Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşey

Ekonomi, Maliye

Fatma Acar Ünlü
06 Aralık 2020Fatma Acar Ünlü
3411OKUNMA

Kritik Eşik: Orta Gelir Tuzağında Türkiye

Orta gelir tuzağı son yıllarda politika yapıcıların önemle üzerinde durduğu bir kavramdır. Orta gelir tuzağı sorununun esasen gelişmekte olan ülke sorunu olduğu ifade edilmektedir.

Orta gelir tuzağı kavramı, düşük gelir grubunda bulunan bir ülkenin yakaladığı hızlı iktisadi büyüme trendi sonucunda orta gelirli ülkeler grubuna yükselmesinden sonra olumsuzluk yaratan çeşitli ekonomik, beşeri ve kurumsal faktör nedeniyle söz konusu hızlı büyüme trendini sürdüremeyerek bir üst gelir grubuna geçememesi olarak tanımlanmaktadır.

Orta gelir tuzağı bir ekonomide kişi başına gelir düzeyinin belirli bir aşamadan öteye gidememesi halini ya da belirli bir gelir düzeyine ulaştıktan sonra durgunluk içine girilmesi durumunu özetleyen bir yaklaşım olarak da nitelendirilmektedir.

Ülkelerin uzun vadeli büyüme performansları ilgili tuzağa giriş ve çıkışlarını yönlendiren önemli etkenlerdendir. Türkiye, 1950’lerde alt gelir grubundan, alt-orta gelir grubuna geçmeyi başarmış bir ülkedir. Dünya Bankası’nın kişi başına düşen geliri dikkate aldığı sınıflandırma Türkiye açısından değerlendirildiğinde ise Türkiye’nin yaklaşık yarım asırdır orta gelir tuzağına takılmış olan bir ülke olduğu, ülkenin uzun yıllardır üst orta gelir grubunda kaldığı ve yüksek gelirli ülkeler grubuna sıçrayamadığı anlaşılmaktadır.

Pek çok gelişmekte olan ülke gibi Türkiye de ilgili tuzağı deneyimleyen bir ülkedir. Genel olarak orta gelir tuzağındaki ülkeler, yoksulluk tuzağından kurtulmuş, orta gelir seviyelerinde duraksamış ancak bir türlü yüksek gelir grubunu yakalayamamış ülkeler olarak sınıflandırılmaktadır. Başarılı ekonomiler bu tuzağa düşmemiş ya da düşseler bile hızla çıkmayı başarmış ekonomiler iken, başarısız ya da şanssız ekonomiler bu tuzaktan kurtulamayan ekonomilerdir.

Dünya Bankası Nasıl Bir Sınıflandırma Yapıyor?

Dünya Bankası, ülkeleri, sahip oldukları kişi başı gelire göre belli bir sınıflandırmaya tabi tutmaktadır.1989’dan beri kullanılan metodolojiye göre ülkeler düşük gelirli, orta gelirli ve yüksek gelirli olmak üzere üç ana kategoride sınıflandırılmakta. Ancak orta gelir grubundaki ülkeler için kullanılan gelir bandı geniş olduğu için orta gelir grubu alt orta gelirli ülkeler ve üst orta gelirli ülkeler olmak üzere kendi içerisinde de ikiye ayırmaktadır.

Dünya Bankası, tüm dünyadaki ekonomileri sınıflandırarak dört kategoriye ayırdı: Düşük, düşük-orta, yüksek-orta ve yüksek gelirli ülkeler. Sınıflandırmalar dolar cinsinden kişi başına düşen milli gelir hesabına dayalı olarak her yıl 1 Temmuz'da güncellemektedir.

Kurumun blog hesabında yer alan açıklamaya göre sınıflandırmadaki iki değişiklik yapılmıştır. Nedeni;

  1. Her ülkede ekonomik büyüme, enflasyon, döviz kurları ve nüfus artışı gibi unsurların kişi başına düşen milli geliri etkiliyor olması ve Ulusal muhasebe yöntemlerindeki revizyonlar ve veriler de kişi başına düşen milli geliri etkileyebiliyor olmasıdır.
  2. Gelir sınıflandırması eşiklerinin reel olarak korunabilmesi için enflasyona göre yıllık olarak düzeltildiği belirtildi. Çin, Japonya, İngiltere, ABD ve Euro Bölgesi GSYİH deflatörlerinin ağırlıklı ortalaması olan Özel Çekme Hakkı (SDR) deflatörünün kullanıldığı ifade edildi.

Ancak Dünya Bankası'nın gelir sınıflandırması önceki yılın milli gelirini kullanıyor. Dolayısıyla bu yılın sınıflandırmasında kullanılan milli gelir rakamları Kovid-19'un etkisini yansıtmamaktadır.

GrupTemmuz 1, 2020 (yeni)Temmuz 1, 2019 (eski)
Düşük gelir< 1,036< 1,026
Düşük-orta gelir1,036 - 4,0451,026 - 3,995
Yüksek-orta gelir4,046 - 12,5353,996 - 12,375
Yüksek gelir> 12,535> 12,375

Türkiye Hangi Gelir Grubunda Yer Alıyor?

Türkiye ise bulunduğu yüksek orta gelir grubundaki ülkeler kategorisinde 4,046-12,535 dolar kişi başına gelire sahip olan ülkelerin sınıfında yer almaktadır.

Ülke gelir grupları Koronavirüs salgını ile değişecek gibi görülüyor. Koronavirüs dolayısıyla yaşanan ekonomik daralmanın, ülkelerin GSYH’sinde ve dolayısıyla kişi başı gelirde önemli değişikliklere neden olacağı öngörülmektedir. 2020 yılının ilk yarısında Covid-19 salgını nedeniyle dünya ekonomik büyümesinde yaşanan keskin daralma, ticaretin önündeki engeller dolayısıyla ticaret hacminde yaşanan gerileme, turizmin düşmesi ve ülkelerin içe dönmesi tüm dünyada GSYH ve kişi başı gelir rakamlarını olumsuz etkileyecektir.

Orta gelir tuzağına düşen ekonomilerde neler olur?

Orta gelir tuzağındaki bir ülke ekonomisinde aşağıdaki olumsuzluklarla karşılaşılır

  • Tasarruflar ve dolayısıyla yatırımlar düşük düzeyde kalır.
  • İmalat sanayisinde gelişme yavaş yürür.
  • Sanayide çeşitlenme ortaya çıkmaz.
  • Emek piyasasında koşullar zayıf kalır.

Doğu Asya ekonomileri de söz konusu tuzağını deneyimlemiş ekonomilerdir. Doğu Asya ekonomileri orta gelir seviyesine eriştikten sonra hızla yeni büyüme stratejileri ortaya koyabilmiş ve hızlı biçimde tuzaktan çıkmayı başarabilmiştir. Çin, Tayvan, Japonya, Hong Kong, Kore gibi Doğu Asya ülkeler, orta gelir tuzağını deneyimleyen ülkelerdir.

Doğu Asya’nın iktisadi başarısının nedenlerini açıklamaya çalışan ekonomistler, 1990’lı yıllara kıyasla 2006 yılında Doğu Asya’nın daha zengin olduğunu, üretim, ticaret ve finans açısından bir çekim merkezi haline geldiğini, bölge ülkelerinin küresel ekonomiye başarılı bir şekilde entegre olduğunu ortaya koymuştur. Özellikle Çin bugün dünyanın en büyük büyüme hikayesine imza atmakta ve Doğu Asya’nın iktisadi anlamda sürükleyicisi pozisyonunu elinde tutmaktadır. Doğu Asya ülkelerinin makro ekonomik başarısını eğitimli işgücünün ve uzmanlaşmanın ileri teknoloji ürünlerin ihracattaki payındaki artışa neden olmasıyla açıklamışlardır.

Türkiye Orta Gelir Tuzağından Kurtulmak için Ne yapmalıdır?

Türkiye öncelikle sahip olduğu işgücünün eğitim seviyesini artırmalıdır. Ekonomistlerin de belirttiği üzere, yüksek vasıflı işgücü, uzmanlaşma ve inovasyonun önünü açan en temel unsurdur. Uzmanlaşma ve inovasyon ise yavaşlamayan büyümenin olmazsa olmazıdır. Bu nedenle, Türkiye’de düşük olan eğitim seviyesi yükseltilmeli, yüksek eğitimli işgücünün toplam işgücündeki payı artırılmalı ve böylelikle dış ticarette emek-yoğun ürünler yerine ileri teknoloji ürünlerin payı yükseltilmelidir.

Yüksek öğretim ve bilgi ekonomisi alanında yaşanan gelişmelerin Doğu Asya’nın ilgili tuzaktan daha hızlı çıkmasını sağladığı unutulmamalıdır.  İhracatta ileri teknoloji ürünlerin payını artırabilmek için ülkede araştırma ve geliştirmeye önem verilmeli, toplam harcamalar içinde araştırma-geliştirmeye ayrılan pay artırılmalıdır.

Öte yandan Türkiye’de finansal altyapı daha da sağlamlaştırılmalı ve fonlama kanalları yatırımların artması açısından genişletilmelidir. Türkiye yurtiçi tasarrufları düşük bir ülkedir. Bu nedenle ülkede ulusal tasarrufları artıracak önlemler alınmalı, tasarruflarla yatırımlar arasındaki açık düşürülmeye çalışılmalıdır.

‘’Kayıt dışını azaltacak reformları devreye sokmak gerekiyor;

Ekonominin mevcut yapısı ile 2023’te 25 bin dolarlık kişi başı gelir seviyesine ulaşmamız mümkün değil. Aynı şekilde bu halimizle 2023 için açıklanan 500 milyar dolarlık ihracat hedefine de ulaşamayız. Ulaşsak bile bunu 1 trilyon dolarlık ithalatla ancak yaparız. Türkiye ekonomisi 2001’de başlatılan reformların ve verimlilik artışının etkisiyle düşük-orta gelir grubundan, üst-orta gruba yükseldi, ancak orada takıldı kaldı. Bir üst kademeye çıkabilmek için tekrar verimlilik artışlarını yakalaması gerekiyor. Seyfettin Gürsel’’

‘’Orta gelir tuzağını tanımlarken, dolar cinsinden kişi başına gelir karşılaştırmaları yanlış sonuçlar verebiliyor. Doğru ölçüt, satın alma gücü paritesi ile ölçülen dolar cinsinden kişi başına gelir düzeyi. Türkiye orta gelir tuzağı ile karşı karşıya değil, tam da bu tuzağa düşmüş durumda. Ülkenin içinde bulunduğu rehavet ve daha üst gelir düzeyine taşıyacak yapısal reformlara bir türlü geçilememesi (atalet) tuzağın içinde olduğumuzun en önemli belirtileri.

Önemli olan nasıl bir öncelik sırası izleneceği; Mevcut durumumuz ile zengin ülkelerle aramızdaki kişi başına gelir farklılığının azalacağını düşünmüyorum. Zira bu yönde bir reform çabası yok. Kısacası, 2023 hedefi bana hiç gerçekçi gelmiyor, bu saatten sonra ulaşılması mümkün değil, yakalayamayız. Fatih Özatay’’

- https://www.yenisafak.com/yazarlar/erdaltanaskaragol/hangi-ulkelerin-gelir-grubu-degisti-2055587
- https://www.borsagundem.com/haber/dunya-bankasi-ulkelerin-gelir-gruplarini-duzenledi/1505980
https://data.worldbank.org/country/turkey?locale=tr
http://www.odd.org.tr/web_2837_1/entitialfocus.aspx?primary_id=923&target=categorial1&type=31

ALKAN, H. Işıl ALKAN; ÜMİT Öznur, ORTA GELİR TUZAĞININ TÜRKİYE AÇISINDAN İNCELENMESİ VE TUZAKTAN ÇIKIŞ STRATEJİLERİ  MANAS Sosyal Araştırmalar Dergisi 2018

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor