Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşey

Vergi

Bülent TAŞ
01 Haziran 2020Bülent TAŞ
7490OKUNMA

Bankaların Kaydi Altın Satışları Kambiyo Satışı mıdır?

Gelir İdaresi Başkanlığı Bankalar Birliğine göndermiş olduğu 21.5.2020 tarihli ve 70903105-180[5601-269-2]-E.53703 sayılı yazıda kaydi altın alım satımının kambiyo alım satımı olup olmadığı konusunda Finansal Piyasalar ve Kambiyo Genel Müdürlüğünün görüşüne başvurulduğu, anılan Genel Müdürlükten alınan 21/5/2020 tarihli ve 276064 sayılı yazıda:

"Bilindiği üzere, 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun kambiyo mevzuatına ilişkin düzenlemelere esas oluşturan Kanundur. Anılan Kanun'un 1 inci maddesinde kambiyo mevzuatında hakkında düzenleme yapılmasına imkan tanınan kıymetler; kambiyo, nukut, esham ve tahvilat, kıymetli madenler ve kıymetli taşlarla bunlardan mamul veya bunları muhtevi her nevi eşya ve kıymetler ile ticari senetlerle tediyeyi temine yarıyan her türlü vasıta ve vesikalar olarak yer almaktadır.

Anılan Kanun uyarınca yayımlanan Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Karar'ın "Tanımlar" başlıklı ikinci maddesinin (h) bendinde döviz (kambiyo) efektif dahil yabancı parayla ödemeyi sağlayan her nev'i hesap, belge ve vasıta; (j) bendinde kıymetli madenler ise her tür ve şekilde altın, gümüş, platin ve paladyum olarak tanımlanmıştır.

Bu itibarla, kıymetli maden ve dövizin kambiyo mevzuatında düzenlenen değerler olması, kambiyo mevzuatında kıymetli maden depo hesaplarında işlem gören kaydi tutarların açık bir tanımının yer almaması ve özü itibarıyla fiziki teslimat yapılmadığı sürece kaydi ve değeri dövizle belirlenen bir tutarın söz konusu olması hususları dikkate alındığında; vadesiz ve yatırım hesapları üzerinden fiziki teslimat olmaksızın yapılan altın alım satım işlemlerinin kambiyo işlemi olarak değerlendirilmesi gerektiği düşünülmektedir."

şeklinde görüş bildirildiği belirtilmiş ve buna istinaden bankalar nezdinde yatırım hesapları ve diğer (vadesiz, vb) hesaplar üzerinden fiziki teslimat olmaksızın yapılan altın satış işlemlerinin kambiyo işlemi kapsamında değerlendirilerek bu işlemler üzerinden yürürlükteki oranlara göre kambiyo muamele vergisi (BSMV) hesaplanması gerektiği açıklanmıştır. (1)

Eski Görüş

Gelir idaresi öteden beri savuna geldiği görüşünü Finansal Piyasalar ve Kambiyo Genel Müdürlüğünün görüşünü esas alarak değiştirmiştir.

Gelirler Genel Müdürlüğünün 1996 yılında Bankalar Birliğine verdiği görüşte

Diğer taraftan, 6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu’nun 28. maddesinde “Banka ve sigorta şirketlerinin 10.06.1985 tarih ve 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunu’na göre yaptıkları işlemler hariç olmak üzere, her ne şekilde olursa olsun yapmış oldukları bütün muameleler dolayısıyla kendi lehlerine her ne nam ile olursa olsun nakden veya hesaben aldıkları paralar banka ve sigorta muameleleri vergisine tabidir.” denilmektedir.

Aynı Kanun’un 31. maddesinde ise; banka ve sigorta muameleleri vergisinin matrahının 28.  maddede yazılı paraların tutarı olduğu, kambiyo alım ve satım muamelelerinde kambiyo satışlarının tutarı vergiye matrah olacağı hükme bağlanmış bulunmaktadır.

Bu durumda, bankaların altın alım satım işlemlerinde söz konusu kıymetlerin satışı nedeniyle bankaların lehine kalan paraların % 5 oranında banka ve sigorta muamele vergisine tabi tutulması gerekir.

Bankaların mevcutlarındaki altının gram üzerinden izlenmesi halinde de, altının alındığı tarihteki gram üzerinden TL değeri ile satış tarihi üzerinden TL değeri arasındaki fark bulunarak banka ve sigorta muameleleri matrahının buna göre tespit edilmesi gerekmektedir.” (2)

Yeni Görüş Yürürlükte Bulunan Tebliğe Aykırıdır

Türev ürünlere ilişkin işlemler ile diğer bazı sermaye piyasası işlemlerinin banka ve sigorta muameleleri vergisi (BSMV) yönünden vergilendirilmesine ilişkin açıklamalar içeren 89 seri nolu Gider Vergileri Genel Tebliği 19.01.2012 tarihinde çıkarılmıştır. Tebliğin “B- Kambiyo Muameleleribaşlığı altında,

  • Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararın 2 nci maddesinin (h) bendinde döviz (kambiyo); efektif dâhil yabancı parayla ödemeyi sağlayan her nev'i hesap, belge ve vasıtalar olarak tanımlandığı dolayısıyla, kambiyo olarak değerlendirilen söz konusu hesap, belge ve vasıtaların ana unsur olduğu işlemlerin kambiyo işlemi olarak değerlendirilmesi gerektiği,
  • Bu kapsamda, dövizin TL veya döviz ile değişimini öngören ve bir tarafa alım, diğer tarafa da satış hakkı/yükümlülüğü veren vadeli işlem ve opsiyon sözleşmelerinde; sözleşme vadesinde söz konusu sözleşme yükümlülüklerinin fiziki olarak yerine getirilmesi (sözleşmenin fiziki teslim ile sonuçlanması), yani kambiyo işleminin ana unsur olması durumunda, bu işlemin kambiyo muamelesi olarak değerlendirilmesi gerektiği,
  • Diğer taraftan, sözleşmenin vade tarihinde tarafların sözleşme dolayısıyla lehe aldıkları parayı hesaplayıp ödemek suretiyle sözleşmeyi sonlandırmaları halinde, sözleşmenin ana işlem olarak kabulü gerektiğinden, vadeli işlem ve opsiyon sözleşmelerinin nakdi uzlaşı ile sonuçlanmasının kambiyo muamelesi kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı.
  • 6802 sayılı Kanunun 31 inci maddesi uyarınca, kambiyo alım ve satım muamelelerinde döviz satışı ile birlikte vergiyi doğuran olay gerçekleşmekte ve döviz satış tutarının tamamı vergiye tabi bulunduğu, ancak, 2008/13459 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca, 1/5/2008 tarihinden itibaren döviz satış işlemlerinde BSMV oranı sıfır olarak uygulanmakta olduğu,
  • Bu nedenle, fiziki teslimatla sonuçlanan döviz/TL ve döviz/döviz vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri neticesindeki kambiyo işlemlerinde BSMV oranı sıfır olarak uygulanacağı,
  • Söz konusu sözleşmelerin nakdi uzlaşı ile sonuçlanması durumunda ise, sözleşme dolayısıyla lehe alınan paranın hesaplanması ve bu tutar üzerinden %5 oranında BSMV hesaplanması gerektiği

belirtilmektedir.

Tebliğ kambiyoyu 32 sayılı Karara uygun olacak şekilde döviz ile sınırlı olarak, efektif dahil yabancı parayla ödemeyi sağlayan her nev’i hesap belge vasıta olarak tanımlamakta, kambiyo olarak değerlendirilen söz konusu hesap, belge ve vasıtaların ana unsur olduğu işlemlerin kambiyo işlemi olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etmektedir. Altın alım satımının bu tanımlama çerçevesinde ister kaydi ister fiziki olsun, kambiyo muamelesi olarak kabulü mümkün değildir.

Ayrıca Tebliğ dövizin TL ile değişimini öngören işlemlerin kambiyo muamelesi olabilmesi için yükümlülüklerin fiziki olarak yerine getirilmesini yani sözleşmenin fiziken teslim ile sonuçlanmasını şart koşmaktadır. Fiziki teslimle sonuçlanmayan işlemler kambiyo muamelesi olarak sayılmamaktadır.  Oysaki Bankalar Birliğine yeni gönderilen yazıda fiziki teslimat olmaksızın yapılan altın alım satım işlemlerinin kambiyo işlemi olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade edilmektedir. Vadeli işlem ve opsiyon sözleşmelerinde fiziki teslimin olmaması kambiyo muamelesi olmama sonucunu doğururken altına dayalı alım satım sözleşmelerinde tam tersine kambiyo muamelesi olma sonucunu doğurması kabul edilemez. 

Bankalar Birliğine gönderilen yeni görüş yukarıda belirtilen iki noktada Tebliğe aykırıdır. Tebliğ yürürlükte olduğu sürece bu yazının hiçbir hüküm doğurmaması gerekir.

Değerlendirme

Gelir İdaresi sadece vergi mevzuatını değil vergi mevzuatının uygulaması bakımından başvurulan diğer mevzuatı da yorumlama yetki ve kapasitesine sahiptir. Yıllardır uygulaya geldiği ve tebliğle yönlendirdiği bir konuyu bu şekilde değiştirmesi gelir idaresi geleneği ile pek uyuşmamaktadır. En azından bir Tebliğ ile ve kambiyo muamelelerinde sıfır oranın uygulandığı dönemlerle ilgili vergilerin nasıl düzeltileceği de açıklığa kavuşturularak yapılması daha uygun olacaktır. Unutulmamalıdır ki verginin mükellefi bankalar ancak ödeyeni bankalarla işlem yapan vatandaşlarımızdır. Gelir idaremiz bu kadar rahatlıkla görüş değiştirebiliyorsa aynı rahatlıkla kendi görüşü çerçevesinde geçmişte haksız yere almış olduğu verginin iadesini de yapabilmelidir. Hatta bir yasal düzenleme yapılarak gelir idaresinin görüş değişikliği halinde hata ve düzeltme zaman aşımının görüş değişikliği tarihinden itibaren beş yıl olacağı hükme bağlanmalıdır. Sürekli konuştuğumuz mükellef hakları bunu gerektiriyor.

(1) Vergi Sirküleri No 220/98 Deloitte
(2) Akın Tavuz, Altın Satışlarının BSMV Karşısındaki Durumu, Yaklaşım Dergisi

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor