Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşey

Vergi

İmdat TÜRKAY
23 Eylül 2020İmdat TÜRKAY
5619OKUNMA

Çalışan, Geç Ödenen Ücrete Ait AGİ’den Yararlanabilir mi?

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununda yer alan düzenleme gereğince, gerçek usulde ücret geliri elde eden çalışanlar asgari geçim indirimi uygulamasından yararlanabilmektedir. Çalışanlar aylık maaş ödemeleri üzerinden gelir vergisi kesintisi yapılması aşamasında, ödenecek gelir vergisinden kendileri, eşi ve çocukları dikkate alınarak hesaplanan tutarın mahsup edilmesi suretiyle asgari geçim indiriminden aylık olarak yararlanmaktadır. Ancak, işveren ve çalışanların bu uygulamayı her ay maaş ödemesi sırasında düzenli olarak yapamadıkları durumlar da söz konusu olabilmektedir. İşverenlerle çalışanlar arasında yaşanan ihtilaflar, toplu sözleşmelerin uzaması veya mahkeme kararına istinaden zamanında ödenemeyen ücret ve ücret kapsamında olan bazı ödemeler süresinden sonra çalışanlara ödenebilmektedir. İşte bu durumlarda çalışanların süresinde yararlanamadığı asgari geçim indirimi uygulamasının ne olacağı ile çalışana süresinden sonra ödenen ücretler üzerinden vergi kesintisinin nasıl yapılacağı konusu gündeme gelmektedir.

Geriye Dönük Ödenen Ücretlerde Gelir Vergisi Matrahının/Vergi Tarifesinin/AGİ’nin Hesaplanması

Gelir Vergisi Kanununa göre ücret; işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir. Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı, tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez. Aynı Kanuna göre; kamu idare ve müesseseleri, iktisadî kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadî işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya ziraî işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler belirtilen ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecburdurlar.

Bu kapsamda, hizmet erbabına ödenen ücretler ile ücret sayılan ödemelerden gelir vergisi tevkifatı yapılmaktadır. Vergi tevkifatının (vergi kesintisinin) yapılmasında ise işverenler yani ödemeyi yapanlar tarafından uyulması gereken bazı esaslar bulunmaktadır. Vergi tevkifatı, tevkifat kapsamına giren nakten veya hesaben yapılan ödemelere uygulanır ve hesaben ödeme deyimi, vergi tevkifatına tabi kazanç ve iratları ödeyenleri hak sahiplerine karşı borçlu durumda gösteren her türlü kayıt ve işlemleri ifade eder. Vergi tevkifatının nasıl yapılacağı konusunda 166 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde, bir ücret ödemesinin tahakkuk ve ödemesi hangi ayda yapılmışsa bu ödemenin o ayın ücreti kabul edilerek, Gelir Vergisi Kanununun 103 ve 104 üncü maddeleri dikkate alınmak suretiyle vergi tevkifatı yapılması gerektiği belirtilmiştir. Buna göre, bir gelirin vergilendirilecek aşamaya gelebilmesi için o gelirin vergi kanunlarında şartları belirlenen şekilde elde edilmiş olması gerekir. Gerçek usulde vergilendirilen ücret gelirlerinde elde etme, gelirin kişinin hukuki ve ekonomik tasarrufuna girmesi ile gerçekleşmektedir. Hukuki tasarruf, gelirin sahibi tarafından talep edilebilir hale gelmesini, ekonomik tasarruf ise gelirin sahibinin emrine amade kılındığı zamanı ifade eder. Ücret geliri de ancak bu şartların sağlanması ile vergilendirilecek aşamaya gelmiş olur. Dolayısıyla, bir ücret ödemesine vergi tevkifatı yapılabilmesi için nakten veya hesaben ödemenin yapılmış olması gerekmektedir.

Diğer taraftan, 193 sayılı GVK’nın "Asgari geçim indirimi" başlıklı 32 nci maddesinde de ücretin gerçek usulde vergilendirilmesinde asgari geçim indirimi uygulanacağı, asgari geçim indiriminin mahsup edilecek vergiden fazla olması halinde iadenin yapılmayacağı hükme bağlanmıştır. Asgari geçim indirimi uygulamasına ilişkin ayrıntılı açıklamalar 265 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde yapılmıştır. Anılan Tebliğin; "Asgari Geçim İndirimi Tutarının Hesaplanması" başlıklı 5 inci bölümünde; "Asgari geçim indirimi (A.G.İ.) tutarı, ücretin elde edildiği takvim yılı başında geçerli olan ve sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan asgari ücretin yıllık brüt tutarına bu Tebliğin "3. Uygulamanın Esasları" başlıklı bölümünde yer alan oranların uygulanması ile bulunan tutarın, gelir vergisi tarifesinin birinci dilimine karşılık gelen oranla çarpımı sonucu bulunur.

