Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşey

2020'li Yıllarda Vergi Reformuna Doğru

Serhat AKTAŞİbrahim SERİN
25 Ocak 2021Serhat AKTAŞ/ İbrahim SERİN
6317OKUNMA

Gelir Vergisi Sisteminde Geçici Çözümler Vergi Reformu İçin Yeterli mi?

“2020’li Yıllarda Vergi Reformuna Doğru” telepanel serisinin bu haftaki konuğu Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Mali Hukuk Anabilim Dalı Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Yunus Demirli oldu. Panelde vergi reformuna doğru giden Türkiye’de düz oranlı ve ikili gelir vergisi sistemlerine ilişkin konular ele alındı.

Panele vergialgi.net vergi reformu tartışma grubu üyeleriyle birlikte akademisyen ve bürokratlar da katılım gösterdi.


Vergi sisteminde adalet, etkinlik ve basitlik nasıl sağlanmalı?

Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Mali Hukuk Anabilim Dalı Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Yunus Demirli konuşmasında düz oranlı ve ikili gelir vergisi sistemlerinin farklılıklarına değindi. Türkiye’deki gelir vergisi sistemiyle ilgili görüşlerini aktardı.

30’un üzerinde ülkede düz oranlı vergi sistemi kullanıldığını belirten Demirli, “Sistem vergi indirimi, muafiyet ve istisna gibi vergi kolaylıklarının tamamının kaldırılması yoluyla vergi tabanının genişletilmesini hedefliyor. Asgari ücret gelirleri için geçim indirimi, işletmeler için ise zarar indirimi öngörüyor. Sistemin en temel hedefi etkinliği sağlayabilmek ve bu anlamda en önemli amaç basitliği sağlamak.” diye konuştu.

Düz oranlı vergi sistemini “gelir vergilerini ikame eden bir sistem” olarak nitelendiren Demirli, “Vergiler değişmese bile yaklaşım biçiminde değişikliklerin olması gerektiğini düşünüyorum” dedi.

Düz oranlı vergilendirilen ya da vergilendirildiğini ifade ettiğimiz dolaylı vergilerdeki sıkıntılara dikkat çekti. “Temel zafiyetler neler diye sorduğumda otomobil, petrol ve sigaradaki vergilerin yüksekliği dikkat çekiyor. Burada bir sadeleşme olması gerektiğini düşünüyorum.” diye konuştu.

Doç. Dr. Yunus Demirli ikili vergi sistemiyle ilgili olarak “Temel amaç sermaye gelirlerini vergilendiren homojen ve rasyonel bir sistem sunmaktır. Bu amaçla düşük oranda vergilendirilen sermaye gelirleri özendiriliyor. Yabancı sermaye yatırımlarının arttırılması ve sermaye çıkışlarının azaltılması hedefleniyor.” açıklamasında bulundu. “Mükellef adalet, yabancı sermaye yatırımcısı etkinlik ve basitlik istiyor” diyen Demirli sistem karmaşıklığının önemli bir sorun olduğunu, istisna ve muafiyetlerin kaldırılması gerektiğini belirtti.

Demirli “Vergiyi tabana yayamadığımız bir gerçek. Herkes için ideal bir geçim indiriminin sisteme entegre edilmesi gerekiyor. Geliri vergilendirip serveti dışarıda bırakıyorsak ya da tüketimi dışarda bırakıyorsak o zaman birtakım sıkıntılar da doğuyor.” diye konuştu.

“Kişi ve kurumlara kolaylık sağlamak, hem tabanın kavranması hem de kapasitenin kullanılması bakımından önem arz ediyor. Ayrıca mükellefleri ürkütmeden yenilerini havuza dahil etmek önemli hale geliyor.” dedi.

“Vergi gelirleri idareye sızdıran kovayla taşınıyor”

İstanbul Üniversitesi öğretim üyesi Binhan Elif Yılmaz, Artur Okun’un sızdıran kova metaforuna değinerek açıklamalarda bulundu. Yılmaz, düşük tahakkuk tahsilat oranı nedeniyle kaynağın idareye tam olarak aktarılamadığını belirtti. ‘Vergiyi yüksek gelirliden elde edelim düşük gelirliye aktaralım’ düşüncesinin etkinlik kaybı sebebiyle gerçekleşmediğini vurguladı.

“Vergiler toplum adına yapılan fedakârlıklardır” diyen Yılmaz, adil bir vergi sistemi için toplumda adalet algısının nasıl olduğunu bilmemiz gerektiğinin altını çizdi. “Eğer devlet hakları bireysel hakların üzerindeyse o zaman adalet düşük düzeyde gerçekleşiyor. Etkinlik ön plana çıkıyor. Ülke yönetimi ne kadar demokratik olursa vergi sisteminin adaleti sağlama potansiyeli o kadar yüksek oluyor.” diye konuştu.

“10 yılda bir ekonomik krize giriyoruz”

İŞKUR E. Genel Müdürü Mehmet Nuri Aslan konuşmasında öncelikli sorunun vergi kaçakçılığı olduğunu vurguladı. “Vergi kaçakçılığının önlenmesini esas almayan bir yapının diğer yapıları başarmasının olanaksız olduğunu düşünüyorum” dedi.

Aslan “Türkiye kamu gelirlerini arttırmak zorunda çünkü çok büyük açıklar veriyor. 10 yılda bir ekonomik krize giriyoruz.” diye konuştu.

Verginin tabana yayılmasının çok önemli olduğunu belirten Aslan “Türkiye’de gerçekten vergi ödeyen mükellef sayısının çok sınırlı olduğunu biliyoruz. Toplumun bekası ve gençlerin geleceği söz konusuysa buna çözüm bulmalıyız” diye ekledi.

İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi öğretim üyesi İbrahim Attila Acar, düz oranlı vergilerde dikkat çekilmesi gereken noktalar olduğunu söyledi. “Türkiye gibi ülkeler düz oranlı vergileri gelir ve kurumlar vergilerinde mi uygulamalı yoksa dolaylı vergilerde de uygulanabilir mi ?” sorusunun önemli olduğu dile getirdi.

“Vergi tarifesi adaletli ve etkin olmalı”

Panelin moderatörlüğünü üstlenen Yeni Ekonomi Danışmanlık Kurucu Ortağı Nazmi Karyağdı “Kendi yapımıza uygun, ticari yapımızdaki dağılımı dikkate alarak bir vergilendirmeye gitmek gerekir. Konunun toplumsal sözleşme anlamında yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini düşünüyorum.” açıklamasında bulundu.

Karyağdı “Bir kişi düz oranlı vergilendirilmek istiyorsa şirket kurmak suretiyle %20 düz oranlı vergilendiriliyor. Aynı işi gelir vergisi mükellefi olarak girişimde bulunursa artan oranlılığa tabii olacak. Bugün vergi tarifemiz ne kadar adil ne kadar etkin bunun da sorgulanması gerekiyor.” diye konuştu.

Ondokuz Mayıs Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Murat Batı, matrahın doğru okunup okunmadığının sorgulanması gerektiğinin altını çizdi. “Asgari ücretin yanlış hesaplanması gibi bir durum var. Açıklanan asgari ücret tutarları 360 günlük hesaplanıyor. Bütün işverenler 360 gün ücret ödüyor. 4 yılda bir 6 gün diğer yıllarda 5 gün her kişiye asgari ücret eksik ödeniyor.” dedi.

Batı, sınıf usulü tarifeye ilişkin “Bir aracın fiyatı 85.000 liraya kadarsa yüzde 45 vergi kesiliyor. Eğer fiyat 85 bin – 130 bin lira aralığındaysa yüzde 50 vergi alınıyor. Eğer 130 bini aşarsa yüzde 80 vergi alınıyor. Sınıf usulü vergileme adaletsiz uygulamalara yol açabiliyor.” açıklamasında bulundu. “300 bin liralık bir araç sınıf usulü tarifeden vazgeçilip dilim usulü tarifeye tabii olursa aracın fiyatı 248.000 liraya kadar iniyor.” diye ekledi.

Zoom ve YouTube üzerinden canlı yayınla gerçekleştirilen paneller serisi önümüzdeki günlerle vergi reformuna ilişkin konu ve konuklarla devam edecek. Gelecek etkinliklerle ilgili bilgiye vergialgi.net adresinden erişilebilir.

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor