Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşey

Gençlerin Gözünden Türkiye

İbrahim SERİN
21 Ocak 2021İbrahim SERİN
1235OKUNMA

Ekonomistin Geleceğine Bakış

Ekonomi, köklü bir tarihe sahip geçmişten günümüze kadar uzanan ve yıllardır üzerinde farklı fikirler üretilen, içerisinde farklı sesleri barındıran bir bilimdir. Geriye dönüp bakıldığında birçok iktisat okulunun varlığı, farklı fikirlerde olması da bunun en temel ispatıdır. Klasikler, Keynesyenler, Monetaristler ve daha niceleri… Tüm bu okulların ortaya çıkışı aslında kökeninde ekonomik problemleri barındırmaktadır.

1929 Ekonomik Buhranı (Kara Perşembe) ile Keynesyenler, 1970 Petrol Krizleri ile Klasik iktisatçılar bu anlamda verilebilecek örnekler arasındadır. Her okul, çağının ekonomik hastalıklarıyla alakalı tezler ortaya koymuş ve bir nevi ekonomik reçete sunmuştur. Kim bilir belki de Keynes İstihdam, Faiz ve Paranın Genel Teorisi kitabını ele alırken birçok tepkinin geleceğini kestirememişti. Keza uzun dönemli analizlerden kaçınması onun gelecekte çok ağır eleştirilere maruz kalmasına sebep olacaktı. Fakat içerisinde bulunulan ekonomik koşullar onu bunu yazmaya itmişti. 1960’lara kadar J.M. Keynes’in fikirlerinin birçok ülkede uygulanması politikanın dönem itibariyle haklılığını ve Keynesyen iktisada verilen değeri göstermekteydi.

Günümüze baktığımızda benzer şekilde nabza göre şerbet vermeyi öneren değerli birçok iktisat politikası uzmanı mevcut. Bu zenginliklerin farkında olan ülkeler yapılan önerilerle kendilerini koruma altına alabiliyor. Ya biz? Ne kadar önemsiyoruz ekonomi bilginlerini? Alanında uzman kişileri bırakıp her alanda uzman olduğunu iddia edenleri ön planda tutarak maalesef toplum olarak büyük yanılgı içerisine düşüyoruz. Zenginliklerimizi umursamayarak aslında geleceğimizi tehlikeye atıyoruz ve maalesef birçoğumuz hala bunun farkında değil. Cumhuriyetimizin kuruluş yıllarında çalışma gösteren Ali İktisat Meclisi (1927) danışma ve araştırma konusunda çağının en başarılı fikirleriyle toplumun her kesimini kapsayacak iktisat politikaları önerisinde bulunmuşlardır. Ancak günümüze baktığımızda birçok değerli ekonomistin fikirleri ne yazık ki yalnızca küçük bir kesim tarafından ilgiyle takip edilmekte.

Ülkemizin içerisinde bulunduğu ekonomik konjonktüre uygun yapılan birçok önerinin politika uygulayıcılar tarafından da dikkate alındığı pek söylenemez. Örneğin; yıllardır üniversitelerin iktisat kitaplarında yer edinmiş Laffer eğrisi (İbni Haldun eğrisi) vergi oranlarının optimal düzeyde olması gerektiği konusunda iktisat okulları arasında genel kabul görmüş bir teoridir. Ek olarak, borçlanma hususunda göz ardı edilemeyecek önermeler sunan N.Wallace ve T. Sargent ın geliştirdiği teori de yine birçok noktada dikkate değer bilgiler içermektedir. Tüm bu genel kabul görmüş politika ve teoriler konusunda uzman iktisatçıların görüşleri yerine yanlışta ısrar etmek hiç şüphesiz etkilerini ağır bir şekilde yansıtmaktadır. “Ekonominin tabii kanunları vardır. Bu kanunların dışına çıkarak nehri tersine akıtmayalım” Turgut Özal’ın bu sözleri, ekonomiye ve iktisatçılara verilmesi gereken önemi anlatan ders niteliğinde bir çıkarım olmuştur.

Ülkemiz ekonomisi gelişmekte olan her ülke gibi kırılgan bir yapıya sahiptir. Kalkınma dönemlerinde olan ekonomiler için normal sayılabilecek bu durum konjonktüre uygun politikalarla en az hasarla atlatılmaya çalışılmaktadır. Ancak, tüm bu politikaların toplum yararını gözetecek bir biçimde uygulanması kimi zaman yeterli olamamaktadır. Bunun en açık örneği borçlanmadır. Borcun gelecek kuşaklar üzerinde bir yük oluşturabileceği ve bu sebeple belirli sınırlar içerisinde yapılması gerektiğini savunan Buchanan gibi pek çok ekonomi teorisyenlerinin fikirlerine hâkim uzmanlarımızı dikkate almak yalnızca bugünü değil geleceğimizi de şekillendirecektir.

Kimi zaman iniş ve çıkışlar yaşadığımız, zorlu süreçlerden geçen ekonomimiz bilimin ışığında hiç şüphesiz olması gereken yerde olacaktır. Bunu mümkün kılacak olan ise tüm zorluklara rağmen kapılarını açık bırakan ekonomistler olacaktır.

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor