Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşeyyeni e-konomi
Nazmi KARYAĞDI
08 Mayıs 2016Nazmi KARYAĞDI
165OKUNMA

Kendinden Kopyalı (Otokopili) Kâğıtlarda Damga Vergisi

Merkezi Yönetim Bütçe Gelirleri içerisinde damga vergisi oldukça önemli bir yere sahiptir. Rakamsal olarak ifade etmek gerekirse; Muhasebat Genel Müdürlüğü verilerine göre, geçen yıl 12 milyar Lira damga vergisi tahsil edilmiş olup bu yılın bütçe hedefi ise 13 milyar 738 milyon lira.

Öte yandan mali tarih içinde en eski vergilerden biri olan damga vergisi, aynı zamanda en tartışmalı olan vergilerden biridir. Yani hem getirisi hem de “gri alanları” oldukça fazla olan bir vergiden söz ediyoruz.

Bu vergi, Damga Vergisi Kanununda belirlenen kağıtlar üzerinden alındığı için ödeyiciler nezdinde sözleşmesel hukuki güvence ile mali yük arasında bir seçime de yol açabilmektedir. Daha açık bir ifadeyle damga vergisi; mali yükün ağırlığı nedeniyle kayıt dışılığa neden olduğu kamuoyunca ifade edilen bir vergi durumundadır aynı zamanda.

Damga vergisi nasıl doğar?
En yalın haliyle ifade etmek gerekirse; Damga Vergisi Kanununa (DVK) ekli (1) sayılı listede yer alan kağıtlar damga vergisine tabidir. Bu kağıtlar; yazılıp imzalanmak veya imza yerine geçen bir işaret konulmak suretiyle düzenlenen ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan belgeler ile elektronik imza kullanılmak suretiyle manyetik ortamda ve elektronik veri şeklinde oluşturulan belgeleri ifade etmektedir (DVK Md. 1).

(1) sayılı listeye göre mukavelenameler (sözleşmeler), taahhütnameler, temliknameler, kefalet, teminat ve rehin senetleri, tahkimnameler, sulhnameler, fesihnameler, ticari işlemlerde kullanılan emtia senetleri, konşimentolar, menşe ve mahreç şahadetnameleri, resmi dairelere ve bankalara ibraz edilen bilanço, gelir tablosu, işletme hesabı özetleri, makbuzlar, beyannameler vb. bu belgeler arasındadır.

Nüsha ve suret ayrımının önemi
Yukarıda sıraladığımız kağıtlar bir nüshadan fazla düzenlenmişlerse her bir nüsha içi ayrı ayrı olmak üzere, aynı tutar veya nispette damga vergisi hesaplanıyor.

İşte bu noktada “nüsha” ve “suret” ayrımı önem kazanıyor. Gelir İdaresi bu kavramları 30.3.2010 tarih ve 19 sayılı Damga Vergisi Sirkülerinde şu şekilde tanımlamış durumda:

Nüsha; aynı hüküm ve kuvveti haiz olmak üzere birden fazla düzenlenmiş, taraf/taraflarca her biri ayrıca imzalanmış olan kâğıtları ifade ediyor.

Suret ise; asıl kağıtta (örneğin sözleşmede) bulunan ibarelerin aynısını taşıyan, fakat kağıdın aslında bulunan imzaları taşımayan, aslına uygun olduğuna ilişkin onaylayanın imzasını veya kaşesini ihtiva eden kâğıtları ifade ediyor.

Kendinden kopyalı sözleşmenin ikinci sayfası nüsha mıdır, suret midir?
Bir sözleşmeye birden fazla örnek şeklinde sahip olunmak istenirse birden fazla örnek düzenlenip kağıdın (örneğin sözleşmenin) tarafları olarak her bir örnek imzalanmakta veya bir sayfa olarak düzenlenip, imzalanıp, fotokopi ile çoğaltıp diğer nüshalara “aslının aynı gibidir” şeklinde ifade yazılabilmektedir.

Bir başka yöntem de kendinden kopyalı (otokopili) kağıt sözleşme düzenlemek şeklindedir. Kendinden kopyalı kağıdın özelliği gereğince ilk sayfaya atılan imzalar otomatik olarak alt sayfalara da çıkmış oluyor. Yani asıl imza ilk sayfada yer alırken alt sayfalarda imzaların kopyası yer alıyor.

Yargıya yansıyan bir uyuşmazlıkta; otokokopili sözleşmelerde sadece ilk sayfa için damga vergisi hesaplayıp beyan eden bir mükellef için vergi inceleme elemanı, otokopili kağıdın her bir sayfasını nüsha olarak kabul ederek her biri için aynı nispette damga vergisi talep etmiştir.

Danıştay 9. Dairesi 7.5.2015 tarihinde verdiği E:2013/10263, K:2015/4246 sayılı kararında; nüsha kavramını ortaya koyarken “ayrıca imzalanmayı” bir başka ifadeyle “ayrı ayrı imzalanmış olmayı”  esas almıştır. Yukarıda belirttiğimiz üzere Gelir İdaresi de aynı esası benimsemiş durumdadır.

Bu karara göre; otokopili sözleşmelerin birinci sayfasında ıslak imza/imzalar bulunmakta olup diğer sayfalardaki imzalar ise ilk sayfanın kopyası durumunda olduğundan bu sayfalar “nüsha” değil “suret” niteliğindedir. Dolayısıyla da suret oldukları için damga vergisine tabi değildirler.

Eğer otokopili kağıt olarak düzenlenen sözleşmenin her bir sayfası ayrı ayrı imzalanmışsa bu durumda bu sayfalar “nüsha” olarak dikkate alınacağından damga vergisi her bir sayfa için ayrı ayrı ve de aynı tutar/nispette hesaplanacaktır.

(Kaynak: Danıştay Dergisi, Yıl:2015, Sayı:139, Sayfa: 458)
Dünya Gazetesi’nde 6 Mayıs 2016 tarihinde yayımlanmıştır.

Yorumlarınızı Bize Yazınız
Soru SorYazarlarımızın güncel sorulara cevap verebildiğini göz önünde bulundurarak, lütfen makalenin yayımı tarihten itibaren en geç bir ay içinde sorunuzu yöneltiniz.