Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşey

Vergi

Bülent TAŞNazmi KARYAĞDI
09 Ağustos 2021Bülent TAŞ/ Nazmi KARYAĞDI
559OKUNMA

Enflasyonun Bilanço Varlıklarında Yarattığı Tahribatı Gidermek İçin Önemli Bir İmkân: Yeniden Değerleme

Enflasyonun şirket bilançolarında yarattığı tahribat

Enflasyon ortamında şirket varlıkları satın alma bedelleri ile kayıtlarda yer aldığından bu varlıkların yarattığı gelirin enflasyondan etkilenerek şişmesi bilinen bir gerçektir. Şirket varlıklarının tarihsel değer üzerinden amortismana tabi tutulmasının bir sonucu olarak şirketler enflasyon ile şişmiş gelirleri üzerinden bir nevi enflasyon vergisi öderler.

Bunun önüne geçebilmek için enflasyonun belirli bir düzeyde istikrar kazanması halinde enflasyon muhasebesinin devreye girmesini sağlayacak bir mekanizma Vergi Usul Kanununda düzenlenmiştir.

Buna göre; kazançlarını bilanço esasına göre tespit eden gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri fiyat endeksindeki artışın, içinde bulunulan dönem dahil son üç hesap döneminde %100'den ve içinde bulunulan hesap döneminde %10'dan fazla olması halinde malî tablolarını enflasyon düzeltmesine tâbi tutarlar. Enflasyon düzeltmesi uygulaması, her iki şartın birlikte gerçekleşmemesi halinde sona erer.

Bu mekanizma çerçevesinde 2004 yılından günümüze yıllık ve üç yıllık ÜFE artış oranları TUİK verileri çerçevesinde aşağıdaki gibi hesaplanmıştır.

YılAralık EndeksYıllık Artış Oranı (%)Üç Yıllık Artış Oranı (%)
2004115,8713,869,7
2005121,144,535,6
2006135,1611,632,8
2007143,195,923,6
2008154,808,127,8
2009163,985,921,3
2010178,548,924,7
2011202,3313,330,7
2012207,292,526,4
2013221,747,024,2
2014235,846,416,6
2015249,315,720,3
2016274,099,923,6
2017316,4815,534,2
2018422,9433,669,6
2019454,087,465,7
2020568,2725,179,6

Görüldüğü üzere kanunun öngördüğü iki şart hiçbir yılda gerçekleşmediği içinenflasyon muhasebesi bir daha hiç uygulanamamıştır.

2004 ve sonrası satın alınan sabit kıymetlerin 2020 yılı sonu itibariyle uğramış oldukları değer kayıpları aşağıdaki tablodaki gibidir.

Sabit Kıymet Alım Yılı2020 Yılı İtibariyle Değer Kaybı (%)
2004390
2005369
2006320
2007297
2008267
2009247
2010218
2011181
2012174
2013156
2014141
2015128
2016107
201780
201834
201925
20200

Enflasyonun şirket bilançolarında yarattığı bu tahribat ve enflasyon vergisinin etkilerini ortadan kaldırmak üzere 3.6.2021 tarihli ve 7326 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun 11 inci maddesi ile Vergi Usul Kanunun geçici 31 nci maddesine yeni bir fıkra eklenmiştir.

Bu yeni fıkra ile daha önce 2018 yılında sadece taşınmazlar için bir defaya mahsus olmak üzere getirilen yeniden değerleme imkânı yine bir defaya mahsus olmak ve hem taşınmaz hem de diğer sabit kıymetler için getirilmiştir.

Ancak bu imkândan yararlanabilmek için değer artış tutarı toplamı üzerinden %2 oranında vergi ödenmesi gerekmektedir.

Yeniden değerlemeden kimler yararlanabilecektir?

Tam mükellefiyete tabi ve bilanço esasına göre defter tutan kollektif, adi komandit ve adi şirketler de dâhil olmak üzere ferdi işletme sahibi gelir vergisi mükellefleri ile kurumlar vergisi mükellefleri yeniden değerleme imkanından yararlanabilmektedir.

Bu imkânın Türkiye’de bir işyeri veya daimî temsilci aracılığı ile faaliyette bulunan dar mükellef kurumlara uygulanmaması vergi anlaşmalarının ayrımcılığı yasaklayan maddeleri kapsamında sıkıntı yaratmaya müsaittir.

Kanun ayrıca aşağıda yer alan mükelleflerin de yeniden değerleme imkanından yararlanmasına imkân tanımamaktadır.

  • İşletme hesabı (zirai işletme hesabı dâhil) esasına göre defter tutan mükellefler.
  • Serbest meslek kazanç defteri tutan serbest meslek erbabı mükellefler.
  • Finans ve bankacılık sektöründe faaliyet gösteren mükellefler.
  • Sigorta ve reasürans şirketleri.
  • Emeklilik şirketleri ve emeklilik yatırım fonları.
  • Münhasıran sürekli olarak işlenmiş altın, gümüş alım-satımı ve imali ile iştigal eden mükellefler.
  • 213 sayılı Kanunun 215 inci maddesi uyarınca kendilerine, kayıtlarını Türk para birimi dışında başka bir para birimiyle tutmalarına izin verilen mükellefler.

Bu mükelleflerin yeniden değerleme imkanından yararlandırılmaması da ayrı bir tartışma konusudur. Özellikle serbest meslek erbabının bundan yararlandırılmamasına bir anlam verebilmek mümkün görünmemektedir.

Hangi sabit kıymetler yeniden değerlemeye tabi tutulabilecektir?

Kanun ve konu ile ilgili olarak Hazine ve Maliye Bakanlığınca çıkarılan tebliğ uyarınca,

  • Taşınmazlar,
  • Taşınmaz mahiyetinde olmamakla birlikte 213 sayılı Kanun uyarınca amortisman yoluyla itfası gereken gayrimenkul gibi değerlenen kıymetler (gayrimenkullerin mütemmim cüzileri ve teferruatı, tesisat ve makinalar, gemiler ve diğer taşıtlar, gayrimaddi haklar),
  • Demirbaşlar,
  • Sinema filmleri,
  • Şerefiyeler,
  • Araştırma-geliştirme harcamaları,
  • Özel maliyet bedelleri,
  • Aktifleştirilen ilk tesis ve taazzuv giderleri gibi

kıymetler yeniden değerlemeye tabi tutulabilecektir.

Ayrıca yeniden değerleme ihtiyari olup, 31 Aralık 2021 tarihine kadar yapılabilecektir. Değerlemeye tabi tutulan ve faydalı ömür süresi tamamlanmamış amortismana tabi iktisadi kıymetler yeniden değerleme sonrasında bulunan değerleri üzerinden amortisman ayrılmaya devam edilecektir.

Sabit kıymetler hangi oran esas alınarak yeniden değerlenecektir?

Sabit kıymetin daha önce enflasyon muhasebesi veya yeniden değerlemeye tabi tutulmuş olması dikkate alınarak hesaplanacak ÜFE artış oranları üzerinden yeniden değerleme yapılabilecektir. Uygulanacak oranın tespitine yönelik olarak 530 no.lu vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde gerekli açıklamalar yapılmıştır. 

Değer Artış Fonu ve vergilendirilmesi

Yeniden değerleme neticesinde hesaplanan değer artışı, yeniden değerlemeye tabi tutulan iktisadi kıymetlerin her birine isabet eden değer artışları ayrıntılı olarak gösterilecek şekilde, bilançonun pasifinde özel bir fon hesabına alınacaktır.

Yeniden değerleme neticesinde hesaplanan ve pasifte özel bir fon hesabında gösterilen değer artışı tutarı üzerinden %2 oranında hesaplanan vergi, yeniden değerleme işleminin yapıldığı tarihi izleyen ayın son günü akşamına kadar gelir veya kurumlar vergisi yönünden bağlı olunan vergi dairesine beyan edilip, üç eşit taksitte (ilk taksiti beyanname verme süresi içinde, izleyen taksitler sırasıyla beyanname verme süresini takip eden ikinci ve dördüncü ayda olmak üzere) ödenebilecektir. 

Pasifte özel bir fon hesabında gösterilen değer artışı tutarının, istenildiğinde sermayeye ilave edilmesi mümkündür. Ancak, söz konusu fonun sermayeye ilave edilme dışında herhangi bir şekilde başka bir hesaba nakledilen veya işletmeden çekilen kısmı, bu işlemin yapıldığı dönem kazancı ile ilişkilendirilmeksizin bu dönemde gelir veya kurumlar vergisine tabi tutulur. Bu nedenle fon ile ilgili olarak yapılacak işlemlerde beklenmedik vergi riskleri ile karşılamamak için dikkatli olmak gerekmektedir.

Sonuç

Enflasyon düzeltmesi yapılan tarihten bugüne şirket bilançoları enflasyon nedeniyle tahribata uğramıştır. Yeniden değerleme, şirketleri bu tahribattan ve enflasyonun yarattığı şişkinlik üzerinden vergi ödemekten geç te olsa kurtarmaktadır. Şirketler için çok önemli bir fırsattır.

Ancak sağlanan bu imkan için ayriyeten vergi almak çok anlamlı görünmemektedir. Şirketler zaten enflasyon muhasebesinin devreye girmemiş olması nedeniyle önemli kayıplara uğramışlardır. Şirketlere sağlanan bu imkân için bir bedel tayin edilmiş olması sadece Bütçeye gelir yaratma amacı ile açıklanabilir.

Ayrıca vergi anlaşması bulunan ülkelerin mukimi olan şirketlerin Türkiye’de bulunan iş yeri veya daimi temsilcilerinin bu imkandan yararlanıp yararlanamayacağının da Gelir İdaresince açıklığa kavuşturulmasında yarar bulunmaktadır.

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor