Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşey

Mükellef Hakları

Bülent TAŞ
29 Eylül 2021Bülent TAŞ
2007OKUNMA

Kesinti Yoluyla Ödenen Verginin İadesinde Gelinen Son Durum

Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın Uygulamaları

VergiAlgı’da 8 Mayıs 2020 tarihinde yayınlanan “KDV İadesinde Muhtemel Sıkıntılar İçin Tebliğ Yayınlandı” başlıklı yazımda 32 numaralı KDV Tebliğine atıfta bulunarak Tebliğde yapılan düzenleme ile KDV iadesi talep edenin mal ve hizmet satın aldığı kişiye ödediği KDV için, bu kişinin beyanının ötelenmesi nedeniyle teminat göstermesinin, bunun için bir maliyete katlanmasının adil olmadığını, teminatın asıl mücbir sebepten yararlanarak beyanı ötelenenlerden aranması gerektiğini, aslında bu sorunun sadece salgın dönemine özgün geçici bir sorun olmadığını, ondan alamadım sana da iade etmem yaklaşımının doğru olmadığını, mükellefin Devlete güvenerek Devletin yetki verdiği bir kişiye ödediği vergiyi, indirebildiği gibi iade olarak da alabilmesi gerektiğini ifade etmiştim.

Bakanlık daha sonra çıkarmış olduğu 35 numaralı Tebliğde ise öteden beri uygulanagelen “iade taleplerinin yerine getirilmesinde, alıcı tarafından 2 No.lu KDV beyannamesi ile beyan edilen ve tahakkuk ettirilen KDV'nin ödenmiş olması şartı aranmaz.” yönündeki düzenlemedeki "şartı aranmaz" ibaresini "şarttır" olarak değiştirmiştir. Böylece yüklenilen KDV’nin çeşitli nedenlerle iadesi için ödenmiş olması gerektiği yönündeki fiili uygulama genişletilerek tevkif suretiyle ödenen KDV için de geçerli hale getirilmiştir.

Yine VergiAlgı’da 29 Temmuz 2021 tarihinde yayınlanan “Gelir Vergisi Tebliğ Taslağına İlişkin Görüş ve Öneriler” başlıklı yazımda 252 seri numaralı tebliğde değişiklikler öngören tebliğ taslağına atıfta bulunarak, tevkif suretiyle ödenen verginin hangi nedenle olursa olsun iade edilmesinin, tevkif edilen verginin tahakkuk ettirilmiş olmasına hele hele ödenmiş olmasına bağlanmasının herhangi bir kanuni dayanağının bulunmadığını, vergi idaresinin bu şekilde iade prosedürünü tahsilat amacıyla kullandığını, ayrıca iadeye hak kazanan mükellefin vergi sorumlusu tarafından ödenip ödenmediğini bilmesi ve bu bilgiye ulaşmasının çoğu zaman mümkün olmadığını, sahip olmadığı veya erişemeyeceği bilgiyi mükelleften talep etmenin de bu bilgiyi temin edemediği için iadeyi gerçekleştirmemenin de hiçbir kanuni dayanağının bulunmadığını ifade etmiştim. Söz konusu taslak henüz yayınlanmamıştır.

Danıştay’ın Kararı

Konu yargıya intikal etmiş olup, Danıştay 4. Daire 2021/2647 Esas Numaralı kararında "İade taleplerinin yerine getirilmesinde, alıcı tarafından 2 No.lu KDV beyannamesi ile beyan edilen ve tahakkuk ettirilen KDV'nin ödenmiş olması şartı aranmaz" hükmündeki "şartı aranmaz" ibaresinin "şarttır" olarak değiştirilmesine dair 15. maddesinin iptali ve öncelikle yürütmesinin durdurulması yönünde açılan davada, her ne kadar Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair 35 Seri No.lu Tebliğin 15. maddesiyle, iade taleplerinin yerine getirilmesinde, alıcı tarafından 2 No.lu KDV beyannamesi ile beyan edilen ve tahakkuk ettirilen KDV'nin ödenmiş olması şartı öngörülmüş ise de, Katma Değer Vergisi Kanununda ödenmiş olma şartına yer verilmediğinden, bu haliyle, Kanunda Hazine ve Maliye Bakanlığına tanınan yetkinin sınırları aşılarak düzenlenen ve mükelleflere Kanunda yer almayan bir yükümlülük yükleyen dava konusu Tebliğ hükmünde hukuka uygunluk bulunmadığı ve uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğmasına yol açabileceği dikkate alındığında, Tebliğ hükmünün yürütmesinin durdurulması gerektiği sonucuna varılmıştır.”

Değerlendirme

Görüldüğü üzere Danıştay kesinti yoluyla ödenen KDV’nin iadesinin kesintiyi yapan tarafından ödenmiş olması şartına bağlanmasının kanuni dayanağının bulunmadığını, bu gerekçe ile yürütmesinin durdurulmasının gerektiğini oy birliği ile kararlaştırılmıştır. Yüklenilen KDV’nin iadesi için uygulanmakta olan ödenmiş olma şartına ilişkin 32 numaralı Tebliğin benzer düzenlemesinin de yürütmesinin Bakanlık tarafından herhangi bir yargı kararı beklenmeksizin telafisi güç veya imkânsız zararların doğmasına yol açabileceği dikkate alınarak durdurulması yerinde olur.

Ayrıca yüklenilen KDV’nin iadesi için de herhangi bir Tebliğ düzenlemesi olmamasına rağmen özellikle YMM raporları uyarınca yapılacak KDV iadelerinde ödenmiş olma şartını arayan vergi dairesi uygulamalarının da uygulamadan kaldırılması, bu amaçla bir genelge yayınlanması gerekir.

Öte yandan 252 numaralı Gelir Vergisi Tebliğinde değişiklik öngören Tebliğ taslağının da en azından yargı kararı kesinleşinceye kadar yayınlanmaması gerekir.

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor