Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşey

Ekonomi, Maliye

Onur ÇELİK
20 Nisan 2020Onur ÇELİK
2874OKUNMA

Kur Riski Şahane, Tedbir Almamak Bahane!

Türev piyasalar, ilerideki bir tarihte teslimatı veya nakit uzlaşması yapılmak üzere herhangi bir malın veya finansal aracın, bugünden alım satımının yapıldığı piyasalardır.

Politik ve ekonomik belirsizliklerin globalleşen ekonomilerde yarattığı riskler nedeniyle, söz konusu risklerden korunma (hedging) ve spekülasyon gibi gayelerle türev ürün kullanımına olan ihtiyaçta giderek artmaktadır.

Merkez Bankalarının bankası olarak tabir edilen BIS (Basel International Settlements) verilerine göre Dünya’da OTC (Tezgâh üstü) piyasalarda sadece bir günde yapılan toplam döviz işlemi 5,1 trilyon dolardır. Söz konusu istatistik, türev ürün (forward, opsiyon, swap) piyasasının likiditesini ve derinliğini ifade etmek adına önemli bir gösterge olduğu açıktır. 

Opsiyon Sözleşmeleri Nedir Ne İşe Yarar?

Daha önceki yazılarımda forward ürününü tanıtmaya çalışmıştım. Bu kez opsiyon ürününden bahsetmek istiyorum. Opsiyon sözleşmeleri, bir ürünün, belli bir miktarını gelecekteki belirli bir tarihte veya bu tarihe kadar, belli bir fiyattan alma ya da satma hakkını (zorunluluğu değil) içeren anlaşmalardır. Genelde ileriye yönelik fiyat (kur, faiz, endeks vb.) belirsizliklerine ilişin riskleri kaldırmaya yönelik kullanılır.

Bir opsiyon sözleşmesinde iki taraf vardır. Opsiyon alan (buyer holder) ve opsiyon satan (wrıter grantor). Opsiyon alan, söz konusu ürünü alma ya da satma hakkını belli bir prim ödeyerek satın alır.

Satan taraf, karşı taraf talep ettiğinde sözleşme konusu ürünü teslim etme yükümlülüğünü taşır. Yükümlülüğün doğması için opsiyon hakkının vade tarihine kadar kullanılması şarttır. Aksi takdirde satıcı yükümlülüğü ortadan kalkacaktır.

Opsiyon alıcısının maksimum zararı en olumsuz koşullarda bile ödediği primle sınırlı iken, karı ise sınırsızdır (teorik olarak). Satıcının maksimum kârı kendisine ödenen prim, zararı ise sınırsızdır (teorik olarak).

Bu süreçte alıcının satıcıya ödediği prim, opsiyon satıcısının sözleşmeye konu ürün (kur, faiz, endeks vb.) fiyatlarındaki değişmelerden kaynaklanan riski üstlenmesi yani bir tür hizmet garantisi vermesinin bedelidir.

Özetle, opsiyon satın alan taraf bir hak ya da keyfiyet elde etmekte, satan taraf ise bir yükümlülük altına girmektedir. Yani opsiyon vadesinde alıcı opsiyon haklarını kullanmayı karşı taraftan talep edebilir. Opsiyon satıcısı ise, alıcının istediği yükümlülükleri yerine getirmek zorundadır.

Örneğin, bir kişi 10 Temmuz 2020 teslimli dolar (USD) alma opsiyonunu (hakkını) her bir USD 7,20 TL üzerinden satın almış ve bunun karşılığında opsiyon satan tarafa 500 USD prim ödemiş ise, bu durumda vade geldiğinde spot dolar fiyatı 7,20 TL’nin üstüne çıkmış ise opsiyon satandan alacaktır. Opsiyon satan taraf bu durumda dolarları 7,20 TL üzerinden teslim etmek zorundadır.

Öte yandan, eğer 10 Temmuz vadesinde spot dolar fiyatı 7,20 TL’nin altına düşmüş ise opsiyon sahibi bu opsiyonunu kullanmaktan vazgeçecek ve ihtiyacı olan dolarları daha ucuza spot piyasadan temin edecektir. Oysaki, opsiyonun satıcısı ise her halükârda (örneğin dolar 10 TL olsa dahi) sözleşmede yer alan dolar satım yükümlülüğünü yerine getirmek durumundadır.

Opsiyon kullanma stratejilerine de kısaca değinecek olur isek, bir dövizin kurunun, faizin veya endeksin artacağını düşünen bir yatırımcı alım (call) opsiyonu satın almalıdır. Döviz kurunun, faizin veya endeksin düşeceği yönünde bir beklentisi olan bir yatırımcı ise beklentileri gerçekleşirse kara geçebilmek adına satış (put) opsiyonu satın almalıdır.

 Opsiyon mu Forward mı?

Forward sözleşmesi de tıpkı opsiyon sözleşmesi gibi ileriki bir tarihte teslimi kaydıyla, herhangi bir ürünün (döviz, faiz, vs.) miktarı ve fiyatının bugünden belirlenip vadeye bağlanmasıdır.

Ancak forward sözleşmesi opsiyon sözleşmesinden farklı olarak, belli miktardaki, örneğin dövizin, anlaşmanın yapıldığı tarihte belirlenen bir kur üzerinden ileriki bir tarihte ya da belirli bir zaman dilimi içerisinde her iki taraf içinde alım/satım yapılması yükümlülüğünü kapsamaktadır. Oysa ki opsiyon sözleşmesinde, bir taraf yükümlülük altına girerken, diğer taraf ise kullanıp kullanmama kararı kendisine ait olan opsiyonel bir hakkı satın almakta, herhangi bir yükümlülük altına girmemektedir.

Forward ile opsiyon sözleşmeleri arasındaki bir diğer fark ise, opsiyon sözleşmelerinin forward sözleşmelere nazaran daha pahalı bir finansal enstrüman olmasıdır. Şöyle ki, örneğin bir banka ve bir ithalatçı firma arasında döviz forward işlemi yapılsa sözleşme karşılığında ithalatçı firma bankaya herhangi bir komisyon veya prim ödemez iken, ithalatçı firma forward yerine opsiyon sözleşmesi satın alsa mutlaka opsiyon primi ödemek zorunda kalacaktır. Bu durum, haliyle bir opsiyon sözleşmesindeki başa baş kurunun da forward sözleşmeye nazaran daha yüksek noktada gerçekleşmesi anlamına gelmektedir. 

Sonuç

Yeni kara kuğumuz pandemi sebebiyle, belirsizlik ve yüksek volatilite karşısında özellikle ithalat-ihracat yapan ve/veya döviz cinsinden borcu olanlar şirketler açısından, döviz alma ya da satma hakkına olanak tanıyan opsiyon sözleşmeleri kullanımı tıpkı forward ürünler gibi alternatif bir finansal araçtır.

Kur Riski Şahane, Tedbir Almamak Bahane!

Yılın başından bu yana, Türk Lirası karşısında yaklaşık %14 değerlenen döviz kuru, gelişmekte olan ülkelere giren sermaye akımlarındaki dramatik seviyedeki düşüş ve Türkiye’nin henüz IMF kaynaklarına başvurmadığı ya da majör merkez bankaları ile bir swap anlaşması yapmadığı gerçeklerine rağmen hala finansal tedbir almamak tabiri caizse irrasyonel bir hareket olacaktır.

Son söz: Gün varlıkları koruma ve nakitte kalma günüdür!

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor