Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşeyyeni e-konomi

Vergi

Enes ŞAHİN
25 Eylül 2019Enes ŞAHİN
435OKUNMA

İş Yerini Değiştiren Çalışanların Vergi Beyanı Yükümlülüğü

Son günlerde iş yerini değiştiren gerçek kişiler vergi dairesinden gönderilen yazılar doğrultusunda beyanname vermeye davet ediliyor. Aslında izaha davete çağrılıyor. Çalışmanın kaynağı ise Hazine ve Maliye Bakanlığının Sosyal Güvenlik Kurumundan aldığı ücretler ve iş yerleri ile ilgili veriler. Peki, yıl içinde iş yerini (işverenini) değiştirenler, vergi dairesinden gönderilen yazıya istinaden gerçekten vergi beyannamesi vermek durumundalar mı? Veya yıl içinde iş yerini değiştirenlerin, vergi beyannamesi verme durumunun uygulaması ve yasal dayanağı nedir?

Bu yazımızda bir yıl içerisinde birden fazla işverenden ücret alan (yıl içerisinde iş değiştiren) gerçek kişilerin hangi durumlarda yıllık gelir vergisi beyannamesi vermesi gerektiği veya hangi durumlarda yıllık gelir vergisi beyannamesi vermemesi gerektiği hususları açıklanacaktır.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanun’un 1’inci maddesine göre gerçek kişilerin gelirleri gelir vergisine tâbidir. Gelir ise bir gerçek kişinin bir takvim yılı içerisinde elde ettiği kazanç ve iratların safi tutarıdır. Mezkûr Kanun’un 2’nci maddesinde ise ücret, vergilendirilecek gelire giren kazanç ve iratlar arasında sayılmıştır. Aynı Kanun’un 61’inci maddesinde ise ücretin tanımı yapılmıştır. Bu maddeye göre ücret, işverene tabi olan ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.

Öte yandan aynı Kanun’un 85’inci maddesinde ise mükelleflerin, Kanun’un ikinci maddesinde yazılı kaynaklardan bir takvim yılı içinde elde ettikleri kazanç ve iratları için bu Kanun’da aksine hüküm olmadıkça yıllık beyanname vermeleri gerektiği ve bu Kanun’a göre beyanı gereken gelirlerin de yıllık beyannamede toplanması gerektiği belirtilmiştir.

Öte yandan aynı Kanun’un 86’ncı maddesinde ise yıllık beyannamenin verilmeyeceği ve diğer gelirler için beyanname verilmesi halinde hangi gelirlerin beyannameye dâhil edilmeyeceği belirtilmiştir.

Bu doğrultuda gelirin konusuna giren ancak beyannameye dâhil edilmeyecek olan (beyanname verilmeyecek olan) ücret gelirleri ile ilgili olarak ise söz konusu Kanun’un 86’ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; “Tek işverenden alınmış ve tevkif suretiyle vergilendirilmiş ücretler (birden fazla işverenden ücret almakla beraber, birden sonraki işverenden aldıkları ücretlerinin toplamı, 103 üncü maddede yazılı tarifenin ikinci gelir diliminde yer alan tutarı aşmayan mükelleflerin, tamamı tevkif suretiyle vergilendirilmiş ücretleri dâhil)” hükmü yer almaktadır.

Söz konusu Kanun hükmünün tersinden ise birden fazla işverenden ücret almakla beraber, birden sonraki işverenden aldıkları ücretlerinin toplamı, 103’üncü maddede yazılı tarifenin ikinci gelir diliminde yer alan tutarı aşan mükelleflerin yıllık beyanname vereceği ve ücret gelirlerini beyan edeceği anlaşılmaktadır.

Buna göre bir yıl içerisinde birden fazla işverenden ücret alınması veya yıl içerisinde iş yeri değişikliği nedeniyle birden fazla işverenden ücret alınması halinde, birden sonraki işverenden alınan net ücretin (sosyal güvenlik kesintileri gibi kesintilerin düşüldükten sonraki hali) Gelir Vergisi Kanunu’nun 103’üncü maddesinde yazılı tarifenin ikinci gelir diliminde yer alan tutarı aşmayan gerçek kişilerin beyanname verme zorunluluğu bulunmamaktadır.

Ancak bu tarifede yer alan tutarı aşan ücret gelirlerin ise beyannameyle bildirilmesi zorunluluğu bulunmaktadır. Vergi alacağı ile ilgili zamanaşımı hükümleri de göz önüne alındığında, 2014 ile 2019 yılları için 103’üncü maddede yazılı tarifenin ikinci gelir diliminde yer alan tutarlar aşağıdaki gibidir.

YıllarTutarlar (TL)
201427.000,00
201529.000,00
201630.000,00
201730.000,00
201834.000,00
201940.000,00

16 numaralı Gelir Vergisi Sirkülerinde ise “Birden fazla işverenden ücret alınması halinde, sosyal güvenlik kesintisinin yapıldığı ücret, tüm ücret ödemeleri üzerinden sosyal güvenlik kesintisi yapılmış olunması halinde ise tutarı yüksek olan ücret birinci işverenden alınan ücret olarak kabul edilecektir.” hükmü yer almaktadır. Sirkülerde yer alan bu hüküm gereği yıl içerisinde iş değişikliği nedeniyle birden fazla işverenden ücret alınması halinde birinci ücret olarak en yüksek olan ücret kabul edilecektir. Birinci ücret belirlendikten sonra diğer işverenlerden elde edilen net ücretlerin ise yukarıdaki tabloda yıllar itibariyle belirtilen tutarları aşması halinde, ücret geliri elde eden gerçek kişinin birinci işverenden aldığı ücret de dâhil olmak üzere yıl içerisinde elde ettiği ücret gelirlerini yıllık Gelir Vergisi Beyannamesi ile beyan etmesi gerekmektedir.

Yukarıda açıklanan durumu ise örnek yardımıyla aşağıdaki gibi izah edebiliriz.

Örnek-1: 2016 yılı içerisinde X çalışanı A ve B şirketlerinde çalışmış bulunmaktadır. A şirketinde Ocak-Mart aylarında çalışmış olup bu iş yerinden aldığı ücret 12.000,00-TL’dir. B şirketinde ise Haziran-Aralık aylarında çalışmış olup bu iş yerinden aldığı ücret ise 36.000,00-TL’dir.

Bu durumda sirkülere göre birinci işveren olarak tutarı en yüksek olan B şirketi kabul edilecektir. Birinci işverenden sonraki işverenden (A şirketinden) aldığı ücret 2016 yılı için geçerli olan 30.000,00-TL’lik sınırı geçmemesi sebebiyle X çalışanının beyanname vermesine gerek bulunmamaktadır. A ve B şirketlerinin yıl içerisinde X çalışanından yapmış olduğu vergi kesintileri X çalışanı için nihai vergi olacaktır.

Örnek-2: 2018 yılı içerisinde Y çalışanı E ve Ş şirketlerinde çalışmış bulunmaktadır. E şirketinde Ocak-Mayıs aylarında çalışmış olup bu iş yerinden aldığı ücret 39.000,00-TL’dir. Ş şirketinde ise Temmuz-Aralık aylarında çalışmış olup bu iş yerinden aldığı ücret ise 45.000,00-TL’ dir.

Bu durumda sirkülere göre birinci işveren olarak tutarı en yüksek olan Ş şirketi kabul edilecektir. Birinci işverenden sonraki işverenden (E şirketinden) aldığı ücret 2018 yılı için geçerli olan 34.000,00-TL’lik sınırı geçmesi sebebiyle Y çalışanı 84.000,00-TL’nin (39.000,00 + 45.000,00) tamamını Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesi ile beyan etmesi gerekmektedir. Ayrıca Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesi ile beyan ettiği bu tutardan hesaplanan Gelir Vergisinden E ve Ş şirketleri tarafından Y gerçek kişisi adına tevkif edilen vergilerin tenzil edilmesi sonrasında kalan verginin ödenmesi gerekmektedir.

Verilen örneklerde, ücretlilerin yıl içinde iş değiştirmeleri halinde hangi durumda yıllık beyanname vereceği hangi durumda yıllık beyanname vermeyeceği kısaca izah edilmeye çalışılmıştır. İdarenin burada amacı ücretlilerin kümülatif ücret gelirleri üzerinden vergilendirme yapmak. Ancak her bir işveren ilk gelir diliminden (ilk vergi oranından) stopaj yaptığından devlet açısından vergi kaybı oluşmakta ve ücret gelirleri doğru bir vergilendirilememektedir. Bu olumsuzluğun ortadan kalkması (cezalı durumlarla karşılaşılmaması) için çalışanların yeni işverenlerine daha önceki çalıştığı işyerine ilişkin bilgilerini (elde ettikleri ücretleri, ücret matrahlarını) bildirmeleri gerekmekte ve gerçek durum üzerinden vergilendirme yapılmalıdır. Böylece hem devlet alacağı gerçek vergiyi almış olur hem de çalışanlar cezalı tarhiyatlarla muhatap olmazlar.

Öte yandan iş değiştiren çalışanların, birden fazla işverenden elde ettikleri ücret gelirleri dolayısıyla daha fazla vergi ödeyeceği gibi genel bir algı oluşabilir. İş değiştirenlerin beyanname ile beyan etmek zorunda oldukları ücret gelirlerinden, Gelir Vergisi Kanunu’nun 89’uncu maddesinde yer alan indirimleri (eğitim-sağlık harcamaları, bağış, yardım gibi) indirme hakkı bulunmaktadır. İş değiştirenler, eğer ücret gelirlerini beyan etmek zorunda olmasalardı Kanun’da yer alan diğer indirimleri gelirlerinden indiremeyeceklerdi. İş değiştiren ücretlilerin, ücret gelirlerini beyanname ile beyan etme zorunluluğu doğduğunda sadece beyanname verenlerin indirim hakkı olan indirimlerden de yararlanma hakkı doğacaktır. Böylece diğer indirimler dolayısıyla daha az ödenecek vergi çıkabilecektir.

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor