için.

Bu anlayış, diğer dünya toplumlarının çoğuna ters bir durumdur.

Hele ki Türk çalışma hayatını Kuzey Amerikan toplumuna göre anlamaya ve dizayn etmeye çalışanlar içinse tuhaftan öte anlamsız bir durumdur, işyerini aile ortamı gibi görmek.

Acaba asıl tuhaflık Anadolu insanına Kuzey Amerika toplumunun kimliğini giydirmeye çabalamak olmasın.

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, halen çalışmakta olduğum Türkiye’nin öncü haberleşme şirketi tarafından geçtiğimiz yıl yapılan törende, 40 yıldır çalışan en kıdemli dört çalışma arkadaşımıza plaket vermişti. Bunlardan biri de kendisini yakından tanıma şansına sahip olduğum Osman Yılmaz ağabeyimizdi (Üst resimde soldan 1. sıra).

Manyetolu telefonlardan, telsiz telefonlara, araç telefonlarından mobil telefonlara, 1980’lerde Türkiye’nin telefon altyapısı devrimine, internete, kablo tv’ye, Türkiye ile ABD arasındaki ilk video konferansa, uzaya giden ilk Türksat uydusuna, özelleştirmeden rekabete açılmaya, GSM firmalarının kurulmasına ve daha pek çok yeniliğe şahitlik etmişti Osman ağabeyimiz.

Pek az çalışana kısmet olan başarıyı ve onuru yaşayan Osman ağabeyi, Sayın Cumhurbaşkanımızdan ödül aldıktan birkaç ay sonra kaybettik. İtiraf etmek gerekirse; onun bizde bıraktığı boşluğun yanısıra adeta şirketin geçmişi ile geleceği arasındaki köprüler de yıkılmıştı.

Onu tanıyan herkesi derinden etkileyen bu ani ayrılıştan bize düşen, eksik kalan bir yanımızı, yaptığımız işi daha iyi yaparak doldurmaktı. Yaşasaydı tıpkı onun da yapacağı gibi.

Ailesinin ise manevi zorluklara katlanmaları yanında yerine getirmeleri gereken bir vergisel yükümlülük vardı: Veraset ve intikal vergisi beyannamesi verilip verilmeyeceğini araştırmak.

İnsanların acılı ve zorlu zamanlarında onlara destek olabilmek için, mükellef odaklılığı esas alan Gelir İdaremize bir öneri getirmek istiyorum: “Önceden Doldurulmuş Veraset ve İntikal Vergisi Beyannamesi”

Yakın geçmişte Gelir İdaresinde Toplam Kalite Yönetimi çalışmalarını gerçekleştiren bir kişi olarak tespit ettiğim konulardan biri de, Veraset ve İntikal Vergisi uygulamasının idari konular arasında çok fazla ön plana çıkamadığı ve büyük şehirlerde bu vergiyle ilgili görevlendirilen vergi dairelerinin çoğunlukla gözardı edildiği olmuştu.

Normalde VUK uyarınca ölüm olayının Vatandaşlık ve Nüfus Müdürlüklerince vergi dairesine bildirilmesi gerekmektedir. Ancak uygulamada bu tür bildirim yapılmaksızın vergi dairesi Nüfus idaresinin veri tabanından sorgulama yapabilmektedir.

Oysa her gün vefat bildirimleri otomatik olarak vergi dairesine aktarılsa, vergi dairesi MERNİS’ten muhtemel varisleri tespit edip Adrese Dayalı Kayıt Sisteminde bu kişilere bildirim yapsa, eğer isterlerse tapu sicil kayıtlarından, trafik tescil kayıtlarından, bankalardan müteveffanın bilgilerini toplayıp beyannamenin ön hazırlığının yapılabileceğini bildirse ya da beyannamenin birlikte doldurulabilmesi için davette bulunsa sizce de iyi bir hizmet olmaz mı?

Bu sayede örneğin gayrimenkuller için tapunun fotokopisi ve emlak vergisi değerini gösteren ilgili belediyeden alınmış bir belge gibi aslında GİB’in elinde olan ya da kolaylıkla ulaşabileceği bazı belgelerin temini için mükellef koşuşturmayacaktır (Dilerse tabi ki).

Bu bilgilerden hareketle varisler kendi durumlarına uyacak şekilde gerekli eklemeleri ve düzeltmeleri yapsa veya kendi ellerindeki belgelerle idarenin yetkili elamanı ile birlikte yükümlülüğünü yerine getirse üzüntü ile ağırlaşmış bu yük hafiflemiş olmaz mı?

Bu önerimizin hayata geçmesi durumunda, ABD Başkanlarından Benjamin Franklin tarafından söylenen ve pek çok kişinin bildiği “insanoğlunun kaçamadığı vergiler ve ölüm konusunda” kolaylaştırıcı, insanların acılarını hafifletici bir adım atılmış olunacağını düşünüyoruz.

Bazı insanlar yaşarken topluma ve çevresine duyarlıdırlar ve faydalıdırlar. Vefat ettikten sonra da. Pek çok insana göre rahmetli Osman Yılmaz da böyle bir insandı.

Eğer söylediklerimiz gerçekleşirse ölümünün ardından bu yeniliğin fikir babası olacak. Zira vefat eden yakınlarımın aileleri için yapabileceğim ilk şeylerden biri eski bir maliyeci olarak bu hususta yardıma ihtiyaçları olup olmadığını sormaktır.

Mekânın cennet olsun Osman ağabey… 

Veraset beyannamesi hakkında ayrıntılı bilgi için:http://www.vergialgi.net/vergi/veraset-beyannamesi-hakkinda-temel-bilgiler/

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor