Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşey

Mükellef Hakları

Recep BIYIK
25 Ekim 2020Recep BIYIK
5669OKUNMA

İdari Çözüm Yolları: İzaha Davet

İzaha davet yeni bir müessese. 2016 yılında vergi mevzuatına girdi, yeterli uygulama alanı bulamadığı için olmalı, 2019 yılı sonunda yeniden düzenlendi. 30 Temmuz 2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Genel Tebliğ ile de uygulamasına ilişkin düzenleme ve açıklamalar yapıldı.

Yeni düzenlemenin ne kadar başarılı olacağını önümüzdeki süreçte görüp izleyeceğiz.

İzaha davet düzenlemesinin son halini bu köşede yayımlanan makalede özetlemiştim. Bugün aynı şeyleri tekrar etmek değil amacım. Bu makale yazdığım son iki makalenin devamı.

Bu köşeyi izleyenler hatırlar, önceki makalelerde pişmanlıkla beyan ve kanuni süresinden sonra verilen beyanla ilgili özet açıklamalar yapmış ve bu iki müesseseyi karşılaştırmıştım.

Bugün izaha davet konusunu da dahil ederek üç müesseseyi karşılaştırmak amacım. Üç tarhiyat şeklini karşılaştıracağım için, tarhiyatla sonuçlanmayan izaha davet uygulamaları bugünün konusunun dışında.

İzaha davet nedir? “İzaha davet”, verginin tam ve zamanında ödenmediğine ilişkin emareler bulunduğuna dair yetkili merciler tarafından yapılmış ön tespitlerle ilgili olarak, bu merciler tarafından mükelleflerden açıklama istenmesi olarak tanımlanabilir.

Yetkili merci: Yukarıda da belirttiğim gibi, izaha davet müessesesi, yetkili merciler tarafından yapılan ön tespitler sonucunda işlemeye başlıyor.

Yetkili merci, Gelir İdaresi Başkanlığı veya Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı bünyesinde kurulan komisyonu (Ön Tespit ve İzah Değerlendirme Komisyonu) ifade ediyor.

Ön tespit nedir? Vergi Usul Kanunu’nun 370. maddesinde yer alan izaha davet düzenlemesi kapsamında indirimli ceza uygulanması, yetkili merciler tarafından verginin ziyaa uğradığını gösteren emareler bulunduğuna dair ön tespitin yapılmış olduğu hallerde mümkün. Ön tespit, düzenleme çerçevesinde belirlenen şekilde elde edilen bilgi, bulgu veya verilerin Ön Tespit ve İzah Değerlendirme Komisyonu’na intikal ettirilmesi neticesinde, bu komisyon tarafından verginin ziyaa uğramış olabileceği yönünde yapılan tespiti ifade ediyor.

İzaha Davetin Kapsamı: İzaha davet müessesesi, vergi ziyaının bulunduğunu gösteren emarelerin tespit edilmesine bağlı olarak bütün konularda işletilebilir. Bu kapsamda, Hazine ve Maliye Bakanlığı’na bağlı ilgili birimlerce verginin ziyaa uğradığını gösteren emareler bulunduğu yönünde yapılan çalışmalar neticesinde belirlenen konulara ilişkin olarak haklarında ön tespit yapılanlar izaha davet edilebilir.

İzaha davet nasıl yapılır? Tebliğde yapılan düzenlemeye göre, Ön Tespit ve İzah Değerlendirme Komisyonu tarafından izaha davet kapsamında haklarında ön tespit yapılanlara, gerekli açıklamaların yer aldığı “İzaha Davet Yazısı” tebliğ edilerek süreç başlıyor.

İzahın değerlendirilmesi sonucu yapılacak işlemler: Yapılan izahın yeterli bulunması ve vergi ziyaına sebebiyet verilmediğinin anlaşılması durumunda, süreç mükellef hakkında herhangi bir işlem yapılmadan sonlanıyor.

Vergi kaybı olduğunun değerlendirildiği ancak mükellef tarafından uyum gösterilmediği durumda konu vergi incelemesine veya takdir komisyonuna sevk ediliyor. Bu iki durum yukarıda da belirttiğim gibi bugünkü konumuzun dışında.

İzaha davet müessesesi kapsamında iki durumda süreç vergi tarhiyatı ile sonlanıyor.

  • Vergi kaybı olduğunun komisyonca değerlendirilmesi, mükellefin 30 gün içerisinde beyanname vermesi veya verdiği beyannameyi düzeltmesi.
  • İzaha davet edilen mükellefin 30 gün içinde izahta bulunmaması, düzenleme gereği komisyonun izaha davet yazısında yer alan ziyaa uğramış olabilecek vergi tutarının beyan edilmesi gerektiğine karar vermesi ve mükellefin 30 gün içerisinde beyanname vermesi veya verilen beyannameyi düzeltmesi.

Bu iki durumda ödeme süresi geçmiş bulunan vergilerin, gecikme zammı oranındaki izah zammıyla ödenmesi şartlarıyla vergi ziyaı cezası %80 indirimli, yani %20 oranında kesiliyor.

Müessesenin avantajı: İzaha davetin tarhiyatla sonuçlandığı ve koşullara uyulduğu takdirde, vergi ziyaı cezası %20 oranında kesiliyor. Müessesenin zamanında vergiye gönüllü uyum sağlamayan mükellefe sağladığı avantaj, daha sonradan vergi ziyaı cezasını %80 indirimli ödeyerek uyum sağlama olanağı vermesi.

Düzenlemeye göre %20 oranında kesilen vergi ziyaı cezası için tarhiyat sonrası uzlaşma başvurusunda bulunmak da mümkün. Bu durum müessesenin avantajını daha da artırıyor.

Vergiye uyumla sonuçlanan izaha davetin İdareye de önemli bir avantajı var; incelemeye ve sonuçta yargıya taşınacak bir konuyu idari aşamada sonlandırarak verimliliği artırmış oluyor.

30 gün içinde ödeme yapılmaması: Düzenlemeye göre, izaha davet düzenlemesi kapsamında verilen beyanname üzerine tahakkuk eden vergiler ile izah zammının 30 günlük süre içerisinde ödenmemesi durumunda, %20 oranında kesilmiş olan indirimli cezanın, %50 oranı esas alınarak tamamlanması ve izah zammının gecikme faizine dönüştürülmesi gerekiyor.

Hangi müessese ne kadar avantajlı/dezavantajlı? Yukarıda bahsettiğim iki makale ve yaptığım özette belirtiğim gibi;

  • Pişmanlıkla verilen beyannameler üzerine tarh edilen vergiler için vergi ziyaı cezası uygulanmıyor.
  • Kanuni süresinden sonra verilen beyannameler üzerine tarh edilen vergiler için vergi ziyaı cezası yüzde 50 oranında uygulanıyor.
  • İzaha davet sonucu tarh edilen vergiler için vergi ziyaı cezası %20 oranında hesaplanıyor.

Görüldüğü üzere, olması gerektiği gibi, sonuçları itibariyle en avantajlı uygulama pişmanlıkla beyan.

İzaha davet kanuni süresinden sonra verilen beyan müessesesine göre daha avantajlı. Bu durum bence anlamlı değil. Kanuni süresinden sonra verilen beyanname mükellefin kendi isteği ile vergiye uyum sağladığı bir uygulama. İzaha davet, mükellef kendisi beyannamesini düzeltse de sonuçta mali otoritenin verginin ziyaa uğradığını gösteren bazı emareler bulduğu durumda söz konusu. Bu nedenle, kanuni süresinden sonra verilen beyanname üzerine yapılan tarhiyat için kesilen cezanın, izaha davette kesilen cezadan daha düşük olması gerekir.

Bu anlamsız durumu ortadan kaldırmanın yolu, bir önceki makalede de bahsettiğim gibi, pişmanlık ve kanuni süresinden sonra verilen beyanname uygulamalarının birleştirilmesi, yasal süresinden sonra kendiliğinden verilen beyannameler için cezasız, daha makul, örneğin bir aylık ödeme süresi olan bir beyan şekli getirilmesi. Yeni uygulamanın ismi önemli değil, kanuni süresinden sonra verilen beyanname olabilir. Pişmanlık müessesesinde mükellefin gerçekten pişman olup olmadığı test edilmediğine göre, bu kavrama ihtiyaç yok.

Bir sonraki makalenin konusu uzlaşma.

(Bu yazı, DÜNYA Gazetesi’nde yayımlanmış olup Sn. BIYIK’ın özel izni ile yayımlanmaktadır.)

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor