Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşey

Ekonomi, Maliye

Mehmet AKARSLAN
14 Ekim 2020Mehmet AKARSLAN
2684OKUNMA

Hurda ve Geri Dönüşüm Sektöründe Belge Düzeni ve Mal Hareketlerinin Kayıt Altına Alınmasına İlişkin Önerilerimiz

Hurda ve geri dönüşüm sektöründe faaliyette bulunanların hurda toplama, satma, ayrıştırma, işleme, ihraç ve imalat aşamalarında; sahte ve yanıltıcı belge düzenleme, tevkifat uygulaması, mal bedelinin ödenmesi ve ispat konularında yaşanan sorunlar inceleme konusu yapılmıştır.

Hurdanın tanımı ve kapsamı

Türk Dil Kurumu güncel Türkçe sözlüğüne göre hurda; “parçalanmış, döküntü durumuna gelmiş, işe yarayamayacak derecede bozulmuş, zarar görmüş” şeklinde tanımlanmaktadır.

Genel uygulamada ise hurda; her türlü metal, plastik, lastik, kauçuk, kâğıt ve cam hurdasını, bunların hurda halindeki karışımlarını, aynen veya onarılmak suretiyle üretim amaçlarına uygun olarak kullanılamayacak haldeki metal, plastik, lastik, kauçuk, kâğıt ve cam karakterli her türlü ham, yarı mamul ile mamul maddeyi ifade etmektedir.

Hurda tanımı çerçevesinde;

  • Demir, bakır, alüminyum, pirinç, kurşun, teneke, çelik, çinko, pik, sarı, bronz, nikel, kızıl, lehim, mangan-tutya, antimon ve benzeri her türlü metaller,
  • Bu metallerin alaşım, bileşim ve cürufları,
  • İmalathane ya da fabrikalarda imalat sırasında ortaya çıkan metal kırpıntı, döküntü ve talaşlar ile standart dışı çıkan metal ürünler,
  • İzabe tesislerinden çıkan standart dışı metal hammaddeler, yarı mamuller, hadde bozukları ve benzerleri "hurda metal" kabul edilir.

 Sektör hakkında kısa bilgiler ve veriler

Demirden kâğıda kadar topladıkları birçok atığı yeniden sanayinin kullanımına sunan geri dönüşümcüler, çok sayıda sanayicinin hammadde ihtiyacını karşılayıp ithalatın kısmen de olsa önüne geçiyorlar. Bu suretle milli servetin yurt dışına transferine engel olup doğal kayrakların tasarrufuna katkı sağlıyorlar. Ayrıca doğada kaybolması uzun yıllar alan plastiği de toplayan hurdacı esnafı, ekonomiye yaptığı katkının yanı sıra çevrenin korunmasında da önemli rol üstleniyorlar.

Ülkemizde hurda toplayıcılarının sayısı bir milyon kişiyi geçmektedir (1) İlk kademedeki hurda toplayıcılarının eğitim ve gelir düzeyi düşük olup değişik nedenlerle kayıt içerisine girmek istememektedirler.

Atıkların hammadde olarak kullanılması ile; hurda kâğıdın tekrar kâğıt imalatında kullanılması hava kirliliğini %74-94, su kirliliğini %35, su kullanımını %45 azaltmaktadır. Kağıt geri dönüşümü ile hammadde kullanarak sıfırdan kağıt üretme işlemlerine kıyasla, %60 enerji tasarrufu, %80 su tasarrufu ve %95 hava kirliliği azaltımı sağlanabilmektedir. (2)

Plastiği geri dönüştürmek, hammaddelerinden plastik üretmekten %80-90 daha az enerji tüketimi sağlamaktadır. Atık camın geri kazanılmasıyla %25 oranında enerji tüketiminde azalma, %20 oranında hava kirliliğinde azalma, %80 oranında maden atığında azalma ve %50 oranında da su tüketiminde azalma sağlanabilmektedir. (3)

1 kilogram demir üretimi için 200 kilogram maden işleniyor. 1 kilogram demiri 2 kilogram e-atık prosesinden elde etmek mümkündür. Demir çelik sektörünün hammadde olarak girdilerini oluşturan hurda demirin yaklaşık %90'nı ithal edilmekte %10'nu ise iç piyasadan karşılanmaktadır.

Ülkemiz, malzeme verimliliğinde OECD’nin çok altındadır. Kentsel atıkların yaklaşık %90’ı arazi dolgusuna gitmekte, ancak küçük bir miktarı geri kazanılmaktadır. Kaynakta ayrı toplama oranlarının düşük olması, sokak toplayıcıları olarak ifade edilen kayıt dışı ve kontrolsüz bir iş kolunun oluşumuna neden olmaktadır. Sokak toplayıcıları vasıtasıyla oluşan kayıt dışı toplama sistemi, diğer taraftan yine kayıt dışı ve lisansız ara depoların oluşumuna neden olmaktadır. Avrupa topluluğu ülkelerinin ortalama geri dönüşüm oranı %39 iken, ülkemizde bu oran %1 civarındadır. (4)

Bölgelerdeki biyoatık ve ambalaj atıkları oranı, toplam belediye atığı içerisinde sırasıyla %50-%60 ve %18-%24 aralığındadır. (5)

Hurda toplayanların vergi muafiyeti

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (7) numaralı bendinde,

 “Ticari işletmelere ait atıkları mutad olarak veya belli aralıklarla satın alanlar hariç olmak üzere bir işyeri açmaksızın kendi nam ve hesabına münhasıran kapı kapı dolaşmak suretiyle her türlü hurda maddeyi toplayarak veya satın alarak bu malların ticaretini yapanlara veya tekrar işleyenlere satanlar.” hükmü yer almaktadır.

 Söz konusu bent hükmü uyarınca, hurda metal, hurda plastik, hurda naylon, atık kağıt, hurda cam ile atık şişeleri ve benzerlerini geçimini sağlamak üzere bir işyeri açmaksızın kendi nam ve hesabına münhasıran kapı kapı dolaşmak suretiyle toplayan veya satın alan kişiler esnaf muaflığından yararlanmaktadır. Bu işlerin devamlı olarak yapılması, işçi çalıştırılması ya da motorlu araç kullanılarak faaliyette bulunulması muafiyetten yararlanmaya engel teşkil etmemektedir.

Ancak söz konusu mükelleflerden;

  • Ticari işletmelere ait atıkları mutad olarak veya belli aralıklarla satın alanlar veya anlaşma yapmak suretiyle toplayıp satan kişiler,
  • Gelir ve Kurumlar Vergisi mükelleflerine bağlılık arz edecek şekilde faaliyette bulunanlar,
  • Sabit bir işyeri açarak hurda toplayanlar

esnaf muaflığından yararlanamamaktadır.

 Hurda alımlarında vergi tevkifatı

Gelir Vergisi Kanununun 9 uncu maddesinin son fıkrasında, "Bu muaflığın, 94 üncü madde uyarınca tevkif suretiyle kesilen vergiye şümulü yoktur." hükmü yer almaktadır.

Söz konusu hüküm uyarınca, Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında sayılanlarca, esnaf muaflığından yararlananlardan hurda mal alımlarında gider pusulası düzenlenmesi ve yaptıkları ödemeler üzerinden 94 üncü maddenin birinci fıkrasının (13) numaralı bendinin (b) alt bendi uyarınca, %2 oranında vergi tevkifatı yapılması gerekmektedir.

ESNAF MUAFLIĞINDAN YARARLANANLARA HURDA MAL ALIMLARI KARŞILIĞINDA YAPILAN ÖDEMELER VE KESİNTİ TUTARLARI(GVK Md. 94/13-b) 
 DÖNEM (YIL) TÜR KODUGAYRİ SAFİHASILAT TUTARI (TL)GELİR VERGİSİ KESİNTİ TUTARI (TL)
20181462.612.694.85052.253.897 
20171462.387.353.50047.747.070 
2016146 887.421.197,99 28.582.049
20151461.309.043.358,05 25.564.928,04
20141462.786.915.389,31 27.913.415,24
20131461.151.069.803,35 24.172.541,57
20121461.049.422.052,2221.385.060,51
2011146972.800.771,94 20.386.858,98

Esnaf muaflığından yararlananlara hurda mal alımları karşılığında 2011-2018 yıllarında yapılan ödemelere ve kesinti tutarlarına aşağıdaki tabloda yer verilmiştir. Gelir vergisi kesinti tutarları (tevkifat oranı %2) esas alınarak gayri safi tutarlar hesaplanarak tabloya dahil edilmiştir.

Kaynak: 2011-2018 GİB Faaliyet Raporları, Muhtasar Beyannamenin Gelir Türlerine Göre Dağılımı,

Gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinden hurda mal alımlarında gelir vergisi tevkifatı yapılması söz konusu değildir.

Belge düzeni

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 234 üncü maddesine göre, birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenler, defter tutmak mecburiyetinde olan serbest meslek erbabı ve çiftçilerin, vergiden muaf esnafa yaptırdıkları işler veya onlardan satın aldıkları emtia için gider pusulası düzenlemeleri ve düzenlenen bu belgeyi işi yapana veya emtiayı satana imza ettirmeleri gerekmektedir.

Buna göre, esnaf muaflığı kapsamında bulunan hurda toplayıcılarından hurda alan gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri yaptıkları ödemeler için gider pusulası düzenlemesi ve düzenlenen bu belgenin hurda toplayıcısına imza ettirilmesi gerekmektedir.

Esnaf muaflığı kapsamında bulunan hurda toplayıcılarından hurda alan gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri söz konusu hurdaları semt toptancılarına, semt toptancılarınca bölge toptancılarına, bölge toptancılarınca da sanayi ve ihracatçıya satılması sırasında gider pusuları düzenlenmesi söz konusu olmayıp fatura düzenlenmesi gerekmektedir.

 Hurda Mal Hareketlerinde Belge Düzeni ve Tevkifat Uygulaması

Hurda ve Geri Dönüşüm Sektöründe Belge Düzeni ve Mal Hareketlerinin Kayıt Altına Alınmasına İlişkin Önerilerimiz

 Sektörde Sahte ve Muhteviyatı İtibariyle Yanıltıcı Belge Kullanılması Sorunu

 Bu sektörde, ilk aşamada mal alışlarının belgelendirilememesi diğer bir ifadeyle emtianın kimlik kazanamaması sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullanma sebepleri arasında ön plana çıkmaktadır.

Geri dönüşüm ve hurda sektörünün hammadde kaynağını, evde biriktirilen atıklar ile çöp bidonlarına, parklara, boş arsa ve arazilere ve yol kenarlarına atılan atıklar oluşturmaktadır. Bu türden elde edilen hurdalar genelde düşük miktar ve tutardadır. En büyük hurda ise gemi söküm tesislerinden, hurdaya ayrılan makine ve araçlardan, sökülen ve yıkılan fabrika ve tesislerden yenilenen enerji santralleri ve dağıtım hatlarından, inşaatlardan çıkan hurdalardan, beyaz eşya servisleri ve Telekomünikasyon tesislerinden çıkan sanayi ve üretim hurdalarından oluşmaktadır. Sanayi ve üretim atıkları fatura karşılığı veya ihale yoluyla hurda ticareti ile uğraşan hurda toptancılarına veya geri dönüşüm şirketlerine satılmaktadır.

Atılan veya terk edilen atıklar hurda toplayıcıları tarafından toplanarak semt toplayıcılarına satılmaktadır. Semt toplayıcıları tarafından da ayrıştırılarak sınıflandırılan hurda atıklar her bir sınıfın alıcısı bulunan firmalara satılmakta, bunlar tarafından da geri dönüşüm firmalarına satılmaktadır. Geri dönüşüm firmalarınca da atıklar imalatta kullanılmak üzere hammadde olarak imalatçıya satılmakta veya gerçekleştirilen bazı dönüşümler sonucu ihraç edilmektedir. Söz konusu zincirin en alt kademesi olan hurda toplayıcıları ve bunlardan mal alan vergiden muaf esnaf kapsamındaki kişilerin hurda satışı aşamasında sağlıklı belge düzeninin oluşturulamaması üst zincirlerde (semt ve bölge toptancıları, demir çelik üreticileri, sanayiciler, inşaat firmaları vb) sıkıntılara yol açmaktadır.

Alım ve satım konusu olan, ihraç edilen veya imalata sokulan bir emtianın zincirin ilk aşamasında kimlik kazanamaması, sonraki aşamalarda emtianın sahte belgelerle kimlik kazandırılmasını zorunlu kılmaktadır.

Her ne kadar bu konuda geçmiş tarihte çeşitli adımlar atılmış olsa da (hurda teslimleri KDV den istisna edilmiş (6), kapı kapı dolaşarak hurda toplayanlar ve satın alanlar esnaf muaflığı kapsamına alınmış (7) ve hurda teslimlerinde stopaj gelir vergisi %5’den %2’ye düşürülmüş (8) olmasına rağmen) halen sağlıklı bir belge düzeni kurulamamıştır.

Hurdaların bir kısmının birim fiyatı çok düşük olmasına rağmen bazılarının fiyatları çok yüksektir. Bunun sonucu bir kamyon alüminyum, pirinç, sarı, kurşun, bakır satılması bile bilanço esasına göre defter tutmayı gerektirmektedir. Ayrıca, bir kamyon hurda için %2 oranında gelir stopaj vergisi önemli tutarlara ulaşmakta olduğundan sektördeki diğer kişilerle rekabet etmeyi engellemektedir. Bu nedenlerle kimlikler gizlenerek kayıt dışılık tercih edilmektedir.

Hurda alım-satımı telefonla da yapılabildiğinden bu işin ticaretini yapan kişilerin sabit bir yatırım, belli bir işyeri, devamlılık arz edecek türden makine teçhizatın bulundurulmasına gerek bulunmamaktadır. Sektörde çok sık iş, işyeri, şirket unvanı ve şirket cinsi değişikliği sonucuna bağlı “işi terk” nedenleriyle mali yükümlülükler yerine getirilememekte veya kişiler hiç bulunamamaktadır.

Faaliyetin üzerinden 4-5 yıl geçtikten sonra gider pusulalarında ismi geçen kişilere ulaşılamamaktadır. Halen faaliyete devam eden işletmeler ise tarh dosyasından yapılan incelemelerde firmanın cirosunun yüksek olması, borçlarını ödememesi, bazı beyannameleri vermemesi, çalışan sayısının az olması, işyerinin küçük olması gibi sebepler dikkate alınarak “alışları sahte ise satışları da sahtedir” varsayımı ile zincirleme yöntemiyle sorumlu tutularak sahte belge düzenleyen olarak kabul edilebilmektedir. Bu durumlar için vergi inceleme raporu düzenlendiği, ayrıca sahte belge düzenlendiği gerekçesiyle de olayın C. Savcılığına intikal ettirildiği sektör temsilcilerince ifade edilmektedir.

Mevcut olumsuzlukların giderilebilmesi için zirai mahsul alımlarında halen uygulanan gelir vergisi tevkifatına ilişkin müteselsil sorumluluk uygulaması (9) gibi benzer güvenlik müessesesi getirilmesi zorunlu görülmektedir. Böylece hurda alım satımına ilişkin zincirin tüm aşamalarında belgeli dolaşım sağlanmış olacaktır.

 Ayrıca, işlemlerin kayıt altına alınmasının sağlanması sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenlenmesi ve kullanımının önlenmesi amacıyla esnaf muaflığı kapsamında kalan hurda toplayıcılarına yapılan ödemler üzerinden uygulanmakta olan % 2 tevkifat oranı, yeniden değerlendirilerek kayıt dışılığın nedeni ve bahanesi olmasının önüne geçilmelidir.

 Önerilerimiz

  • Hurda ve geri dönüşüm sektöründe uygulanan %2 gelir vergisi tevkifat oranının %1’e indirilmesi,
  • Ticaret ve sanayi odalarınca veya ticaret borsalarınca sağlanacak hurda borsasına kayıtlı mal satışları için %0 veya %0,5 tevkifat uygulanması,
  • Hurda bedelinin satıcının banka veya finans kurumundaki hesabına yapılmasının sağlanması,
  • Zirai mahsul alımlarında halen uygulanan gelir vergisi tevkifatına ilişkin müteselsil sorumluluk uygulaması gibi hurda tesliminin tüm aşamaları için benzer güvenlik müessesesi getirilmesi,
  • Kapsamlı bir atık yönetimi politikası belirlenmeli ve kentsel katı atıkların ayrı ayrı toplanması, ayrıştırılması ve işlenmesi aşamalarının daha etkili teşvik edilmesi

 halinde belge düzenine ve kayıt dışılığa ilişkin mevcut olumsuzlukların çoğunlukla ortadan kalkacağı ve ülke ekonomisine ciddi katkı sağlayacağı değerlendirilmektedir.

(Bu yazıda yer alan görüşler tümüyle yazarına ait olup, hiçbir biçimde bir kurumun görüşü olarak kullanılamaz ve değerlendirilemez. Yazıda yer alan değerlendirme ve yanlışlıklardan yazarı sorumludur.)

(1) Meslek örgütlerinin kayıt ve bildirimleri
(2) ÇMO, Dünya Çevre Günü Türkiye Raporu, Haziran 2018
(3) Türkiye Plastik Sanayicileri Araştırma Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGÇEV), 2016
(4) Geri Dönüşümcüler Konfederasyonu sunumlar, 19.8.2019
(5) Ulusal Atık Yönetimi & Eylem Planı
(6) 3065 sayılı Kanunun (17/4-g) maddesi, (atıklarının çeşitli işlemlerden geçirilip işlenmesi sonucunda elde edilen ve genellikle hurda ve atık niteliklerini kaybederek metal, plastik, lastik, kauçuk, kâğıt ve cam esaslı malzeme imalatında hammadde olarak kullanılan mamul niteliğindeki kırık, çapak, toz, granül ve benzeri ürünlerin tesliminin KDV Kanununun 17/4-g maddesi kapsamına girmemektedir.) 
(7) Gelir Vergisi Kanununun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (7) numaralı bendi
(8) 12/1/2009 tarihli ve 2009/14592 sayılı kararname (3.2.2009 tarihli Resmi Gazete)
(9) 164 Seri Numaralı Gelir Vergisi Genel tebliği ile zirai ürünlerin alım bedelleri üzerinden yapılacak gelir vergisi tevkifatı konusunda uyulacak esaslar belirlenmiştir. (213 sayılı Vergi Usul Kanununun 11 inci maddesinde yer alan yetki kullanılarak tevkif yoluyla ödenen vergilerde müteselsil sorumluluk esasını getirmiştir.)

 

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor