Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşey

Vergi

Dr. Kadir AYILDIRIM
31 Mayıs 2021Dr. Kadir AYILDIRIM
734OKUNMA

Bu Son Vergi Affı!

Varlıklı, mal mülk sahibi, maiyetinde nice hizmetçiler bulunan efendinin biri, düşkünlük derecesinde bilmeceye meraklı imiş. Mânâsız bir sözden mânâ çıkardığı, müphem bir bilmeceyi çözdüğü vakit sanki dünyayı keşfetmiş gibi sevinirmiş.

Efendinin merakını bilenler de sürekli konağına gelerek gerek yazılı gerek sözlü bilmece sorarlar, bilmecenin kıymeti ölçüsünde de ihsana mazhar olurlarmış.

Bir gün konağa yeni bir uşak gelmiş, konağa gelip gidenleri, kapıda bekleyenleri görünce merak edip meselenin aslını sormuş, durumu öğrendiği vakit, efendinin yanına girmiş, el etek öptükten sonra:

“Efendim, bir döndü oldu, iki döndü oldu, üç döndü oldu, lakin dördüncüsü dönemez de olamaz da. Nedir o bilin bakalım demiş?”

Efendi, hiç duymadığı bu bilmece karşısında saatlerce düşünmüş fakat cevabı bir türlü bulamamış. Hemen uşağı çağırarak, cevabı anlatmasını istemiş. Kurnaz uşak:

“Efendim, fırdöndü gibi üç devrini yapan bizim şalvardır. Eskiyip rengi atınca arkası öne gelmek suretiyle bir döndü. İçi dışına çevrilmek suretiyle bir daha döndü. İçinin arkası öne gelmek üzere üçüncü defa döndü ki bir daha dönecek yeri kalmadı” diyerek bilmeceyi halletmiş ve efendisini meraktan kurtarmış.

Bu kıssayı, son yıllarda neredeyse her yıl tartışılan, her defasında “bu son vergi affı” denilerek kamuoyu gündemine getirilen ve yapılandırma, matrah artırımı, stok affı gibi sair adlarla yürürlüğe konulan vergi aflarına tevil edecek olursak, (vergi) af kanunları ile vergi sisteminin dönecek, döndürülecek bir yanı, yeri kalmadığı anlaşılmalıdır. Dolayısıyla çözüm af kanunlarında veya anı kurtarma amacıyla yapılan sathî düzenlemelerde değil, sorunun kaynağını çözmeye matuf, kapsamlı düzenlemeler de aranmalıdır.

Diğer taraftan sık sık çıkarılan aflara rağmen, orta vadeli program ve orta vadeli planlarda bu mahiyetteki düzenlemelerin yürürlüğe konulmayacağının deklare edilmesi de ayrıca dikkat çekicidir. Nitekim;

2020 yılı yayımlanan orta vadeli programda

Vergi politikaları vergide adalet ve eşitlik ilkelerini pekiştirecek şekilde sürdürülmeye devam edilecek, vergi tahsilatının etkinliği artırılacak ve kayıt dışı ekonomiyle mücadele sürdürülecektir. Program süresince, vergi affına gidilmeyecektir.

2020 yılı yayımlanan orta vadeli mali planda

Vergi politikaların vergide adalet ve eşitlik ilkelerini pekiştirecek şekilde sürdürülmesine, vergi mevzuatının sadeleştirilmesine, etkin olmayan istisna, muafiyet ve indirimlerin gözden geçirilmesine ve kademeli olarak kaldırılmasına devam edilecektir. Mali Plan döneminde, vergi affına gidilmeyecektir.

2019 yılı yayımlanan orta vadeli programda

Program süresince, vergi alacaklarına ilişkin yapılandırmaya gidilmeyecektir.

2019 yılı yayımlanan orta vadeli mali planda

Mali Plan döneminde, vergi alacaklarına ilişkin yapılandırmaya gidilmeyecektir.

2018 yılı yayımlanan orta vadeli programda (1)

Vergi, prim ve diğer kamu alacaklarına ilişkin yapılandırmaya gidilmeyecektir.

şeklindeki ifadeler bu durumu gösterir niteliktedir.

Son yıllarda neredeyse her yıl çıkarılan vergi aflarının, mükellefleri “af beklentisi içine sokmanın” ötesine geçirerek, artık “tekrardan af çıkacağından şüphe duymamalarını” sağladığı izahtan varestedir. Aynı zamanda bu afların mükelleflerin vergi ahlaklarını bozacağı, diğer mükelleflerin gönüllü uyumunu olumsuz etkileyeceği de tabiidir. Nitekim Avrupa Birliği’ne üyelik sürecinde Avrupa Komisyonu tarafından 1998 yılında günümüze kadar her yıl hazırlanan ilerleme raporlarında da bahsi geçen hususlara değinilmektedir. Örneğin;

2011 yılı ilerleme raporunda (2)

25 Şubat 2011 tarihinde yürürlüğe giren kamu alacaklarına ilişkin kanun ile, vergi borçları ve bunlardan doğan cezalara ilişkin olarak yeniden yapılandırmaya gidilmiştir. Söz konusu yeniden yapılandırma kısa vadede vergi tahsilâtını artırabilecek ve sorunların çözümünde faydalı olabilecektir, ancak sık sık bu yola başvurulması, sürdürülebilir bir vergi tahsilatı mekanizmasını zayıflatarak, orta vadede gönüllü vergi ödenmesi üzerinde olumsuz etkiler yaratabilecektir.

2019 yılı ilerleme raporunda(3),

…kamu borçlarının yeniden yapılandırılması, Türkiye’de vergiye gönüllü uyuma zarar vermektedir.

2020 yılı ilerleme raporunda da(4)

…kamu borçlarının yeniden yapılandırılması 2019’da devam etmiş olup, Türkiye’de vergiye gönüllü uyuma zarar vermektedir.

denilmek suretiyle bu hususa dikkat çekilmiştir.

Öte yandan yapılandırma, matrah artırımı, stok affı gibi sair adlarla getirilen vergi affı kanunlarının gerekçelerine bakıldığında, “aynı gerekçelerin sürekli tekrarlandığı” görülecektir. Bu bağlamda;

6111 sayılı Kanun tasarısının gerekçesinde geçen,

…matrah ve vergi artırıma ilişkin düzenlemeler bulunmaktadır. Bu bölümde yer alan düzenlemelerle mükelleflerin geçmiş vergilendirme dönemleri ile ilgili olası riskleri ortadan kaldırılacak geleceğe yönelik iş ve yatırım kararlarına daha sıhhatli bir şekilde odaklanmalarına imkân sağlanması, vergi idaresinin de denetim kapasitesini cari vergilendirme dönemlerine odaklamak suretiyle kayıp ve kaçağının azaltılması…

6736 sayılı Kanun teklifinin gerekçesinde geçen,

…müteşebbislerin iş ve yatırım kararlarına daha sıhhatli bir şekilde odaklanmalarına imkân sağlamak için; vergilemede öngörülebilirliğin artırılarak geçmiş vergilendirme dönemleri ile ilgili olası risklerin ortadan kaldırılması, işletme kayıtlarının fiili durumlarına uygun hale getirilerek kayıtlı ekonomiye geçişin teşvik edilmesi…

7143 sayılı Kanun tasarısının gerekçesinde geçen,

…müteşebbislerin iş ve yatırım kararlarına daha sıhhatli bir şekilde odaklanmalarına imkân sağlamak için; matrah ve vergi artırımı yoluyla vergilemede öngörülebilirliğin artırılarak geçmiş vergilendirme dönemleri ile ilgili olası risklerin ortadan kaldırılmasını, işletme kayıtlarının fiili durumlarına uygun hale getirilerek kayıtlı ekonomiye geçişin teşvik edilmesini…

Cari dönemdeki son kanun teklifinin gerekçesinde geçen,

…matrah ve vergi artırımı yoluyla vergilemede öngörülebilirliğin artırılarak geçmiş vergilendirme dönemleri ile ilgili olası risklerin ortadan kaldırılması ve işletme kayıtlarının fiili durumlarına uygun hale getirilerek kayıtlı ekonomiye geçişin teşvik edilmesine yönelik…

minvalindeki ifadeler bu durumu gözler önüne sermektedir. Dolayısıyla her defasında aynı şey yapılarak bir öncekinden farklı sonuçlar beklenmektedir.

Dahası söz konusu vergi afları neticesinde beklenen tahsilat oranlarına ulaşılamadığı da bilinen bir diğer husustur. Her af kanunu, neredeyse aynı borcun her yıl yeniden yapılandırılmasının ötesine geçmemekte, hazineye beklenen yararı getirmemektedir. Dahası yukarıda ifade edildiği üzere, orta ve uzun dönemdeki götürüsü kısa vadedeki getirisinden fazla olmaktadır.

Sözü bir Nasreddin Hoca fıkrası ile bitirelim:

Bir gün Nasreddin Hoca’ya rüyasında, 9 akçe vermişler. Hoca, hele 10 akçe olsun derken uyanıp bakmış ki, elinde bir şey yok. Gözlerini kapatıp, elini uzatmış, “Getir bari, 9 akçe olsun” demiş.

  1. 20.09.2018 tarih ve 30541 (2. mük.) sayılı Resmî Gazetede yayımlanmıştır.
  2. https://www.ab.gov.tr/files/AB_Iliskileri/AdaylikSureci/IlerlemeRaporlari/2011_ilerleme_raporu_tr.pdf (Erişim Tarihi, 29.05.2021)
  3. https://www.ab.gov.tr/siteimages/birimler/kpb/2019_trkiye_raporu-_tr.pdf (Erişim Tarihi, 29.05.2021)
  4. https://www.ab.gov.tr/siteimages/trkiye_raporustrateji_belgesi_2020/turkey_report_30.10.2020.pdf (Erişim Tarihi, 29.05.2021)

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor