Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşeyyeni e-konomi
Mahfi EĞİLMEZ
24 Mayıs 2015Mahfi EĞİLMEZ
214OKUNMA

Dolar Niçin Düşüyor? TL'nin Hızlı Değer Kazanmasının Gizemi

Dolar endeksi ve Doların 6 önemli paraya karşı gelişimi
ABD Dolar Endeksi, Amerikan dolarının 6 büyük para biriminin (Japon Yeni, Euro, Kanada Doları, İngiliz Sterlini, İsveç Kronu ve İsviçre Frangı) oluşturduğu döviz sepetine karşı değerini ölçen bir endekstir. DXY kısaltmasıyla ifade edilir. Mart 1973'te Bretton Wood's sisteminin kaldırılmasından kısa bir süre sonra 1973 = 100 endeks değeri baz alınarak hesaplanmaya başlamıştır. Söz konusu 6 para birimi endekste şu ağırlıklarla yer alır: Euro % 57,6 Japon Yeni % 13,6, İngiliz Sterlini % 11,9, Kanada Doları % 9,1, İsveç Kronu % 4,2 ve İsviçre Frangı % 3,6.

Dolar Endeksinin Şubat ayından bugüne kadarki değişimi aşağıdaki grafikte sergilenmektedir.


Şubat ayının ortalarında endeks 94 – 95 aralığındaydı. Mart ayından itibaren Dolar endeksi yükselmeye yani Dolar öteki 6 para birimine göre değer kazanmaya başladı. Sonrasında endeks inişli çıkışlı bir eğilim sergilese de Nisan ortalarına kadar Doların öteki para birimlerine karşı değer kazanması devam etti. Ardından sürekli bir değer kaybı başladı.

Dolar niçin değer kaybetmeye başladı?
Doların değer kaybetmeye başlamasının nedeni ABD ekonomisinde son dönemde ortaya çıkan olumsuz gelişmeler. ABD ekonomisine ilişkin veriler güçlü geldiğinde, Fed’in faiz artırımı da gündemde olduğunda Dolar, öteki paralara karşı güçleniyor, veriler zayıfladığında ve Fed’in faiz artırım tarihi masadan uzaklaşmaya başladığında Dolar öteki paralara karşı güç kaybediyor. ABD ekonomisine ilişkin veriler, ilk çeyrekte yaşanan zayıf ekonomik performansın devam eden etkisiyle Mayıs ayında daha da zayıf gelmeye devam ediyor ve bu gelişme Fed’in faiz artırımına bu yıl başlama olasılığını yavaş yavaş uzaklaştırıyor. Bu etkiler USD’nin öteki paralara karşı zayıflamasını hızlandırıyor. 

Dolar/TL paritesinde Doların güç kaybetmesi
Mart ayında 100’ü aşarak zirve yapan endeks 13 Mayıs’ta 93 düzeyine kadar geriledi. Bunun sonucu olarak Dolar, sadece endekste yer alan paralara değil bütün para birimlerine karşı değer kaybetmeye başladı.
Aşağıdaki grafik Şubat ayından bugüne kadar USD / TL paritesindeki değişimi gösteriyor.

Şubat ayında 2,35 – 2,45 aralığında seyreden parite sonradan USD lehine yükselmeye başladı, inişli çıkışlı ama genelde yükselen bir eğilim sergileyerek Mayıs ayının ilk haftasında 2,70 düzeyine yerleşti. Bu hafta başından itibaren ABD’den gelen yeni zayıf ekonomik verilerin etkisi ve Fed’in faiz artırımının geriye kaydığı izleniminin doğmasıyla Doların bütün para birimlerine ve o arada TL’ye karşı değer kaybı hızlanmaya başladı. 13 Mayıs itibariyle USD / TL paritesi 2,59 düzeyine gerilemiş bulunuyor.  

Önümüzdeki dönemde neler olur?
Doların bir süre daha zayıf kalmaya devam edeceğini ve Fed’in faiz artırmasına yönelik tavrının bu süre içinde masada olmayacağını tahmin ediyorum. Bu dönemde Dolar, diğer para birimlerine karşı inişli çıkışlı (belki biraz iniş ağırlıklı) bir gelişim çizgisi izleyebilir. Bunu söylerken dayanağım; ABD ekonomisinin bir süre daha zayıf performans göstermeye devam edeceği yolundaki tahminim. Özellikle ilk çeyrekteki zayıf performansın etkisi bir süre daha devam edecek diye bekliyorum. Ben bu görünümün yılın ikinci yarısında yeniden Doların güçlenmesi biçimine döneceğini tahmin ediyorum. Buna karşılık Fed’in bu yıl faiz artırmayacağına ilişkin yılbaşında yaptığım varsayımını sürdürüyorum. Çünkü özellikle son gelişmeler ABD ekonomisindeki toparlanmanın hala çok kırılgan olduğunu ortaya koydu. Böyle bir ortamda Fed’in faiz artırmaması, artırmasına göre daha büyük bir olasılık olarak görünüyor.

Özetle söylemem gerekirse Doların diğer para birimlerine göre yaşadığı bu değer kaybı geçici bir soluklanma gibi görünüyor. Yılın ikinci yarısında Doların yönü yine yukarıya doğru olacak diye tahmin ediyorum.

TL'nin Hızlı Değer Kazanmasının Gizemi
ABD ekonomisine ilişkin veriler güçlü geldiğinde Fed’in faiz artırımı da gündemde ilk sıraya yükseliyor ve Dolar, öteki paralara karşı güçleniyor. ABD ekonomisine ilişkin veriler zayıfladığında Fed’in faiz artırımı gündemden uzaklaşıyor ve Dolar öteki paralara karşı güç kaybediyor. ABD ekonomisi, kriz sonrası toparlanma yönünde çizdiği performansı bu yılın ilk 4 ayında tekrarlayamayınca Dolar zayıflamaya başladı. Geçtiğimiz hafta gelen veriler bu zayıf performansın devam ettiğini ortaya koyunca piyasa, Fed’in faiz artırımından giderek uzaklaştığı izlenimi edindi ve Doların, öteki para birimlerine karşı zayıflaması hızlandı.

Dolar, geçtiğimiz hafta, USD Endeksiyle ölçüldüğünde yüzde 2 değer kaybetti. Doların değer kaybı bu 6 parayla sınırlı kalmadı. Dolar, diğer ülke para birimlerine karşı da değer kaybetti. Aşağıdaki tablo Doların, gelişmekte olan ekonomilerin bazılarının para birimlerine karşı son bir haftada yaşadığı değer kayıplarını gösteriyor.

Ülke/Para BirimiDolara Karşı Değer Kazanımı (%)
Meksika/Peso0,7
Macaristan/Forint0,9
Polonya/Zloti1,0
Çek Cumhuriyeti/Koruna2,2
Güney Afrika/Rand2,3
Türkiye/TL4,4


TL'nin, Dolara karşı bütün para birimlerinden daha fazla değer kaybettiği dönemde bu ek düşüşün nedeni faiz ve TCMB üzerine yapılan tartışmaların yarattığı durum ve Türkiye ekonomisinde görülen ivme kaybıydı. Şimdi TL, Dolara karşı, bütün para birimlerinden fazla değer kazanıyor. Nasıl ki bütün para birimlerinden fazla değer kaybı yaşadığında bunun bir nedeni var idiyse şimdi bütün para birimlerinden fazla değer kazandığında bunun da bir nedeni olmalı.

TL’nin benzer ekonomilerin para birimlerine göre Dolar karşısında daha fazla değer kazanmasının dört nedeni olabileceğini düşünüyorum:

1) Dolara karşı en hızlı değer kaybeden para birimi TL olduğu için Türkiye’de her şey (örneğin hisse senetleri) Dolara karşı ucuzladı. İşler tersine dönünce ucuz kalana karşı talep arttı ve TL en hızlı kazanan para birimi oldu. Bu olasılık hakkındaki görüşüm: TL’nin, baz etkisiyle daha hızlı değer kazanması finans piyasası mantığı içinde doğru bir olasılık gibi görünüyor. Dolayısıyla TL’nin diğer para birimlerine göre pozitif ayrışmasının bir nedeni bu olabilir.

2) Piyasa, yapılacak genel seçimde iktidar partisinin tek başına yönetimde devam edeceğini görmüş ve bunu ekonomik istikrarın devam edeceği şeklinde yorumlamış olabilir. Bu olasılık hakkındaki görüşüm: Seçimle ilgili bu görüş bence düşük bir olasılık. Çünkü son bir haftada seçim beklentilerini dramatik biçimde etkileyecek bir değişim yaşanmadı. Bir önceki haftada durum nasıl görünüyorsa geçtiğimiz haftada da durum aynı görünüyordu.

3) Türkiye’ye kayıt dışı döviz girişi söz konusu olabilir. Bu olasılık hakkındaki görüşüm: Türkiye’ye kayıt dışı döviz girişi olup olmadığını ancak 10 Temmuzda Mayıs ayı ödemeler dengesi açıklandığında net hata ve noksan kalemindeki gelişmeye bakarak anlayabiliriz.

4) Dolardaki düşüşü desteklemek üzere kamu bankaları piyasaya dolar satıyor olabilir. Bu olasılık hakkındaki görüşüm: Eğer kamu bankaları piyasaya döviz satarak TL’yi güçlendirmişlerse yakında bunun izleri ortaya çıkar.
Bu dört olasılık TL’nin hızlı değerlenmesi üzerinde tek tek etkili olmuş olabileceği gibi bunların bu gelişmede birlikte bir etki yaratması da söz konusu olabilir. 

(Kaynak: www.mahfiegilmez.com)

Yorumlarınızı Bize Yazınız
Soru SorYazarlarımızın güncel sorulara cevap verebildiğini göz önünde bulundurarak, lütfen makalenin yayımı tarihten itibaren en geç bir ay içinde sorunuzu yöneltiniz.