Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşeyyeni e-konomi

Vergi

Nazmi KARYAĞDI
21 Eylül 2014Nazmi KARYAĞDI
325OKUNMA

Devletin Birikmiş Vergi Alacağı 67 milyar 7 bin 759 Lira

Geçtiğimiz hafta Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ilk sekiz aylık bütçe sonuçlarını bir basın toplantısıyla açıkladı.

Basın toplantısında Bakan, bütçe sonuçlarının yanısıra Nisan 2014 sonu itibariyle Maliye’nin vergi, vergi cezası ve gecikme faizi alacaklarını da kamuoyuna iletti.

Açıklamaya göre; vergi asılları itibarıyla alacak tutarı 67 milyar 7 bin 759 lira.

Bu tutarın vergi türleri itibariyle dağılımı ise şöyle;

  • Gelir vergisi 17,6 milyar lira,
  • Kurumlar vergisi 5,8 milyar lira,
  • Motorlu taşıtlar vergisi 7,5 milyar lira,
  • Özel tüketim vergisi 4,7 milyar lira,
  • Dahilde alınankatma değer vergisi 23,5milyar lira,
  • Diğer vergi alacakları 7,9 milyar lira.

Tahsil edilememiş vergi cezası tutarı 41 milyar lira, gecikme faizleri de 16,7 milyar lira civarında.

Tüm bu rakamları topladığımızda Maliye’nin toplam alacağı 124,6 milyar lira olarak gerçekleşiyor.

2012 sonunda birikmiş vergi alacağı 49 milyar 745 milyon liraydı

Yazarımız Bülent Taş’ın geçtiğimiz yıl sitemizde yayınlanan yazısında yer alan hesaplamaya göre 2012 sonu itibariyle Devletin tahsil edemediği vergi aslı alacağı tutarı 50 milyar liraya dayanmıştı.

Bu demektir ki son 2 yılda vergi alacağı stoğu yaklaşık 17,3 milyar lira artmış durumda. Bir başka ifadeyle %34,8’lik bir artış sözkonusu.

Çözüm yine vergi affı mı?

Bu tabloyu görünce pek çok kişinin aklına çözüm yolu olarak hemen vergi affı gelebilmektedir. Yazarımız Bülent Taş’ın da yazısında belirttiği gibi Türkiye defalarca vergi affı ile bunu halledebileceği, devletin bu alacağını tahsil edebileceği yanılsamasına kapıldı. Geçmişe ait rakamlara bakıldığında görüleceği üzere tahsil edilemeyen kümülatif vergi alacağı son yirmi yılda hiç bir zaman azalmamış tam aksine sürekli artış göstermiştir.

Kanaatimizce; öncelikli çözümlerden biri, İdarenin tahsilatı geliştirmeye yönelik devam eden çalışmalarını risk odaklı bir şekilde sistematik hale getirmesidir.

İkincisi ise naylon fatura ticareti yapmak üzere vergi mükellefiyeti tesis eden kişilere düzenlenen ve tahsil kabiliyeti yok denecek kadar az olan vergi inceleme raporlarının (bu raporlar özellikle KDV raporlarıdır ve 23,5 milyar lira tutarında olup vergi alacağının %35’ine karşılık gelmektedir) düzenlenmemesine ya da denetim ve tahsilat performansına dahil edilmemesine yönelik yasal tedbirlerin alınmasıdır.

Bu raporlar bir taraftan inceleme performansının yüksek gözükmesine neden olduğu gibi diğer yandan da vergi dairesinin tahsilat fonksiyonunu olumsuz yönde etkilemektedir. Sonuçta bu alacaklar için yapılacak takip işlemleri hem verimsizlik hem de kaynak israfına neden olmaktadır.

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor