Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşeyyeni e-konomi

Vergi

Ahmet OZANSOY
23 Kasım 2014Ahmet OZANSOY
378OKUNMA

Maliye, Belediye Vergi Tarifesini Neden Belirlemiyor?

İdarelerin bütçeleri ile faaliyetleri arasında bağ kurulması amacıyla 5018 sayılı Kanun ile performans programına dayalı bütçe yapılması esası getirildi.

Nedir bu?

Basitleştirerek şöyle anlatayım:

Kamu idareleri önce gelecek yıl yapacakları işleri, üretmek istedikleri hizmetleri vb. proje/amaç olarak belirliyorlar.

Sonra belirledikleri bu projelerin maliyetlerini hesaplıyorlar.

Daha sonra gelecek yıl elde etmeyi umdukları gelir miktarlarını ve diğer finansman olanaklarını tahmin ediyorlar.

Böylece ortaya;

  1. Yapılmak istenen işler ve maliyetleri
  2. Tahmini gelir ve finansman miktarı

çıkıyor.

Yapılmak istenen hizmetler (kural olarak) sonsuz, bütçe sınırlı olduğu için belirledikleri projeleri/işleri önceliklendiriyorlar, bir kısmından vazgeçiyorlar veya erteliyorlar.

Sonuçta ortaya gelir ve gider yönleriyle bir bütçe çıkmış oluyor.

İdarelerin bütçe performansları da, (çoğu kez yanlış anlaşıldığı gibi memurların bireysel başarılarının ölçülmesiyle değil) bütçede tahmin ettikleri gelirleri gerçekleştirme ve gerçekleşen bu gelirlerle öngördükleri projeleri hayata geçirip geçirememeleriyle (veya hayata geçirme oranlarıyla) ölçülüyor.

Genel bütçeli idarelere bütçeleri, yapmayı planladıkları işlere göre merkezi idare tarafından verildiğinden onların gelir tahmini yapması gerekmiyor esasen.

Fakat belediyelerde iş tamamen değişiyor.

Belediye kendi bütçesini (İlbank payı hariç) tahmin etmek ve yapacağı işleri ona göre planlamak zorunda.

Nitekim 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 61’nci maddesinde; “Belediyenin stratejik plânına ve performans programına uygun olarak hazırlanan bütçe, belediyenin malî yıl ve izleyen iki yıl içindeki gelir ve gider tahminlerini gösterir, gelirlerin toplanmasına ve harcamaların yapılmasına izin verir” diyor.

Peki, gelir tahmini neye göre yapılacak?

Bunun için önceki yıl gerçekleşmeleri, vergi tür ve oranlarında meydana gelen değişiklikler, ülkenin genel ekonomik durum öngörüsü, il ya da ilçenin özel durumu gibi faktörlerin dikkate alınması gerekir.

Daha önce pek çok yazımıza konu olduğu için VERGİALGI.net okuyucuları hatırlayacaktır.

Belediye vergilerinin (en azından bazılarının) oranları konusunda, 19 Mayıs 2012 tarihinden bu yana yaşanmakta olan bir keşmekeş vardır.

(Bu konudaki en son yazımız için bkz. 2014/5896 Sayılı KHK Yürürlükten Kalktı mı, Yeni Kurulacak Belediyeler Hangi Tarifeyi Uygulayacaklar? )

Önce Anayasa Mahkemesi bir iptal kararı vererek, düzenleme yapmak için İdareye süre vermiştir. Bu süre içerisinde düzenleme yapılmamış, daha sonra yapılan düzenlemeler sorunlu olmuş, peşpeşe ve üstelik de geçmişe dönük değişiklikler yapılmıştır.

En son 1.3.2014 tarih ve 28928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6527 sayılı Kanun’un 5’inci maddesi ile 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun 96’ıncı maddesinin (A) fıkrasına bir ekleme yapılmıştır. Eklenen fıkrayla beraber söz konusu maddenin (A) fıkrası 1 Mart 2014 tarihinden geçerli olmak üzere değiştirilmiştir.

Maddeyi buraya uzun uzun almayacağım.

Özetle söylenen şudur: Bu değişiklikten önce bazı vergi ve harçların (ilan ve reklam vergisi, biletle girilmesi zorunlu olmayan yerlerden alınacak eğlence vergisi, işgal harcı, tatil günlerinde çalışma ruhsatı harcı, işyeri açma izin harcı) miktarı her yıl tüm belediyeler için Bakanlar Kurulu Kararı (BKK) ile belirlenecekken, bundan sonra bu belirleme (belediye meclislerinin önerisi, İçişleri Bakanlığı’nın görüşü ve Maliye Bakanlığı’nın teklifi ile) BKK ile bir kez yapılacak ve her yıl yeniden değerleme oranında artırılacaktır.

(Bunların dışında kalan vergi, harç ve katılma payları için ya Kanun’da yazılı oranlar ya da daha önce çıkartılan ve 7.5.2005 tarih ve 25808 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2005/8730 sayılı BKK ile yapılan belirlemeler (yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar) geçerli olacaktır.)

Bahse konu değişiklik 1 Mart 2014 tarihinde yapılmıştır. O günden bugüne kadar Bakanlar Kurulu tarafından bu belirleme yapılmamıştır.

İlan ve reklam vergisi, eğlence vergisi, işgal harcı vb. belediyelerin önemli gelir kaynaklarıdır.

Belediyeler Temmuz ayında performans programı ve bütçe çalışmalarına başladılar. Büyükşehir merkez ilçeler Ekim ayı, büyükşehir belediyeleri ile diğer ilçe ve il belediyelerinin Kasım ayı belediye meclisi toplantısında bütçelerinin karara bağlanması gerekiyor.

Peki, belediyeler yukarıdaki gelir kalemi tahminlerini neye göre yaptılar?

Çünkü Maliye Bakanlığı’nın önerisi üzerine yürürlüğe girecek Bakanlar Kurulu Kararı hâlâ ortada yok!

Muhtemelen 31 Aralık günü mükerrer resmi gazetede yayımlanır. Belediyeler de, 1 Ocak resmi tatil günü tüm bilgisayar programlarını, sistemlerini yeni yayımlanan verilere göre güncellerler, aynı gece personellerinin eğitimlerini tamamlayıp 2 Ocak sabahı uygulamayı yürütülebilecek hale gelirler. (!)

Her şeyimiz “mış gibi” maalesef.

Devlet yasa çıkartıp performans programı istiyormuş gibi yapıyor; idareler performans programı hazırlıyormuş gibi yapıyorlar; Maliye Bakanlığı, idareleri performans programı yapmış gibi kabul ediyor; Sayıştay da performans programı denetimi yapıyormuş gibi yapıyor.

Bütçenin patronu olan Maliye Bakanlığı bile performans bütçe hazırlanabilmesi için gerekli olan veriyi üretip zamanında yürürlüğe koyamıyor.

Ne diyelim, vardır bir bildikleri.

Atalar ne demiş: Erenlerin hikmetinden sual olunmaz!  

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor