Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşey

Vergi

Fehmi Ege
07 Şubat 2021Fehmi Ege
4108OKUNMA

Finansman Gideri Kısıtlamasında Yeni Dönem

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 41. maddesi birinci fıkrası 9. bendi ayrıca 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 11. maddesi birinci fıkrası (i) bendi ile yapılan düzenlemeler ile gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin işletmelerini yabancı kaynakla finanse etmeleri neticesinde katlanacakları finansman giderlerinin bir bölümünü gider yapmaları kanunen kabul edilmemektedir. Söz konusu madde metinleri uzun zamandır ilgili kanunlarda yer alıyor olsa da ilgili makamlarca (geçmişte Bakanlar Kurulu, şimdi ise Cumhurbaşkanlığı) kararlaştırılan bir kısım yani belirlenen bir oran olmadığından bahse konu düzenlemeler uygulama alanı bulamıyordu. Ancak 03.02.2021 tarihli ve 3940 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı neticesinde madde lafızlarında belirtilen ve finansman gideri olarak özetleyebileceğimiz giderlerin %10 luk bölümünün matrah tespitinde gider olarak kabul edilmeyeceği hüküm altına alınmıştır.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunun 41. maddesi birinci fıkrası 9. bendi aşağıdaki gibidir;

“Kullanılan yabancı kaynakları öz kaynaklarını aşan işletmelerde, aşan kısma münhasır olmak üzere, yatırımın maliyetine eklenenler hariç, işletmede kullanılan yabancı kaynaklara ilişkin faiz, komisyon, vade farkı, kâr payı, kur farkı ve benzeri adlar altında yapılan gider ve maliyet unsurları toplamının %10'unu aşmamak üzere Cumhurbaşkanınca kararlaştırılan kısmı.

Belirlenecek oranı sektörler itibarıyla farklılaştırmaya Cumhurbaşkanı, bendin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.”

5520 sayılı Kanunun 11. maddesi birinci fıkrası (i) bendi metni ne aşağıda yer verilmiştir;

“i) Kredi kuruluşları, finansal kuruluşlar, finansal kiralama, faktoring ve finansman şirketleri dışında, kullanılan yabancı kaynakları öz kaynaklarını aşan işletmelerde, aşan kısma münhasır olmak üzere, yatırımın maliyetine eklenenler hariç, işletmede kullanılan yabancı kaynaklara ilişkin faiz, komisyon, vade farkı, kâr payı, kur farkı ve benzeri adlar altında yapılan gider ve maliyet unsurları toplamının %10'unu aşmamak üzere Cumhurbaşkanınca kararlaştırılan kısmı. Belirlenecek oranı sektörler itibarıyla farklılaştırmaya Cumhurbaşkanı, bendin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.”

Finansman gideri sınırlandırmasına ilişkin gelir ve kurumlar vergisi kanunlarında yapılan düzenlemeler küçük ancak önemli bir fark hariç birebir aynıdır. Bu önemli fark ise kurumlar vergisi kanununda yer alan düzenlemeden “Kredi kuruluşları, finansal kuruluşlar, finansal kiralama, faktoring ve finansman şirketleri” muaf tutulmuş olmalarıdır. Muaf tutulan işletmelerin iş süreçleri ve finansman yapıları göz önüne alındığında finansman gideri sınırlandırmasından muaf tutulmalarının yerinde olduğu kanaatindeyiz.

Yapılan son düzenleme ile gerek gelir vergisi gerekse muaf tutulan işletmeler dışındaki kurumlar vergisi mükellefleri, kullandıkları yabancı kaynakların özkaynaklarını aşması halinde bu gider kısıtlaması ile karşı karşıya kalacaklardır. Burada şunu da önemle belirtmek gerekir ki, söz konusu gider kısıtlaması yabancı kaynakların özkaynakları aşan kısmına isabet eden finansman gideri üzerinden hesaplanmak sureti ile uygulanacaktır. Aşan kısmın hesabında ise yatırım maliyetine eklenen yabancı kaynakların dikkate alınmayacağı madde lafzından anlaşılmaktadır. Aşan kısma isabet eden “faiz, komisyon, vade farkı, kâr payı, kur farkı ve benzeri adlar altında yapılan gider ve maliyet” unsurlarının toplamının %10’u hem gelir hem de kurumlar vergisi mükelleflerince (muaf tutulan kurumlar vergisi mükellefleri işletmeler hariç) matrah tespitinde gider olarak dikkate alınamayacaktır.

Esasen geçmişten beri işletmelerin finansmanı noktasında özsermaye ile finansmanı tercih etmeleri teşvik edilse de özsermayenin yetersiz kaldığı durumlarda yabancı kaynakla finansmana da başvurulmaktadır. Günümüzde finansman maliyetlerinin arttığı göz önüne alındığında, yazımıza konu Cumhurbaşkanı Kararı ile mükellefler bir nevi özsermaye ile finansmana teşvik edilmiş de olmaktadırlar kanaatindeyiz. Ağırlıklı olarak yabancı kaynakla kendilerini finanse eden işletmeler, özellikle finansman maliyetlerinin yükseldiği veya finansman imkanına ulaşamadıkları dönemlerde mali anlamda sıkıntılı süreçler yaşayabilmektedir. Özetle, uzun zamandır kanun metni olarak var olan gelir vergisi ve kurumlar vergisindeki söz konusu düzenlemelerin, yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararında belirtilen %10 oranı neticesinde uygulama alanı bulacak olmasının finansman noktasındaki tercihleri özsermayeden yana değiştirerek özel sektör finansman yapısına fayda sağlayacağı kanaatindeyiz.

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor