Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşey

Vergi

Nazmi KARYAĞDI
06 Ağustos 2020Nazmi KARYAĞDI
7670OKUNMA

Kira Stopaj Oranı Aşağı Çekildi, Vergide Çarpık Yapı Ortaya Çıktı

Ayın yeryüzüne yaklaşıp uzaklaşması sonucunda deniz kıyısında meydana gelen gelgit (metcezir) olayı bitip deniz çekildiğinde yosun, deniz kabukları ve insan atığı malzemeler karada ortalıkta kalıverirler.

Kurban Bayramının 1. günü Resmi Gazete’de yayımlanan 2813 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile GVK Madde 94/5 uyarınca gayrimenkul, taşıt vb. kiralamalarında stopaj oranı 31.7.2020-31.12.2020 tarihleri arasında (bu tarihler dâhil) %20’den %10’a indirilmişti.

İşte stopaj oranının aşağıya çekilmesi de, tıpkı metcezir olayında olduğu gibi, kiralamalardaki çarpık yapı ortaya çıktı.

Nasıl mı?

Gündelik hayatta gerçek kişilerden işyeri kiralamalarında mülk sahipleri “Ben net alacağım kira bedeline bakarım. Vergisi algısı beni ilgilendirmez. Vergisi, stopajı kiracıya aittir” anlayışında olduğu için sözleşmeyi “XX Lira net kira bedeli artı gelir vergisi stopajı kiracıya aittir” şeklinde düzenlettirirler.

Vergi mevzuatına göre (teorik olarak) stopaj “Gayri Menkul Sermaye İradı elde eden gerçek kişinin ödeyeceği gelir vergisine istinaden peşin olarak kira bedelinden yapılan ve mülk sahibinin vergisidir.”

Oysaki gerçek, kira bedelinin dışında kiracının cebinden bir de stopaj bedelinin (30 Temmuz’a kadar %20, 31 Aralık’a kadar %10) çıkmasıdır.

Gelir vergisi teorisine göre mülk sahibinin geliri, “kira bedeli + stopajdan” oluşan ve gayrisafi (brüt) kira bedeli dediğimiz unsurdur.

Zaman zaman yazılarımda kullandığım bir tabir vardır:

“Hayatın gerçeklerine uymayan vergi düzenlemeleri”

İşte stopaja tabi kira ödemeleri tam da buna ilişkin çarpıcı bir örnektir.

Kiracının gidip beyan ettiği ve vergi dairesine ödediği stopaj, aslında mülk sahibinin brüt kira gelirinden mahsup edilen bir unsur değildir.

Kiracının katlandığı bir yüktür.

Takip eden yılın Mart ayında mülk sahibinin gelir vergisi beyannamesi vermesi gerekirse kiracının ödediği bu stopajı hesaplanan şahsi gelir vergisinden düşer.

Hatta duruma göre vergi iadesi bile alabilir.

Bazı meslektaşlarımın şimdi “Ama Gelir Vergisi Kanunu böyle. Mülk sahibinin geliri gayrisafi tutarın tamamıdır. Stopajı mahsup etmek de mülk sahibinin yasal hakkıdır” diyeceklerdir.

Evet, haklısınız. Mevzuat bu ama hayat bu değil.

Bence; gündelik hayatta stopaja kiracı katlanıyorsa bunun indiriminin ve iadesinin mülk sahibine yapılması, tam da hayatın gerçeklerine uymayan bir vergi düzenlemesi anlamına geliyor.

Buna karşı denilebilir ki; kira sözleşmesinde “brüt kira” olarak anlaşılsa, stopajı yine kiracı ödemiş olmayacak mı?

Doğrudur. Ancak zaten sorun kira bedeli üzerinden yapılan stopajdan kaynaklanıyor. Mülk sahibinin kirasından kesilen bir bedelden değil, kiracının kiranın yanında katlandığı stopajdır sorun olan.

Aksi takdirde ne mi oluyor?

Vergi sistemi hayatın gerçeklerine uymadığı için hayat (piyasa) eninde sonunda mevzuatı bir şekilde kendisine uyarlıyor.

Bu durumda da mükelleften gönüllü uyumu beklemek aşırı iyimserlik oluyor.

Bu nedenle de kişisel görüşümüz, kira giderleri üzerinden GVK 94/5 uyarınca yapılmakta olan stopajın kaldırılması, mülk sahibinin de elde ettiği kira gelirini yıllık beyanname ile beyan etmesidir. 

Aksi takdirde hayatın gerçeklerine uymayan vergi sistemini düzeltmediğimiz sürece, deniz her çekildiğinde ortalıkta çok fazla atık görmeye devam edeceğiz.

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor