Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşey

İş Dünyası

Senem Kılıç
05 Ekim 2020Senem Kılıç
1499OKUNMA

Günümüzde İnsan ve İş Dünyası

İnsanın iş dünyasıyla tanışması ilk tarım faaliyetlerinin ortaya çıktığı zamana kadar uzanır. Günümüze kadar zamanın kendisini yeniden tanımladığı her dönemde insanoğlu için çalışmak ve iş dünyasının tanımı köklü değişime uğrar. Bu değişimi geçmişin bütün tarihe iz bıraktığı dönemlerden başlayarak vurgulamamıza bu yazıda gerek olmadığını düşünüyorum. En azından zamanın dokunduğu her kavram değişime uğramıştır buna değinmiş olduk.

Her zaman kendi döneminin kavramlarına yeniden şekil verirken ve yeniden anlamlandırırken insanoğlunun evrende kendi anlam arayışı da devam etti. Bu yolculuk bazen iç dünyamızda girift bilmecelere dönüşse bazen sözcüklere dönüşüp yazıya dökülse bazen medeniyetlerde köklü değişime neden olacak toplumsal hareketlere neden olsa da insanoğlu kendi içinde dönem dönem ‘Ben gerçekten ne istiyorum?' sorusunu sorarak kendi değerini kendine hatırlatır.

İşte bugün, dünyanın bir anda hazırlıksız yakalandığı bu büyük karmaşada her şey tepetaklak olmuşken, yeniden yaşama yön vermek için belki de sorumsuzca tükettiğimiz bütün kavramları yeniden tanımlama sorumluluğu ile karşı karşıyayız. Bu sorumluluk öyle önemli bir sınav haline geldi ki bu sefer insanlığın alışa geldiği konfor, çokluk, hemen hazır olma hali ile yaşamın fabrika ayarlarına dönme arzusu karşı karşıya geldi. Alışkanlıklarımızın ortaya çıkardığı kovalamaca, hızlı tüketim, kendi olma halinin getirdiği her tercih bugün yeniden tanımlanıyor. Bu zor dönemi fırsat bakışıyla belki değerlendirmek istersek müthiş bir değişimi tecrübe etme şansına sahibiz. Bu şans bize yakın geçmişte yorulduğumuz her konuyu, kökünden değişse dediğimiz bütün olguları yeniden ele alma imkanı verdi. Bunlardan bir tanesi de insanın iş dünyasındaki yeri ve anlamı.

Bireylerin bir ekibe dahil olduğu, salt kendisinin ne her şey ne de hiçbir şey olduğu bir anlama sahip değeriyle şirketlerde insanlara görevler verildi, birlikte koşması istendi. Bu birliktelik başarısı ve aynı zamanda bireysel yetisinin başarısı için türlü türlü sistemler kuruldu, programlar tasarlandı. Hepsinde insanın kendi anlam arayışını tamamlaması ve şirketin anlam bütününde yerini sağlam alması beklendi. Bu yer alma yayıldıkça adı kültür oldu ve biz bunu şirketlerde sevdik, kültür mimarisi yönetimin başarısında önemli bir işaret haline geldi. Kültür binası, bazen güçlü bazen ilk depremde yıkılır örnekleriyle bazen yeniden şekil verilen haliyle iş dünyasında çalışan insanın yuvası oldu. Burada mutlu çalışanlar ya da huzursuz olanlar, başarılılar, iddialılar, potansiyeller, yetenekler gibi pek çok sıfatla tanımlandı insan kaynağı. Hepsi günün sonunda bir yere varmak içindi. İnsanın yaşam amacında işin doğru bir yere konumlanması. Öyleyse kendini gerçekleştirmenin mutluluğu ile yorulmayan bireyler değilse de önüne ne konursa konsun bir türlü huzur bulamayan zihinler ortaya çıktı.

Bugün, endüstrinin zorunlu kıldığı her kavramı yeniden ‘Acaba gerçekten zorunlu mu?’ diye sorguluyoruz. Bu sorgulama, yıkılamaz sanılan tabuları yıkmak ve yeniden insana uygun üretmeyi tanımlamak adına kaçırılmaz bir fırsat. Çalışma koşullarının içinde artık ‘önce insan’ var. Bu değeri, dönemin gerçekliği bize öğretiyor. İnsan kaynaklarının merkezine insanı almaya çabalarken çoğu zaman bu çabanın yönetimde kaynak yaratma savaşına döndüğü hali artık kendi halinde fabrika ayarlarına dönüyor. İnsan kaynaklarının gerçeği mi nedir günümüzde? Yanıt çok basit insanın kendi gerçekliğidir.

Yönetim ekibinin üst üste çeşitli yöntemlerle yıllarca eğitimini aldığı liderlik ve kişisel gelişim programları, günümüzün değişken koşullarıyla insanı gerçekten anlamaya doğal atölye imkanı sunuyor. Kadın çalışanların hem anne hem eş hem evde işini yürüten ekip unsuru hem de çocuklarına asistan öğretmen rolleri, erkek çalışanların aile ile daha çok birlikte vakit geçirilen ve sorumlulukların iş yerinden ev ortamına yöneldiği bir dünyada şimdi sorunumuz iş dünyasının çoğu zaman karmaşa yaratan kirli enerjisini ev ortamına bulaştırmamak. Ev hallerinin iş hallerini misafir ettiği günümüz dünyasında insan kaynağının uzun zamandır ihmal ettiği evde olma ruhunu yeniden kazanabileceği bir fırsat zamanı. Bu dönemde uzaktan ekip ruhunu canlı tutmak, işi göz önünde olmadan takip etmek, değişen bütün parametrelere anında uyum sağlamak ve veriyi iyi okuyabilerek doğru kararlar almak bizi iş performansımızda önemli bir seviyede tutacaktır düşüncesindeyim.

Yeni dönemde yeni olan her şeyin insanın insan olma halinin karşılığı olacağı gerçeğiyle bakalım bizi neler bekliyor? Bu dönüşüme hazır mısınız?

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor