Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşey

Vergi

Dr. Mustafa ALPASLAN
13 Ocak 2021Dr. Mustafa ALPASLAN
2378OKUNMA

Banka Hesaplarında Yüksek Nakit Girdi ve Çıktısı Olan Bireylerin Vergisel Yükümlülükleri

Ekonomik gelişim sürecinde banka sistemi  üzerindeki hareketlerin  finansal  sektörde izler bırakarak  devam ettiği görülmektedir. Banka sistemi verilerinden  yola çıkılarak yapılan toplu vergi incelemelerinde  pek çok kimsenin  vergi kaydı olmadığı hatta herhangi bir şirkette ortaklığının  bulunmadığı görülmektedir.   

Banka hesaplarından  yola çıkılarak yapılan  vergi incelemelerinde hesap sahibi adına yüksek  montanlı paraların  girip çıktığı görülebilmektedir.  Bu  gibi durumlarda vergi müfettişleri hesap sahibine çeşitli sorular yöneltmektedirler.  Bu sorular kısaca şöyledir:

  • Hesap sahibi  kimsenin gerçek  usulde veya basit usulde   vergi kaydının  bulunup bulunmadığı
  • Hesap sahibinin herhangi bir anonim veya Limited şirkette  ortaklığı, müdürlüğü vs. durumunun olup olmadığı
  • Hesap sahibinin herhangi bir tarihte gayrimenkul, otomobil veya kıymetli bir varlık satışının  bulunup bulunmadığı
  • Hesap sahibi adına yut içinden veya yurt dışından gönderilen havale, para ve EFT’nin mahiyeti
  • Gelen paraların hesap sahibinin mevduatına girdikten sonra kimlere ve nerelere bu paraların  transfer edildiği,
  • Hesaba giren paranın bilahare kimlere hangi maksatla geri transfer edildiği, bu transfer karşılığında herhangi bir fatura veya belge alınıp  alınmadığı konuları,
  • Hesaba gelen paralar veya konulan çeklerle ilgili karşı tarafa  fatura düzenlenip düzenlenmediği,
  • Vergi kaydı olmayıp ancak banka hesabı bulunan bu  kimseye  gelen havalelerle ilgili  havale yollayan kimselerin hukuki durumu, bu kimselerin  bu  paraları  bir iş veya mal karşılığı mı yolladıkları,
  • Vergi kaydı olmayıp, ancak kendi adına bankada açılan hesaba gelen paraların  daha evvel bu  hesap sahibi tarafından bu  kimselere elden veya başka şekillerde yollanan paraların bulunup bulunmadığı, bu  paraların  herhangi bir faiz mukabilinde  gelen  para olup olmadığı,
  • Vergi kaydı olmayan hesap sahibi adına  gelen ve giden paraların  herhangi bir çek kırdırma ile ilgili  olup olmadığı vs.

Banka sistemi verileri üzerinden hareket edilerek yapılan  toplu vergi incelemelerinde  hesap sahiplerinin bizzat görüşlerine müracaat edilerek bu paraların içerikleri sorgulanmaktadır. Ülkemizdeki kayıt dışılık ve istihdam üzerindeki vergi ve sigorta  primleri  dikkate alındığında kayıt dışılığın %65’in üzerinde olduğu  ve  vergi ve sigorta yükünün  ise %42 civarında olduğu ifade edilmektedir.

Diğer yandan, kayıtlı çalışanların düşük tutardan bordrolarda gösterilmesi ve bunlara açıktan fiili ücretlerin ödenmesi önemli bir kayıt dışılığa neden olmaktadır. 

Ülkemizde, KDV oranlarının  çok yüksek  olduğu yıllar  itibariyle giderek bu  oranların düşmesine rağmen  belli sektörlerde KDV oranları çok yüksektir. Özellikle,  inşaat ve tekstil sektöründeki KDV oranlarının  aşağı çekilmesi ile beraber bu  sektörlerde kayıt dışılık  önlenememektedir.

Bankalar ve finans sektörü üzerinden yapılan para transferleri çoğu zaman vergi kaçağına neden olabilmektedir. Maliye banka verilerinden hareketle toplu vergi incelemeleri  4 – 5 yıldır sürdürmektedir.  Bu vergi incelemelerinde yaygın olarak kayıt dışılık takip edilmektedir. Bu incelemeler neticesinde kayıt dışı işlemler yaparak veya bu işlemlere aracılık edenler banka sistemi üzerinde iz bırakanlar yüksek vergi, ceza ve gecikme zamları ile karşılaşmalarına neden olacaktır. Özellikle incelemelerin zamanaşımı süresi olan 5 yıla yayılması halinde pek çok kimse vergi kaydı açılarak yüksek cezalı tarhiyatlara maruz kalmaktadırlar.(1)

İşletme ile bağlantılı kayıt dışı banka hesabı ve işlemi saptandığı takdirde konu kendi içerisinde analiz edilerek yapılan uygulamalar işletmenin gelir tablosunda yer alan satışların maliyetinden işçilik maliyetleri arındırılarak ortaya çıkan tutar  bulunmaktadır. Brüt satışlar, bu kaleme bölündüğü takdirde brüt satış kâr marjı hesaplanmaktadır. Kayıt dışı hesaba giren ve açıktan hasılat değerlendirilen tutar yukarıdaki şekilde bulunan brüt kâr marjı ile çarpılarak hesaplanan açıktan kazanç vergi tarhiyatına esas kazanç olabilecektir. Kayıt dışı hasılat nedeniyle hesaplanan KDV de hesaplanmak suretiyle işletmenin KDV beyannameleri yeniden  düzenlenebilmektedir.

Kayıt dışı hasılata ait olarak tevsik zorunluluğuna uyulmadığı için de açık hasılatın %5’i nispetinde VUK md. 355 hükmü gereğince özel  usulsüzlük cezası kesilebilir.

(1) YAZ Dursun Ali, “Maliyeciler Nerden Buldun Sorusunu Sorabilirler mi?”, Vergide Doğru Bilinen Yanlışlar,  HUD Yayınları,  İstanbul 2011, s.214-218.

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor