Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşeyyeni e-konomi

Vergi

İmdat TÜRKAY
30 Temmuz 2017İmdat TÜRKAY
2665OKUNMA

Askerlik Borçlanma Primlerinin Ücret Matrahından İndirimi

Bir işveren nezdinde çalışmaya başlayan ve gerçek usulde ücret geliri elde eden ücretliler, daha sonra askerlik, doğum ve diğer sebeplerle ücretsiz izine ayrılmaları durumunda; ücretsiz izinli oldukları dönemde kendilerine ücret ödemesi yapılmadığından, Sosyal Güvenlik Kurumuna sigorta prim kesintisi yapılmamaktadır. Bu durumda, ücretliler daha sonraki dönemlerde prim borçlanması yaparak emekliliğe esas alınacak hizmet sürelerini uzatmak isteyebilmektedirler.

Çalışma hayatına giren erkek ücretlilerin çoğu henüz askerlik görevlerini yerine getirmeden işe girmekteler ve belli bir çalışma süresinden sonra ücretsiz izne ayrılmak suretiyle askerlik görevini tamamlamaktadırlar. Askerde geçen süre boyunca ise çalıştıkları kurumdan ücret almadıklarından dolayı Sosyal Güvenlik Kurumuna sigorta prim kesintisi yapılmamaktadır. Ancak, üniversite mezunlarının asteğmen olarak askerlik yapmaları durumunda, Milli Savunma Bakanlığından aldıkları ücret üzerinden Sosyal Güvenlik Kurumuna yedek subay okulunda geçen süreler hariç yedek subaylık süresince sigorta prim kesintisi yapılmaktadır.

Kamu veya özel sektörde ücretli olarak çalışmakta iken uzun dönem veya kısa dönem olarak tabir edilen er veya erbaş olarak askerlik görevini yapan kişilere bir ücret ödemesi yapılmadığından, sosyal güvenlik prim kesintisi de yapılmamaktadır. Bu kişiler, askerlik görevi sonrasında çalıştıkları işveren nezdinde çalışmaya devam ettiklerinde ise askerlik öncesi ve sonrası prim kesintileri mevcut iken askerde geçen sürelerinde prim kesintisi olmadığından, emeklilik süreleri uzamasın diye Sosyal Güvenlik Kurumuna başvuru yaparak askerlikte geçen süreye ait primlerini topluca ödemek suretiyle askerlik borçlanması diye tabir edilen uygulamayı yapmaktadırlar.

Bu çalışmada, sigortalı olarak çalışan erkeklerin sigorta primi kesilmeyen askerlik(er veya erbaş olarak silahaltında veya yedek subay okulunda geçen süreler)  sürelerine ait primleri Sosyal Güvenlik Kurumuna ödemeleri ve ödenen bu primlerin, çalışanların aylık ücret matrahından ne şekilde indirim konusu yapılacağı konusu incelenecektir.

1. Sigortalıların Askerlik Borçlanma Prim Ödemeleri

Bilindiği üzere, Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı, Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü ve Bağ-Kur Genel Müdürlüğünü aynı çatı altında toplayan Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı, 20.05.2006 tarihli ve 26173 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5502 sayılı Kanunla kurulmuştur. Daha sonra 31.05.2006 tarihinde 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kabul edilmiş ve 01.10.2008 tarihinde tüm hükümleri ile yürürlüğe girmiştir. 5510 sayılı Kanun ile sosyal sigortalar alanında birçok konuda norm ve standart birliği sağlanmış ve uygulamaya geçirilmiştir (1). Askerlik borçlanması, 5510 sayılı Kanunun 41’inci maddesinin (b) bendinde; 5510 sayılı Kanuna göre sigortalı sayılanların, er veya erbaş olarak silahaltında veya yedek subay okulunda geçen sürelerinin, kendilerinin veya hak sahiplerinin yazılı talepte bulunmaları ve talep tarihinde aynı Kanunun 82’nci maddeye göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt ve üst sınırları arasında olmak üzere, kendilerince belirlenecek günlük kazancın %32'si üzerinden hesaplanacak primlerini borcun tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde ödemeleri şartı ile borçlandırılarak, borçlandırılan sürelerinin sigortalılıklarına sayılacağı hükmüne yer verilmiştir.

1.1. Askerlik Borçlanmasının Çalışana Sağlayacağı Faydalar

Erkek sigortalılar, er veya erbaş olarak askerlikte geçirdikleri süreleri, askerliğini yedek subay olarak yapanlar ise yedek subay okulundaki süreleri için askerlik borçlanması yapabilirler. Askerlik  borçlanması, borçlanılabilecek sürelere ilişkin primlerin SGK ’ya ödenmesi ile yapılır. Askerlik borçlanması yapmak isteyen ücretli SGK’ya askerliğini yaptığını gösterir belgelerle birlikte başvurur ve yalnızca bu sürelerin primlerini ödeyerek borçlanabilir. Askerlik borçlanması, prim ödeme gün sayısının artmasını sağlar. Sigortalılık süresi ve yaş şartını sağlayan, ancak çalıştığı günler emekli olmasına yetmeyen bir sigortalı askerlik borçlanması ile emekli olmaya hak kazanabilir. Emekli olmasına altı ay kalan sigortalı, altı ay daha çalışmak yerine altı aylık askerlik süresini borçlanarak hemen emekli olabilir. Diğer yandan, ilk kez sigortalı olduğu tarihten sonra askerlik borçlanması olan kişilerde bu borçlanma yalnızca prim ödeme gün sayısını artırır, ancak emeklilik tarihini öne çekmez. Fakat çalışmaya başlamadan önce askere giden bir sigortalı askerlik borçlanması yaparsa, ilk kez sigortalı olduğu tarih borçlanma süresi kadar geriye gider. Ancak önce sigortalı olarak çalışan daha sonra askere giden bir kişinin yapacağı askerlik borçlanması sigortalılık girişini geriye çekmeyecek, yalnızca prim ödeme gün sayısını artıracaktır (2).

1.2. Askerlik Borçlanması Tutarının Hesaplanması

Askerlik borçlanması alt sınırı, prime esas kazancın alt sınırının  uygulamada asgari ücretle prime esas kazancın alt sınırı eşitlenmesi nedeniyle asgari ücretin %32’sidir. Üst sınırı ise prime esas kazancın (asgari ücretin) 7,5 katının %32’sidir. Bu durumda, 2017 yılı askerlik borçlanması tutarları şöyle hesaplanacaktır (3). 2017 Yılında asgari ücretin aylık brüt tutarı 1.777,50 TL olması nedeniyle, 2017 yılında askerlik borçlanması için en düşük ödenecek günlük borçlanma tutarı şu şekilde olacaktır.

  • 2017 Yılı SGK en düşük günlük borçlanma tutarı (1.777,50X%32=568,80/30=) 18,96 TL olmaktadır.

Bu durumda;

  • - 01.01.2017-31.12.2017 tarihleri arası günlük en düşük (asgari) askerlik borçlanması tutarı 18,96 TL,
  • - 01.01.2017-31.12.2017 tarihleri arası günlük en yüksek (azami) askerlik borçlanması tutarı ise 142,20 TL olmaktadır.

Askerlik Borçlanması=Borçlanılacak gün sayısı X 18,96 TL formülü ile farklı günleri hesaplamak mümkün bulunmaktadır. Örneğin;

  • - 180 gün askerlik yapmış olan bir sigortalı askerlik sürelerinin tamamını asgari en düşük tutardan borçlanmak isterse 2017 yılında (180X18,96=) 3.412 TL ödeyecek.
  • - 240 gün askerlik yapmış olan bir sigortalı askerlik sürelerinin tamamını asgari en düşük tutardan borçlanmak isterse 2017 yılında (240X18,96=) 4.550 TL ödeyecek.
  • - 360 gün askerlik yapmış olan bir sigortalı askerlik sürelerinin tamamını asgari en düşük tutardan borçlanmak isterse 2017 yılında (360X18,96=) 6.825 TL ödeyecek.
  • - 400 gün askerlik yapmış olan bir sigortalı askerlik sürelerinin tamamını asgari en düşük tutardan borçlanmak isterse 2017 yılında 7.584 TL ödeyecek.
  • - 540 gün askerlik yapmış olan bir sigortalı askerlik sürelerinin tamamını asgari en düşük tutardan borçlanmak isterse 2017 yılında 10.238,40 TL ödeyecek.
  • - 600 gün askerlik yapmış olan bir sigortalı askerlik sürelerinin tamamını asgari en düşük tutardan borçlanmak isterse 2017 yılında 11.376,00TLödeyecek.
  • - 720 gün askerlik yapmış olan bir sigortalı askerlik sürelerinin tamamını asgari en düşük tutardan borçlanmak isterse 2017 yılında 13.651 TL ödeyecek.

2. Ücretin Gayrisafi Tutarından Yapılacak İndirimler

Askerlik borçlanmasıyla aslında çalışanlara, daha önceki dönemlerde ödenmemiş bulunan aidat veya primleri borçlanma suretiyle ödeme ve dolayısıyla emekliliğe esas alınacak hizmet sürelerini uzatabilme hakkı tanınmaktadır. Askerlik borçlanması yapan ücretliler, askerlik süresince ödenmeyen primleri topluca ödedikten sonra ise işverenlerine başvurmak suretiyle ödedikleri toplu primlerin ücret gelirinden vergi tevkifatı yapılırken, gayrisafi ücret tutarından indirilmesini talep etmektedirler. Bu durumda, işverenler ve ücretliler açısından;

  • Askerlik süresince ödenmeyen prim ve aidat ödemelerinin Sosyal Güvenlik Kurumu mevzuatı gereği borçlanılarak ödenmesi durumunda, yapılan ödemelerin gelir vergisi matrahının tespitinde indirim konusu yapılıp yapılamayacağı,
  • Ödemenin toptan yapılması halinde yılsonunda tamamı indirilemeyen borçlanma tutarının ertesi yılın başında tekrar indirim konusu yapılıp yapılamayacağı,
  • Ücretlinin işyeri değişikliği yapması durumunda borçlanma tutarının kalan kısmının yeni işyerindeki gelir vergisi matrahından düşülüp düşülemeyeceği,

gibi hususlarda tereddütler yaşanabilmektedir. Şimdi 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nda yer alan hükümler çerçevesinde konuyu inceleyelim.

GVK’nın 61’inci maddesinde ücret; işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar (hizmet karşılığının mal olarak verilmesi) ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir. Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı, tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık ilişkisi niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması ücretin niteliğini değiştirmez. Ücretin safi tutarı ise, işveren tarafından verilen para ve ayınlarla sağlanan yararlar toplamından (yani ücretin gayrisafi tutarından) belli indirimlerin yapılmasından sonra kalan miktardır. Ücretin gerçek ve safi tutarlarının tespitinde gelir vergisi gibi kişisel vergiler ve ücret dolayısıyla ödenen damga vergisi gibi ücretle ilgili vergiler, ücretin gayrisafi tutarından indirilemez. Gayrisafi ücret tutarından indirilebilecek olan hususlar şöyledir;

  • Kanunla kurulan emekli sandıkları ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun geçici 20. maddesinde belirtilen sandıklara ödenen aidat ve primler (GVK 63/2),
  • OYAK ve benzeri kamu kurumlarınca yapılan yasal kesintiler,
  • Sosyal güvenlik destekleme primi,
  • İşsizlik sigortası primi,
  • Hayat/şahıs sigorta primleri,
  • Sendikalara ödenen aidatlar (işçi ve memur sendikaları),
  • Engellilik indirimi(GVK 31).

Görüldüğü üzere, emekli aidatı ve sosyal sigorta primleri ücret gelirlerinin vergilendirilmesinden önce ücretin safi tutarının bulunmasında gayrisafi ücret tutarından indirilmektedir. Gelir Vergisi Kanununun 63’üncü maddesinin 2’nci bendinde, kanunla kurulan emekli sandıkları ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun geçici 20’nci maddesinde belirtilen sandıklara ödenen aidat ve primlerin ücretin gayrisafi tutarından indirileceği hükme bağlanmıştır. Bu durumda, kanunla kurulan emekli sandığı olan Sosyal Güvenlik Kurumuna (eski adıyla Emekli Sandığı ile Sosyal Sigortalar Kurumu) ödenen sosyal sigorta primlerinin gayri safi ücret tutarından indirilmesi mümkün bulunmaktadır.

2.1. Borçlanma Aidat ve Primlerinin Gayrisafi Ücret Tutarından İndirilmesi

Sosyal Güvenlik Kurumuna (eski adı Emekli Sandığı ve Sosyal Sigorta Kurumlarına) ödenen borçlanma aidat ve primlerinin gayrisafi ücret matrahından ne şekilde indirilmesi gerektiği konusunda Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan 111 seri no'lu Gelir Vergisi Genel Tebliği'nde(4) gerekli açıklamalar yapılmış bulunmaktadır. Buna göre, belli şartları taşıyan kimselerin sosyal güvenliklerini sağlamak amacıyla, kanunla kurulan ve tüzel kişiliği haiz Emekli Sandıkları ve Sosyal Sigorta Kurumlarına ödenen paralara aidat ve prim denilmekte ve bunlar 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 63'üncü maddesindeki şartlarla, ücretin gerçek safi tutarının hesabında gider olarak indirilmektedir.

Emekli Sandığı ve Sosyal Sigorta Kurumlarından, kanunla kurulmuş olanların üyelerine çeşitli kanunlarla, daha önceki dönemlerde ödenmemiş bulunan aidat veya primleri borçlanma suretiyle ödeme ve dolayısıyla emekliliğe esas alınacak hizmet sürelerini uzatabilme hakkı tanınmaktadır. Bunun için, kanunlarla belli edilen koşullar altında borçlanılan aidat ve primlerin üyelerce ödenmesi zorunludur. Bu ödemeler de Gelir Vergisi Kanunu'nun 63/2'nci maddesinde sayılan aidat ve primler niteliğindedir ve bunların da ücretin gerçek safi tutarının hesaplanması sırasında gider olarak indirilmesi, Gelir Vergisi Kanunu'nun lafzına ve ruhuna uygun görülmektedir.

Bu durumda, Sosyal Güvenlik Kurumuna ödenen borçlanma aidat ve primlerinin ücretin safi tutarının tespitinde, gayrisafi ücret tutarından ne şekilde indirileceği 111 seri no’lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde açıklanmıştır. Buna göre;

  • Emeklilik aidatı ve sosyal sigorta primlerinin gider olarak indirilmesi kanunen kabul edilmiş bulunan kurumlara, kanunlarında öngörülen şekilde ücretten kesilmek suretiyle ödenen borçlanma aidat ve primlerinin miktarına ve nispetine bakılmaksızın, kesildiği aya ait gelir vergisi matrahının tespitinde gider olarak nazara alınması,
  • Aidat toptan ödenmişse, ödenen tutara ulaşılıncaya kadar bu miktarın ücretlerin, vergiye tâbi tutarından indirilmesi,
  • Ücretlerinin gerçek ve safi tutarlarının hesabında gider olarak indirilmek suretiyle vergi dışı bırakılmış olan aidat ve primlerini, türlü nedenlerle geri alan ve kendilerine toptan ödeme yapılanların, yeniden iştirakçi durumuna girmeleri nedeniyle ilgili kuruma peşin ya da borçlanma suretiyle iade ettikleri aidat ve primlerin tekrar gider olarak indirilmemesi,

gerekmektedir.

Bu durumda, Sosyal Güvenlik Kurumuna askerlik hizmeti süresince ödenmeyen aidat ve primlerin borçlanmak suretiyle daha sonraki bir zamanda toptan ödenmesi durumunda, ödeme belgesini işverene ibraz edildiği aydan başlayarak, takvim yılı sınırlaması olmadan ödenen tutarın tamamının safi ücretin tespitinde gider olarak indirilmesi mümkün bulunmaktadır. Örnek vermek gerekirse, Temmuz/2017 ayında, 1992 yılına ilişkin 8 aylık askerlik borçlanması toptan ödeyen bir ücretli, ödeme belgesini aynı ay içinde işverenine ibraz etmesi halinde Temmuz ayından itibaren ödeme tutarına ulaşıncaya kadar (2017, gerekirse 2018 ve takip eden yıllar) ücret gelirinin vergilendirilmesinde indirim konusu yapılabilecektir.

Ancak, ücretlinin yıl içinde işyeri değişikliği durumunda, borçlanma tutarının gider olarak indirilmeyen kısmının yeni iş yerindeki safi ücretin tespitinde dikkate alınabilmesi için eski işverenden alınacak ödenen primlere ait belgenin onaylı bir sureti ile indirim konusu yapılmayan tutarı gösterir yazının yeni işverene verilmesi gerekmektedir.

Konu hakkında Gelir İdaresine; askerlik süresince ödenmeyen prim ve aidat ödemelerinin Sosyal Güvenlik Kurumu mevzuatı gereği borçlanılarak daha sonraki bir tarihte ödenmesi durumunda, yapılan ödemelerin gelir vergisi matrahının tespitinde indirim konusu yapılıp yapılamayacağı, ödemenin toptan yapılması halinde yılsonunda tamamı indirilemeyen borçlanma tutarının ertesi yılın başında tekrar indirim konusu yapılıp yapılamayacağı ile işyeri değişikliği durumunda borçlanma tutarının kalan kısmının yeni işyerindeki gelir vergisi matrahından düşülüp düşülemeyeceği hakkında sorulan bir soruya verilen özelgede;

“193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 61'inci maddesinde ücretin tarifi yapılmış olup, 63'üncü maddesinde de "Ücretin gerçek safi değeri işveren tarafından verilen para ve ayınlarla sağlanan menfaatler toplamından aşağıdaki indirimler yapıldıktan sonra kalan miktardır.

...

2- (4697 sayılı Kanunun 4.maddesiyle 07/10/2001 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere değişen bent) Kanunla kurulan emekli sandıkları ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun geçici 20.maddesinde belirtilen sandıklara ödenen aidat ve primler,

..."  hükmü yer almaktadır. Diğer taraftan 111 seri no'lu Gelir Vergisi Genel Tebliği'nde konuyla ilgili olarak;

"1- Emekli Sandığı ve Sosyal Sigorta Kurumlarına Ödenen Borçlanma Aidat ve Primleri:

Belli şartları taşıyan kimselerin sosyal güvenliklerini sağlamak amacıyla, kanunla kurulan ve tüzel kişiliği haiz Emekli Sandıkları ve Sosyal Sigorta Kurumlarına, ödenen paralara aidat ve prim denilmekte ve bunlar 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 63'üncü maddesindeki şartlarla, ücretin gerçek safi tutarının hesabında, gider olarak indirilmektedir.

Emekli Sandığı ve Sosyal Sigorta Kurumlarından, kanunla kurulmuş olanların üyelerine çeşitli kanunlarla, daha önceki dönemlerde ödenmemiş bulunan aidat veya primleri borçlanma suretiyle ödeme ve dolayısıyla emekliliğe esas alınacak hizmet sürelerini uzatabilme hakkı tanınmaktadır. Bunun için, kanunlarla belli edilen koşullar altında borçlanılan aidat ve primlerin, üyelerce ödenmesi zorunludur. Bu ödemeler de Gelir Vergisi Kanunu'nun 63/2'nci maddesinde sayılan aidat ve primler niteliğindedir ve bunların da ücretin gerçek safi tutarının hesaplanması sırasında gider olarak indirilmesi, Gelir Vergisi Kanunu'nun lafzına ve ruhuna uygun görülmektedir.

Açıklanan nedenlerle;

A-Emeklilik aidatı ve sosyal sigorta primlerinin gider olarak indirilmesi kanunen kabul edilmiş bulunan kurumlara, kanunlarında öngörülen şekilde ücretten kesilmek suretiyle ödenen borçlanma aidat ve primlerinin miktarına ve nispetine bakılmaksızın, kesildiği aya ait gelir vergisi matrahının tespitinde gider olarak nazara alınması;

B-Aidat toptan ödenmişse, ödenen tutara ulaşıncaya kadar bu miktarın ücretlerin vergiye tabi tutarından indirilmesi;

C-Ücretlerinin gerçek ve safi tutarlarının hesabında gider olarak indirilmek suretiyle vergi dışı bırakılmış olan aidat ve primlerini, türlü nedenlerle geri alan ve kendilerine toptan ödeme yapılanların, yeniden iştirakçi durumuna girmeleri nedeniyle ilgili kuruma peşin ya da borçlanma suretiyle iade ettikleri aidat ve primlerin tekrar gider olarak indirilmemesi gerekmektedir." açıklamaları bulunmaktadır.

Bu hüküm ve açıklamalara göre, Sosyal Sigortalar Kurumuna askerlik hizmeti süresince ödenmeyen aidat ve primlerin borçlanmak suretiyle daha sonraki bir zamanda toptan ödenmesi durumunda, ödeme belgesini işvereninize ibraz ettiğiniz aydan başlayarak, takvim yılı sınırlaması olmadan ödenen tutarın tamamının safi ücretinizin tespitinde gider olarak indirilmesi mümkün olmakla birlikte iş yeri değişikliği durumunda; borçlanma tutarının gider olarak indirilmeyen kısmının yeni iş yerindeki safi ücretinizin tespitinde dikkate alınabilmesi için eski işvereninizden alacağınız ödenen primlere ait belgenin onaylı bir sureti ile indirim konusu yapılmayan tutarı gösterir yazının yeni işvereninize vermeniz gerekmektedir.”(5) açıklaması yapılmış bulunmaktadır.

2.1.1. Kamu Personelinin Durumu

Konu hakkında tereddüt edilen bir husus da Kamuda çalışanların da askerlik borçlanması yapmasının gerekli olup olmadığıdır. Gerçekten de kamu çalışanlarının, emeklilikte yaş sınırı olan 65 yaşına kadar çalışma hakkı oldukları için askerlik borçlanması yapmalarına gerek olmadığı düşünülmektedir.  Askerlik borçlanması, Sosyal Güvenlik Kurumu içinde kaydı olup aynı zamanda askere gitmiş olan kişileri ilgilendiren bir konudur. Askerlik borçlanması, askere giden kişilerin askerlik dönemi boyunca SGK'na yüklenen borç hesaplamasıdır. Bilindiği gibi Sosyal Güvenlik Kurumu bünyesinden emekli olabilmek için belirli bir süre boyunca çalışmış olmak ve prim biriktirmek gerekmektedir. Bu istenen primler yeterli sayıya ulaştığında kişi emekli olma hakkı kazanmaktadır. Fakat erkek bireyler askere gittiklerinde bu prim gün sayısında bir karışıklık yaşanabilmektedir. Bu nedenle akla SGK askerlik borçlanması konusu gelmektedir. Bu konu askerlik nedeni ile emekli olacakken, prim ve diğer durumlarında eksiklik görülen erkek bireylerin eksiklikleri borçlandırma yapması ile alakalıdır. Kamu personelinin de kesinlikle askerlik borçlanması yapması kendi lehlerinedir. Çünkü kamu çalışanları, emekli olduklarında, her çalıştıkları yıl için bir brüt maaş kadar ikramiye veya kıdem tazminatı almaya hak kazanıyorlar. Kamu personeli, askerlik borçlanması yaparak emekli olurlarsa, askerde geçirdikleri süreler içinde Devletten ikramiye veya kıdem tazminatı almaya hak kazanırlar (6).

2.1.2. Çalışırken İndirim Konusu Yapılamayan Askerlik Borçlanmasının Durumu

Konu hakkında bir işveren bünyesinde işçi olarak çalışmakta iken askerlik borçlanması yaptıran bir ücretlinin daha sonra emekli olması ve çalışırken indirim konusu yapılamayan tutarın iadesinin yapılıp yapılmayacağı konusunda Gelir İdaresine sorulan bir soruya verilen özelgede;

- 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 63’üncü maddesinin (2) numaralı bendi ile kanunla kurulan emekli sandıkları ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun geçici 20’nci maddesinde belirtilen sandıklara ödenen aidat ve primlerin ücretin safi değerinin tespitinde indirim konusu yapılacağının hükme bağlandığı,

- 111 seri no’lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin "Emekli Sandığı ve Sosyal Sigorta Kurumlarına Ödenen Borçlanma Aidat ve Primleri" başlıklı bölümünde ise belli şartları taşıyan kimselerin sosyal güvenliklerini sağlamak amacıyla, kanunla kurulan ve tüzel kişiliği haiz Emekli Sandıkları ve Sosyal Sigorta Kurumlarına, ödenen paralara aidat ve prim denilmekte ve bunlar 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 63’üncü maddesindeki şartlarla, ücretin gerçek safi tutarının hesabında gider olarak indirilebileceği,

- Emekli Sandığı ve Sosyal Sigorta Kurumlarından, kanunla kurulmuş olanların üyelerine çeşitli kanunlarla, daha önceki dönemlerde ödenmemiş bulunan aidat veya primleri borçlanma suretiyle ödeme ve dolayısıyla emekliliğe esas alınacak hizmet sürelerini uzatabilme hakkı tanındığı; bunun için kanunlarla belli edilen koşullar altında borçlanılan aidat ve primlerin, üyelerce ödenmesinin zorunlu olduğu,

- Bu ödemelerin de Gelir Vergisi Kanununun 63/2’üncü maddesinde sayılan aidat ve primler niteliğinde olduğu ve bunların da ücretin gerçek safi tutarının hesaplanması sırasında gider olarak indirilmesinin, Gelir Vergisi Kanunu'nun lafzına ve ruhuna uygun bulunduğu,

Açıklanan nedenlerle; emeklilik aidatı ve sosyal sigorta primlerinin gider olarak indirilmesi kanunen kabul edilmiş bulunan kurumlara, kanunlarında öngörülen şekilde ücretten kesilmek suretiyle ödenen borçlanma aidat ve primlerinin miktarına ve nispetine bakılmaksızın, kesildiği aya ait gelir vergisi matrahının tespitinde gider olarak nazara alınması; aidat toptan ödenmişse, ödenen tutara ulaşılıncaya kadar bu miktarın ücretlerin, vergiye tâbi tutarından indirilmesi gerektiği ve sonuç olarak ödenen askerlik borçlanmasının safi ücretin tespitinde gider olarak indirilmesinin mümkün olduğu, ancak çalışırken indirim konusu yapılamayan askerlik borçlanması tutarının emekli olduktan sonra iadesinin mümkün bulunmadığı belirtilmiştir (7).

3. Sonuç

Çalışanların 5510 sayılı Kanun kapsamında Sosyal Güvenlik Kurumuna daha önceki dönemlerde ödenmemiş bulunan aidat veya primleri borçlanma suretiyle ödeme ve dolayısıyla emekliliğe esas alınacak hizmet sürelerini uzatabilme hakkı bulunmaktadır. Sosyal Güvenlik Kurumuna çalışanlar tarafından yapılan borçlanma aidat ve primlerin ücretin vergilendirilmesinde gayrisafi ücret tutarından indirim konusu yapılması mümkün bulunmaktadır. Konu hakkında detaylı açıklamalar Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan 111 seri no'lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde açıklanmış bulunmaktadır. Bunun için, kanunlarla belli edilen koşullar altında borçlanılan aidat ve primlerin, üyelerce ödenmesi zorunludur. Bu ödemeler de Gelir Vergisi Kanununun 63/2’üncü maddesinde sayılan aidat ve primler niteliğindedir ve bunların da ücretin gerçek safi tutarının hesaplanması sırasında gider olarak indirilmesi mümkün bulunmaktadır.

Buna göre, gerçek usulde ücret geliri elde eden çalışanların, gerek askerlik görevi (er veya erbaş olarak silahaltında veya yedek subay okulunda geçen süreler)  gerekse doğum ve diğer sebeplerle ücretsiz izne ayrılmaları nedeniyle zamanında ödenmeyen sigorta primlerini, emekliliğe esas alınacak hizmet sürelerini uzatabilmek için borçlanmak suretiyle ödemeleri halinde, ilgili belgeyi işverenlerine ibraz ettikleri aydan itibaren borçlanma prim tutarına ulaşıncaya kadar ücret matrahlarından indirimi mümkün bulunmaktadır.

Dipnot: Yaklaşım Dergisinin Temmuz 2017 sayısında yayımlanmış olup Sn. Türkay özel izni ile yayımlanmaktadır.

Dipnotlar:

(1) http://www.sgk.gov.tr/wps/portal/sgk/tr/kurumsal/kurumumuz/tarihce.
(2) Cem KILIÇ, Askerlik Borçlanması, http://www.milliyet.com.tr/yazarlar/cem-kilic/askerlik-borclanmasi-2334416/26.10.2016.
(3) http://www.sgk.gen.tr/genel/2017-askerlik-borclanmasi-tutari.html
(4) 08.03.1973 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanmıştır.
(5) www.gib.gov.tr/Özelge Sistemi (İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığının 24.08.2011 tarih ve B.07.1.GİB.4.34.16.01-GVK 63-1400 sayılı özelgesi).
(6) Ali TEZEL, https://www.cevapla.tv/video/kamuda-calisanlar-askerlik-borclanmasi-yapmali-mi/11101
(7) www.gib.gov.tr/Özelge Sistemi (Çankırı Defterdarlığının 09.08.2012 tarih ve B.07.4.DEF.0.18.10.00-GV-63-34 sayılı özelgesi)

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor