Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşey

2020'li Yıllarda Vergi Reformuna Doğru

Özlem EKMEKÇİ
29 Nisan 2021Özlem EKMEKÇİ
169OKUNMA

Gelecek İçin Yenilenebilir Enerji ve Enerji Verimliliği

Vergialgı.net tarafından düzenlenen panel "Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri Doğrultusunda Yenilenebilir Enerji ve Enerji Verimliliğinin Vergilendirilmesi, Tespitler, Öneriler" başlığı altında gerçekleştirildi.

Nazmi Karyağdı moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelin konuğu Prof. Dr. Ayşe Yiğit Şakar, Dünya nüfusunun hızla artması, sanayileşme ve sanayileşmenin getirdiği kentleşme ile nüfus artışı, teknolojik ilerlemeler ve tüm bunların fosil yakıtlar ile sağlanmasının birtakım sorunlar meydana getirdiğine değinerek enerji arz ve talebindeki risklerin, iklim değişikliklerinin, ülkeleri yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği konusunda çalışmalara yönlendirdiğini ifade etti.

(161) Prof. Dr. Ayşe Yiğit Şakar ile Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri Doğrultusunda Yenilenebilir Enerji - YouTube

Yenilenebilir Enerji İçin Atılan İlk Adımlar

Uluslararası alanda atılan ilk adımların iklim değişimi üzerine olduğunu ifade eden Şakar,

  • 1973 Dünya Petrol Krizi ile yenilenebilir enerjinin öneminin ortaya çıktığını ve uluslararası alanda atılan ilk ve en önemli adımın Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi ile atıldığını söyleyerek, Türkiye ile birlikte 196 ülkenin ve Avrupa Birliğinin sözleşmenin tarafları olduğunu,
  • Sera gazı emisyonlarının küresel ölçekte artmaya devam etmesi ve iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin giderek daha fazla hissedilir hale gelmesi sonucu Kyoto Protokolünün imzalandığını,
  • 2020 sonrası iklim değişikliği rejiminin çerçevesini oluşturan, 197 ülkenin iklim krizinin önüne geçmek için birlikte hareket etmeyi kabul ettikleri uluslararası Paris Anlaşmasının yürürlüğe girdiğini belirtmiştir. 

Yenilenebilir Enerjinin Sürdürülebilirlik Modeli

Birleşmiş Milletler Gündem 21 Eylem Planı uyarınca sürdürülebilir kalkınma modeli, Ekonomik Sürdürülebilirlik, Çevresel Sürdürülebilirlik, Sosyal Sürdürülebilirlik, Kültürel Sürdürülebilirlik adı altında 4 boyuttan oluşmaktadır. Söz konusu boyutların hepsi birlikte ele alındığında gerçek anlamda sürdürülebilirlik söz konusu olacaktır.

Sürdürülebilir Kalkınma ise kaynakların kıt olduğu günümüzde, bugünün ihtiyaçlarını karşılarken, gelecek kuşakların kıt kaynaklara ihtiyacı olduğunu göz önünde bulundurarak, israftan uzak durup, doğal kaynaklar ile çevreyi koruyarak kaynakların etkin ve verimli kullanılmasını sağlayan kalkınma anlayışını ifade etmektedir. İlk olarak 1987 yılında Dünya Çevre ve Kalkınma Komisyonu tarafından ifade edilmiştir. 

Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri

Yoksulluk ve açlığa son, sağlıklı bireyler yetiştirme, nitelikli eğitim, toplumsal cinsiyet eşitliği, temiz su, hijyen ve halk sağlığı, erişilebilir ve temiz enerji, inana yaraşır iş ve ekonomik büyüme, sanayi inovasyon ve alt yapı, sürdürülebilir şehir ve yaşam alanı, sorumlu tüketim ve üretim, iklim eylemi, hava, su ve kara yaşamı, barış ve adalet, hedeflere ulaşmada ortaklıklar olarak sıralanabilmektedir.

Çevreyi kirletmeyen temiz ve verimli enerji kaynakları sağlayan teknolojilere geçilmesi, geri dönüşüme önem verilmesi, toplu taşıma sistemlerine geçilmesi Sürdürülebilir Enerji kaynaklarının sağlanması amacıyla, sürdürülebilir kalkınmanın amaç ve hedefleri arasında yer almaktadır.

Sürdürülebilirlik ekonomi açısından önem teşkil eden ve güncel kavramlar arasında yer alan Yeşil Ekonomi ise; Ekosistem ve biyo çeşitliliğe zarar verilmesini önleyen, enerji kaynaklarının ve enerjinin verimli kullanılmasını teşvik eden, çevre kirliliği ve emisyon azaltımını sağlayan, devlet yatırımları ve sosyal yatırımlar sayesinde toplumun refahını geliştiren ve istihdam artışına yol açan, sosyal adaleti güçlendire ekonomiyi ifade etmektedir.

Sürdürülebilir Çevre; biyo çeşitliliğin; insan sağlığının; hava, su ve toprak kalitesinin; hayvan ve bitki yaşamlarının korunmasını içermektedir.

Sürdürülebilir Enerji, günümüz enerji ihtiyacının gelecek nesillerin ihtiyaçlarını karşılama olanaklarına zarar vermeden karşılamak olarak ifade edilmiştir. 

Sürdürülebilir Enerji; Yenilenebilir Enerji ve Enerji Verimliliğinin birleşimi ile elde edilmektedir.

Yenilenebilir Enerji, doğada hazır bulunan, insan kullanımı ile bitmeyen, fosil yakıt, doğalgaz, kömür ve petrol gibi ürünler içermeyen enerji türüdür. 

Türkiye’nin Yenilenebilir Enerji Potansiyeli

Türkiye’nin enerji düzeyinde %76 oranında ithalata bağımlı bir ülke olduğumuzu ve bu durumun ulusal güvenlik açısından, ekonomik açıdan dışa bağımlılık yaratıyor, cari işlemler dengesinde açıklara sebep oluyor. Prof. Şakar bu sebeple Türkiye’nin sahip olduğu yenilenebilir kaynaklarını fazlaca kullanmasının faydalı olacağını ifade ederek başlıca yenilenebilir enerji kaynaklarımızın; hidrolik, rüzgar, güneş enerjisi ve biyokütle olduğunu belirterek Ülkemizde Yenilenebilir Enerji Teşvik Mekanizmalarının yenilenebilir enerji yatırımlarını ve yenilenebilir enerji ekipmanlarını desteklemeye yönelik; sabit fiyat garantisi ve vergisel teşvikler uygulandığını söyledi.

Prof. Şakar, mevcut teşviklere ek olarak, enerji tarımında kullanılan verimsiz topraklarda bile yetişebilen enerji bitkileri yetiştiriciliğine ve biyokütle enerji santrali kurulumu yatırımlarına öncelikli yatırımlar kapsamında ele alınıp teşvikler sunulması yönünde öneride bulunmuştur. 

Enerji Verimliliği

Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı 2017-2023’e göre ekonomide büyük bir paya sahip olan enerji maliyetini azaltmak, enerji arz güvenliğini, enerji dışa bağımlılığı sağlamak, sürdürülebilir kalkınmanın gerçekleşebilmesi için çevreyi koruyarak düşük karbon salınımlı ekonomiye geçiş için; yatay eksende bina, ulaşım, tarım, sanayi, teknoloji ve hizmet çalışmaları yapılmasını öngörmektedir.

Ülkemizde enerji verimliliğinin finansmanı; ulusal ve uluslararası finans kuruluşlarından, Uluslararası kalkınma ajanslarına sağlanan kredilerden, KOSGEB desteklerinden, yatırım projelerinde teşvik bölgelerinden, Türkiye teknoloji geliştirme vakfı desteklerinden, gönüllü anlaşmalar ve yeşil tahvillerden sağlanmaktadır.  

Konuk Prof. Ayşe Yiğit Şakar’ın panel sonunda şu tespit ve önerileri sıraladı:

  • Türkiye enerji arzında %75 dışa bağımlı bir yapıya sahiptir, bunun azaltılması için çalışılmalıdır.
  • Petrol fiyatlarının artması ekonomiyi ve devlet bütçesini olumsuz etkilemektedir, ayrıca fosil yakıt kullanımının çevreye verdi zarar göz önüne alındığında yenilenebilir enerjiye geçişin hızlandırılması her açıdan avantajlı olacaktır.
  • Türkiye’deki elektrikli araç sayısı toplam araç sayısı içerisinde oldukça azdır. Elektrikli araç teşvikleri yapılmalı, vergi indirim ve istisnalar ile desteklenmelidir. Fosil yakıt kullanımında çeşitli kıstaslara göre çevre kirliliği göz önüne alınarak cezai işlem getirilebilir.
  • Ülkemizde trafiğe kayıtlı araçların motorlu kara taşıtları içindeki yaş ortalamasının 12,9 ile yüksek olması çevre ekonomisini olumsuz etkilemekte ve bu konuda düzenlemeler yapılmalıdır.
  • Avrupa Birliğinde çevreyi daha çok kirleten araçlardan daha fazla vergi alınmaktadır. Ülkemizde de bu yönde düzenlemeler yapılmalıdır.

Ayşe Yiğit Şakar, panelde yenilenebilir enerji ve enerji verimliliğini her yönüyle ele alarak soru, görüş ve değerlendirmelerini yapmaları üzere sözü panelistlere bıraktı.

Panelistlerden İstanbul Üniversitesi Prof. Dr. Elif Binhan Yılmaz, yenilenebilir enerjinin dünyada %10’luk bir paya sahip olduğunu belirterek çok fazla alanda yenilenebilir enerjinin olduğunu ve bunlardan hangi alanda ülkemizde yenilenebilir enerjiye yöneleceği görüşünde bulunarak sürdürülebilir kalkınma hedeflerine yönelik 50 yıllık perspektif ile yapılmasının önemli olduğu ifadelerinde bulundu.

Panelistlerden E. İşkur Genel Müdürü Mehmet Nuri Aslan ise; sorumlu, ekonomik gelişmeye önem veren, gelecek nesilleri dikkate alarak yeşil enerjiye dönüşümü hızlandırmalı, tasarruf etmeli, dış ticaret dengesindeki bozukluğu gidererek önlemler alınmalı akıllı bir kamu yönetimi ile ciddi kaynaklar ayırarak, vergi teşviki sağlayarak gerekirse cezai yaptırımlarda bulunması gerektiğini söyledi.

Panelistlerden İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Prof. Dr. İbrahim Atilla Acar ise; ülkemizde çevre söz konusu olduğunda çevre kirliliğinin vergisinden söz edilirken, kalkınma söz konusu olduğunda çevre kirliliğinin önemsenmediğine vurgu yaparak, gelişmiş ülkelerde ise tam tersi bir durum söz konusu olduğunu “suyu içemezsiniz ama havayı teneffüs edebilirsiniz” sözü ile vurgulayarak çevre temizliğine verilen önemin altını çizmiştir.

Panelistlerden On Dokuz Mayıs Üniversitesi Doç. Dr.Murat Batı ise; yenilenebilir enerji kapsamında elektrikli otomobillerin ÖTV oranındaki artışa dikkat çekti ve Gelir vergisi, Veraset ve İntikal vergisi gibi vergilerde artan oranlı olduğu için belli bir tutar üzerine zamlı tarife uygulanırken ÖTV de bu durumun sınıf usulü uygulandığını belirterek yeni oran matrahın tamamına uygulanmakta böylece tersine artan oranlılık katı bir şekilde gerçekleşerek ciddi problemlere yol açmaktadır. Bu oran artışı hazineye gelir sağlamak için mi yoksa yeşil korumak için mi bu artış yapıldı değerlendirmelerinde bulundu.

Moderatör Nazmi Karyağdı’nın son değerlendirmeleriyle panel son buldu:

Vergi reformu yapılması gereken konulardan ya da vergi reformunun parçalarından birinin yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği olması gerektiğini ifade ederek, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma hedeflerinin tüm dünya için geçerli hedefler olduğunu söyleyerek günümüzde dijital ve yeşil dönüşümün söz konusu olduğunu bu konuyu destekleyici vergi sisteminin geliştirilmesi gerektiği ifadelerine yer verdi. Yapılan bazı düzenlemeler olmasına karşın bu düzenlemelerle örneğin elektrikli otomobillerin vergilerine dikkat çekerek onları kullananları mı, üretenleri mi, araçları mı yoksa çevreyi mi cezalandırıyoruz sözlerine yer verdi.

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor