Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşey

Vergi

İmdat TÜRKAY
20 Eylül 2021İmdat TÜRKAY
572OKUNMA

İşveren Tarafından Çalışana Fazla Ödenen AGİ’nin Geri Alınma Süreci

5615 sayılı Ka­nunla 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’na eklenen düzenleme ile ücre­tin ger­çek usulde ver­gi­len­di­ril­me­sin­de getirilen “As­gari ge­çim in­di­ri­mi” uygulaması 2008 yılından bu yana uygulanmaktadır. Ücret gelirlerinin diğer gelir unsurlarına göre vergilendirilmesinde vergi hukukunda yer alan “ayırma kuramı” gereğince sağlanan avantajlardan bir tanesi olan asgari geçim indirimi uygulaması, çağdaş vergi kanunlarının çoğunda yer alan ve mükellefin medeni halini de vergileme yönünden dikkate alan bir sistemdir. Sistemin sorunsuz bir şekilde çalışması için gerek kanuni düzenlemede gerekse idari düzenlemelerde işveren ve ücretlilere yüklenen belli ödev ve sorumlulukların zamanında yerine getirilmesine bağlı bulunmaktadır.

Bir işverene bağlı olarak çalışan ve ücret geliri elde eden milyonlarca ücretlinin yararlandığı asgari geçim indirimi uygulamasından, zaman zaman çalışanların veya işverenlerin hatalarından dolayı ücretliye fazla ödenen tutarın geri alınması gündeme gelebilmektedir. Bazı durumlarda da işverenler tarafından çalışanlara ödenmediği halde muhtasar ve prim hizmet beyannamesinden haksız yere mahsup edilmesi suretiyle vergi ziyaına sebebiyet verilmesi durumunda Vergi İdaresi bu tutarı işverenden cezalı olarak tahsil etmektedir. Bu durumlar asgari geçim indirimi uygulamasında işverenlerin ve çalışanların yapmaları gereken yükümlülükleri yerine getirmediği hallerde söz konusu olmaktadır.

Çalışanların Yararlandığı Asgari Geçim İndiriminin Hesaplanması

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 32 nci maddesinde yer alan hükme göre, ücretin gerçek usûlde vergilendirilmesinde asgarî geçim indirimi uygulanmaktadır. Asgari geçim indiriminden;

  • Ücretleri gerçek usulde vergilendirilen tam mükellef gerçek kişiler (Diğer bir ifade ile ücretleri tevkif suretiyle vergilendirilen tam mükellef kişiler),
  • Tevkifata tabi tutulmamış ücret gelirlerini yıllık beyanname ile beyan edenler,
  • Gelir Vergisi Kanununun 61 inci maddesi kapsamında ücret kapsamında değerlendirilen ücret geliri elde edenler (Örneğin; sosyal güvenlik destekleme primi ödemek suretiyle çalışanlar ile kurumların yönetiminde görevli olup huzur hakkı elde edenler),

yararlanabilir. Dar mükellef gerçek kişilerin asgari geçimin diriminden yararlanması mümkün değildir.

Asgarî geçim indirimi; ücretin elde edildiği takvim yılı başında geçerli olan ve sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan asgarî ücretin yıllık brüt tutarının; mükellefin kendisi için %50'si, çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eşi için %10'u, çocukların her biri için ayrı ayrı olmak üzere; ilk iki çocuk için %7,5, üçüncü çocuk için %10, diğer çocuklar için %5'idir. Gelirin kısmî döneme ait olması halinde, ay kesirleri tam ay sayılmak suretiyle bu süreye isabet eden indirim tutarları esas alınır. Asgarî geçim indirimi, bu şekilde hesaplanan tutar ile gelir vergisi tarifesinin birinci gelir dilimine uygulanan oranın (%15) çarpılmasıyla bulunan tutarın, hesaplanan vergiden mahsup edilmesi suretiyle uygulanır. Mahsup edilecek kısmın fazla olması halinde ise ücretliye iade yapılmaz.

İndirimin uygulamasında "çocuk" tabiri, mükellefle birlikte oturan veya mükellef tarafından bakılan (nafaka verilenler, evlat edinilenler ile ana veya babasını kaybetmiş torunlardan mükellefle birlikte oturanlar dâhil) 18 yaşını veya tahsilde olup 25 yaşını doldurmamış çocukları, "eş" tabiri ise, aralarında yasal evlilik bağı bulunan kişileri ifade etmektedir. İndirim tutarının tespitinde mükellefin, gelirin elde edildiği tarihteki medenî hali ve aile durumu esas alınmaktadır. İndirim, belirlenen oranlara göre hesaplanan tutarları aşmamak kaydıyla, ücret geliri elde eden aile fertlerinden her biri için ayrı ayrı, çocuklar için eşlerden yalnızca birisinin gelirine uygulanmaktadır. Boşananlar için indirim tutarının hesabında, nafakasını sağladıkları çocuk sayısı dikkate alınmaktadır.

Net ücretleri, vergi tarifesi nedeniyle sadece kendisi için asgarî geçim indirimi hesaplanan asgarî ücretlilere, içinde bulunulan yılın Ocak ayına ilişkin ödenen net ücretin (ilgili yılda geçerli asgarî ücretin dönemsel olarak farklı tutarlarda belirlenmiş olması halinde, yeni asgarî ücretin geçerli olduğu aylar için artışın uygulandığı ilk aydaki ücret üzerinden GVK’nın 103 üncü maddesinde yer alan tarifenin ilk dilimindeki oran baz alınarak hesaplanan net ücretin) altında kalanlara, bu tutar ile bu tutarın altında kalındığı aylara ilişkin olarak aylık hesaplanan net ücreti arasındaki fark tutar, ücretlinin asgarî geçim indirimine ayrıca ilave edilir. Bu fıkrada geçen net ücret, yasal kesintiler sonrası ücret tutarına asgarî geçim indiriminin ilavesi sonucu oluşan ücreti ifade eder. Ücretlerin vergilendirilmesinde asgari geçim indirimi uygulandıktan sonra, varsa teşvik amaçlı diğer indirim ve istisnalar dikkate alınır. Cumhurbaşkanı, indirim konusu yapılacak toplam tutarın asgarî ücretin yıllık brüt tutarını aşmaması şartıyla, asgarî geçim indirimi oranlarını artırmaya veya kanunî oranına kadar indirmeye yetkilidir.

Asgarî geçim indiriminin uygulama dönemleri ve mahsup şekli ile diğer hususlara ilişkin usûl ve esaslar Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan 265 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde açıklanmıştır. Daha sonra, 5084 sayılı Kanun kapsamında gelir vergisi stopajı teşvikinden yararlanan işverenlerce istihdam edilen ücretlilerin asgari geçim indirimi karşısındaki durumuna ilişkin açıklamalar 267 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde yapılmıştır. Daha sonra, 272 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde, gelir vergisi stopajı teşviki öngörülen yerlerde ücretli olarak çalışan işçilerin ücret gelirleri üzerinden hesaplanan gelir vergisinden, asgari geçim indirimi mahsubunun yapılması ve bu mahsup uygulandıktan sonra da ilgili kanunlarda yer alan teşvik amaçlı indirim ve istisnaların uygulamasına ilişkin açıklamalar yapılmıştır. İlave asgari geçim indirimi uygulamasına ilişkin olarak GVK’nın geçici 86’ncı maddesine eklenen hükümle ilgili gerekli açıklamalar ise 294 seri no.lu GVGT’de yapılmıştır. Son olarak çalışanların asgari ücretinde artan oranlı vergi tarifesi nedeniyle oluşacak gelir kaybının asgari geçim indirimi olarak ödenmek suretiyle telafi edilmesine yönelik GVK’nın 32 nci maddesinde yapılan düzenleme hakkında ise 303 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde açıklamalar yapılmıştır.

2021 Yılında Ücretlilere Ödenecek Aylık ve Yıllık AGİ Tutarları

2021 yılında asgari ücretin aylık brüt tutarı 3.577,50 TL, asgari ücretin net tutarı 2.825,90 TL olarak belirlenmiş olup, asgari ücretlinin işverene maliyeti ise 4.203,56 TL olmuştur. Asgarî geçim indirimi, ücretin elde edildiği takvim yılı başında geçerli olan ve sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan asgarî ücretin yıllık brüt tutarının;

  • Mükellefin kendisi için %50'si,
  • Çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eşi için %10'u,
  • Çocukların her biri için ayrı ayrı olmak üzere ilk iki çocuk için %7,5, üçüncü çocuk için %10 ve diğer çocuklar için %5'idir.

Gelirin kısmî döneme ait olması halinde, ay kesirleri tam ay sayılmak suretiyle bu süreye isabet eden indirim tutarları esas alınmaktadır. Asgarî geçim indirimi, asgari ücretin brüt tutarına belirlenen oranlar uygulanmak suretiyle bulunan tutar ile gelir vergisi tarifesinin birinci gelir dilimine uygulanan %15 oranının çarpılmasıyla bulunan tutarın, hesaplanan vergiden mahsup edilmesi suretiyle uygulanmaktadır. Mahsup edilecek kısmın fazla olması halinde ücretliye iade yapılmamaktadır. 2021 yılında ücretlinin evli olup olmamasına, evli ise eşinin çalışıp çalışmamasına ve çocuk sayısına göre alabileceği en düşük ve en yüksek asgari geçim indirimi tutarları (TL olarak) yıllık ve aylık olarak aşağıdaki tabloda yer almaktadır.(1)

(Asgari ücret; 2021 yılı için aylık 3.577,50 TL, yıllık 42.930 TL olarak belirlenmiştir.)

ÜCRETLİNİN MEDENİ DURUMUASGARİ ÜCRETORAN (%)MATRAH
(Yıllık Brüt Asgari Ücret X AGİ Oranı)
İNDİRİM TUTARI
[(4)X%15]
AYLIK TUTAR
[(5)/12]
(1)(2)(3)(4)(5)(6)
Bekar42.930,005021.465,003.219,75268,31
Evli, eşi çalışmayan42.930,006025.758,003.863,70321,98
Evli, eşi çalışmayan, 1 çocuklu42.930,0067,528.977,754.346,362,22
Evli, eşi çalışmayan, 2 çocuklu42.930,007532.197,504.829,63402,47
Evli, eşi çalışmayan, 3 çocuklu*42.930,009936.490,505.473,58456,13
Evli, eşi çalışan42.930,005021.465,003.219,75268,31
Evli, eşi çalışan, 1 çocuklu42.930,0057,524.684,753.702,71308,56
Evli, eşi çalışan,  2 çocuklu42.930,006527.904,504.199,68348,81
Evli eşi çalışan   3 çocuklu42.930,007532.197,504.829,63402,47
Evli, eşi çalışan, 4 çocuklu42.930,008034.344,005.151,60429,30
Evli, eşi çalışan,   5 çocuklu*42.930,009936.490,505.473,58456,13

* Asgari ücretin 2021 yılı gelir vergisi tutarı aylık 456,13 TL olduğundan, asgari geçim indirimi 2021 yılında aylık 456,13 TL’yi aşamayacaktır.

2021 yılında en düşük asgari geçim indirimi tutarı; bekar ücretli ile evli, eşi çalışan ve çocuksuz asgari ücretli için 268,31 TL olmaktadır. En yüksek asgari geçim indirimi tutarı ise; evli, eşi çalışmayan ve 3 çocuklu asgari ücretli ile evli, eşi çalışan ve 5 çocuklu asgari ücretli için 456,13 TL olmaktadır. 2021 yılında asgari ücretin brüt tutarı üzerinden hesaplanan gelir vergisi tutarı aylık 456,13 TL olduğundan, ücretliye ödenecek asgari geçim indirimi tutarı hiçbir şekilde aylık olarak 456,13 TL’yi aşamayacaktır.

Ücretlinin Zamanında Bildirmediği Değişiklikten İşverenin Sorumluluğu

Asgari geçim indirimi tutarının tespitinde ücretlinin “gelirin elde edildiği tarihteki” medeni hali ve aile durumu esas alınmaktadır. Konu hakkında GVK’nın 32. maddesinde yer alan hükme göre, asgari geçim indiriminin hesaplanmasında dikkate alınan indirim tutarının tespitinde mükellefin, gelirin elde edildiği tarihteki medenî hali ve aile durumu esas alınmaktadır. Dolayısıyla, sistemden yararlanacak ücretlilerin asgari geçim indirimi tutarının tespitinde, işverenler tarafından ücretlinin ücret gelirini elde edildiği tarihteki medeni hali ve aile durumu esas alınacaktır. Yıl içinde mükellef lehine meydana gelecek değişiklikler de değişikliğin işverene bildirildiği tarihten itibaren dikkate alınacaktır. Buna göre, asgari geçim indirimi tutarının tespitinde, ücretlinin o tarihteki mevcut bilgileri doğrultusunda hareket edilmesi gerekir. Ücretlilerin süresinde işverenine bildirmediği medeni durum değişikliği ve çocuk sayısındaki değişiklikler için işverenin bir sorumluluğu yoktur. Bu nedenle, herhangi bir değişiklik anında ücretlilerin Aile Durumu Bildirimini doldurup bir aylık süre içinde işverenlerine bildirimde bulunmaları gerekir.

Asgari Geçim İndirimi Uygulamasında Cezai Müeyyidelerin Doğması

Asgari geçim indirimi uygulamasında, ücretlilere ödenecek olan asgari geçim indirimi tutarları, ücretlilere ödenen aylıklardan kesilen gelir vergisinden mahsup edilmek suretiyle ücretliye yansıtıldığından, haksız yere asgari geçim indirimi tutarının mahsup edilmesi durumunda ödenmesi gereken gelir vergisi tutarı azaltılmış olacağından, bu durumda vergi ziyaı oluşabilmektedir. Bunlardan birincisi, ücretliler tarafından işverene verilen Aile Durumu Bildiriminin eksik veya hatalı doldurulması sonucunda vergi ziyaı meydana gelecektir. Bir diğer nedende işverenler tarafından çalışana ilgili aylarda ödenmediği halde muhtasar ve prim hizmet beyannamesinde tevkif yoluyla kesilen vergiler toplamından asgari geçim indirimi tutarının mahsup edilmesidir. Ayrıca, birden fazla işverenden ücret alan ücretlinin her bir işvereninden aynı anda bildirimde bulunup, bu sistemden yararlanması durumunda da yersiz (haksız) alınan asgari geçim indirimi tutarı nedeniyle vergi ziyaı oluşabilmektedir.

Asgari geçim indirimine ait tutarların gerek işveren tarafından ücretliye ödenmemesi gerekse de ücretlinin medeni durumuna ilişkin yanlış bilgi vermek suretiyle daha yüksek oranda yararlanması 213 sayılı Vergi Usul Kanunu açısından cezai işlemlerin yapılmasını gerektirmektedir. Vergi Usul Kanunu’nun 341 inci maddesinde yer alan hükme göre; vergi ziyaı, mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesini veya eksik tahakkuk ettirilmesini ifade eder. Şahsi, medeni haller veya aile durumu hakkında gerçeğe aykırı beyanlar ile veya sair suretlerle verginin noksan tahakkuk ettirilmesine veya haksız yere geri verilmesine sebebiyet vermek de vergi ziyaı hükmündedir. Belirtilen bu hallerde verginin sonradan tahakkuk ettirilmesi veya tamamlanması veyahut haksız iadenin geri alınması ceza uygulanmasına mani teşkil etmez. Aynı Kanunun 344 üncü maddesinde ise vergi ziyaı suçunun işlenmesi halinde ne tür bir ceza verileceği belirtilmiştir. Buna göre vergi ziyaı suçu işleyenlere, ziyaa uğrattıkları verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesilmektedir.

Ücretlilerden Fazla Alınan AGİ’nin Geri Alınma Süreci

Asgari geçim indirimi hesaplanırken ücretlinin medeni durumu göz önünde bulundurulmaktadır. Bu uygulamada eşin çalışıp çalışmadığı, herhangi bir gelirinin olup olmadığı ve çocukların sayısı ve yaşına ilişkin olarak ücretlinin beyanı yeterli olmaktadır. Ücretlinin bu konularda yanıltıcı beyanda bulunmak suretiyle, haksız olarak asgari geçim indiriminden yararlanması dolayısıyla da daha az vergi ödemesi halinde, haksız olarak yararlanılan tutarlar 213 sayılı Vergi Usul Kanunu gereğince ücretliden cezalı olarak tahsil edilecektir. Asgari geçim indiriminden haksız yere yararlanılması vergi ziyaı cezasını gerektirecektir. Ücretli haksız yararlandığı asgari geçim indirimi ile birlikte vergi ziyaı cezasını da ödemek zorunda kalacaktır. Haksız yararlanılan asgari geçim indirimi tutarı için ayrıca vergi/ceza ihbarnamesinin kesinleşmesine kadar gecikme faizi de uygulanacaktır. Ücretlinin, adına yapılan cezalı tarhiyata karşı her türlü kanuni yollara (dava açma, cezalarda indirim, uzlaşma hakkı, düzeltme talebi gibi) başvuru hakkı bulunmaktadır.

1. Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi Veren İşverenin Yanında Çalışan Ücretliye Fazla Ödenen AGİ’nin Geri Alınması

Muhtasar ve prim hizmet beyannamesi veren bir işveren nezdinde çalışan bir ücretliye ilişkin cezai işlemler işverenin bağlı olduğu vergi dairesince gerçekleştirilecektir. Ancak, vergi/ceza ihbarnamesinin muhatabı işveren olacaktır. Öte yandan, haksız yararlanılan tutarlar ücretlinin yanlış beyanından kaynaklanmışsa genel hükümler çerçevesinde işveren ödediği bu tutarları ücretliye yansıtabilecektir. İşverenler, vergi sorumlusu sıfatıyla sadece kendilerine tabi olarak çalışan ücretlilerin ücretlerinden tevkif ettikleri gelir vergilerini sadece kaynakta kesmek bakımından değil, bunun doğru olarak beyan edilip ödenmesinden de sorumludurlar. Bu nedenle, tevkif suretiyle kesilen vergilerin eksik beyanı dolayısıyla yapılan ikmalen veya re’sen tarhiyatlarda vergi aslı ile buna ilişkin cezalardan sorumlu olacaklardır. Buna göre, muhtasar ve prim hizmet beyannamesi veren işverenlerin yanında çalışan ücretlilerin haksız yere asgari indiriminden yararlanmaları durumunda vergi/ceza ihbarnamesinin işveren adına düzenlenmesi ve işverene tebliğ edilmesi gerekmektedir. Daha sonra tahakkuk edecek vergi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinin işverenden tahsil edilmesi gerekir. Çalışanın eksik veya yanlış bildirimlerinden dolayı fazla almış olduğu AGİ’nin, işveren tarafından Vergi İdaresine ödenmesinden sonra çalışana yansıtılması mümkün bulunmaktadır.

2. Çalışana Ödenmediği Halde Haksız Yere Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesinde Mahsup Edilen AGİ’nin Geri Alınması

İşverenler ücretliler tarafından kendilerine verilen bildirimlere göre hesapladıkları yıllık asgari geçim indirimi tutarlarının her aya isabet eden kısmını, aylık ücret üzerinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup etmekte ve mahsup edilen bu tutar ücretliye ödenmektedir. İşverenler tarafından hizmet erbabının ücret gelirlerinden kesilen gelir vergisinden mahsup edilen asgari geçim indirimi tutarının, o ayki ücretiyle birlikte ücretliye nakden ödenmesi gerekir. Aksi takdirde, ücretliye nakden ödenmeyen asgari geçim indirimi, işverenler tarafından haksız yere yapılan bir mahsup işlemi niteliği taşıyacak ve tevkif suretiyle kesilen verginin bu tutar kadar olan kısmı, muhtasar ve prim hizmet beyannamesi ile eksik beyan edilmiş olacaktır. Bu nedenle, ücretliye nakden ödenmeyen asgari geçim indirimi o ayda eksik beyan edilmiş vergi tevkifatı olarak kabul edilerek, bu vergiler için de işverenler hakkında cezalı tarhiyat yapılacaktır. Yapılan bu cezalı tarhiyatın işveren tarafından vergi idaresine ödenmesi sonrasında, çalışana yansıtılması mümkün değildir.

3. Yıllık Beyanname Veren Ücretlinin Haksız Yere AGİ Mahsup Etmesi Halinde Yapılacak İşlemler

Ücret gelirinden yıl içinde tevkifat yapılmadığı için yıllık beyanname veren ücretlinin, yıllık beyanname üzerinden asgari geçim indiriminden yararlanmak istemesi ve beyannameye ekleyecekleri Aile Durumu Bildirimini yanlış doldurmaları sonucunda (çocuk ve eşin durumunun hatalı beyanı gibi) hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilecek asgari geçim indirimi tutarını fazla hesaplanmasına sebebiyet verilmesi suretiyle, ödenecek gelir vergisinin azaltılması durumunda, 213 sayılı Vergi Usul Kanununa göre vergi ziyaı doğmuş olacaktır. Bu durumda, yersiz olarak fazla miktarda asgari geçim indirimi tutarının yıllık beyannamede hesaplanan gelir vergisinden mahsubuna sebebiyet veren mükellef adına, bağlı olduğu vergi dairesi tarafından ikmalen tarhiyat yapılarak, eksik hesaplanmış olan vergi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi ile birlikte ihbarname kuralına göre tarh ve tahakkuk ettirilerek ücretliden geri alınacaktır. Ücretlinin, adına yapılan cezalı tarhiyata karşı kanuni haklarını kullanması mümkün bulunmaktadır.  

4. Kamuda Çalışan Ücretlilere Fazla Ödenen AGİ’nin Geri Alınması

Ücretlinin muhtasar ve prim hizmet beyannamesi vermek zorunda olan veya olmayan bir işveren nezdinde çalışıyor olması halinde izlenecek yöntem dışında karşılaşılacak ceza açısından herhangi bir fark bulunmamaktadır. Şöyle ki, muhtasar ve prim hizmet beyannamesi vermek zorunda olmayan bir kamu kurumunda çalışan memur maaşını saymanlık vasıtasıyla almakta olduğundan cezai işlemler saymanlıkça yerine getirilecek ve cezai işlemlerin muhatabı doğrudan ücretli olacaktır. Vergi ceza ihbarnamesi ücretli adına düzenlenerek haksız yere yararlanılan asgari geçim indirimi tutarları kendisinden geri alınacaktır. Genel bütçeye dahil dairelerde çalışan ücretlilerce, gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suretiyle asgari geçim indirimi tutarının fazla hesaplanmasına neden olunması halinde, vergi/ceza ihbarnamesinin ücretliler adına düzenlenerek tahsil işleminin buna göre yapılması gerekmektedir. Haksız yararlanılan asgari geçim indirimi nedeniyle eksik ödenen vergi tutarları, ilgili saymanlıklarca saymanlığın bağlı bulunduğu vergi dairelerine intikal ettirilerek ücretlilerden ihbarname kuralına göre cezalı olarak tahsil edilecektir. Bu cezalı vergi tarhiyatından işverenlerin tahakkuk memurları da müteselsilen sorumlu olacaklardır.

Örneğin bir bakanlıkta çalışan bir memurun, eş ve çocuklarının AGİ’den yararlanma durumlarının sona ermesi durumunu işverenine geç bildirmesinden dolayı beş ay fazla AGİ aldığını varsayalım. Bu durumda, muhtasar ve prim hizmet beyannamesi vermeyen genel bütçeli kuruluş olan bakanlıktaki tahakkuk biriminin, personelin fazla aldığı tutarı geri tahsil etmek için süreci başlatması gerekmektedir. Bakanlıkta çalışan memur maaşını saymanlık vasıtasıyla almakta olduğundan cezai işlemleri saymanlık takip edecek ve cezai işlemlerin muhatabı doğrudan ücretli olacaktır. Bakanlığın bağlı olduğu saymanlık, bu durumu  saymanlığın bağlı bulunduğu vergi dairesine intikal ettirecek ve ücretliden ihbarname kuralına göre cezalı olarak tahsil etmesini sağlayacaktır. Bu süreci bakanlığın tahakkuk birimi ve saymanlık birimi takip edecektir. Genel bütçeli kuruluşlarda çalışanların fazla aldığı AGİ’nin geri alınması kişi borçlarının tahsilindeki süreç gibi değildir. Gelir Vergisi Kanununa göre ödenen AGİ’nin, fazla ve yersiz ödeme sonucunda geri alınmasına ilişkin sürecinde Gelir Vergisi Kanunu ve Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre cezalı olarak ihbarname kuralına göre tahsil edilmesi gerekmektedir. Ücretlilerin fazla aldıkları AGİ tutarı için adlarına yapılan cezalı tarhiyata karşı Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre cezalarda indirim, tarhiyat sonrası uzlaşma ve dava açma hakları her zaman mümkün bulunmaktadır.

İşveren Tarafından Çalışana Ödenmeyen AGİ İçin Ücretlilerin Yapması Gerekenler

Çalışanlara fazla ödenen AGİ’nin yanında bazı durumlarda işverenvler tarafından çalışanlara asgari geçim indiriminin eksik ödenmesi veya hiç ödenmemesi gibi durumlarda uygulamada sıkça karşılaşılan bir durumdur. Asgari geçim indirimini alamayan ücretlinin işverenini, Gelir Vergisi Kanunu yönünden Hazine ve Maliye Bakanlığına (Gelir İdaresi Başkanlığına), İş Kanunu yönünden ise Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına (Sosyal Güvenlik Kurumuna) şikayet etmesi mümkün bulunmaktadır. İş Kanununda, işçinin ücretinin ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde ceza öngörülmüş olduğundan, işçinin ücretini ödemeyen veya eksik ödeyen işverene bu durumdaki her işçi ve her ay için para cezası uygulanması gerekmektedir. Asgari geçim indirimini de ücretin bir parçası olarak kabul edersek, işçiye hak ettiği AGİ tutarını ödemeyen işverene de ceza uygulanması gerekmektedir.

Ücretlilerin, alamadıkları AGİ için işverenini muhtasar ve prim hizmet beyannamesi yönünden bağlı olduğu vergi dairesi müdürlüğüne veya diğer vergi idaresi birimlerine (Vergi Dairesi Başkanlığı/Defterdarlık-Gelir Müdürlükleri) dilekçe vermeleri gerekmektedir. Muhtasar ve prim hizmet beyannamesi vermeyen genel bütçeli kuruluşlarda çalışan ücretlilerin ise, sistemin uygulanmasına ilişkin bir sorun yaşadıklarında maaş tahakkuk birimlerine başvurmaları gerekir. Yasal düzenlemede asgari geçim indirimi ödevinin yerine getirilmemesi veya eksik yerine getirilmesi vergi ziyaı olarak değerlendirilmiştir. Özel sektör firmaları tarafından ücretliye nakden ödenmeyen asgari geçim indirimi işverenler tarafından haksız yere yapılan bir mahsup niteliği taşıyacak ve tevkif suretiyle kesilen verginin bu tutar kadar olan kısmı, muhtasar ve prim hizmet beyannamesi ile eksik beyan edilmiş vergi tevkifatı olarak kabul edilerek bu vergiler için de işverenler hakkında cezalı tarhiyat yapılacaktır.

Gerçekten de işverenler tarafından aylık maaşları üzerinden her ay düzenli olarak ödenmesi gereken asgari geçim indirimi tutarının çalışana ödenmemesi durumunda, işveren hem İş Kanunu hem de Vergi Usul Kanunu açısından cezai müeyyidelerle karşılaşabilecektir. Bu durumda işverene İş Kanunu uyarınca her yıl için belirlenen tutar üzerinden işçi başına ve her ay için idari para cezası kesilecektir. Asgari geçim indiriminin işçilere ödenmemesi, mükellefler adına mahsup edilmemesi gereken bir indirim olarak kabul edileceğinden, re’sen ya da ikmalen tarhiyat yapılarak işverene vergi ziyaı cezası kesilecektir. Bu açıdan asgari geçim indirimini ödemeyen işvereni hem Sosyal Güvenlik Kurumunun ALO 170 ihbar hattına, hem de Gelir İdaresi Başkanlığının Vergi İletişim Merkezi 189 nolu ihbar hattına şikayet edilmesi mümkün bulunmaktadır. Asgari geçim indirimi ödenmemesi nedeniyle işten ayrılan işçiye kıdem tazminatı da ödenmesi gerekmektedir. Ayrıca, asgari geçim indirimin ödenmemesi nedeniyle işçi tarafından iş sözleşmesi derhal ve haklı nedenle feshedilebilecektir.  Dolayısıyla asgari geçim indirimi ödenmeyen işçi iş sözleşmesini derhal feshederek, 1 yıldan fazla kıdemi varsa, kıdem tazminatı da alabilecektir.

Sonuç

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 32. maddesinde yer alan asgari geçim indirimi uygulamasında, ücretlilere ödenecek olan asgari geçim indirimi tutarları, ücretlilere ödenen aylıklardan kesilen gelir vergisinden mahsup edilmek suretiyle ücretliye yansıtıldığından, haksız yere asgari geçim indirimi tutarının mahsup edilmesi durumunda ödenmesi gereken gelir vergisi tutarı azaltılmış olacağından, bu durumda vergi ziyaı oluşabilecektir. Bunlardan birincisi, ücretliler tarafından işverene verilen Aile Durumu Bildiriminin yanlış doldurulması sonucunda vergi ziyaı meydana gelecektir. Bir diğer nedende işverenler tarafından çalışana ilgili aylarda ödenmediği halde muhtasar ve prim hizmet beyannamesinde asgari geçim indirimi tutarının mahsup edilmesidir. Ayrıca, yıl içinde tevkifata tabi tutulmadığı için yıllık beyanname ile beyan edilen ücret gelirleri içinde yıllık beyanname üzerinde hesaplanan gelir vergisinden hesaplanan asgari geçim indirimi tutarının yanlış hesaplanması nedeniyle, yersiz alınan asgari geçim indirimi tutarı nedeniyle vergi ziyaı oluşabilmektedir. Sonuç olarak, asgari geçim indirimine ait tutarların gerek işveren tarafından ücretliye eksik veya hiç ödenmemesi gerekse de ücretlinin medeni durumuna ilişkin yanlış bilgi vermek suretiyle daha yüksek oranda yararlanması durumlarında, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu açısından cezai işlemlerin yapılması gerekmektedir. Dolayısıyla, hem işveren hem de ücretli açısından cezai sorumlulukların doğmaması için asgari geçim indirimine ilişkin ödev ve yükümlülüklerin zamanında yerine getirilmesi gerekmektedir.

1.193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu
2.265 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği
3.www.gib.gov.tr/Sıkça Sorulan Sorular/Asgari Geçim İndirimi
4.Türkay İmdat, Asgari Geçim İndirimi Uygulaması, Maliye ve Hukuk Yayınları, 2008

(Bu makale Lebib Yalkın Mevzuat Dergisinde Mayıs 2021’de yayınlanmış olup Sn. Türkay’ın özel izni ile yayınlanmaktadır.)
1- https://www.gib.gov.tr/yardim-ve-kaynaklar/sikca-sorulan-sorular, erişim tarihi: 22.03.2021.

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor