Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşeyyeni e-konomi
Bülent TAŞNazmi KARYAĞDI
10 Mayıs 2015Bülent TAŞ/ Nazmi KARYAĞDI
542OKUNMA

Kişisel İnternet Sitesine Reklam Almanın Vergisel Sonuçları

Son zamanlarda kullandığımız bir cümle var: Eski ekonominin vergi düzenlemeleriyle Yeni Ekonomiyi kavramak mümkün değil. Vergi ve vergicilik de tıpkı ekonomi gibi kendini yenilemek zorunda. Bu koşul, hem girişimcilerinin önünü açmak hem toplumsal refaha katkıda bulunmak hem de etkin bir şekilde vergi toplamak için geçerli.

İşte size yeni ekonomiden bir soru

Hobi olarak fikirlerinizi, eserlerinizi ve çalışmalarınızı paylaşmak veyahut da ünlü olmak, bugünün gençlerinin tabiriyle “fanlara (hayranlara) sahip olmak” için açtığınız internet sitenizin popülerliğinin artması sonucunda reklam almaya başladınız. Acaba bu durumun vergisel sonuçları nelerdir?

İşte size olası cevaplar:

a) Ticari kazançtır: Bir takvim yılında birden fazla yapılan ya da birbirine takip eden yıllarda birer kez bu tür faaliyetin yapılması nedeniyle elde edilen kazanç GVK 37 uyarınca ticari kazanç olarak dikkate alınacaktır. Yevmiye defteri, defter-i kebir (veya duruma göre sadece işletme defteri) tasdik ettirmelisiniz ve defter tutmalısınız, anlaşmalı matbaadan fatura bastırmalısınız ya da kırtasiyeciden aldığınız fatura koçanlarını noterden tasdik ettirmelisiniz, 3 ayda bir geçici vergi beyannamesi, yılda bir kez gelir vergisi beyannamesi, her ay KDV beyannamesi vermelisiniz.

b) Serbest meslek kazancıdır: İnternet sitesinin içeriği eser olarak dikkate alınırsa elde edilen gelir serbest meslek kazancıdır. Elde edilen hasılat gelir vergisinden müstesnadır (GVK Md.18) Ödeme yapanlarca %17 gelir vergisi stopajı yapılır, sorumlu sıfatıyla %18 KDV hesaplanır ve ödemeyi yapan tarafından vergiler Maliye’ye aktarılır.

c) Arızi kazançtır: Süreklilik arzetmeyen bir faaliyet olduğu için GVK’nun 80. maddesi kapsamında arızi kazanç (arızi ticari kazanç veya arızi serbest meslek kazancı) olarak dikkate alınır, defter tasdiki ve fatura (ya da serbest meslek makbuzu) bastırılmasına gerek yoktur. Bu kapsamda 2015 yılı için 23 bin liraya kadarlık kısım gelir vergisinden müstesnadır.

Bir soruya üç cevap. Çok karmaşık değil mi? Evet, vergi onca çabaya rağmen dünyanın her yerinde hep karışık ve karmaşık bir konu olmuştur. Devlet, gönüllü uyumu sağlamak için bunu kolaylaştırmaya çalışmakta, mükellef ise kendisine mali müşavirler aracılığıyla karmaşıklığı gidermeye uğraşmaktadır.

Ancak buradaki sorun verginin genel karışıklığından ziyade “yeni ekonomi-eski vergi sistemi” çatışmasından kaynaklanmaktadır.

İnternet sitesi nedir?

Tek bir sorudan türetilen tüm bu soruların cevabını bulabilmek için öncelikle internet sitesinin hukuki olarak ne anlama geldiğini araştırarak işe başlayalım.

Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 1/B-a maddesinde eser; sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsulleri olarak tanımlanmıştır. Bilgisayar yazılımının, arayüzlerin de bu kapsamda olduğu madde metninde belirtilmiştir.

Yasaya göre bu eserlerin sahipleri olan yaratıcılar manevi ve mali haklara sahiptirler.

Bir şeyin eser sayılabilmesi için; fikri bir emeğin ürünü olması, yaratan kişinin özelliklerini taşıması gerekir.

İnternet (web) sayfalarının oluşturulmasında fiziksel bir emek ve zamanın yanısıra, zihinsel bir emeğin de harcandığı her türlü tartışmadan uzaktır. Dolayısıyla fikri çabanın ürünü olan internet sayfalarının FSEK md.1’de öngörülen diğer şartları ihtiva etmesi, “özellikle eser sahibinin hususiyetini taşıması” ve böylece diğer eserlerden ayrılması kaydıyla FSEK kapsamındaki korumadan yararlanacağı şüphesizdir. Korumanın sağlanabilmesi için düşüncenin, internet ortamında şekillenmiş olması yeterlidir. Burada içeriğin yanısıra grafik tasarımının da koruma kapsamında olduğunun altını çizelim. Ek olarak eğer eser aynı zamanda bir endüstriyel tasarım oluşturuyorsa bu durumda eser sayılmaz ve korumadan yararlanmaz.(1)

Fikir ve Sanat Eserleri mevzuatına göre internet sitesi (Web sayfası) içindeki eserlerden bağımsız olarak işlenme eser olarak kabul edilebilmektedir. Hukuk literatüründe web sitesinin fikir ve sanat hukuku açısından, telif konusu teşkil edebilecek bir veri tabanı, dolayısıyla derleme eser olduğu da belirtilmektedir.

Kişisel internet sitesinin kendi kodları ve neticede onun görsel dizaynı eser olduğu gibi içeriğinde yer alan özgün resimler, yazılar, şiirler, görseller kısaca FSEK uyarınca eser sayılan her türlü içerik de eser olarak kabul edilebilmektedir. Buna göre bir internet sitesinde iki ayrı eserden söz etmek mümkündür. Öte yandan site sahibi hem içeriğe hem de sayfanın alt yapısına sahip olabilmekte ve bir bütün olarak bu iki hakkın sahibi olabilmektedir.

Hangi gelir unsuru?

a) Telif kazancı: İnternet sitesi sahibi, siteyi oluşturmak suretiyle bir eser (FSEK kapsamında) yaratmıştır. Bu eserin değerlendirilmesi suretiyle elde edeceği gelirler, tamamen eserden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle de eseri satması, haklarını kiraya vermesi, onun içerisine reklam alması gibi yöntemlerle gelir elde etmişse elde edilen bu gelir tamamen eserin semeresi, getirisidir.

Bu nedenle eserden doğrudan doğruya elde edilen gelir, gelir vergisi mevzuatı açısından ne şekilde değerlendiriliyorsa ona ilişkin olarak dolaylı yöntemlerle de olsa elde edilen gelir eserin hasılatının tabi olduğu vergilendirme rejimine tabi olacaktır. Bu da vergi sisteminde serbest meslek kazancı olmalıdır.

Gelir Vergisi Kanununun konumuzla ilgili 18. maddesi şöyledir:

Müellif, mütercim, heykeltraş, hattat, ressam, bestekâr, bilgisayar programcısı ve mucitlerin ve bunların kanuni mirasçılarının şiir, hikâye, roman, makale, bilimsel araştırma ve incelemeleri, bilgisayar yazılımı, röportaj, karikatür, fotoğraf, film, video band, radyo ve televizyon senaryo ve oyunu gibi eserlerini gazete, dergi, bilgisayar ve internet ortamı, radyo, televizyon ve videoda yayınlamak veya kitap, CD, disket, resim, heykel ve nota halindeki eserleri ile ihtira beratlarını satmak veya bunlar üzerindeki mevcut haklarını devir ve temlik etmek veya kiralamak suretiyle elde ettikleri hasılat Gelir Vergisinden müstesnadır.

Müellif (eser sahibi) veya bilgisayar programcısının eserlerini internet ortamında yayınlamak, bunlar üzerindeki haklarını kiraya vermek suretiyle elde ettikleri hasılat Gelir Vergisinden müstesnadır. Maddeyi bu şekilde kısalttığımızda internet sitesi üzerine alınan reklamların serbest meslek kazancı olarak değerlendirilmesinin yasanın ruhuna uygun olacağı düşünülmektedir.

Serbest meslek kazancı, sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılması sonucunda elde edilen kazançtır. Gelir vergisi uygulamasında eser üretme ve buna bağlı olarak elde edilen gelir serbest meslek kazancı (telif kazancı) olarak tanımlanmaktadır.

GVK’nun 18. maddesinde yer alan istisna kapsamında eser yaratanların, maddede belirtilen şekilde değerlendirme sonucunda elde ettikleri kazançların yanısıra bu eserlerden kaynaklanan başka kazançlar elde etmeleri durumunda, örneğin yazarın kitapta yer alan reklamlardan elde ettiği gelir serbest meslek kazancı olarak kabul edilecek ve bu şekilde vergilendirilecektir.(2)

b) Ticari Kazanç: Şahsi İnternet sitesinde başkaları tarafından yazılan makaleler ya da eserler yayınlanıyorsa veya sitenin içeriğinde yayınlanan unsurlar FSEK kapsamında eser olarak kabul edilebilecek mahiyette değilse bu bir yayıncılık faaliyeti olacaktır. Reklam geliri de işin ticari bir organizasyon oluşturup oluşturmaması, süreklilik arz edip etmemesine bağlı olarak ticari kazanç olarak dikkate alınacaktır. Bu durumda da elde edilecek kazancı belirli bir tutara kadar (2015 yılı için 23 bin lira) arızi ticari kazanç olarak değerlendirmek uygun olacaktır.

Çözüm önerisi

Gerek kişilerin gerekse Gelir İdaresinin vergi uyum maliyetini düşürmek ve vergi adaletini sağlamak amacıyla önerimiz şu şekildedir:

Gelir Vergisi Kanunu’nun 82. maddesinde yapılacak düzenleme ile ticari bir faaliyetin parçası olmayan (herhangi bir mal ve hizmet satışı yapılmayan) kişisel internet sitesinde reklam alma faaliyeti, sürekli olup olmadığına bakılmaksızın, arızi serbest meslek ya da ticari kazanç olarak tanımlanmalı ve yıllık kazanç tutarı gelir vergisi esas tarifesinin birinci basamağı olan 12 bin liraya kadarlık kısmı vergiden müstesna olmalıdır.

Vergi adaletini sağlama açısından belirlenen bu tutarın aşılması durumunda ise yıllık gelir vergisi beyannamesi verilmelidir.

Öte yandan aynı Kanun’un 94. maddesinde yapılacak düzenleme ile reklam veren ve ödeme yapan gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerine belirli oranda gelir vergisi stopajı yapma zorunluluğu getirilmelidir.

Bu gelirler arızi kazanç olarak belirlendiği için defter ve belge tasdik ettirme, defter tutma, fatura düzenleme ve KDV’ne tabi olma gibi işlemler sözkonusu olmayacaktır.

Son olarak, reklam gelirinin yurtdışından elde edilmesi ve kazancın belirli bir tutarı (2015 yılı için gelir vergisi esas tarifesinin birinci basamağı olan 12 bin lira) aşması halinde de arızi serbest meslek kazancı veya ticari kazanç olarak gelir vergisi beyannamesi verilmesi yönünde düzenleme yapılmasının uygulamaya açıklık ve kolaylık kazandıracağı düşüncesindeyiz.

(1) Akın AKBULUT, Bilişim Ekonomisi ve E-Ticaret, Maliye Hesap Uzmanları Derneği Yayını, İstanbul, 2007, s.59

(2) Ömer DUMAN - Nazmi KARYAĞDI, Telif Kazançlarının Hukuki Mahiyeti ve Vergilendirilmesi, Maliye Hesap Uzmanları Derneği Yayını, Ankara 2012, s. 81, Gelirler Genel Müdürlüğü’nün 12.8.1997 tarih ve Gel:0.042./4215-4-999 sayılı özelgesi.

(ICT Media dergisinin Mart 2015 sayısında yayınlanmıştır.)

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor