Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşeyyeni e-konomi
Onur GÖK
08 Şubat 2015Onur GÖK
248OKUNMA

Defter Belge İbrazında Zamanaşımı Bilmecesi

Defter ve belgelerin incelemeye ibraz edilmesi pek çok özellikli durumu bünyesinde barındırmaktadır. Bu özellikli durumlardan birisi de zamanaşımı süresinin bitmesine kısa bir süre kala mükellefe tebliğ edilen defter belge isteme yazıları hakkındadır.

Vergi Usul Kanunu’nun 253’üncü maddesinde defter tutmak mecburiyetinde olanların, tuttukları defterlerle aynı kanunun üçüncü kısmında yazılı vesikaları, ilgili bulundukları yılı takip eden takvim yılından başlayarak beş yıl süre ile muhafaza etmeye mecbur oldukları hüküm altına alınmıştır. Mezkûr kanunun 256’ncı maddesinde ise bu defter ve belgelerin muhafaza süresi içerisinde yetkili makam ve memurların talebi üzerine ibraz ve incelemeye ibraz edilmek zorunda olunduğu belirtilmiştir.

Vergi incelemesine yetkili olanlar tarafından Vergi Usul Kanunu’nun 139’uncu maddesi hükmü çerçevesinde defter ve belgeler yazı ile incelemeye tabi olandan istenilmekte ve münasip bir mühlet verilmektedir. Kanunlarımızda defter ve belgelerin incelemeye kaç gün/ay içerisinde ibraz edilmesi gerektiğine ilişkin bir düzenleme yapılmamıştır. Bu nedenle Vergi Usul Kanunu’nun 14’üncü maddesi gereğince 15 günden aşağı olmamak üzere uygun bir mühlet mükellefe verilmektedir.

Burada özellikli durum zamanaşımı süresinin dolmasına az bir süre kala tebliğ edilen defter belge istem yazıları üzerine ortaya çıkmaktadır. Bu olayı bir örnekle anlatacak olursak;

Tacir A’nın 2009 takvim yılı işlemlerinin incelenmesi için defter ve belge isteme yazısı kendisine 29.12.2014 tarihinde ibraz edilmiş ve 15 gün mühlet verilmiştir. Bu durumda Tacir A, 256’ncı madde hükmü dolayısıyla 01.01.2015 tarihinden itibaren defter ve belgeleri ibraz yükümlülüğünün ortadan kalktığını ileri sürebilecek midir?

Defter belge istem yazısının 253’üncü madde de yazılı süreler dolmadan önce tebliğ edilmesi halinde, mükelleflerin 15 günlük yasal hakları olduğundan bahisle defter ve belgeleri ibraz etmekten imtina etmeleri mümkün değildir. Şöyle ki burada 256 ve 14’üncü maddedeki süreleri birbirinden ayırmak gerekmektedir. Çünkü defter ve belge istem yazısı 5 yıllık süre dolmadan mükellefe tebliğ edilmiştir ve önemli olan da budur. 14’üncü maddede yazılı 15 günlük süre bu belgeleri getirmesi için mükellefe verilen idari bir süredir. Bu nedenle mükelleflerin 15 günlük sürenin 256’ncı maddede yazılı sürelerden sonra sona erdiğini ve dolayısıyla defter ve belge muhafaza ve ibraz yükümlülüğünün ortadan kalktığını ileri sürmesi mümkün değildir. Söz konusu gerekçe ile ilgili defter ve belgelerin incelemeye ibraz edilmemesi halinde mükelleflerin cezai müeyyideler ile karşı karşıya kalacağı açıktır.

Ancak defter ve belge istem yazısının 256’ncı maddede yazılı süreler sona erdikten sonra tebliğ edilmesi halinde, mükelleflerin muhafaza ve ibraz yükümlülükleri ortadan kalkacağı için yasal defter ve belgeleri ibraz etmemeleri halinde herhangi bir cezai müeyyide ile karşı karşıya kalmayacaklardır. Matrah takdiri için takdir komisyonuna başvurulması ve zamanaşımının durması halinde de aynı husus geçerlidir. Çünkü takdir komisyonuna başvurulması halinde sadece tarh zamanaşımı durmaktadır.

Yorumlarınızı Bize Yazınız
Soru Sor