A.G.İ. Yıllık Tutarı = (Asgari Ücretin Yıllık Bürüt Tutarı x A.G.İ. Oranı) X  %15

Asgari geçim indirimi yıllık tutarı, ücretlinin asgari geçim indiriminden bir yıl boyunca faydalanacağı net menfaattir. Aylık yapılan ücret ödemelerinde ise asgari geçim indirimi, hesaplanan yıllık tutarın 12'ye bölünmesi suretiyle uygulanacak ve bir ay içerisinde yararlanılabilecek asgari geçim indirimi tutarı, yıllık olarak hesaplanan tutarın 1/12'sini geçemeyecektir". Genel Tebliğin "Medeni Durum ve Eşin Gelirinin Olmadığının Tespiti" başlıklı 6 ncı bölümünde ise "Ücretliler, medeni durumları ve çocuk sayıları ile eşinin iş ve gelir durumu hakkında Tebliğ ekinde yer alan "Aile Durumu Bildirimi" (EK:1) ile işverenlerine bildirimde bulunacaklardır. " açıklamalarına yer verilmiştir.

Konu hakkında Gelir İdaresince verilen bir görüşte, Gelir Vergisi Kanununda ücretin vergilendirilmesi ve asgari geçim indirimi uygulamasına ilişkin olarak mevcut hükümler ve konu hakkındaki genel tebliğlerdeki açıklamalar dikkate alındığında; 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 2016 tarihinde çalıştığı kurumda görevi sonlandırılan bir kişinin OHAL Komisyon Kararı ve 03.01.2019 tarihinde tekrar göreve başlaması nedeniyle 2016, 2017 ve 2018 yılları için kendisine yapılacak ödemenin, tahakkuk ve ödemesinin yapıldığı dönemin yani 2019 yılı ilgili ayının ücreti sayılması ve Gelir Vergisi Kanununun 61, 63, 94 ve 103 üncü maddelerine göre gelir vergisine tabi tutulması gerekmektedir. Diğer taraftan, bu ödemenin yapıldığı ayı izleyen aylarda ödenen ücretler üzerinden tevkif edilecek vergilerin hesabında, bu ödemenin yapıldığı dönem dahil kümülatif vergi matrahının dikkate alınması gerektiği tabiidir. Ayrıca, bir ay içinde yararlanılacak asgari geçim indirimi tutarının, yıllık olarak hesaplanan tutarın 1/12'sini geçmemesi gerekir. Dolayısıyla, "Aile Durumu Bildirimi"nin işyerine zamanında verilmiş olması şartıyla, asgari geçim indiriminin de sadece ödemenin yapıldığı dönemdeki tahakkuk eden vergiden mahsup edilerek uygulanması, geçmiş dönemler için asgari geçim indirimi uygulanmaması gerekmektedir. (1)

Toplu iş sözleşmeleri ile eskiye yönelik olarak ödenen ücret farklarının vergilendirilmesi

Gelir Vergisi Kanununun 61 inci maddesinde ücretin tanımı yapılmış, 94 üncü maddesinde ise yaptıkları ödemelerden vergi tevkifatı yapmak zorunda olan vergi sorumluları belirtilmiştir. Aynı Kanunun 98 inci maddesinde de 94 üncü madde gereğince vergi tevkifatı yapmaya mecbur olanlar bir ay içinde yaptıkları ödemeler veya tahakkuk ettirdikleri kârlar ve iratlar ile bunlardan tevkif ettikleri vergileri ertesi ayın 26 ncı günü akşamına kadar bağlı olduğu vergi dairesine bildirmeye mecbur oldukları belirtilmiştir. Kanunun 96 ncı maddesinde ise, vergi tevkifatının nakden veya hesaben yapılan ödemelere uygulanacağı, hesaben ödeme deyiminin de vergi tevkifatına tabi kazanç ve iratları ödeyenleri istihkak sahiplerine karşı borçlu durumda gösteren her türlü kayıt ve işlemleri ifade edeceği belirtilmiştir. Toplu iş sözleşmeleri ile eskiye yönelik olarak ödenen ücret farklarının vergilendirilmesi ile ilgili olarak gerekli açıklamalar ise 166 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde yapılmış bulunmaktadır. Söz konusu Genel Tebliğde, toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin uzaması ve sözleşmenin sonraki takvim yılında imzalanması veya sözleşme aynı yılda imzalanmakla beraber sözleşmeden doğan farkların müteakip takvim yılında tahakkuk ettirilerek ödenmesi halinde, toplu sözleşmeden doğan farklar, tahakkuk ve ödemesinin yapıldığı yılın ücreti olarak kabul edilmek suretiyle, ödemenin yapıldığı yılda geçerli olan vergi tarifesine göre vergilendirileceği belirtilmiştir. (2)

Dava sonucuna göre işe başlatılan personele geçmiş dönemler için yapılan ücret ödemelerine AGİ uygulanır mı?

Konu hakkında işe alım işlemi iptal edilen bir kişinin dava açması ve yürütmeyi durdurma kararı alması sonucu kişinin işveren tarafından işe başlatılması ve geriye dönük bir yılı aşkın bir süre için ücret ödemesi yapılması durumunda, ilgili personele geriye dönük olarak asgari geçim indirimi uygulanıp uygulanmayacağı hususunda görüş talep edilmesi üzerine, Gelir İdaresince verilen görüşte aşağıdaki açıklamalar yapılmıştır.

Gelir Vergisi Kanununun 61 inci maddesinde ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatler olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanununun "Asgari geçim indirimi" başlıklı 32 nci maddesinde de ücretin gerçek usulde vergilendirilmesinde asgari geçim indirimi uygulanacağı, mahsup edilecek kısmın fazlı olması halinde iadenin yapılmayacağı hükme bağlanmıştır. Diğer taraftan, asgari geçim indirimi uygulamasına ilişkin ayrıntılı açıklamalar 265 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde  yapılmıştır. Anılan Tebliğin "Asgari Geçim İndirimi Tutarının Hesaplanması" başlıklı 5 inci bölümünde; "Asgari geçim indirimi (A.G.İ.) tutarı, ücretin elde edildiği takvim yılı başında geçerli olan ve sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan asgari ücretin yıllık brüt tutarına bu Tebliğin "3. Uygulamanın Esasları" başlıklı bölümünde yer alan oranların uygulanması ile bulunan tutarın, gelir vergisi tarifesinin birinci dilimine karşılık gelen oranla çarpımı sonucu bulunur.

A.G.İ. Yıllık Tutarı = (Asgari Ücretin Yıllık Bürüt Tutarı x A.G.İ. Oranı) X %15

Asgari geçim indirimi yıllık tutarı, ücretlinin asgari geçim indiriminden bir yıl boyunca faydalanacağı net menfaattir. Aylık yapılan ücret ödemelerinde ise asgari geçim indirimi, hesaplanan yıllık tutarın 12'ye bölünmesi suretiyle uygulanacak ve bir ay içerisinde yararlanılabilecek asgari geçim indirimi tutarı, yıllık olarak hesaplanan tutarın 1/12'sini geçemeyecektir.", "6.Medeni Durum ve Eşin Gelirinin Olmadığının Tespiti" başlıklı bölümünde ise "Ücretliler, medeni durumları ve çocuk sayıları ile eşinin iş ve gelir durumu hakkında Tebliğ ekinde yer alan "Aile Durumu Bildirimi" (EK:1) ile işverenlerine bildirimde bulunacaklardır. " açıklamasına  yer verilmiştir.

Öte yandan, 166 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde ise Aralık-Ocak dönemi itibariyle yapılan ödemelere uygulanan gelir vergisi tarifesi hakkında açıklamalara yer verilmiştir. Söz konusu tebliğde yapılan açıklamalara göre bir ücret ödemesinin tahakkuk ve ödemesi hangi ayda yapılmışsa bu ödemenin o ay ücreti kabul edilerek Gelir Vergisi Kanununun 103 ve 104 üncü maddeleri dikkate alınmak suretiyle vergi tevkifatı yapılması gerektiği belirtilmiştir. Buna göre; bir ay içinde yararlanılacak asgari geçim indirimi tutarı, yıllık olarak hesaplanan tutarın 1/12' sini geçmemesi gerekir. Dolayısıyla, anılan personelin "Aile Durumu Bildirimi"ni Kuruma zamanında vermiş olması halinde mahkeme kararına istinaden geçmiş döneme ilişkin ödenen ücretin  tahakkuk ve ödemesi hangi dönemde yapılmış ise yapılan ödemenin o dönemin ücreti kabul edilerek ödemenin yapıldığı aya ait asgari geçim indiriminin de sadece o dönemdeki tahakkuk eden vergiden mahsup edilerek  uygulanması, geçmiş dönemler için asgari geçim indirimi uygulanmaması gerekmektedir. (3)

Ödenmesi gereken aydan sonra ödenen ücrete ait AGİ tutarının sonraki aylarda mahsubu mümkün mü?

Uygulamada işverenlerin yaşadığı ekonomik sıkıntılar yüzünden zaman zaman yıl içinde bazı ay veya ayların ücreti ile birlikte asgari geçim indirimi tutarlarının da ödenemediği durumlar söz konusu olabilmektedir. İşverenler çalışanların aylık maaşlarını ödeyemediği için bu maaşlar üzerinden çalışanlara yansıtılması gereken asgari geçim indirimini de ödeyememekte ve bu nedenle zamanında verdiği muhtasar beyannamelerinden (4) asgari geçim indiriminden doğan mahsup edilecek gelir vergisi tutarını 265 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği uyarınca mahsup edememektedir. İşverenin örneğin 2019 yılında çalışanların Şubat-Temmuz ayı maaşını maddi imkansızlıklar nedeniyle ödeyemediğinde haliyle asgari geçim indirimini de ödeyememektedir. Böyle bir durumda işverenler kayıtlarında ve Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesinde çalışanlara fiilen maaş ödemeleri yapılmış gibi gerekli kesintileri göstermekte ve beyan etmektedirler. İşverenin 2019 yılında çalışanlara ödeyemediği altı aylık maaşı ve asgari geçim indirimi tutarının hepsini toplu olarak Ağustos/2019 ayında ödemesi durumunda, süresinde ödenemediği AGİ tutarlarını çalışanlara ödeyip Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesinden mahsup edebilecek mi sorusu gündeme gelmektedir.

Gelir Vergisi Kanunu'nun 32'nci maddesinde, ücretin gerçek usulde vergilendirilmesinde asgarî geçim indirimi uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Gelir Vergisi Kanunu'nun 61'inci maddesine göre ücret; işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir. Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı, tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez. Aynı Kanun'un 94'üncü maddesinde yer alan hükme göre; kamu idare ve müesseseleri, iktisadî kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadî işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya ziraî işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler maddede sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecburdurlar.

İşverenler tarafından hizmet erbabına ödenen ücretler ile ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç) artan oranlı vergi tarifesi uygulanmak suretiyle vergi kesintisi yapılmaktadır. Vergi tevkifatı ise, 94 üncü madde kapsamına giren nakten veya hesaben yapılan ödemelere uygulanır. Hesaben ödeme deyimi, vergi tevkifatına tabi kazanç ve iratları ödeyenleri istihkak sahiplerine karşı borçlu durumda gösteren her türlü kayıt ve işlemleri ifade eder.

AGİ uygulamasına ilişkin olarak yayımlanan 265 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği'nde; işverenlerce yapılacak işlemler ve muhtasar beyanname veren işverenlerce yapılacak işlemler ayrıntılı olarak açıklanmış bulunmaktadır. Buna göre işverenler, her yılın Ocak ayında düzenleyecekleri asgari geçim indirimine ait bordroda, her aya ilişkin ücretliler için hesaplayacakları asgari geçim indirimi tutarını göstereceklerdir. Mevcut bilgilere göre hesaplanan yıllık asgari geçim indirimi tutarının her aya isabet eden kısmı, ücret üzerinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilecektir. Ücretliye yansıtılacak tutar ücret ödemesinin yapıldığı dönemde ücret bordrosunda açılan "Asgari Geçim İndirimi" satırında gösterilecek ve işveren tarafından ilgili aya ilişkin verilecek muhtasar beyannamede tevkif suretiyle kesilen vergiler toplamından mahsup edilerek kalan tevkifat tutarı ödenecektir. Mahsup edilecek asgari geçim indirimi, ücretlinin o aydaki ücretinden kesilen gelir vergisinden fazla olamayacaktır. Aşması halinde ise aşan kısım için herhangi bir iade uygulaması yapılmayacaktır. Muhtasar beyanname üzerinde asgari geçim indirimi tutarının mahsup edilebilmesi için, söz konusu tutarın mutlak suretle ücretlilere ödenmiş olması gerekmektedir. Ücretlilere ödenmeyen tutarların mahsup edilmesi halinde bu tutar işverenlerce muhtasar beyanname üzerinden eksik beyan edilmiş ve ödenmemiş gelir vergisi tevkifatı olarak kabul edilecektir.

Öte yandan, bir işverenin yaşadığı sıkıntı nedeniyle işçilerin maaşını ve asgari geçim indirimini  bir kaç ay ödememesi, ancak kayıtlarda ücret ödemesi gösterilerek ücretler üzerinden yapılan tevkifatları aylık olarak muhtasar beyanname ile beyan edilmesi durumunda AGİ’nin ne şekilde mahsup edileceğinin sorulması üzerine Gelir İdaresinde verilen bir görüşte; asgari geçim indirimi çalışanlara nakden ödenen bir tutar olmayıp hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilmek suretiyle yapılan bir ödemedir. Dolayısıyla, ödemelerin yapıldığı dönemle ilgili olarak işverenin vergi dairesine vereceği muhtasar beyanname üzerinde ücretlerden tevkif edilen stopaj gelir vergisine asgari geçim indiriminin mahsup edilmesi gerekir. Ayrıca, e-beyanname sisteminde asgari geçim indiriminin sadece ücretler üzerinden tevkif edilen vergilerden mahsup imkanı bulunduğundan ilgili dönemde mahsubun yapılamaması halinde bakiye kısmın diğer vergilere mahsup yapılması mümkün değildir. (5) Dolayısıyla, asgari geçim indirimi tutarının, Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesinde mahsubun yapıldığı dönemde çalışanlara ödenmesi gerekir. 

Çalışan Tarafından Aile Durumu Bildiriminin İşverene Geç Verilmesi Durumunda AGİ Ödemesi Mümkün mü?

Gerçek usulde ücret geliri elde eden çalışanların yararlandığı asgari geçim indirimi uygulamasının sorunsuz olarak işleyebilmesi için hem işveren hem de çalışanların sorumluluklarını zamanında yerine getirmesi gerekmektedir. Çalışanların kendisi, eşi ve çocukları için uygulamadan yararlanabilmesinin ilk şartı Aile Durumu Bildirimini işverenine zamanında vermesi gerekmektedir. Örneğin çalışanların Ocak/2019 yılında çocuğunun olması durumunda bunu bir ay içinde işverenine bildirmesi gerekir. Çalışanın bu durumu işverenine Ocak/2020 ayında bildirirse, işverenin geçmişe dönük olarak çalışana AGİ ödemesi mümkün değildir. Konu hakkında bir işveren tarafından sorulan bir soruda; personelinin bir kısmının 2008-2011 yılları arasında "Aile Durumu Bildirimi" formunu kendilerine iletilmediği ve bu sebeple asgari geçim indirimi hesaplanmadığı belirtilerek, geçmiş dönemlere ilişkin asgari geçim indirimi tutarının ödenip ödenemeyeceği ile ödenecek ise ne şekilde ödeneceği ve başvurunun kim tarafından yapılacağı konularında görüş istenilmesi üzerine Gelir İdaresince verilen görüş şöyle olmuştur.

Gelir Vergisi Kanununun "Asgari geçim indirimi" başlıklı 32 nci maddesinde yer alan ücretin gerçek usulde vergilendirilmesinde uygulanan asgari geçim indirimine ilişkin hükümlerden bahsedilmiş ve asgari geçim indirimi uygulamasına ilişkin ayrıntılı açıklamaların 265 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde yapıldığı belirtilmiştir. Anılan Tebliğde yapılan açıklamalara göre; ücretliler, medeni durumları ve çocuk sayıları ile eşinin iş ve gelir durumu hakkında Tebliğ ekinde yer alan  "Aile Durumu Bildirimi" ile işverenlerine bildirimde bulunacaklardır. Durumlarında herhangi bir değişiklik olması halinde (evlenme, boşanma, ölüm, doğum vb.) bu değişiklikleri işverene bir ay içerisinde bildireceklerdir. Asgari geçim indirimi oranını etkileyen değişiklikler, söz konusu değişikliğin işverene bildirildiği tarih itibariyle uygulanacak olup, eşlerin her ikisinin de ücretli olması halinde çocuklar yalnızca sosyal güvenlik yönünden tabi oldukları eşin bildirimine dahil edilecektir. Ücretliye yansıtılacak tutar, ücret ödemesinin yapıldığı dönemde ücret bordrosunda açılan "Asgari Geçim İndirimi" satırında gösterilecek ve işveren tarafından ilgili aya ilişkin verilecek muhtasar beyannamede tevkif suretiyle kesilen vergiler toplamından mahsup edilerek kalan tevkifat tutarı çalışana ödenecektir. Buna göre; ücretlilerin, asgari geçim indiriminden yararlanabilmek için "Aile Durumu Bildirimi" ile işverenlerine bildirimde bulunmaları zorunlu olup, zamanında formu vermeyen personelin, sonradan bildirimde bulunması durumunda geçmiş dönemlere ilişkin asgari geçim indiriminden yararlanmaları mümkün değildir. Ancak, personelin asgari geçim indiriminden bildirimde bulundukları tarihten itibaren yararlanabilecekleri tabiidir. (6)

 Sonuç

Asgari geçim indirimi uygulaması çalışanlara ödenen aylık maaş ödemeleri üzerinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilmek suretiyle çalışanların net maaşlarında bir artış sağlanması suretiyle yürütülmektedir. İşverenlerde aylık veya üç aylık olarak verdikleri Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesinde çalışanların aylık maaşlarından tevkif ettikleri gelir vergisi kesintisinden çalışanlara ödedikleri asgari geçim indirimini mahsup ederek işlemi tamamlamaktadırlar. Yani sistem aylık maaş ödemeleri üzerinde yürüyen bir sürece sahiptir. Zamanında ödenmeyen asgari geçim indiriminin sonraki aylarda çalışanlara ödenmesi ve Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesinde mahsubu sistemin lafzı ve ruhuna aykırı bulunmaktadır. İşverenlerin çalışanlara aylık olarak ödemedikleri asgari geçim indirimi tutarını Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesinde mahsup etmeleri ise tam olarak vergi ziyaını doğuran bir durumdur. Bu nedenle, işverenlerin maddi sıkıntılarla karşılaştıkları bir anda ilk olarak çalışanların AGi tutarını ödememe yöntemine başvurması ve çalışanların hakkı olan bu imkandan yararlanmalarını engellemeleri hem vergisel hem de hukuki açıdan doğru değildir. Aylık olarak çalışanların hak ettiği AGİ tutarının ücretliye ilgili ayda ödenmesi gerekmektedir. Ödenen tutarında o döneme ait Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesinden mahsup edilmesi gerekir.

(Yaklaşım Dergisinin Eylül/2020 sayısında yayımlanmış olup Sn. Türkay’ın özel izniyle yayınlanmaktadır. 

(1) www.gib.gov.tr/Özelge Sistemi (Aksaray Defterdarlığının 31.01.2020 tarih ve 82185597-120.03-E.1904 sayılı özelgesi)
(2) Türkay İmdat, 404 Soru ve Cevapla Ücret Ödemelerinin Vergilendirilmesi, Seçkin Yayınevi, Ocak/2020, Ankara, s.52-53.
(3) www.gib.gov.tr/Özelge Sistemi (Ankara Vergi   Dairesi Başkanlığının 30/11/2016 tarih ve 38418978-120[32-16/4]-405297 sayılı özelgesi).
(4) Muhtasar Beyanname, 18/2/2017 tarihli ve 29983 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 1 sıra no.lu Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi Genel Tebliği ile Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi olmuştur.
(5) www.gib.gov.tr/Özelge Sistemi (İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı 25/08/2011 tarih ve B.07.1.GİB.4.34.16.01-GVK 32-1422 sayılı özelgesi.
(6) www.gib.gov.tr/Özelge Sistemi (Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığının 29/07/2013 tarih ve 64597866-120[32-2013]-114 sayılı özelgesi).

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor