Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşeyyeni e-konomi
Nazmi KARYAĞDI
25 Kasım 2018Nazmi KARYAĞDI
185OKUNMA

Döviz Cinsinden Düzenlenen Sözleşmelerin TL’ye Çevrilmesinde Damga Vergisi Riski Sorunu Çözüldü

Hatırlanacağı üzere Ağustos ayında başlayan TL’nin yabancı paralar karşısındaki dramatik değer kaybı ve zamanla dalgalı ve aşağı yönlü bir harekete dönüşen ekonomik gelişmeler nedeniyle 85 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile döviz cinsinden düzenlenen sözleşmelerle ilgili bir takım sınırlandırmalar getirildi.

Aslında pek çok alanda Dolarizasyon, yabancı para cinsinden sözleşmeler düzenlenmesi şeklinde hayatımızı adeta istila etmiş durumdaydı.

TL’nin yüksek oranda değer kaybı, yabancı para cinsinden yükümlülüğü olan ancak gelirleri Türk Lirası cinsinden olanlar için katlanılamayacak sonuçlara neden olmuştu.

Ülkenin ulusal egemenliğinin en önemli göstergesi olan milli para ile işlem ya da sözleşme yapmayıp yabancı para ile sözleşme/işlem yapmayı, döviz cinsinden geliri yokken döviz cinsinden borçlanma şeklindeki yanlış işletme ve finans politikasını ve diğer rasyonel olmayan nedenleri bir kenara koyalım.
85 nolu Cumhurbaşkanı Kararı borçlular açısından önemli bir nefes alma imkanı sağladı.

Ancak bu kez bir risk gündeme gelmişti: Yabancı para cinsinden sözleşmeler TL’ye dönüştürüldüğünde, sözleşme üzerinden ödenen damga vergisi bir kez daha ödenecek miydi?

Bu konu, Türk kamuoyunun dikkatine ilk kez yazarımız Sn. Bülent TAŞ tarafından VERGİALGI’da 8 Ekim 2018 tarihinde yayınlanan Döviz Üzerinden Yapılamayacak Sözleşmeler – Kapsam, İstisnalar, Damga Vergisi başlıklı makale ile gündeme getirilmişti.

Sn. TAŞ yazısında; “32 sayılı Kararın zorlaması sonucu veya ihtiyari olarak bedelleri TL’ye dönüştürülmek üzere yenilenen sözleşmeleri ayrı bir kâğıt türü olarak değerlendirip artan sözleşme bedelleri üzerinden hesaplanacak verginin hesabında uygulanacak oranın sıfıra indirilmesinin mümkün olup olamayacağının değerlendirilmesi gerekir.” şeklinde açıklamada bulunmuştu.

Gelir İdaresi Başkanlığı sirküler ile konuya açıklık getirdi

22 Kasım 2018 tarihinde gib.gov.tr’de yayınlanan 22 sayılı Damga Vergisi Sirküleri ile konu hakkındaki tereddütler giderilmiş oldu.

Bir başka ifadeyle mükellefler kur farkından kaçıp damga vergisine yakalanmamış oldu.

İşte damga vergisi doğurmayan işlemler;

Aşağıdaki koşulların birlikte sağlanması halinde, değişikliğe ilişkin kağıtlardan ayrıca damga vergisi aranılmayacak:

  • İlk sözleşmeye atıf yapılmış olması,
  • Sözleşmenin diğer maddelerinde (taraf, süre uzatımı, yeni iş ilavesi vb.) bir değişiklik yapılmaması,
  • Sözleşmede sadece bedele ilişkin düzenleme yapılması,
  • Yapılacak değişiklik sonrası Türk Lirası cinsinden belirlenecek yeni toplam bedelin, ilk sözleşmede yer alan döviz cinsinden bedelin değişikliğe ilişkin kağıdın düzenlendiği tarihteki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca ilan edilen cari döviz satış kurunun çarpımı suretiyle bulunacak tutarı geçmemesi.

Eğer son maddede yazılı olan şart ihlal edilmişse damga vergisi ilk sözleşmeye nazaran artan değer üzerinden yani ilk ödenen damga vergisi ile arasındaki fark üzerinden hesaplanacak.

Ancak yabancı para cinsinden düzenlenen sözleşmenin damga vergisi geçmişte azami tutar üzerinden ödenmişse, elbette artan bedel nedeniyle bu kağıttan ayrıca damga vergisi aranmayacak.

Dikkat!

Mükelleflerin, yasal bir düzenleme olan 85 nolu Cumhurbaşkanı Kararına uygun hareket etmesinin yeniden damga vergisi doğurmaması yönündeki Gelir İdaresinin yorumu yerinde bir yaklaşımı ortaya koymuştur. Yasaların öngörülebilirliği anlamında da uygun olmuştur.

Ancak yine de Sirkülerde yer alan şu cümleye dikkatinizi çekmek istiyorum:

“Bedelin Türk Lirası olarak belirlenmesine ilişkin düzenlenen yeni kağıdın, ilk sözleşme yerine yeni bir sözleşme olarak veya aynı sonucu doğuracak şekilde bedel dışındaki unsurları da değiştirecek şekilde düzenlenmesi halinde, bu kağıt için genel hükümler çerçevesinde damga vergisi aranılacağı tabiidir.”

Yani yeni bir sözleşme düzenlemek yerine, ek bir kağıtla, ilk sözleşmeye atıfta bulunulan ve sözleşmenin bundan böyle TL olarak ne kadarlık bir tutarla işlem göreceğini ifade eden bir kağıt düzenlenmesi gerekiyor.

Eğer sadece tutarı içeren bir sözleşme yeniden düzenlenmiş olsa bile yeni bir sözleşme olarak damga vergisine tabi olacak, daha önce ödenen vergi de dikkate alınmamış olacak.

Bunu da hatırlatmış olalım.