Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşeyyeni e-konomi
Cumali POLAT
12 Haziran 2017Cumali POLAT
225OKUNMA

İnovatif Bir Vergi Planlaması: Kıdem Tazminatınız Yük Olmasın Mülk Olsun

Ülkemizde son günlerde kıdem tazminatı tartışmaları yine alevlendi. Hükümet yine konuyu gündeme aldı ve yeni bir yasal düzenleme yapma hazırlığında.

Mevcut sistemin işçi ve işveren açısından sakıncaları nelerdir, nasıl bir sistem kurulmalıdır sorularına verilecek bir cevabımız var.

Ancak, bu hususlarla ilgili olarak konunun uzmanlarının fikir beyan etmesinin daha doğru olacağını düşündüğümüzden bir “vergici” olarak haddimizi aşmadan sorunun çözümüne katkı sunmak istiyoruz.

Ülkemizde son dönemde kayıtlı istihdamı teşvik eden onca düzenlemeye rağmen, maalesef kayıtdışı istihdam çok yüksek. Birde kayıtlı çalışıp da hak ettiği halde kıdem tazminatını alamayan işçilerimizi de eklediğimizde yargıya intikal eden kıdem tazminatı konulu davaları siz düşünün.

Olaya işveren açısından baktığımızda ise mevcut ekonomik sorunların içerisinde vergi ve SGK primlerini ödemek için bile borç yeniden yapılandırma kanunlarının beklendiği bir ortamda, işverenler kıdem tazminatları üzerlerindeki bir yük gibi düşünme eğilimindeler. Hal böyleyken kıdem tazminatı, hangi düzenlemeyi yaparsanız yapın işçilerle patronlar arasında çalışma barışını bozacak bir sorun olmaya devam edeceğe benziyor. Bu durumu ortadan kaldıracak herkesin bir şekilde kazançlı çıkacağı önerimize geçelim.

Ülkemizde insanımız para kazanmaya başlayınca “ahirette iman dünyada mekan” anlayışı doğrultusunda ilk iş olarak başını sokacağı bir evi olsun ister. Tüm birikimlerini bu amaçla yapar. Firmalar açısından da müşterilerinden tahsil ettiği (çoğu zaman tahsil edemeden beyan etmek zorunda kaldıkları) ve kendisinde emaneten duran KDV’yi KDV beyannamelerinde ödenecek KDV çıkmaması için kimi zaman yasal sınırları da zorlayarak çaba sarfetmektedirler. Bu biraz cebe giren paranın çıkmaması saikiyle yapılabildiği gibi vadeli satışlarla dönen ekonomimizde çoğu zaman tahsil edilmeyen KDV’nin bir de vergi dairesine ödenmesinin yarattığı ıstıraptan kaynaklanmaktadır. Peki hem işçilerimizi mülk sahibi yapıp hem de mükelleflerimizi bu ıstıraptan nasıl kurtarabiliriz?

Her ne kadar şartlar oluşmadan ödenme zorunluluğu olmasa da kıdem tazminatı işverenler açısından bir yükümlülük olup her an ödenme durumu ile karşı karşıya kalınabileceğinden karşılığının firma bünyesinde bulunması gerekir. Karşılığı nakden bulundurmak yerine işçilerin konut ihtiyaçları karşılanmak amaçlı yatırım yapılabilir. 

Şimdi bir örnek üzerinden nasıl vergi planlaması yaparak kıdem tazminatı yükümlülüğümüzü işçilerimiz için mülke dönüştürebileceğimizi açıklayalım.

Kanunen istisnalar hariç net alanı 150m2’nin altındaki konut teslimlerinde KDV oranı %1 olduğundan KDV beyannamelerinde sürekli ödenecek KDV çıkan mükellefler konut müteahhitliğine başlamaktalar. Buradaki asıl amaç alıcılarından tahsil ettikleri kendilerinde emaneten bulunan KDV’yi vergi dairesine ödemek yerine yasal yollarla kendi bünyelerinde sermayeye dönüştürmek.
Aşağıdaki tablodaki örnek bir mükellefin asgari ücretle çalıştırdığı bir işçi için 10 yıllık biriken Kıdem Tazminatı 17.775.-TL olarak hesaplanacaktır. Bu mükellefin her ay 10.000.-TL ödenecek KDV çıkması halinde yıllık 120.000.-TL KDV ödemesi gerekmektedir. Bu KDV’yi ödemek yerine, 666.667.-TL tutarında %18 KDV’li inşaat malzemesi aldığında ödenecek KDV çıkmamaktadır. 666.667.-TL tutarında inşaat harcamasıyla maliyeti 100.000.-TL olan konuttan yaklaşık 7 adet inşaa edebilecektir. Yine 666.667.-TL tutarındaki maliyetin tamamını biriken kıdem tazminatlarından karşılayabilmesi için 38 adet asgari ücretli işçinin 10 yıllık kıdem tazminatının tamamını kullanması gerekecektir. Bu 38 adet işçinin tamamını bu şekilde mülk sahibi yapmak istenirse her bir işçiden 82.225.-TL ayrıca ek ödenti alınması gerekecektir. Tablodan da görüleceği üzere çalışılan süre ve kıdem tazminatına esas ücret arttıkça kıdem tazminatından karşılanan tutar arttığı için ek ödenti tutarı azalmaktadır. Tablonun son satırında görüleceği üzere kıdem tazminatına esas ücreti 3.333.-TL olan toplam 7 işçi için 30 yıl çalışma süresinde birikecek kıdem tazminatı karşılığında, şirketten ve işçilerden ilave nakit çıkışı olmadan, her bir işçi için bir yıllık süre zarfında,100.000.-TL maliyetli konut inşaa edilerek işçilere teslim edilebilecektir.

Bu şekilde işçi ev sahibi olabilecektir. Çalıştığı kuruma karşı aidiyet duygusu artacağından işine bağlılığı ve iş verimi artacaktır. Şirket ise vergi dairesine ödeyeceği KDV’yi inşaat malzemesi alımında kullanacaktır. Kıdem tazminatı nedeniyle işçi-işveren arasında doğacak olası anlaşmazlıklar önlenmiş olacaktır.

İşçinin halen çalışmaktayken konutunun teslimi gerçekleşmesi halinde ilerde kıdem tazminatını hakedip etmeyeceği belli olmadığından işçi ile işveren arasında konutun tapu devri yapılmadan satış vaadi sözleşmesi düzenlenerek her iki tarafı da güvence altına alınabilir. İşçinin kıdem tazminatını hakederek işten ayrılması halinde tapu devri yapılabilir.

Yorumlarınızı Bize Yazınız
Soru SorYazarlarımızın güncel sorulara cevap verebildiğini göz önünde bulundurarak, lütfen makalenin yayımı tarihten itibaren en geç bir ay içinde sorunuzu yöneltiniz.