Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşeyyeni e-konomi
Fehmi Ege
25 Mart 2018Fehmi Ege
1249OKUNMA

Genç Girişimcilere Yeni Bir Teşvik

ÖZET

Ekonomilerinin önündeki önemli olguların başında, sürdürülebilir büyümeyi sağlamak ve bu büyüme sürekliliğini yakalarken işsizliği azaltmak sonuç olarak gelir dağılımını daha da adaletli hale getirmek geldiğini söyleyebiliriz. Türkiye’ nin genç nüfus potansiyeli göz önüne alındığında, gençlerin ekonomik hayata etkin şekilde adaptasyonunun önceki cümlemizde ifade ettiğimiz hedeflerin gerçekleştirilmesinde ne denli önemli olduğu anlaşılmaktadır. Yazımızda, gençlerin reel ekonomiye girişimci olarak katılımını artırma amacının güdüldüğü, 6663 sayılı Kanunun 1. maddesi ile yeniden düzenlenen 193 sayılı GVK nın mülga mükerrer 20. maddesi ile 10.02.2016 tarihinden itibaren uygulanmak üzere yürürlüğe konulan Genç Girişimcilerde Kazanç İstisnası müessesesini analiz etmeye çalışacağız.

1.GİRİŞ

Dünya ekonomilerinin karşı karşıya olduğu en önemli sorunun büyümenin sürdürülebilir kılınması bu bağlamda gelir dağılımının daha adaletli hale getirilmesi ve işsizlik oranlarının daha da aşağıları çekilmesi olduğunu söylemek yanlış bir ifade olmayacaktır. Türkiye ekonomisinin, dünyanın diğer ekonomilerine kıyasla sahip olduğu avantajlarının başında, barındırdığı genç nüfusun geldiğini söyleyebiliriz. Dünyanın önde gelen ve büyük ekonomi oluşturan kurumlarının büyük bir kısmının (Facebook, Google, Linkedin vb.) genç girişimciler tarafından kurulduğu göz önüne alındığında, Türkiye’ nin sahip olduğu genç nüfusun girişimciliğe yönlendirilmesinin ne denli önemli olduğu daha da açık şekilde anlaşılmaktadır.

Genç bir nüfusa sahip olmanın tek başına ekonomik anlamda olumlu sonuçlar doğurmadığı ve doğurmayacağı açık olup bu karşılaştırmalı üstünlük unsurunun olumlu bir şekilde ekonomiye entegrasyonunun sağlanması gerekmektedir. Gençlerin ekonomik hayata kazandırılması, bunların çalışan olarak istihdamı sureti ile olabileceği gibi iş kurmalarının sağlanması yolu ile de olabilecektir. Genç istihdamının iş kurmaları yolu ile sağlanması durumunda, yeni kurulacak işletmelerin de artı istihdam oluşturacağı göz önüne alındığında, işsizlik bir nevi çarpan etkisi ile azaltılmış olacaktır.

Gençlerin ekonomiye girişimcilik anlamında kazandırılmaları sadece işsizliği azaltıcı yönde değil aynı zamanda ekonomik büyüme yönünde de Türkiye ekonomisini olumlu yönde etkileyecek bir olgudur. Gençlerin fikirlerinin özgünlüğü ve farklılığı dikkate alındığında, girişimci olarak ekonomik hayata katılmaları sağlandığında getirecekleri yeniliklerle ekonomik anlamda beklenin de ötesinde katkı sunacakları kanaatindeyiz.

Makalemizde, gençlerin ekonomiye birer girişimci olarak kazandırılmasını hedefleyen ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 20. maddesi ile düzenlenen Genç Girişimcilerde Kazanç İstisnası müessesesini, bu düzenlemenin ekonomik bağlamdaki etki ve sonuçlarını da dikkate alarak detaylı şekilde analiz etmeye çalışacağız.

2.GENÇ GİRİŞİMCİLERDE KAZANÇ İSTİSNASI NEDİR VE İSTİSNADAN NASIL YARARLANILIR

Genç girişimcilere kazanç istisnası, 6663 sayılı Kanun ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun mülga mükerrer 20. maddesinin yeniden düzenlenmesi neticesinde 10.02.2016 tarihinden itibaren uygulanmak üzere yürürlüğe girmiştir. Bahse konu istisna ile düzenlemede ifade edilen şartları sağlayan mükelleflerin ticari, zirai ve mesleki kazançları dolayısı ile ilgili olarak elde ettikleri kazançlarının üç vergilendirme dönemi boyunca 75.000 TL ye kadar olan kısmı gelir vergisinden istisna kılınmış olup istisna haddi içerisinde kalan bu tutarlar vergilendirilmeyecektir. Söz konusu istisnadan, gelir vergisi beyannamelerinde istisna kazançlara ilişkin ek föyde yer alan “Tablo-3 - İstisna Kazançlara İlişkin Bildirim” kısmına istisna edilen tutarın yazılması sureti ile yararlanılacak olup bu tutar vergilendirilecek kazançlarla ilişkilendirilmeyecektir.

Düzenlemenin yapıldığı maddenin üçüncü fıkrasında yapılan düzenleme gereğince, istisna kapsamındaki faaliyetlerden kazanç elde edilmese veya istisna haddinin altında kazanç elde edilmiş olsa dahi yıllık beyanname verilecektir. Bu durum, istisnadan yararlanacak olan mükelleflerden mesken kira geliri elde edenlerin mesken kira gelirleri için öngörülen istisnadan yararlanmalarını engellemektedir.

Bir vergilendirme döneminde kazancın yeterli olmaması nedeni ile yararlanılamayan istisna kısmı izleyen vergilendirme dönemlerine devretmeyecektir. Ayrıca belirtmek gerekir ki, 292 seri no’ lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde yapılan düzenleme ile istisna hükümlerinden geçici vergilendirme dönemlerinde de yararlanılabilecektir. İstisnadan faydalanmak için vergi dairesine başvuru şartı olmayıp1 yukarıda da ifade ettiğimiz üzere mükellefler tarafından verilecek beyannamelerde yapılacak bildirim sonucu istisnadan yararlanılacaktır.

İstisnadan yararlanılacak üç vergilendirme döneminin hesabında, kıst dönemler ayrı bir vergilendirme dönemi olarak dikkate alınacak ve üç vergilendirme döneminin hesabı bu şekilde yapılacaktır.

İstisna düzenlemesinin yapıldığı maddenin son fıkrasında ifade edildiği üzere, istisnanın GVK 94. maddeye göre tevkif sureti ile ödenecek vergiye etkisi yoktur. Tevkif sureti ile ödenen bu vergiler, 292 seri no’ lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde de ifade edildiği üzere mükellefin yıllık gelir vergisi beyannamesi üzerinde hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilebilecektir. Burada şunu da ifade etmek gerekir ki, istisna uygulaması sebebi ile verilen beyannamede, gelir beyan edilmese dahi yapılan tevkifatların hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilebilecek olması GVK nın 121. maddesinde yer alan “Yıllık beyannamede gösterilen gelire dahil kazanç ve iratlardan bu kanuna göre kesilmiş bulunan vergiler, beyanname üzerinden hesaplanan Gelir Vergisi'nden mahsubedilir.” düzenlemesinin bir istisnasını oluşturmaktadır. Bu durumun GVK 121 in istisnası sayılmasının nedeni, tevkif sureti ile ödenen vergilerin, bu vergilere kaynak kazançların beyan edilmemesine karşın beyanname üzerinden mahsubuna imkan tanınmış olmasıdır.

3. İSTİSNADAN YARARLANMA ŞARTLARI

Genç girişimcilere kazanç istisnasından yararlanmak için gerekli olan şartları açıklayacağımız bu bölümde öncelikle söz konusu istisnanın düzenlendiği 193 sayılı GVK nın mükerrer 20. maddesi lafzına yer verilmesinin faydalı olacağı düşüncesindeyiz. İlgili madde metni aşağıda yer almaktır.

“Ticari, zirai veya mesleki faaliyeti nedeniyle adlarına ilk defa gelir vergisi mükellefiyeti tesis olunan ve mükellefiyet başlangıç tarihi itibarıyla yirmi dokuz yaşını doldurmamış tam mükellef gerçek kişilerin, faaliyete başladıkları takvim yılından itibaren üç vergilendirme dönemi boyunca elde ettikleri bu kazançlarının 75.000 Türk lirasına kadar olan kısmı, aşağıdaki şartlarla gelir vergisinden müstesnadır.

1. İşe başlamanın kanuni süresi içinde bildirilmiş olması,

2. Kendi işinde bilfiil çalışılması veya işin kendisi tarafından sevk ve idare edilmesi (Çırak, kalfa veya yardımcı işçi çalıştırmak ya da seyahat, hastalık, askerlik, tutukluluk ve hükümlülük gibi zaruri ayrılmalar dolayısıyla geçici olarak işinde bilfiil çalışmamak bu şartı bozmaz.),

3. Faaliyetin adi ortaklık veya şahıs şirketi bünyesinde yapılması halinde tüm ortakların işe başlama tarihi itibarıyla bu maddedeki şartları taşıması,

4. Ölüm nedeniyle faaliyetin eş ve çocuklar tarafından devralınması hali hariç olmak üzere, faaliyeti durdurulan veya faaliyetine devam eden bir işletmenin ya da mesleki faaliyetin eş veya üçüncü dereceye kadar (bu derece dahil) kan veya kayın hısımlarından devralınmamış olması,

5. Mevcut bir işletmeye veya mesleki faaliyete sonradan ortak olunmaması.

İstisna kapsamındaki faaliyetlerden kazanç elde edilmemesi veya istisna haddinin altında kazanç elde edilmesi hallerinde dahi yıllık beyanname verilir.

Bu istisnanın, bu Kanunun 94 üncü maddesi uyarınca tevkif suretiyle ödenecek vergiye şümulü yoktur.

Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.”

3.1. Mükellefiyetle İlgili Şartlar

Genç girişimcilerde kazanç istisnasından yararlanmak için mükelleflerde bulunması gereken şartların başında, mükellefin mükellefiyet tesis tarihi itibarı ile 29 yaşını doldurmamış olması yani 30 yaşından gün almamış olması gelmektedir. Bu şartın getirilmesinin amacı, düzenlemenin gerekçesinde de belirtildiği üzere, istisna uygulamasından gençlerin faydalanmasını sağlamaktır. Mükellefte aranan şartlardan bir diğeri ise, maddenin birinci fıkrasında da belirtildiği üzere, mükellefin tam mükellefiyet2 kapsamında vergilendiriliyor olması gerekliliğidir ki bunun bir sonucu olarak dar mükellef 3 gerçek kişiler bu istisnadan yararlanamayacaktır.

3.2. Gelir Unsuru Koşulu

Genç girişimcilere kazanç istisnası uygulamasından faydalanmak isteyen mükellefler yalnızca elde ettikleri ticari, zirai ve mesleki kazançları dolayısı ile elde ettikleri kazançları dolayısı ile istisnadan yararlanabilecektir. Belirtilen gelir unsurları kapsamında istisnadan faydalanılması için istisnadan yararlanacak olan mükellefin ticari, zirai ve mesleki kazancı dolayısı ile adına ilk kez mükellefiyet tesis edilmiş olması gerekmektedir. Bu kişilerin bir anonim veya limited şirketin ortağı olması istisnadan yararlanmasına engel olmayacaktır çünkü bu durumda mükellefiyet A.Ş. veya Ltd. adına tesis edildiğinden istisnadan yararlanmak isteyen mükellef adına bir mükellefiyet tesisi söz konusu olmamaktadır. İstisnadan yararlanma şartlarına haiz olmakta iken mükellefiyetleri terkin olanların yeniden mükellefiyet tesis ettirmeleri halinde, adlarına ilk kez mükellefiyet tesis edilmiş olma şartı ihlal edilmiş olacağından bu halde istisna hükümlerinden yararlanılması mümkün değildir.

3.3. İşe Başlama Bildiriminin Süresinde Yapılması

Yazımız konusu istisnadan yararlanabilmenin şartlarından bir diğeri ise, istisnadan yararlanmak isteyen mükellefin işe başlama bildirimini kanuni süresi içinde vermiş olmasıdır. İşe başlama bildiriminin verilme süresi ile ilgili düzenleme 213 sayılı VUK un 168. maddesi ile yapılmış olup söz konusu maddenin birinci fıkrasında gerçek kişilerin işe başlama bildirimlerini işe başlama tarihinden itibaren on gün içinde vermeleri gerektiği ifade edilmiştir. Aynı fıkrada işe başlama bildiriminin mükellefin kendisi, avukatı veya meslek mensubu tarafından verilebileceği hüküm altına alınmıştır. İşe başlamayı bildirim süresinin hesaplanmasında kullanılan işe başlamanın belirtileri hakkındaki düzenleme ise, 213 sayılı VUK un 154. ve 155. maddeleri ile yapılmış olup aynı kanunun İşe Başlamayı Bildirme başlıklı 153. maddesinde bildirimle yükümlü tutulmuş olanların işe başladıklarını yukarıda ifade edildiği şekilde idareye bildirmeleri gerekmektedir.

3.4. Bilfiil Çalışma veya Sevk ve İdare Etme Şartı

İstisnadan yararlanma şartlarından bir diğeri ise, istisnadan yararlanacak olan mükellefin işinde bilfiil çalışması veya işin sevk ve idaresinin kendisi tarafından yapılıyor olmasıdır. Kanaatimizce bu şart, istisnayı suiistimal etmek isteyebilecek olan kişileri engellemek amacı ile getirilmiştir. Uygulamadan yararlanma şartlarını taşımayanlar, istisnadan yararlanabilmek için şartları sağlayan üçüncü kişiler adına mükellefiyet tesis ettirerek istisnadan hükümlerinden yararlanmak isteyebileceklerdir. Bu bent ile adına mükellefiyet tesis ettirilenin yapılan iş ile tamamen ilgisiz ve sadece istisnadan faydalanmak amacı ile kullanılan tabiri caizse bir kukla mükellef olmasının önüne geçilmek istenmiştir.

Bilfiil çalışma, konuya ilişkin alt düzenleme olan 292 seri no’ lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde, mükellefin işinde ve bu işin gerektirdiği konularda fikri ve bedeni bir mesai sarf etmesi olarak tanımlanmıştır. Kişinin işyerinde bilfiil çalışması her ne kadar sosyal güvenlik kesintisinin işletme tarafından ödenmesi ile tevsik edilebilecek olsa da özellikle incelemelerde inceleme yetkilileri durumun karşı taraftan harici donelerle de tevsikini isteyebilecek hatta kendileri de bu durumun aydınlatılması için üçüncü kişilerin ifadelerine başvurma yolu da dahil harici verileri kullanabileceklerdir. Sevk ve idarenin istisnadan yararlanan kişi tarafından yapıldığının tevsiki ise vergi daireleri tarafından yapılan yoklamalarda elde edilen bilgiler veya yine inceleme yetkililerince elde edilecek üçüncü kişi ifadeleri gibi harici verilerle 4 yapılabilecektir. İstisnadan yararlanma şartını bilfiil çalışma ile sağlayan mükelleflerin işlerinin başından geçici olarak ayrılmaları istisna şartının ihlali anlamına gelmeyecektir.

Mükellefin kendi işinde bilfiil çalışması istisnadan yararlanmak için tek başına bir gereklilik olmayıp işin istisnadan yararlanmak isteyen mükellef tarafından sevk ve idare ediliyor olması halinde de istisnadan yararlanılabilecektir.  İstisnadan yararlanmak isteyen bir mükellefin başka birinin yanında ücretli olarak çalışması 5 veya bir sermaye şirketinde ortaklığı olması diğer şartların varlığı halinde istisnadan yararlanmaya tek başına engel teşkil etmeyecektir. İşin sevk ve idaresi, konuya ilişkin alt düzenleme olan 292 seri no’ lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde, mükellefin işin yürütülmesiyle ilgili kararları alması, işi planlaması veya işin denetimini yapması gibi durumlar olarak tanımlanmıştır.

3.5. Devralmama ve Sonradan Ortak Olmama

Genç girişimcilere kazanç istisnası düzenlemesinin gerekçelerinden birinin, ülkedeki girişimci sayısının artırılması olduğu da göz önüne alındığında mevcut bir işletmeye ortak olunması veya istisnai durumlar haricindeki devirlerin istisna hükümlerinden faydalandırılmayacağı yönündeki düzenlemeler gayet yerinde olmuştur. Mükerrer 20. maddenin birinci fıkrasının beşinci bendinde de ifade edildiği üzere, mevcut bir işletmeye veya mesleki faaliyete sonradan ortak olunması halinde istisna hükmünden yararlanılamayacaktır. Ayrıca yine aynı fıkranın dördüncü bendinde yapılan düzenleme ile, istisna hükümlerinden yararlanılması için faaliyeti durdurulan veya devam eden bir işletmenin veya mesleki faaliyetin eş veya üçüncü dereceye kadar kan veya kayın hısımlarından devralınmamış olması gerekmektedir. Bu devralınma hususuna istisna olarak, ölüm nedeni ile işin eş veya çocuklar tarafından devralınması hali getirilmiş olup bu durumda istisnadan yararlanılması için ölenin durumuna bakılmaksızın devralanların istisna şartlarını sağlayıp sağlamadığına bakılacaktır.

Bu başlık altında bahsettiğimiz hususlarla ilgili olarak yapılan düzenlemelerde tıpkı önceki alt başlık altında ifade ettiklerimizde olduğu gibi istisna uygulamasının suiistimalini önlenmeyi amaçlamaktadır. Özellikle akrabalar arasında hatıra binaen yapılabilecek devirler sonucunda esasen ortada herhangi bir girişimcilik olmamasına karşın istisnadan yararlanılması durumu ortaya çıkabilecektir. Mevcut bir işletmeye veya mesleki faaliyete sonradan ortak olunması, düzenlemenin gerekçelerinden olan girişimciliğin artırılması amacına uygun olmayacağından bu durumda da istisnadan yararlanılması da söz konusu olmayacaktır.

3.6. Adi Ortaklı veya Şahıs Şirketi Şeklinde Faaliyet Gösterilmesi

Faaliyetin adi ortaklık veya şahıs şirketi bünyesinde yürütülüyor olması halinde istisnadan yararlanmak istenirse, ortaklık veya şirket bünyesindeki tüm ortakların GVK mük. 20. maddede ifade edilen şartların tamamını sağlıyor olması gerekmektedir. Bu durumda, adi ortaklık veya şahıs şirketi kurmak suretiyle faaliyette bulunan mükellefler istisnadan ayrı ayrı istisnadan yararlanabileceklerdir. Ancak ortaklardan herhangi birinin istisna şartlarını taşımaması halinde ortaklardan hiçbirisinin istisna hükümlerinden yararlanamayacağını da belirtmek gerekir.

4.SONUÇ

Yazımızda, gençlerin ekonomiye birer girişimci olarak katılımını artırmak ve bu girişimler sonucu oluşacak işletmelerden kaynaklı çarpan etkisi ile istihdamın yükselmesine katkıda bulunmak amacı ile 193 sayılı GVK nın mükerrer 20. maddesi ile düzenleme altına alınan Genç Girişimcilerde Kazanç İstisnası müessesesini analiz etmeye çalıştık. Düzenlemenin suiistimallere yer verilmeden uygulanması halinde, Türkiye ekonomisine sağlayacağı katkı ortada olup bu vesile ile gençlerin girişimcilik ruhunun teşvik edilmesinin de ayrıca yerinde olduğu kanaatindeyiz.

  • 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu
  • 213 sayılı Vergi Usul Kanunu
  • 292 seri No’ lu Gelir Vergisi Genel Tebliği
  • 6663 sayılı Gelir Vergisi Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun
  • Çetinkaya, E. (2016), “6663 Sayılı Kanun İle 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nda Yapılan Değişikliklerin Gündeme Getirdiği "Genç Girişimcilere Getirilen Kazanç İstisnası" ve "Basit Usulde Tespit Edilen Ticari Kazançların Bir Kısmının Beyan Edilen Gelirden İndirilebilmesi" Hususları”, Lebib Yalkın, Sayı: Temmuz/151
  • Başak, L. (2016), “Genç Girişimciler İçin Getirilmiş Olan Kazanç İstisnasının Uygulama Esasları Ve Dikkat Edilmesi Gereken Bazı Hususlar”, Lebib Yalkın, Sayı: Mayıs/149
1 Konu hakkında verilmiş olan 07.04.2017 tarihli ve 64958909-120-10978 sayılı özelge
2 Bu kapsamda vergilendirilen mükelleflerin, hem Türkiye’ de hem de yurt dışında elde ettikleri kazançları vergilendirilmektedir.
3 Bu kapsamda vergilendirilen mükelleflerin sadece Türkiye’ de elde ettikleri kazançları vergilendirmeye kaynaklık teşkil etmektedir.
4 Sevk ve idarenin kimin tarafından yapıldığı, işletmeye adına banka hesaplarının açılışında ve banka talimatlarında kimin imzasının kullanıldığı ayrıca vergi dairesi ve diğer resmi işlemlerde işletmeyi kimin temsil ettiğinin tespiti sureti ile de anlaşılabilecektir.
5 Konu hakkında verilmiş 16.03.2017 tarihli ve 2030549-120[MÜK.20-2016/1097]-75068 özelge
Yorumlarınızı Bize Yazınız
Soru SorYazarlarımızın güncel sorulara cevap verebildiğini göz önünde bulundurarak, lütfen makalenin yayımı tarihten itibaren en geç bir ay içinde sorunuzu yöneltiniz.