Mustafa Sefa KARA
Mustafa Sefa KARA

Başkası Hesabına Banka İşlemi Gerçekleştirmenin Dayanılmaz Ağırlığı

309

Türk Milleti olarak hatır, gönül kavramlarına atfettiğimiz önem herkesin malumudur. Zaman zaman iyi niyetli eylemler sonucu istemeden suç teşkil eden eylemlere karışanlarla ilgili haberlere gazetelerde rastlamışızdır. Örneğin ziyaret ettiğiniz ticaret erbabı yakınınız belki babanız, ticari işlemlere konu olan çeki sizden tahsil etmenizi istese veya banka hesabınızdan belli bir meblağı bir tedarikçisine göndermenizi söz konusu tutarı da size elden vereceğini söylese, sanırım hayır demezsiniz. Peki, bu işlem sonucunda hapis cezası ile yargılanabileceğinizi biliyor musunuz? Basit görünen bu durum, belirli hallerde 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun uyarınca ilgilinin altı aydan bir yıla kadar hapis veya beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılmasına neden olabilecektir. Yasal mevzuat düzenlemeleri ve konunun detayları şöyledir;

Başkası hesabına işlem yapıldığının beyan edilmemesi suçu, 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanunda düzenlenmiştir.

5549 sayılı Kanunun amacı, suç gelirlerinin aklanmasının önlenmesine ilişkin usul ve esasları belirlemektir (md. 1). Kanunda bu amaca ulaşmak için, suç gelirlerinin aklanmasını önlemeye yönelik kimlik tespiti, şüpheli işlem bildirimi, devamlı bilgi verme, yetkililerce istenildiğinde bilgi ve belge verme, muhafaza ve ibraz ve benzeri pek çok tedbire yer verilmiştir.

Kanunun “Cezalar, Elkoyma ve Kararların Bildirimi” başlıklı Üçüncü Bölümünde, Kanunda sayılan yükümlülüklere aykırı davranışlara ilişkin idari ve adli cezalar belirtildikten sonra 15 inci maddesinde “Başkası hesabına işlem yapıldığının beyan edilmemesi” fiili ve bu fiil için öngörülen hapis veya adli para cezası düzenlenmesine yer verilmiştir. Söz konusu düzenleme aşağıdaki gibidir:

Başkası hesabına işlem yapıldığının beyan edilmemesi

MADDE 15- (1) Yükümlüler nezdinde veya aracılığıyla yapılacak kimlik tespitini gerektiren işlemlerde, kendi adına ve fakat başkası hesabına hareket eden kimse, bu işlemleri yapmadan önce kimin hesabına hareket ettiğini yükümlülere yazılı olarak bildirmediği takdirde altı aydan bir yıla kadar hapis veya beşbin güne kadar adlî para cezasıyla cezalandırılır.”

Maddenin ihdas edilme amacı, madde gerekçesinde aşağıdaki şekilde ifade edilmiştir:

Maddeyle yükümlüler nezdinde veya bunlar aracılığı ile yapılan işlemlerde, işlemin esas sahibinin kimliğinin gizli tutulmasının önlenmesi amaçlanmıştır. Kişilerin kendi adına ve fakat başkası hesabına işlem yapması ancak bunu gizlemesi durumunda, kimlik tespit yükümlülüğü ile hedeflenen amaca tam olarak ulaşılamamaktadır. Bu nedenle işlemi yapan kişinin başkası hesabına hareket etmesi halinde bu durumu yükümlülere yazılı olarak bildirmesi, aksi takdirde cezalandırılması hüküm altına alınmıştır.”

Konunun daha anlaşılır hale getirilebilmesi amacıyla maddede geçen iki kavramın açıklanması gerekmektedir. Bunlar: yükümlüler ve kimlik tespitini gerektiren işlemlerdir.

5549 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin bir numaralı fıkrasının (d) bendinde yükümlüler, bankacılık, sigortacılık, bireysel emeklilik, sermaye piyasaları, ödünç para verme ve diğer finansal hizmetler ile posta ve taşımacılık, talih ve bahis oyunları alanında faaliyet gösterenler; döviz, taşınmaz, değerli taş ve maden, mücevher, nakil vasıtası, iş makinesi, tarihi eser, sanat eseri ve antika ticareti ile iştigal edenler veya bu faaliyetlere aracılık edenler ile noterler, spor kulüpleri ve Bakanlar Kurulunca belirlenen diğer alanlarda faaliyet gösterenler olarak tanımlanmıştır.

Yükümlülerin hangi durumlarda kimlik tespiti yapacakları hususu ise Suç Gelirlerinin Aklanmasının ve Terörün Finansmanının Önlenmesine Dair Tedbirler Hakkında Yönetmeliğin 5 inci maddesinde belirtilmiştir.

Buna göre Yükümlüler;

a) Sürekli iş ilişkisi tesisinde tutar gözetmeksizin,

b) İşlem tutarı ya da birbiriyle bağlantılı birden fazla işlemin toplam tutarı yirmibin TL veya üzerinde olduğunda,

c) Elektronik transferlerde işlem tutarı ya da birbiriyle bağlantılı birden fazla işlemin toplam tutarı ikibin TL veya üzerinde olduğunda

d) Şüpheli işlem bildirimini gerektiren durumlarda tutar gözetmeksizin,

e) Daha önce elde edilen müşteri kimlik bilgilerinin yeterliliği ve doğruluğu konusunda şüphe olduğunda tutar gözetmeksizin, kimliğe ilişkin bilgileri almak ve bu bilgilerin doğruluğunu teyit etmek suretiyle müşterilerinin ve müşterileri adına veya hesabına hareket edenlerin kimliğini tespit etmek zorundadır.

Yönetmelik uyarınca kimlik tespiti, iş ilişkisi tesisinden veya işlem yapılmadan önce tamamlanır.

Yükümlülere Hatırlatma Görevi

Kişilerin bilmeden veya iyi niyetlerinin suistimal edilmesi suretiyle hesaplarını başkası hesabına kullanmalarının önüne geçilmesi amacıyla yükümlülere Suç Gelirlerinin Aklanmasının ve Terörün Finansmanının Önlenmesine Dair Tedbirler Hakkında Yönetmeliğin 17 inci maddesi ile bazı yükümlülükler getirilmiştir. Buna göre, yükümlülerin bir başkası hesabına hareket edilip edilmediğini tespit etmek için gerekli tedbirleri almaları gerekmektedir.

Bu kapsamda kendi adına ve fakat başkası hesabına hareket eden kimselere sorumluluklarını hatırlatmak amacıyla yükümlüler, gerekli duyuruları hizmet verdikleri tüm işyerlerine müşterilerin rahatça görebileceği şekilde asacaklardır.

Finansal kuruluşlar ayrıca sürekli iş ilişkisi tesisinde başkası hesabına hareket edilip edilmediğine ilişkin müşterinin yazılı beyanını almak zorundadır. Ancak bu beyan, müşteri sözleşmesinde belirtilmek veya uygun formlar kullanılarak da alınabilecektir. Bu düzenlemeye istinaden bankalar genelde müşterilerine imzalatmış oldukları onlarca sayfadan ibaret olan ve çoğu zaman okunmadan imzalanan matbu sözleşmelerin içerisinde birkaç madde ile başkası hesabına işlem yapılması halinde bunun bankaya bildirilmesi gerektiğini size tebliğ etmekte ve sorumluluktan kurtulmaktadırlar.

Görüleceği üzere, söz konusu suç, şekli bir suç olduğundan fiili işleyenin hangi kastla hareket ettiğinin önemi de bulunmamaktadır. Bu nedenle ilgilinin değişik mazeretler öne sürerek kasıt unsurunun bulunmadığı defi ile kendini savunabilmesi de söz konusu olamayacaktır.

Bu bilgiler ışığında, kendi adınıza başkasına hesabına gerçekleştirmiş olduğunuz banka hareketlerini ilgili bankaya bildirmeniz büyük önem taşımaktadır.

Yalnızca insanları kırmamak adına gerçekleştirmiş olduğunuz bir işlem hayatınız boyunca pişmanlığını yaşayacağınız sonuçlar doğurabilmektedir. Unutmayınız ki 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 4. maddesi uyarınca ceza kanunlarını bilmemek mazeret sayılmaz.

YASAL UYARI : Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları yazara aittir. Yazar adı ve "vergialgi.net" internet sitesi adı kullanılmadan alıntı yapılamaz.
VERGİALGI, yeni e-konomi'nin bilgi paylaşım platformudur.