Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşey

Vergi

Mustafa YETER
18 Mart 2021Mustafa YETER
4464OKUNMA

Dr. Ahmet OZANSOY: Maliye Bile Belediyelerin Vergi Dairesi Olduğunun Farkında Değil

VERGİALGI platformu tarafından düzenlenen “2020’li Yıllarda Vergi Reformuna Doğru” Telepanel Serisinde “Belediyelerin Gelir Kaynakları Sorunlar ve Çözümler” Konusu Tartışıldı.

Panelin konuğu eski Maliye Baş Müfettişi NATA HOLDİNG şirketi CFO’su Dr Ahmet Ozansoy oldu.

Dr. Ozansoy, yaptığı sunumda belediyelerin gelir sorunlarını şu şekilde sıraladı:

  1. Belediyelerin insan kaynağı kapasitesi yetersiz.
  2. Hem bilgilendirme açısından hem doğru kişilerin seçilmesi açısından kapasitesi yetersizliği bulunmaktadır.
  3. Maliye bile belediyelerin vergi dairesi olduğunun farkında değildir.Belediyeler belediye gelirleri için vergi dairesi sayılmaktadır. Gelir idaresinin vergi inceleme ile ilgili yetkilerinin belediyelerde kendi gelirleri için kullanabilmektedir.
  4. Belediyelerin kendi gelir kaynakları ile ilgili hiçbir denetim yetkisi yok.Belediyeler bir tespit yapabilirse veya mükellef kendi beyan ederse ancak belediyeler gelirlerini tahsil edebilmektedir.
  5. Belediyelerin gelir yönetimleri bakımından sahipleri de yok.
  6. Vergi uygulamaları açısından gelir idaresi belediye gelirleri ile ilgili konularda patron durumunda. Gelir idaresinin yaptığı düzenlemeler belediyeleri de bağlamaktadır
  7. Ayrıca merkezi idaresinin kullanabildiği teknolojinin de getirdiği imkanlardan faydalanamıyorlar.
  8. Vergi idaresi bu imkanları belediyelere sunmuyor.

Belediyelerin öz gelirleri

Dr. Ozansoy belediyelerin gelir kaynaklarına ilişkin değerlendirmede ise şu tespitlerde bulundu 

Emlak vergisi kanunu

a. Emlak vergisi değeri sorunu

Emlak vergisi kanunu zor çetrefil bir kanundur.

Rayiç değeri piyasada alım satımda kullanılan piyasa değeridir.

Vergi değeri değerleme yöntemleri ile otoritenin belirlediği değerdir.

Vergi değeri ile emlak vergisi belirlenirken tapu harçları rayiç değer ile belirlenmektedir.

Emlak vergisi değeri değiştirilemeyen bir değer. Ancak uygulamada bu değerlerin değiştiği de görülmektedir.

Emlak vergisi ile yapılacak en güzel reform emlak vergisi değeri ile rayiç değeri farklılığının ortadan kaldırılması gerekmektedir.

b. İnşaat sınıfı sorunu

İnşaat sınıfının nasıl belirlendiği konusunda bir bilgi yok. Eski bir bakanlar kurulu kararından söz edilmektedir. Ancak tam bir bilgi yoktur.

Bu konu da çözüme bağlanmalıdır. Vergi değeri günümüzdeki imkanlarla çok güzel belirlenebilir. Ancak maliye de bu konuda bir bilinç yok.

c. Arazi içinde yapılan evin değeri sorunu

Emlak vergisi kanununa dahil olan arazi vergisi ve arsa vergisi vardır. Arsa ile arazi arasındaki fark arsa parsellenmiş ve imara açıkken arazi parselli değildir.  Bu durumda arazi içine yapılan evlerin nasıl vergileneceği de belirsizdir.

d. 2942 kamulaştırma kanunundaki sorun

Mükellefin belirlenen emlak değer üzerinde beyanı ya da belirlenmesinde söz hakkı yoktur. Bu halde mükellefin sahip olduğu gayrimenkulün kamulaştırma kararı verilmesi halinde mükellef kamulaştırma değeri ile emlak değeri arasındaki fark cezalı tarhiyat yapılmaktadır. Bu olay fıkra gibidir. (bu uygulama daha önce rayiç bedel uygulaması getirildiği dönemden kalmış bir uygulamadır.)

e. Sıfır oranlı emlak vergisi sorunu

Bu uygulama emlak vergisi kanunundaki şartları taşıyan vatandaşların emlak vergisi muafiyetini düzenlemektedir. Ancak zaten kısıtlı olan belediye gelirleri bu düzenleme ile daha da kısıtlanmaktadır ve belediyelerin bu kaybı telafi edebilecekleri bir kaynak yoktur.

f. Belediyelerin tapu bilgilerine ulaşamama sorunu

Belediyeler sadece kendi illerinde mükellefin sahip olduğu gayrimenkulleri görebilmektedir. Belediyeler mükellefin tapu kayıtlarına erişemediği için 2942/39 muafiyetinden farklı illerdeki her evi için faydalanabilmektedir.

g. Gelir elde etme meselesi

Hiç geliri olmayan tanımı yanlış bir betimlemedir.  Kişinin hiç geliri olmaması söz konusu olamaz. Bu sorunun aşılabilmesi için gelir idaresi hiç geliri olmayan sayılacaklar için bir sınır belirleyerek çözmeye çalıştır.

h. Zamanaşımı

Zamanaşımı idarenin bildirim dışı kalan emlak vergisinin konusuna giren varlıkların idarece öğrenildiği tarihten itibaren başlar.

Belediye Gelirleri Kanunu

a. Büyükşehirler ile ilçe belediyeleri arasındaki yetki karmaşası

Büyükşehir belediyeleri kendi sorumluluk alanlarını belirleyebilmektedir. Bu durumda büyükşehir belediyesi kendi çıkarına göre hareket edebilmektedir.

b. İlan ve reklamların şekli değişti tarife yetersiz kaldı.

Bugünkü tarife verilen reklamların vergilenebilmesi zordur. Örneğin LCD ekranlar ile verilen reklamların bugünkü tarife ile tarh ve tahsili zordur.

c. Türk Telekom istisnası

PTT’nin yapacağı reklamlar kanundan istisna tutulmuştur. Ancak TT daha sonra kurularak PTT’nin haberleşme hizmetleri bakımından ayrılmıştır.  TT bu istisnaya dayanarak kendi reklamlarının da istisnaya tabi olduğunu iddia etmektedir ve bu istisnadan ne yazık ki yararlanabilmektedir.

d. Haberleşme vergisi

Telefon, teleks, faks, data… Cep telefonlarından haberleşme vergisi alınmamaktadır.

e. Elektrik ve hava gazı tüketim vergisi

Hava gazı artık kullanılmamasına rağmen kanunda yer alırken doğalgaz kanun kapsamında değildir.

f. Yangın sigortası vergisi

Sigorta şirketlerinin ürün portföyünde özellikle yangını kapsayan bir sigorta ürünü yok. Paket sigortalarda ise yangın vergisi olduğu için yangın sigortası primi çok düşük tutulmaktadır.

Hangi belediye bu vergiyi toplayacaktır. Sigorta şirketlerinin merkezi olan belediye mi yoksa yararlanılan bölgedeki belediye mi bu vergiyi toplayacaktır.

g. Çevre Temizlik Vergisi

Katı atık tanımı yapılmamıştır. Ayrıca ilçe belediyeleri kendi ilçelerindeki katı atıkları toplama sorumluluğu varken bu bedeli büyükşehir belediyeleri tahsil etmektedir. İçişleri bakanlığının bir genelgesinde büyükşehir belediyelerinin tahsil edilen bedel içinden ilçe belediyelerinin masraflarını ödemesi gerektiği belirtilmektedir. Ancak buna uyulmamaktadır.

h. Tatil günlerinde çalışma harcı

Kanunda sayılan işletmeler haftanın belirlenen günlerinde hafta tatili yapmak zorundadır. Ancak istisna tutulan işletmeler harçlarını ödeyerek hafta tatili yapmak yerine çalışmaya devam ederler.

Uygulamada yapılan yanlış anlaşılma ise istisna tutulan işletmelerin harçtan istisna olduğu düşüncesi ve hafta tatilinde çalışması yasak olan işletmelerin ise harç ödeyerek işletmelerini açabilecekleri yanılgısıdır.

Hayvan kesimi muayene ve denetleme harcı

Kanunda belirtilen şartları taşımayan kesim yerlerinin denetlenmesinden alınan harçlardır. Ancak kesim yerleri zaten kurallar uymuşsa denetleme harcı alınmamakta kural uymamışsa alınabilmektedir.

a. Ölçü ve tartı aletleri muayene harcı

3516 sayılı kanunda belediyeler muayeneden ücret alabilir demekte ancak 2464 sk.da harç olan hizmetten ayrıca ücret alınmaz demektedir. Tartı aletleri muayene yönetmeliğinde il müdürlükleri yetkili sayılmış veya bakanlıkça yetkilendirilen kuruluşlar demiş ancak belediyelerin yetkisinden söz edilmemiş. Ölçü ve ölçü aletleri yönetmeliğinde sayılan bazı ölçü ve tartı aletleri muayenesini yapabilmektedir. Belediyelere sınırlı bir gelir kaynağı kalmıştır.

b. İşyeri açma izin harcı

Harcın konusu işyeri açmak için izin almak mı yoksa işyeri açmak mı? Mahkeme kararlarında özel kanunu olan meslekleri kanun dışı saymaktadır. Olması gereken işyeri açma harcıdır. İşyeri açma harcı işyeri açacak kişinin yeterliliği olup olmadığına değil işyerinin standartları sağlayıp sağlamadığını kontrol karşılığında alınır.

c. Harcamalara katılma payı

Yol harcamalarına katılma payını belediyelerin toplaması ihtiyari hale getirildi. Çünkü sayıştay bu harcın zorunlu olup da toplanmaması karşılığında belediyelere yüklü miktarda zimmet çıkardı. Bunun ardından içişleri bakanlığı bu verginin toplanmasını ihtiyari hale getirmiştir. Aynı zamanda kanunda bu harcın kaç yılda bir toplanacağına dair süre belirtilmemiştir.

Belediyeler için mali anlamda neler yapılabilir?

Dr. Ahmet Ozansoy bu konudaki önerilerini ise şöyle sıraladı:

  • Gayrimenkulle ilgili vergilerden ve tapu harcından belediyelere pay verilebilir.
  • MTV den belediyelere pay verilebilir.
  • Belediyeler vergi denetim yetkisi verilmelidir.
  • Belediyeler E-Tebligat, E-Haciz vb. sistemlere dahil edilmelidir. Bu şekilde belediyeler tahsilat sorununu bir nebze çözebilir.

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor