Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşey

Vergi

Nazmi KARYAĞDI
15 Haziran 2020Nazmi KARYAĞDI
9012OKUNMA

Birden Fazla Yerden Ücret Alan Kamu Çalışanlarına Vergi Avantajı Var mı?

Türk bürokrasi tarihinde iktidarlar değişse de bir türlü bitmeyen bir gelenek vardır.

Bu da; kamuda üst düzey görevlerde yer alan kişilerin KİT (Kamu İktisadi Teşekkülü), BİT (Belediye İktisadi Teşekkülü) özelleştirme kapsamındaki şirketler, kamu idareleri ile bu idarelere bağlı, ilgili ve ilişkili kurum ve kuruluşlar, kamunun hissesi, denetimi, kontrolü olan ticaret şirketlerinin yönetim kurullarında veya denetim organlarında görev almasıdır.

Yetmiş yıldan fazla oldu tek partili düzenden çok partili düzene geçeli ama bu sistemden bir türlü vazgeçemedik. Üst düzey yetkililere ek bir ücret geliri sağlama amacının ön planda olduğu bu görevlendirmeler her zaman kamuoyu nezdinde eleştiri konusu olmuştur.

Çünkü kurumsal yönetişim açısından yönetim kurullarının; stratejik kararların alınması, pay sahiplerinin ve paydaşların menfaatlerinin gözetilmesi, risk yönetiminin sağlanması, iyi yönetişim kurallarının uygulanması gibi görevleri bulunuyor. Yönetim kurulu üyelerinin yetkinlikleri, deneyimleri, etkin YK çalışma kurallarının oluşturulması ve uygulanması bu kurumların hem kârlılıkları hem de sürdürülebilirlikleri açısından önem taşıyor.

Dolayısıyla üst düzey kamu yöneticilerine ek ücret sağlamak motivasyonuyla gerçekleşen yönetim kurulu üyeliği atama veya seçimlerini, bize göre, öncelikle yönetişim ilkeleri penceresinden değerlendirmekte yarar var. Buraya kadar yazdıklarımız bizim yönetim danışmanlığı şapkamızla söyleyeceklerimiz.

Bir de konunun vergisel boyutu var.

Kamuda üst düzey görevde olan bir kişinin, kamu iştiraki olan ticari bir şirkette yönetim kurulu üyesi olarak alacağı aylık maaş mahiyetinde olan huzur hakkı ile şirketin yılsonu performansına göre verilen ikramiye, bonus, ödül gibi ek ödemelerinin vergisel boyutu ise şöyle gerçekleşiyor.


Üst düzey yöneticinin Kamudan aldığı ücret kendi bordrosunda, ticari şirketten aldığı huzur hakkı da ilgili şirkette gelir vergisi tevkifatına (GVK Md. 94) tabi tutuluyor.

  • Birden fazla işverenden ücret geliri elde eden üst düzey yöneticilerin, birinci işverenden sonraki işverenlerden aldıkları yıllık brüt ücret toplamının 2020 yılı için 49.000 TL’yi aşması durumunda,

    Veya

  • Birden fazla işverenden (İki, üç, dört… işveren de olabilir) ücret geliri elde eden üst düzey yöneticilerin tüm işverenlerden aldıkları brüt ücretler toplamının yıllık, 2020 yılı için 600.000 TL’yi aşması durumunda, takip eden yılın Mart ayında gelir vergisi beyannamesi vermesi gerekiyor.

Yeri gelmişken yeni bir düzenlemeden de bahsedelim.

Genel yönetim kapsamında bulunan kamu idareleri ile bu idarelere bağlı, ilgili ve ilişkili kurum ve kuruluşlarda (ticaret şirketleri hariç) çalışanların, yıl içerisinde bu kapsamdaki diğer kurum ve kuruluşlardan da ücret alması durumunda, elde ettikleri ücretler tek işverenden alınan ücret olarak değerlendirilecek. (27.5.2020, 311 seri no.lu GVKGT) Bu durumda olanlar brüt 600 bin liraya kadar beyanname vermeyecekler, ücretleri birbirinden bağımsız gelir vergisi tevkifatına tabi olacak.

Özetle birden fazla yerden ücret alan üst düzey yöneticilerin ikinci işverenleri ticari şirket durumunda ise vergisel bir avantaj söz konusu değil.

Hem birinci hem de ikinci işveren kamu kurumu ise; 600 bin TL’ye kadar beyanname verilmeyecek ancak Hazine ve Maliye Bakanlığı e-bordro programından veya diğer idare ile kurum ve kuruluştan temin edilerek ücret gelirleri artan oranlılığa tabi tutulacak ve herhangi bir avantaj elde edilmiş olmayacaktır.

Fakat 10.04.2020 tarih ve 2393 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile belirlenen kamu kurum ve kuruluşlarında yönetim, denetim ve tasfiye kurulu üyelik ücretleri üzerinden kesilen her türlü vergi ve kesintileri ilgili kuruluşlar tarafından karşılanacaktır. Böyle bir avantajın olduğunu da belirtelim.

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor