Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşey

Ekonomi, Maliye

Aysu ŞİRİN
25 Mart 2021Aysu ŞİRİN
3818OKUNMA

Küçük Omuzlarda Büyük Yük: Açlık

Anne rahmine düştükten ve dokuz aylık gelişimi tamamladıktan sonra su dolu keselerden çıkıp aldığımız o ilk nefesle, hayat dediğimiz maceraya başlıyoruz. Farklı ülkelerde, farklı ırklarda, farklı cinsiyetlerde, farklı inanç ve kültürlerde doğuyor; içine doğduğumuz hayatı, bize biçilen çerçevelerde yaşıyoruz. Hepimizin ortak noktası ise; eşitlik, özgürlük, güvenlik, barınma ve beslenme gibi birçok temek hakka sahip olmamızdır.  Ancak ne yazık ki günümüz dünyasında eşitlikten ve adaletten bahsederken, kimisi heybesini kaşıkla dolduruyor kimisi ise kepçeyle. Sonuçta olan yine güçsüze oluyor. Adaletsizliğin yol açtığı yıkımlardan biri sayılan açlık sorunuyla, bugün hala önemli mücadeleler verilmeye devam ediyor.

18 Günlük Bir Yavruya Anne Sütü Aranıyor

18 Günlük Bir Yavruya Anne Sütü Aranıyor

Kadıköy ilçesi Rasimpaşa Mahallesi Muhtarı Sultan Aksu, 3 Mart günü şahsi Twitter hesabından yapmış olduğu çağrıyla, 18 günlük bir bebeğin anne sütüne ihtiyacı olduğunu duyurdu. Bu çağrıya bazı anneler sessiz kalmayıp küçük yavruya deva buldular. Öte yandan bu isteğe yükselen karşıt sesler de vardı. Bebeklerdeki anne sütü gereksinimini doğru kavrayamamış kişiler, bu haberin fazla abartılmaması ve paylaşımından doğacak olumsuzlukları savundular. Ancak yine de bu çağrı akıllardan çıkmadı ve boğazlarımızda bir düğüm olarak kaldı.

Bebeğin annesinin doğum şekline bağlı olarak; sütü gelmemiş, yetersiz beslenmesinden kaynaklı süt üretememiş, psikolojik vb. faktörlerce mevcut sütü kesilmiş olabilir ya da anne vefa etmiş olabilir. Kısacası pek çok farklı sebeple bu küçük yavru, anne sütünden mahrum kalmış olabilir. Ancak büyük resme odaklandığımızda asıl sorun, küçük bir canı doyurabilmek adına sosyal medyadan destek arayışında olunmasıdır.

Yeni doğan bebeklerin ilk altı ay süresince fizyolojik ihtiyaçlarının tümünün anne sütünden karşılandığı biliniyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün ve Çocuk Hakları Genelgesi’nin çalışmaları sonucunda, anne sütünün ilk altı ay bebek beslenmesinde tek besin olması ilkesi benimseniyor. Bebeklerin anne sütü alamadıkları durumda ise beslenmelerine devam sütleri ve bebek mamaları alternatif oluyor. Neden inek sütü verilmiyor diye soracak olursanız; inek sütündeki protein fazlalığı bebeğin böbreklerini zorluyor, içeriğindeki iyot ve çinko azlığı bebeğin zihinsel gelişimini olumsuz etkiliyor, bağırsak içi kanamalara sebep olup anemiye yol açıyor. Yani zararları, sandığınız faydalardan çok daha fazla.

Anne sütü bulamadık, inek sütü veremedik. Şimdi gelelim devam sütü ve bebek maması fiyatlarına..

Bebek Mamalarına Döviz Kuru Darbesi

Geçtiğimiz son 1,5 yılda; bebek maması fiyatlarında ortalama yüzde 32, devam sütleri fiyatlarında ise ortalama yüzde 50’lik bir artış görülüyor.

Hem 350 gramlık bebek sütü hem de 350 gramlık devam sütü son altı ayda yüzde 19 oranında artarken, son 1,5 yılda ise yüzde 50 oranında arttı. Bebek maması fiyatları da son altı ayda yüzde 6,5’lik artışla ailelerin ekonomisini zorluyor. Bir markanın 120 gramlık meyve püreli mamasının fiyatında son altı ayda bir artış yaşanmazken; başka bir markanın 125 gramlık maması anne bebek ürünleri mağazasında yüzde 13 oranında yükseldi. Bu ürün grubunda son 1,5 yıldaki artış oranı ise ortalama yüzde 32 olarak gerçekleşti. 

CHP Milletvekili Levent Gök’ün bebek mamalarındaki artışın nedenini sorduğu Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, fiyatlardaki artışın sebebi olarak döviz kurunu işaret ederek, “Bakanlığımızca ekonomik gelişmelere ilişkin olarak TÜİK ve TCMB tarafından yayınlanan resmi veriler göz önünde bulundurularak ilgili neticesinde elde edilen verilerle hazırlanan inceleme sonuçları temel alınarak, sektörde yerli üretimin oldukça sınırlı olması ve ithal malların hakimiyeti nedeniyle ithal girdilerinden oluşan ürün fiyatının temel olarak döviz kurlarındaki değişiklikler nedeniyle arttığı anlaşılmıştır” dedi.

Mamalardaki yüksek fiyatlanma, marketlerde bu ürünlere yönelik hırsızlık girişimlerinin artmasına ve sonucunda da ürünlerin kilitlenerek satışa sunulmasına yol açıyor. Evladını doyurabilmek için hırsızlık yapan birine suçlu denir mi yoksa asıl suçlu onun bu halde olmasına vesile olan sistem mi derseniz? Karar değerli okuyucunun.  

Bebek Mamalarına Döviz Kuru Darbesi

Küresel Bebek Gıdası Sektörü 61 Milyar Dolarlık Büyüklüğe Sahip İken Türkiye’de Toplam Pazar 200 Milyon Dolar

TÜİK verilerine göre 2019’da Türkiye’de 1 milyon 183 bin bebek doğdu. Türkler bebeklerinin ilk 3 yılında giyim, oyuncak, beslenme dahil olmak üzere toplam çocuk başına yılda ortalama 720 doların üzerinde harcama yapıyor. Ek gıda tüketimine bakıldığında ise Avrupa’nın çok gerisinde kalmakla birlikte hızlanan bir artış trendi var. Bebek maması pazarı hakkında bilgi veren Hero Baby Ülke Müdürü Ali Bozer, “Yılın başından bu zamana kadar geçen dönemi baz aldığımızda, piyasadaki kur hareketliliğini fiyatlarımıza yansıtmamak için gerekli aksiyonları aldık.” açıklamasını yaptı. Türkiye’de iki fabrikayla üretim yaptıklarını anlatan Bozer, fiyatların düşmesi için Türkiye’de bebek maması üretimini destekleyecek tarımsal üretim yapılması gerektiğini ifade etti. Nutricia Türkiye Genel Müdürü Dr. Yalım Üner ise bir röportajında, “Bebek mamaları bir süredir marketlerdeki pek çok diğer ürün gibi kilitli satılmaktadır, ancak son zamanlarda bu uygulamanın daha da arttığını söyleyebiliriz. Ayrıca mamalardaki durumun tek nedeni mama fiyatındaki artış değildir. Halen mamada KDV oranı yüzde 8. Bu oran örneğin İngiltere’de olduğu gibi yüzde 1’e düşürülebilse ürünlerimizin fiyatı 2019 öncesinin de altına geriler” diye konuştu.

dunya.com/ekonomi/mamada-calinti-pazari-olustu-haberi-488586

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor