Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşey

Ekonomi, Maliye

Enes CEBE
27 Aralık 2021Enes CEBE
1038OKUNMA

Kripto Para Yasa Tasarısından Ne Beklemeliyiz?

Son zamanların en çok konuşulan konularından birisi de şüphesiz kripto paralar. 2008 yılında Bitcoin öncülüğünde duyulan kripto para kavramı, hız kesmeden bir piyasaya dönüşerek en büyük yatırım araçlarından biri haline geldi. Gün geçtikçe insanlar yatırım aracı olarak kripto para birimlerini benimsiyor ve ticaretlerini arttırıyor. Kripto paraların sadece bir yatırım aracı olduğunu düşünmek de eksik olacaktır. Çünkü kripto paraların ortaya çıkmasıyla merkeziyetsiz teknoloji kavramı ortaya atıldı. Bu doğrultuda başta Blockchain olmak üzere DeFi (Merkeziyetsiz Finans), Web3 ve Metaverse gibi sanal teknolojiler geliştirildi. Gün geçtikçe Blok zincir tabanlı yeni projeler gündeme gelmeye devam ediyor.

Tabii ki bu teknolojilerin sunulduğu platformlar da kendi kripto para birimlerini piyasaya sürüyorlar. Projesi sağlam olan coinler, yatırımcıların gözdesi oluyor. Ancak maalesef finansal okuryazarlığı pek gelişmemiş kişiler, medyadaki spekülasyonlar karşısında eziliyor. Arkasında sağlam temelleri olmayan coin veya tokenlere yatırım yapıp kayba uğruyorlar. Veyahut tüm yatırımını bir coine endeksleyip coin fiyatının düşmesi halinde panik yaparak satış yapıyor ve yine zarara uğruyorlar. Hal böyle olunca merkezi otoriteler, merkeziyetsiz teknolojiye katı tutumda bakmak zorunda kalıyor ve ademi merkeziyetçiliğin olumsuz yanlarına odaklanıyor.

Birçok ülke kripto teknolojisinin yeni olması ve spekülasyonun çok olması nedeniyle kısıtlama yoluna başvuruyor. Diğer yandan kripto paradan kaynaklı kazancın vergilendirilmesi konusu da ülkelerin gündeminde. Özellikle Çin, Hindistan, Rusya ve İngiltere bu konuda önemli adımlar attı. Türkiye’den kesin adım gelmemekle birlikte 18 Eylül'de gençlerle bir araya gelen Erdoğan, bir gencin 'kripto para' sorusuna, "Bir defa bizim bu kripto paraya açılma diye bir derdimiz kesinlikle yok. Onlara karşı ayrı bir savaşımız, ayrı bir mücadelemiz var" demişti. Erdoğan geçtiğimiz cuma gününde de, kripto para yasa tasarısının hazır olduğunu belirterek “Gecikmeden Meclis’e göndererek bu konuda adım atacağız” ifadesini kullanmıştı.

Peki yasa tasarısından ne beklemeliyiz? Gelin dünyadaki örneklere kısaca göz atarak bir değerlendirmede bulunalım.

2013’ten Bu Yana Kriptoyla Savaşan Ülke: Çin

Çin uzun zamandır kriptoya karşı mücadele içinde. Öyle ki 2013’te ülke, Çin bankalarının Bitcoin’i kullanmasını yasaklamıştı. Yakın tarihe baktığımızda Çin, kripto madenciliği operasyonlarını hedef alarak 2019’da, Bitcoin madenciliğini yasaklama projelerinden söz etmişti. Bu yıl 24 Eylül tarihinde ise Çin Merkez Bankası, dolandırıcılık ve kara para aklama hususunda endişelerini belirterek kripto ile ilgili tüm faaliyetleri yasa dışı ilan etmişti. Bu haberden sonra kripto ticareti ile uğraşan birçok şirket merkezini başka ülkeye taşımış ve birkaç borsa faaliyetlerini durdurmuştu.

Kararsız Bir Hindistan

Hindistan hükümeti geçtiğimiz Kasım ayında kriptoyu yasaklayacak yasa tasarısını meclise sunacağını söylemişti. Bu tasarıda belirli teknolojiler kabul edilecek ancak birçok işlem kısıtlanacaktı. Sonrasında parlamentonun ileri gelenleri bir yasaklama olmayacağını sadece katı bir düzenleme geleceğini söyledi. Hint basınında yer alan son haberlere göre ise yasa tasarısının sürekli ertelendiği ve ertelenmeye devam edeceği belirtiliyor. Normalde bu yıl kabul edilmesi beklenen tasarı önümüzdeki yıla sarkacak. Bunun en önemli nedenlerinden biri piyasanın ve teknolojinin sürekli gelişmesine karşılık hükümetin neyi kısıtlayıp neyi kısıtlamayacağı konusunda tereddütlü olması.

“Kripto para birimleri hakkında yeterli bilgi yok. Kurumlar birlikte çalışmalı”

Bu sözler İngiltere Merkez Bankası (BoE) Finansal İstikrar Stratejisi ve Risk departmanı başkanı Sarah Breeden’a ait. İngiltere Merkez Bankası düzenleme için kolları sıvayacağını birçok kez tekrarladı ancak bunu kurumlar ile birlikte yapmak istiyor. Bunun nedeni tek başına bu düzenleyici çerçeveyi oluşturmanın mümkün olmaması. Öte yandan hükümet bazı kripto para reklamlarına ve borsa faaliyetlerine cezalar yağdırıyor. Geçtiğimiz günlerde yedi adet reklama ceza yazan düzenleyici kurum şu ifadeleri kullandı: “firmalar, tüketicilerin deneyimsizliğinden sorumsuzca yararlandıkları ve yatırımın riskini göstermedikleri için cezalandırıldı.”

İspanya Maliye Bakanlığı Kripto Gelirlerinin Bildirilmesi Konusunda Mükelleflere Çağrıda Bulundu

İspanya da kriptonun vergilendirilmesi hususunda adımlar atmaya başlayacak. Öyle ki İspanyol web sitesi The Objective tarafından bildirildiği üzere, vergi makamları, son dört mali yıl için halkın elinde bulunan kripto para birimleri hakkında ayrıntılı bilgi talep etmeye başladı. Habere göre 2017’den itibaren olan gelirler talep edilmekte. Beyan edilmesi halinde ise vergilendirilmesi ön görülüyor.

Değerlendirme

Örnekleri çoğaltmak gayet mümkün ancak ulaşacağımız sonuç değişmeyecek. Teknoloji çok yeni ve finansal piyasalar için devrim niteliğinde. Öte yandan yatırım aracı olarak yüksek volatiliteye sahip olmasıyla çok riskli gözüküyor. Spekülasyonun çok olması finansal okuryazarlığı düşük bireyleri yıkıma sürüklüyor. Bu para birimleriyle illegal işlemlerin yapılması da cabası. Ancak bu teknolojinin getirdiği yenilik ve kolaylıkları da kenara atamayız. İnternet devriminin ortaya çıkmasıyla da birçok olumsuz görüş bildirilmişti. Şimdi düşündüğümüzde ne kadar kolaylık sağladığını görüyoruz. Bu teknolojiye olumlu baktığımızda, birçok maliyetin azaldığını görmek mümkün. Özellikle gereksiz işlem maliyetleri, aracılara ödenen paralar ve zamanın israf edilmesi konusunda çok yararlı. İnsanların yapacağı birçok işlemde ödeyeceği paranın cüzi veya hiç olmaması ya da işlemlerin çok hızlı gerçekleşmesi çok büyük bir avantaj. Bazen sanatını icra etmek isteyen için NFT yoluyla bir gelir kapısı bazen de oyun tutkunları için oynayarak kazanma avantajı sunan bir platform. Yani olumsuz yanları kadar olumlu yanları da mevcut.

Bu konuda ülkelerin düzenleyici rolü, teknolojiyi sürdürme açısından olması gerekiyor. Bir teknolojiyi bitirmek yerine daha verimli hale getirmek otoritelerin elinde. Elbette yatırımcıları korumak, bir hükümetin yapmak isteyeceği bir şey. Ancak topyekûn bir yasaklama daha kötü sonuçlar doğurabilir. Bu doğrultuda “spekülasyonu azaltmak, yatırımcı bilgilendirmesini eksik yapan kurumlara ceza vermek, projesi belli olmayan kripto paraların ve finansal yapısı sağlam ve güvenilir olmayan kurumların piyasada olmasını engellemek ve kazancın makul vergilendirilmesi için düzenleme yapmak” konularında adımlar atılabilir. Bir kez daha belirtmeliyim ki atılacak adımlar teknolojiyi öldürmek yerine yaşatmak üzerine olmalıdır.

 

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor