Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşey

Vergi

Menderes ÇETİN
13 Haziran 2021Menderes ÇETİN
582OKUNMA

İş Kazası Geçiren Personele Yapılan Ödemenin Vergi Mevzuatı Karşısındaki Durumu

Kısaca, iş görme edimini yerine getiren sigortalı personelin işini yaptığı, yapmak üzere hazır bulunduğu zamanlarda başına gelen ve onu çalışma imkânından alıkoyan duruma iş kazası diyebiliriz.

İş kazası geçiren sigortalı işçiye gerek İş Kanunu gerekse de Sosyal Güvenlik Kanunu açısından bazı özel düzenlemeler yapılmıştır. İş kazası geçiren kişiye Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından iş görme edimini yerine getirmediği süre boyunca belli bir oranda yapılan iş göremezlik ödemesi de bunlardan biridir. Bunun yanında iş kazası geçiren ve çalışmaz durumda olan personellere işverenler tarafından da ödeme yapılması mümkündür.

Bu makalede iş kazası geçiren personele işveren tarafından yapılan ödemelerin vergi mevzuatımız karşısındaki durumu incelenecektir.

Gelir Vergisi Kanunu Açısından

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun

25 inci maddesinde; 

"Aşağıda yazılı tazminat ve yardımlar Gelir Vergisi'nden müstesnadır:

1. Ölüm, engellilik ve hastalık sebebiyle verilen tazminat ve yardımlar ile 25/8/1999 tarihli ve 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu uyarınca ödenen işsizlik ödeneği ve 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa göre ödenen işe başlatmama tazminatı;
6. Sosyal sigorta kurumları tarafından sigortalılara yapılan ödemeler;"

61 inci maddesinde;

"Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.

Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez…."

hükümleri yer almaktadır.

Vergi Usul Kanunu Açısından

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 227 nci maddesinin birinci fıkrasında;

"Bu kanunda aksine hüküm olmadıkça bu kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir." 

hükmü yer almakta olup, söz konusu kayıtların aynı Kanunun 229 ve müteakip maddelerinde belirtilen belgeler ile tevsik edilmesi esastır.

Aynı kanunun 238 inci maddesinde;

"İşverenler her ay ödedikleri ücretler için (Ücret bordrosu) tutmaya mecburdurlar. Gelir Vergisi Kanununa göre vergiden muaf olan ücretlerle diğer ücret üzerinden vergiye tabi hizmet erbabına yapılan ücret ödemeleri için bordro tutulmaz."

hükmü almaktadır.

Damga Vergisi Kanunu Açısından

488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde; “Bu Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtların damga vergisine tabi olduğu, bu Kanundaki kağıtlar teriminin yazılıp imzalanmak veya imza yerine geçen bir işaret konmak suretiyle düzenlenen ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan belgeler ile elektronik imza kullanılmak suretiyle manyetik ortamda ve elektronik veri şeklinde oluşturulan belgeleri ifade edeceği; 3 üncü maddesinde, damga vergisinin mükellefinin kağıtları imza edenler olduğu; 9 uncu maddesinde, bu Kanuna ekli (2) sayılı tabloda yazılı kağıtların damga vergisinden müstesna olduğu hükmüne yer verilmiştir.

Kanuna ekli (1) sayılı tablonun "Makbuzlar ve diğer kağıtlar" başlıklı bölümünün IV/1-b fıkrasında, maaş, ücret, gündelik, huzur hakkı, aidat, ihtisas zammı, ikramiye, yemek ve mesken bedeli, harcırah, tazminat ve benzeri her ne adla olursa olsun hizmet karşılığı alınan paralar (avans olarak ödenenler dahil) için verilen makbuzlar ile bu paraların nakden ödenmeyerek kişiler adına açılmış veya açılacak cari hesaplara nakledildiği veya emir ve havalelerine tediye olunduğu takdirde nakli veya tediyeyi temin eden kağıtların binde 7,59 nispetinde damga vergisine tabi tutulacağı; Kanuna ekli (2) sayılı tablonun "IV Ticari ve medeni işlerle ilgili kağıtlar" başlıklı bölümünün 34 numaralı fıkrasında ise, Gelir Vergisi Kanununun 23 üncü maddesinde belirtilen ücretlere ilişkin kağıtların damga vergisinden istisna olduğu hükme bağlanmıştır.

Sonuç

İş kazası veya başka bir nedenle işini yapamaması sonucunda ücretinde azalma olan personele işveren tarafından yardım maksatlı, normal ücretinden ayrı olarak ilave ödeme yapılması mümkündür. Bu tarz ödemelerin çalışanların iş yerine karşı olan aidiyetlerinin artmasına ve uzun vadede işverenin faydasına yönelik olduğu söylenebilir.

Yukarıda yer alan kanun hükümleri ve açıklamalara istinaden iş kazası geçiren personele yardım amaçlı yapılan ücret ödemesi için;

  • Gelir Vergisi Kanununun 25. maddesi kapsamında gelir vergisi istisnası uygulanması,
  • Vergi Usul Kanunu kapsamında ücret bordrosu düzenlenmesi,
  • Düzenlenen bordro için Damga Vergisi Kanununda herhangi bir istisna hükmü olamaması sebebiyle (bu kâğıdın) damga vergisine tabi tutulması

gerekmektedir.

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor