Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşey

Vergi

Mehmet AKARSLAN
12 Temmuz 2021Mehmet AKARSLAN
441OKUNMA

Avukatlık Ortaklıklarının Statüleri ve Vergi Kanunları Karşısındaki Durumları

Mesleki ortaklığa neden ihtiyaç duyulmuştur?

Geleneksel olarak avukatlık, doktorluk, mimar ve mühendislik gibi mesleklerin ferden icra edilmesi gerektiği ve bir ortaklık tarafından icra edilmesinin mümkün olmadığı bunun nedeninin doktor ve hasta veya avukat, mimar, mühendis ve müşteri arasındaki ilişkinin çok üst düzeyde kişisel bir ilişkiyi gerektirdiği düşüncesiydi. Kişisel olmayan ortaklık yapısı içerisinde kişisel ilişkiyi gerektiren bu hizmetlerin verilmesi uygun görülmemekteydi. Vergi ve diğer avantajlardan daha çok yararlanmak, iş kapsamını genişletmek, bir araya gelerek güç oluşturmak, uluslararası iş yapabilme kapasitesine sahip olmak düşünceleri kişilerin mesleki ortaklıklar oluşturmalarına yol açmıştır (1).

Avukatlık ortaklığı hükümlerinin gerekçesi

Avukatlık Kanununun 2.5.2001 tarihli ve 4667 sayılı Kanunla değiştirilen Avukatların birlikte veya avukatlık ortaklığı seklinde çalışmaları başlığını taşıyan 44 üncü maddesi, avukatlık ortaklıklarını düzenlemektedir.

Kanunun gerekçesinde;

“Bugün ülkeler arasındaki ticari ilişkilerin artması, birçok alanda uluslararası işbirliği faaliyetlerinin yoğunlaşması ve çok uluslu şirketlerin ortaya çıkması, ülke nüfuslarında artış, sosyoekonomik gelişmeler ve değişimler sonunda hukuki yardım sorunu büyük boyutlara ulaşmıştır. Bu durum avukatların bir şirkette birleşmek suretiyle mesleklerini icra etmeleri ihtiyacını yaratmıştır.

Avukatlara 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 44 üncü maddesinde esasen tanınmış bulunan ve mesleklerini ortak avukatlık bürosu teşkil ederek ifa edebilmeleri olanağı yanında, bu Tasarıyla, avukatların bir avukatlık şirketinde birleşmek suretiyle de mesleklerini yapabilmelerine olanak sağlanmaktadır. Ortak Avukat Bürosu şeklindeki çalışma korunurken, yeni bir kurum olarak da tüzel kişiliği olan Avukatlık Ortaklığı getirilmiştir.

Tasarıyla getirilen ortaklık şeklinin avukatlık şirketi olarak adlandırılmasının nedeni, bunu hukukumuzda yer alan diğer şirket modellerinden ayırt edebilmek içindir…Bu şirketin, ticari amaç taşımaması ve faaliyetlerinin ticari iş sayılmaması göz önünde bulundurularak, diğer ticari şirketlerin kuruluşuna ilişkin hükümlerden ayrılınmış; tüzel kişilik kazanabilmesi için sözleşmesinin ortaklıklarının bağlı olduğu baro yönetim kurulunca onaylanması ve barolarca tutulan Avukatlık Şirketi Kütüğüne tescil edilmesi esası benimsenmiştir...”(2)

Madde hükmü

1136 sayılı Avukatlık Kanununun “Avukatların birlikte veya avukatlık ortaklığı şeklinde çalışmaları” başlıklı 44 üncü maddesinde; 

“Madde 44 – Avukatlar, meslekî çalışmalarını aynı büroda birlikte veya avukatlık ortaklığı şeklinde de yürütebilirler. 

  1. Aynı büroda birlikte çalışma
  2. Avukatlık ortaklığı

Avukatlık ortaklığı, aynı ilde kurulu barolardan herhangi birine kayıtlı birden çok avukatın bu Kanuna göre mesleklerini yürütmek için oluşturdukları tüzel kişiliktir. Avukatlık ortaklığının çalışması meslek çalışması olup, ticarî sayılmaz ve vergilendirme bakımından şahıs şirketlerine ilişkin hükümler uygulanır. Avukatlık ortaklığının adı, bir ya da birkaç ortağın ad ve/veya soyadlarına (Avukatlık Ortaklığı) ibaresi eklenerek belirlenir. Yabancı sermayeyi teşvik mevzuatı çerçevesinde Türkiye’de faaliyet göstermek isteyen yabancı avukatlık ortaklıkları, bu Kanuna ve avukatlık ortaklığı düzenlemesine uygun olarak kurulmak koşuluyla, yalnızca yabancı hukuklar ve milletlerarası hukuk konularında danışmanlık hizmeti verebilirler. Bu sınırlama yabancı avukatlık ortaklığında çalışan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı ya da yabancı avukatları da kapsar. Bu nev’i avukatlık ortaklıkları için ortakların baroya kayıtlı olması şartı aranmaz. Bu kuralın uygulanması mütekabiliyet esasına bağlıdır. 

Ana sözleşmesi tip ana sözleşmeye uygun olarak düzenlenen avukatlık ortaklığı, kurucularının kayıtlı bulunduğu baro yönetim kurulu tarafından Baro Avukatlık Ortaklığı Siciline yazılmasıyla tüzel kişilik kazanır. Yazılma istemi, ancak Kanuna ve tip ana sözleşmeye aykırılık gerekçesiyle reddedilebilir. Bu durumda 8 inci madde hükümleri kıyasen uygulanır. Ana sözleşmenin bir örneği Türkiye Barolar Birliğine gönderilir. ….”

Tanımı ve unsurları

Avukatlık Ortaklığı, Avukatlık Kanunu’nun 44’üncü maddesinde, aynı ilde kurulu barolardan herhangi birine kayıtlı birden çok avukatın bu Kanuna göre mesleklerini yürütmek için oluşturdukları bir tüzel kişilik olarak tanımlanmaktadır.

Avukatlık Kanununda yapılan düzenleme göz önünde bulundurularak Avukatlık ortaklığının unsurlarını şöyle sayabiliriz:

  • Kurucuları ve ortakları avukat olan,
  • Tüzel kişiliği bulunan,
  • Ticari sayılmayan,
  • Faaliyet konusu avukatlık mesleğinin icrası olan,
  • Kanunla düzenlenmiş,

kendine özgü bir ortaklık türüdür. 

Avukatlık Ortaklığının Özellikleri

  • Avukatlık ortaklığı, Avukatlık Kanunu ile oluşturulmuş bir ortaklık türüdür, Avukatlık ortaklığı bir ticari ortaklık değildir.
  • Avukatlık Ortaklığının adı, bir ya da birkaç ortağın ad ve/veya soyadlarına (Avukatlık Ortaklığı) ibaresi eklenerek belirlenir.
  • Avukatlık ortaklığı bir tüzel kişiliktir ve Baro Avukatlık Ortaklığı Siciline kayıtla tüzel kişilik kazanılır. Bu ortaklıkta amaç aynı ilde kurulu barolardan herhangi birine kayıtlı birden çok avukatın, avukatlık mesleğini bir tüzel kişilik adı altında birlikte yürütülmesidir. Bu bakımdan belli bir sermaye koşulu getirilmemiş, sadece ortaklıktaki paylarının belirtilmesi yeterli görülmüştür.
  • Avukatlık Ortaklıklarının sermayesine ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. Ortaklık payı ise, Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Ortaklığı Yönetmeliği’nin(3) 6 ncı maddesinde ortakların katılım payı olarak gayrimenkul, menkul, nakit para, mesleki doküman, arşiv, bilgi ve emek taahhüt edebilecekleri anlaşılmaktadır.
  • Ortaklık ortakları avukatlar kendi adına vekaletname alamamakta, ancak avukatlık ortaklığı adına alabileceklerdir.
  • Tebligatlar ortaklığa yapılabilmekte olup ortaklardan birine yapılan tebligat ortaklığa yapılmış sayılmaktadır.
  • Avukatlık ortaklığı vergilendirme bakımından şahıs şirketlerine ilişkin hükümlere tabidirler.
  • Ortaklık payının avukat olmayan üçüncü kişilere intikali yasaklanmıştır.
  • Ortakların, birden fazla avukatlık ortaklığına ortak olmaları, ortaklık dışında avukatlık yapmaları, ortaklığın amacı dışında mal edinmeleri, üçüncü kişilerle ve sermaye şirketleri ile ortak olması yasaklanmıştır.
  • Ortaklar, müvekkillerine ve üçüncü kişilere karşı, ortaklığın her türlü eylem ve işleminden dolayı ortaklıkla birlikte müştereken ve müteselsil sınırsız sorumludur.
  • Ortaklığın yurt içinde şube açması yasaklanmıştır. Bununla birlikte, uluslararası anlaşmalarla karşılıklılık esasına göre yurt dışında şube açması ve çalışması kısıtlanmamıştır.
  • Avukatlık ortaklıklarının iş elde etmek için, reklam sayılabilecek her türlü teşebbüs ve harekette bulunmaları ve özellikle tabelalarında ve basılı kağıtlarında avukat unvanı ile akademik unvanlarından başka sıfat kullanmaları yasaktır.
  • Avukatlık Ortaklığının ana sözleşmesi, tip ana sözleşmeye uygun olarak hazırlanır. Düzenlemenin zaman içinde de korunması ve mesleğin özelliklerinden saptırılmaması için tip sözleşmenin Türkiye Barolar Birliğince hazırlanması gerekli görülmüş olup tüzel kişiliğin çalışmalarının bağlı bulunduğu baro tarafından denetimine imkan veren düzenlemeler de yapılmıştır.
  • Avukatlık Ortaklığı Yönetmeliği’nin 19 uncu maddesine göre, ortaklığın hangi ortak veya ortaklar tarafından ne şekilde temsil ve ilzam edileceği ortaklık ana sözleşmesinde düzenlenebileceği gibi alınacak kararlarla da belirlenebilir.
  • Ortaklar ortaklığın giderlerini öncelikle payları oranında karşılamakla yükümlüdürler. Ortaklar gelirin paylaşımını ana sözleşmede serbestçe kararlaştırabilirler.
  • Avukatlık ortaklığında, defter ve kayıtların tutulmasından ortaklığın yönetim ve temsili ile görevli ortak sorumludur. Avukatlık Ortaklığında tutulması zorunlu olan defterler Vergi Usul Kanununda yer alan defterler ile iş ve dava defteri, pay defteri, karar defteri, gelir-gider defteri ve demirbaş defteridir.(4)
  • Yabancı sermayeyi teşvik mevzuatı çerçevesinde Türkiye’de faaliyet göstermek isteyen yabancı avukatlık ortaklıkları, Avukatlık Kanunu’na ve avukatlık ortaklığı düzenlemesine uygun olarak kurulmak koşuluyla, yalnızca yabancı hukuklar ve milletlerarası hukuk konularında danışmanlık hizmeti verebilirler.(5)
  • İki ayrı Avukatlık ortaklığının her birinin ortaklar kurulunda alınacak kararlar ile ortaklıklardan birinin adı ya da başka bir adla oluşturacakları yeni bir Avukatlık Ortaklığında birleşmeleri mümkündür.(6)
  • Avukatlık ortaklıkları fesih veya infisah ile sona ererler(7)

 Ortaklığın fayda ve zararları

Avukatlık mesleğinin bir avukatlık ortaklığı bünyesinde sürdürülmesinin faydalarını kısaca sıralayalım:

  • Değişik alanlarda yapılacak iş bölümü ile ihtisaslaşma ve uzmanlaşmayı geliştirir, işlem ve karar bazında hukuki arşiv oluşturulmasını ve mesleğin kurumlaşmasını sağlar.
  • Yeterli mali olanağı bulunmayan değerli hukukçuların avukatlık mesleğini yapabilmelerine imkân verir,
  • Vatandaşların haklarının aranması ve daha hızlı kısa sürede yerine getirilmesi konusunda katkı verir,
  • Avukatın vefat, emeklilik ve sair nedenlerle meslekten ayrılması halinde, yıllarca emek vererek meydana getirmiş olduğu “müşteriler topluluğu” ve “arşivin” malvarlığı olarak değerlendirilerek mirasçılarına intikali sağlanmış olur,
  • Ortaklık ortağı avukatlar, mesleklerini daha güvenli ve verimli ortamda icra edeceklerinden daha güçlü olmalarını sağlar,

Olumsuz tarafı ise avukatlık ortaklığı bünyesinde çalışan ortakların hemen hemen hiçbir vergi avantajının olmaması, bağımsız çalışma özgürlüklerinin sınırlandırılmış olması ve adli yardım ve işlemlerin bürokrasiyle olumsuzluk kazanabilmesi olarak görülebilir.

Avrupa ülkelerinde durum

Avrupa Birliği’ne üye ülkelerin çoğunda, avukatlık ortaklıkları sermaye ortaklığı biçiminde kurulmaktadır. Danimarka, İngiltere, Norveç, Fransa ve Hollanda’da, avukatlık ortaklıklarının limited ortaklık olarak kuruldukları görülmektedir.

Alman Avukatlık Yasası’nın 59/c maddesine göre, faaliyet konusu hukuki sorunlarda danışmanlık ve temsil olan limited ortaklıklara avukatlık ortaklığı olarak ruhsat verilir hükmü yer almaktadır. Alman Avukatlık Kanunu’na göre, avukatlar, bir baronun ve patent avukatları meslek kuruluşunun üyeleri ile vergi danışmanları, vergi vekilleri, mali müşavirler ve yeminli muhasebecilerle müştereken meslek icrası konusunda bir ortaklık ilişkisi içinde, kendi mesleki yetkileri dahilinde birleşir. Ortaklık paylarının ve oy haklarının çoğunluğunun avukatlara ait olması zorunludur(8).

Avukatlık ortaklığının vergilendirilmesine ilişkin vergi kanunlarında yer alan düzenlemeler

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 65 inci maddesinde, “Her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır.

Serbest meslek faaliyeti; sermayeden ziyade şahsi mesaiye ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtısasa dayanan ve ticari mahiyette olmıyan işlerin iş verene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır. 

Tahkim işleri dolayısiyle hakemlerin aldıkları ücretler ile kollektif, adi komandit ve adi şirketler tarafından yapılan serbest meslek faaliyeti neticesinde doğan kazançlar da, serbest meslek kazancıdır..”  hükmü yer almıştır. Aynı Kanunun 67 nci maddesinde ise  “Serbest meslek kazancı bir hesap dönemi içinde serbest meslek faaliyeti karşılığı olarak tahsil edilen para ve ayınlar ve diğer suretlerle sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerden bu faaliyet dolayısıyla yapılan giderler indirildikten sonra kalan farktır.

 Müşteri veya müvekkilinden, serbest meslek faaliyeti ile ilgili olmak üzere para ve ayın şeklinde alınan gider karşılıkları kazanca ilave edilir.

 Amortismana tabi iktisadi kıymetlerin elden çıkarılması halinde Vergi Usul Kanununun 328 inci maddesine göre hesaplanan müspet fark kazanca eklenir.

 Vergi, resim, harç, keşif, şahitlik, bilirkişilik ve ekspertiz gibi hususlara harcanmak üzere müşteri veya müvekkilden alınan ve tamamen bu hususlara sarf edilen para ve ayınlar kazanç sayılmaz.

 Serbest meslek erbabı, mesleki kazançlarını Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre tuttukları "Serbest meslek kazanç defteri" ne istinaden tespit ederler.

 65 inci maddenin son fıkrasında yazılı şirketler de mesleki kazançlarını "Serbest meslek kazanç defteri" üzerinden tespit ederler. Bu şirketlerin bilanço esasına göre tuttukları defterler serbest meslek kazancı defteri yerine geçer. denilmiştir.

Ayrıca Vergi Usul Kanununun “Tüzel Kişilerin Sorumluluğu” başlıklı 333 üncü maddesinde de “Tüzel kişilerin idare ve tasfiyesinde Vergi Kanununa aykırı hareketlerden tevellüt edecek vergi cezaları tüzel kişiler adına kesilir.

Tüzel kişilerin kanuni temsilcilerinin vergi sorumluluğu hakkında bu kanunun 10'uncu maddesi hükmü vergi cezaları hakkında da uygulanır.

Bu Kanunun 359 uncu maddesinde yazılı fiillerin işlenmesi halinde bu fiiller için 359 ve 360 ıncı maddelerde öngörülen cezalar bu fiilleri işleyenler hakkında hükmolunur.”  hükmüne yer verilmiştir.

Avukatlık ortaklığının vergilendirilmesi ile ilgili ana esaslar

Yukarıya alınan yasa hükümleri ile alt mevzuatın(9) birlikte değerlendirilmesinde; avukatlık ortaklığının mükellefiyet şekli, elde edilen kazancın niteliği, vergi kanunlarında öngörülen yükümlülükler karşısındaki durumu gibi konularda varılan sonuçlara aşağıda kısa maddeler halinde yer verilmiştir. 

  • Avukatlık ortaklığının ve ortaklığa bağlı çalışan ortakların serbest meslek faaliyeti neticesinde elde ettiği kazancın serbest meslek kazancı olarak kabul edilmesi ve serbest meslek kazancının vergilendirilmesine ilişkin genel esasların dikkate alınması,
  • Avukatlık ortaklığına bağlı çalışan ortakların serbest meslek faaliyeti neticesinde elde ettikleri kazançlarından dolayı ortaklar adına ayrı ayrı gelir vergisi mükellefiyeti, ortaklık adına(10) ise Katma Değer Vergisi ile Gelir Stopaj vergisi yönlerinden mükellefiyet tesis edilmesi,
  •  Avukatlık ortaklığı tarafından Yönetmelikleri gereğince tasdik edilerek tutulan gelir-gider defteri ile birlikte serbest meslek erbaplarının Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre tutmak zorunda oldukları serbest meslek kazanç defterinin de tutulması, ayrıca serbest meslek makbuzlarının ortaklık adına bastırılarak kullanılması,
  • Vergi Usul Kanununun 236 ncı maddesine göre; serbest meslek erbabı, mesleki faaliyetlerine ilişkin her türlü tahsilâtı için ortaklık adına iki nüsha serbest meslek makbuzu tanzim etmek ve bir nüshasını müşteriye vermek, müşteri de bu makbuzu istemek ve almak mecburiyetinde olduğu,(11)
  • Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin 1 inci fıkrasında sayılan kişi ve kurumlar tarafından avukatlık ortaklığından alınan hizmet sonucu söz konusu ortaklığa yapılan serbest meslek ödemelerinden, aynı maddenin 2 numaralı bendi gereğince gelir vergisi tevkifatı yapılması,
  • Avukatlık ortaklığı tarafından Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinde bentler halinde sayılan ödemelerin nakden veya hesaben yapılması durumunda, bu ödemelerden yapılan tevkifatların aynı Kanunun 98/A inci maddesine göre ortaklık adına verilen muhtasar ve prim hizmet beyannamesi ile beyan edilmesi,
  • Avukatlık ortaklığını oluşturan ortaklar tarafından kendi adlarına verecekleri geçici vergi ve yıllık beyannamelerinde, Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin 2 numaralı bendine göre yapılan tevkifatların, ortaklıktaki hisselerinin dikkate alınarak mahsup edilmesi,
  • Avukatlık ortaklığının idare ve tasfiyesinde vergi kanunlarına aykırı hareketlerden tevellüt edecek vergi cezalarının avukatlık ortaklığı tüzel kişiliği adına kesilmesi,
  • Avukatlık ortaklığının, ana sözleşmede aksine hüküm bulunmadığı takdirde, her zaman ortaklığın feshine karar verilebileceği, ortaklığın fesih ve tasfiyesinde, ana sözleşmede hüküm bulunmaması halinde, Avukatlık Kanunu ve İlgili Yönetmelik hükümlerinin uygulanması,
  • Gerçek ve tüzel kişilerin ortaklığını oluşturduğu yabancı avukatlık ortaklığının; gerçek kişi ortaklarının Türkiye’de elde ettikleri kazanç için serbest meslek mükellefiyeti tesis edilmesi, tüzel kişi ortaklarının ise dar mükellef kurum olarak kurumlar vergisi mükellefiyetinin tesisi,(12)
  • Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 121 inci maddesinde yer alan hüküm ve 301 Seri Numaralı Gelir Vergisi Genel Tebliğinde yapılan açıklamalara göre hesaplanan vergi indirimi tutarının; ödenmesi gereken gelir veya kurumlar vergisinden fazla olması halinde, kalan tutarın, yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihi izleyen bir tam yıl içinde mükellefin beyanı üzerine tahakkuk eden diğer vergilerinden mahsup edilmesi mümkün olduğundan Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 121 inci maddesi kapsamında %5 vergi indirimi hakkından doğan alacağın, ortağı olunan avukatlık ortaklığının vergi borçlarına mahsubunun mümkün olmadığı,(13)
  • Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Ortaklığı Yönetmeliği çerçevesinde yönetici ortağa ödenen ücretlerin, ortaklık kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanunu'nun 68 inci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendine göre gider olarak indirilmesi mümkün bulunmaktadır. Yönetici ortağa yapılacak ücret ödemeleri üzerinden Gelir Vergisi Kanunu'nun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre tevkifat yapılması gerekmektedir.(14)

Değerlendirme ve önerilerimiz

Avukatlık ortaklığı tüzel kişiliğe sahip olması nedeniyle vergilendirme bakımından şahıs şirketlerine ilişkin hükümler uygulanmakta olup mükellefiyet tesisi talebi halinde “Avukatlık Ortaklığı” unvanı adıyla mükellefiyet tesis edilmesi gerekmektedir. Bu nedenle, özellikle tüzel kişiliği bulunmayan “Avukatlık Büroları” ile “adi ortaklık” şeklinde faaliyet gösteren diğer ortaklıklarla karıştırmamak gerekir.

Avukatlık ortaklıklarının, Avukatlık Kanunu’nda düzenlendiği gibi yalnızca avukat ortaklardan oluşmasının yeterli olmadığı, yeminli mali müşavirler, vergi danışmanları, serbest muhasebeci ve mali müşavirler, serbest muhasebeciler gibi avukatlık hizmetinin daha iyi şekilde verilmesine önemli katkıda bulunacak diğer meslek mensubu kişilerin de belirlenecek şartlar dahilinde avukatlık ortaklıklarına ortak olmasının yararlı olacağını düşünmekteyim.

Avukatlık Ortaklığı, Avukatlık Kanunu’ndaki bir madde içerisinde genel hükümlerle düzenlendikten sonra önemli esas ve usuller; Türkiye Barolar Birliği tarafından çıkarılan Avukatlık Ortaklığı Yönetmeliği’ne ve Avukatlık Ortaklığı Tip Ana Sözleşmesine bırakılmıştır. Bu durumda, ortakların sözleşme özgürlüğü, Avukatlık Ortaklığı Tip Ana Sözleşmesi ile önemli ölçüde sınırlandırılmıştır. Kanunda yer alması gereken bazı hususların Avukatlık Ortaklığı Tip Ana Sözleşmesi’nde yerelması da yasal yönden uygun olmamıştır(15).

Kanun koyucu, ticaret ortaklıklarından farklı olarak ve üçüncü şahısları korumak amacıyla, avukatlık ortaklığının tüzel kişiliğini göz ardı ederek, birinci derecede sorumluluk yerine birlikte sorumluluk esasını benimsemiştir. Avukatlık ortaklığının sınırsız sorumluluğundan söz etmek doğru değildir, çünkü, aslında, tüzel kişiliği bulunan avukatlık ortaklığının sorumluluğu ortaklık mameleki ile sınırlıdır olmalıdır(16).

 (Bu yazıda yer alan görüşler tümüyle yazarına ait olup, hiçbir biçimde bir kurumun görüşü olarak kullanılamaz ve değerlendirilemez. Yazıda yer alan değerlendirme ve yanlışlıklardan yazarı sorumludur)

1 - 5 Nisan 2005 Avukatlar Günü’nde, Atatürk Kültür Merkezi’nde, İzmir Barosu tarafından düzenlenen panelde Prof. Dr. Huriye KUBİLAY tarafından sunulan tebliğ,
2 - TBMM, 4667 sayılı Kanun Tasarısı ve Esas komisyon Raporu,
3  - 25.11.2001 tarihli ve 24594 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır,
4 - Avukatlık Kanunu, m.44/B,a.5; Avukatlık Ortaklığı Yönetmeliği, m.31,
5 - Avukatlık Kanunu, m.44/B; Avukatlık Ortaklığı Yönetmeliği 11 inci maddesi,
6 - Avukatlık Ortaklığı Yönetmeliği m.30,
7 - Avukatlık Ortaklığı Yönetmeliği m.27,
8 - Turanboy, Asuman, Avukatlık Ortaklığı, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt: 50, 2001, Sayı:4, s.41-63.
9 - Gelir Vergisi Kanunu, Vergi Usul Kanunu ve Katma Değer Vergisi Kanunu Genel Tebliğleri ve özelgeler,
10 - Avukatlık ortaklıkları Gelir İdaresi tarafından 05.08.2009 tarihine kadar “adi ortaklık” olarak kabul edilmiş, buna göre mükellefiyet tesis edilirken, bu tarihten sonra “Avukatlık Ortaklığı” ünvanıyla mükellefiyet tesisine başlanmıştır. (GİB’in 03/09/2009 tarihli ve B.07.1.GİB.0.03.43/4305-440 sayılı yazısı; İstanbul Barosunun “Maliye Bakanlığı Vergi Açısından Avukatlık Ortaklığı’na Yeni Düzenleme Getirdi” başlıklı 16.9.2009 tarihli yazısı,
11 - Gelir Vergisi kanununun 67 inci maddesi uyarınca “Vergi, resim, harç, keşif, şahitlik, bilirkişilik ve ekspertiz gibi hususlara harcanmak üzere müşteri veya müvekkilden alınan ve tamamen bu hususlara sarf edilen para ve ayınlar kazanç sayılmaz.” Bu ödemeler için serbest meslek makbuzu düzenlenmez
12 - 8.6.2009 tarihli ve 4365-217 sayılı GİB özelgesi,
13 - Ankara Vergi Dairesi Başkanlığını 22.7.2019 tarihli ve 38418978-120[mük121-19/6]-E.244820 sayılı özelgesi,
14 - İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığını 3.12.2015 tarihli ve 62030549-120[65-2015/379]-99988 sayılı özelgesi,  
15 - Prof. Dr. Huriye KUBİLAY tarafından sunulan tebliğ a.g.e,
16 - Avukatlık ortaklığı; ortaklarının ve çalışan avukatların ortaklık ile ilgili her türlü işlem, eylem ve borçlarından dolayı bunlarla birlikte müştereken ve müteselsilen sınırsız sorumludur. Ortakların ve ortaklıkta çalışan avukatların meslekî görevlerinden dolayı Avukatlık Kanunu ve meslek kurallarına göre sorumlulukları saklıdır. Avukatlık ortaklıkları hakkında da bu Kanundaki disiplin işlem ve cezaları uygulanır.(Avukatlık Kanunu Madde 44, B/a-4)

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor