Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşey

Araştırmalar

Aysu ŞİRİN
29 Aralık 2021Aysu ŞİRİN
617OKUNMA

2021 yılında ekonomide kopan fırtınalar

Covid-19 virüsüyle tanıştığımız 2020 yılından bu yana yaşantımız ve alışkanlıklarımız radikal değişikliklere uğradı. Sağlık sektörü başta olmak üzere ekonomiden turizme, kültürden eğitime pek çok alanda deyim yerindeyse domino etkisi yaratarak bir enkaz oluşturan virüs, tüm dünya ülkelerinde öncelik verilen sorunlar listesinde ilk sıraya yerleşti. İlk zamanlar hemen her gün medya aracılığıyla pandeminin reçetesini büyük bir merakla takip ederken, şimdilerde haber kanallarında günlük hasta ve vefat sayılarını veren alt yazılara göz ucuyla bakar olduk. Çünkü artık sağlık krizini göz ardı ederek gözlerimizi daha büyük bir tehdit olarak gördüğümüz ekonomik krize çevirmiş bulunmaktayız.

Neler Yaşandı?

Geride bırakmaya hazırlandığımız 2021 yılı içerisinde gündemi meşgul eden ekonomik olaylardan biri, hiç kuşkusuz Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’ndaki görev değişiklikleriydi. 20 Mart 2021 tarihinde Merkez Bankası Başkanlığına Şahap Kavcıoğlu’nun atanmasıyla 21 aylık zaman zarfında üçüncü kez başkan değiştirilmiş oldu. 2019 yılı Temmuz ayında aynı göreve Murat Uysal getirilmiş ve 7 Kasım 2020’de Cumhurbaşkanı Kararıyla görevden alınmıştı. Boşalan koltuğu 20 Kasım 2020’ de Naci Ağbal doldursa da Sayın Ağbal’ın görevi toplamda 4 ay sürmüş ve 20 Mart 2021 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanan Cumhurbaşkanı Kararıyla görevinden alınmıştır.

Kısa sürede yaşanan bu görev değişiklikleri, akıllarda Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın bağımsızlığını tekrar sorgulatmıştır.

Türkiye kara para aklama ve terör faaliyetlerine ilişkin finansman akışının engellenmesinde yetersiz kalması sebebiyle, Mali Eylem Görev Gücü (FATF) tarafından gri listeye alındı. Bu listede Türkiye dışında Uganda, Kamboçya, Pakistan, Yemen, Senegal, Sudan, Suriye, Myanmar, Filipinler, Haiti, Barbados, Zimbabve ve Cayman Adaları da bulunuyor. Alınan bu kararın ülkenin itibarına zarar verdiği gerekçesiyle tepki gösteren Hazine ve Maliye Bakanlığı yaptığı açıklamada, “Yapılan uyumluluk çalışmalarına rağmen ülkemizin gri listeye alınması hak edilmeyen bir sonuç ortaya çıkarmıştır" ifadelerini kullandı.   

Eylül ayında Resmi Gazete’de yayınlanan 2022-2024 dönemine ait Orta Vadeli Program, Cumhurbaşkanı onayıyla açıklandı. Hazırlanan program ile temel ekonomik büyüklüklere ilişkin hedefler belirlendi. Buna göre, ekonominin bu yılkı büyüme tahmini yüzde 9 olurken, 2022 yılında yüzde 5, 2023 ve 2024 yıllarında ise yüzde 5,5 büyüyeceği öngörülüyor. Enflasyon oranında ise gelecek yılki hedef yüzde 9.8,2023 yılı için yüzde 8 ve 2024 yılı için yüzde 7.6 olarak açıklandı.

Türk Lirasında rekor seviyede değer kaybı yaşandı. Merkez Bankası’nın faiz indirimleriyle beraber aşırı değer kaybeden lira, 2021 yılında dünya genelinde dolar karşısında değer kaybeden para birimleri arasında ilk sırada yer alıyor. Parası en çok değer kaybeden ülkeler sıralamasında Türkiye’yi ikinci sırada yüzde 15,3’lük düşüşle Arjantin takip ediyor.

Dolar/TL kuru

2021 yılında ekonomide kopan fırtınalar

 

Euro/ TL kuru

2021 yılında ekonomide kopan fırtınalar

( Grafikler bigpara.hurriyet.com.tr. adresinden alınmıştır.)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nun son toplantısının ardından yaptığı basın açıklamasında, 2022 yılında uygulanacak asgari ücretin 4 bin 250 TL olarak belirlendiğini açıkladı. İlaveten yılbaşından itibaren geçerli olmak üzere asgari ücret üzerinden alınan gelir vergisi ile damga vergisinin de kaldırıldığını duyurdu. Asgari ücret tutarına yüzde 50’den fazla artış yapıldığının üzerinde durulsa da ekonomistler, ekonomide yaşanan olumsuzluklar sebebiyle yapılan zammın beklenen rahatlamayı yaratmayacağından ve 6 ay gibi kısa bir süre içerisinde tüketicinin alım gücünün eskiye nazaran daha çok düşeceğinden endişe ediyor.

 TÜFE ( YILLIK % DEĞİŞİM)
OCAK 202114,97
ŞUBAT 202115,61
MART 202116,19
NİSAN 202117,14
MAYIS 202116,59
HAZİRAN 202117,53
TEMMUZ 202118,95
AĞUSTOS 202119,25
EYLÜL 202119,58
EKİM 202119,89 
KASIM 202121,31

 TÜİK tarafından Kasım ayına ilişkin enflasyon rakamları açıklandı. Buna göre enflasyonun (TÜFE) aylık bazda yüzde 3,51’lik artışla yıllık 21,31 seviyesine ulaştığı belirtildi. Yılık bazda en fazla artış gösteren ana harcama grupları yüzde 28,90 ile lokanta ve oteller, yüzde 27,11 ile gıda ve alkolsüz içecekler, yüzde 25,14 ile ev eşyası oldu. Bir önceki yılın aynı ayına göre en düşük artışın yaşadığı ana grup ise yüzde 5,77 ile haberleşme oldu. Onu izleyen ana gruplar ise sırasıysa yüzde 7,91 ile alkollü içecekler ve tütün, yüzde 8,33 ile giyim ve ayakkabı ve yüzde 13,96 ile eğlence ve kültür oldu.

 POLİTİKA FAİZİ
OCAK 2021
ŞUBAT 2021
MART 2021
NİSAN 2021
MAYIS 2021
HAZİRAN 2021
TEMMUZ 2021
AĞUSTOS 2021
EYLÜL 2021
EKİM 2021
KASIM 2021
ARALIK 2021
% 17
% 17
% 19
% 19
% 19
% 19
% 19
% 19
% 18
% 16
% 15
% 14

Şahap Kavcıoğlu, Başkanlığa atanmasının hemen ardından yaptığı ilk açıklamada, “Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Kanun’la belirlenmiş görev ve yetkiler çerçevesinde enflasyonda kalıcı düşüşü sağlama temel hedefi doğrultusunda para politikası araçlarını etkin bir şekilde kullanmaya devam edecektir.” ifadesini kullanmış ve enflasyonla mücadele doğrultusunda atılacak ilk adımın faizi artırmak olacağı izlenimini bırakmıştı. Ancak Kavcıoğlu, uzun bir süre politika faizini sabit tutmuş ve sonrasında istikrarlı bir şekilde faiz indirime gitmiştir. Bu uygulama, “Faiz enflasyonun sebebi midir yoksa sonucu mu?” tartışmasını da tekrar gündeme getirmiştir.

Kasım ayına ilişkin açıklanan Yİ-ÜFE rakamlarında ise aylık bazda yüzde 9,9 artışla yıllık yüzde 54,62 seviyesine ulaştığı belirtildi. Ekim ayında üretici fiyat endeksi (ÜFE) yüzde 46,31 ile geçtiğimiz 19 yılın en yüksek seviyesine çıkmıştı.  Kasım ayında açıklanan yüzde 54,62 seviyesi ile rekor tazelenmiş oldu.

 Yİ-ÜFE (YILLIK % DEĞİŞİM)
OCAK 2021
ŞUBAT 2021
MART 2021
NİSAN 2021
MAYIS 2021
HAZİRAN 2021
TEMMUZ 2021
AĞUSTOS 2021
EYLÜL 2021
EKİM 2021
KASIM 2021
26,16
27,09
31,20
35,17
38,33
42,89
44,92
45,52
43,96
46,31
54,62
(MİLYON DOLAR)İHRACATİTHALAT
ARALIK 2020
OCAK 2021                                                 
ŞUBAT 2021
MART 2021
NİSAN 2021
MAYIS 2021
HAZİRAN 2021
TEMMUZ 2021
AĞUSTOS 2021
EYLÜL 2021
EKİM 2021
KASIM 2021
17,837
15,020
15,953
18,959
18,760
16,466
19,746
16,372
18,895
20,780
20,807
21,468
22,387
18,085
19,303
23,626
21,841
20,627
22,626
20,691
23,175
23,328
22,270
26,794

Kasım ayı için açıklanan bir diğer önemli veri ise dış ticaret rakamlarıdır. Ticaret Bakanı Mehmet Muş’un açıklamasına göre, kasım ayında ihracat bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 33,4’lük artış kaydederek 21 milyar 468 milyon dolara ulaştı. İthalat ise yüzde 26,7 artışla 26 milyar 794 milyon dolar oldu. Böylelikle dış ticaret açığı da 5,3 milyar dolar olmuştur. Dış ticaret hacminde ihracatın, ithalatı karşılama oranı yüzde 80,1 olarak açıklanmıştır.

Bir diğer görev değişikliği de Hazine ve Maliye Bakanlığı’nda yaşandı. Lütfi Elvan’ın bakanlık görevinden affını istemesiyle yerine Nurettin Nebati atandı.

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndaki görev değişikliğinin hemen ardından Türkiye'nin kredi notunu 'BB-' olarak açıklarken, kredi notunu görünümünü de negatife çevirdi. Yayınlanan raporda görünümün negatife çevrilmesinin nedeni olarak, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın faiz indirimi ve parasal gevşeme politikasını erken kullandığına ve sonucunda Türk lirasında oluşan değer kaybının yurtiçi güvenin bozulmasına sebep olduğu gösterildi. Ayrıca 2022 yılı büyüme tahmininin ise yüzde 3,6’ya yükseltildiği belirtildi.

Gram altın, dolar/TL kurundaki yükselişe bağlı olarak 795 TL’ye ulaşarak rekor tazeledi.
TÜİK ve TCMB tarafından birlikte yürütülen tüketici eğilim anketi sonuçlarından hesaplanan mevsim etkisinden arındırılmış tüketici güven endeksinin aralık ayına ilişkin verileri açıklandı. Buna göre endeks, aralık ayında bir önceki aya göre %3,1 oranında azaldı ve kasım ayında 71,1 iken aralık ayında 68,9 olarak tarihin en düşük seviyesini kaydetti.

TÜKETİCİ GÜVEN ENDEKSİ
OCAK 2021                
ŞUBAT 2021              
MART 2021                
NİSAN 2021                 
MAYIS 2021               
HAZİRAN 2021         
TEMMUZ 2021          
AĞUSTOS 2021        
EYLÜL 2021            
EKİM 2021               
KASIM 2021             
ARALIK 2021            
83,3
84,5
86,7
80,2
77,3
81,7
79,5
78,2
79,7
76,8
71,1
68,9

Tüketici güven endeksinin 100’den büyük olması tüketicinin ekonomiye ilişkin iyimserliğini gösterirken, 100’den düşük olması güveninde kötümserliği işaret eder. Son zamanlarda yaşanan yüksek enflasyon, dolar kuru, altın ve emlak piyasasındaki fiyatların ani ve hızlı artışıyla tüketicide yarattığı karamsarlığın endeks verilerine yansıdığını söylemek yanlış olmayacaktır.

Yılın bitimine sayılı günler kala altın ve döviz kurlarında rekor seviyelere ulaşılmışken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kabine Toplantısı sonrasında açıkladığı Kur Korumalı TL Mevduat Sistemi, esen sert rüzgarları bir anda tersine çevirdi ve döviz kurları hızla düşmeye başladı. Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı ve Ziraat Bankası Genel Müdürü Alpaslan Çakar, yapmış olduğu açıklamada Cumhurbaşkanı’nın yeni sistemi açıklamasının ardından 1 milyar dolar bozdurulduğunu söyledi.

Kur Korumalı Mevduat Sisteminin Detayları

Kur korumalı TL mevduat sisteminin amacı, birikimini TL mevduat olarak tutan vatandaşın kur oynaklığından olumsuz etkilenmesinin önüne geçilmesidir. Ürün, gerçek kişilerce TL vadeli hesaplar üzerinde işleyecek faiz ile hesap açılış ve vade tarihlerindeki kur değişim oranını kıyaslayıp, yüksek olan oran üzerinden hesabı nemalandıracak. Yani kur korumalı TL mevduat hesabından elde edilecek faiz geliri eğer kurdaki yükselişin altındaysa, bu rakam hesap sahiplerine vade sonunda TL olarak ödenecek ve bu kazanç stopaj vergisinden muaf tutulacak. Merkez Bankası, kur farkı hesaplaması için her gün saat 11.00’de yayınlayacağı USD döviz alış kurunu esas alacak.

Kişinin vadesinden önce hesabından para çekmesi durumunda hesap vadesiz hesaba dönüşecek ve faiz gelirinden mahrum kalacak.

Kur Korumalı TL Vadeli Mevduat Hesabı yalnızca gerçek kişilerce ve 3,6, 9 ve 12 aylık vadelerle açılabilecek.

Sistemin açıklanmasının ardından döviz kurlarında yaşanan hızlı düşüş ve TL’nin değer kazanması beklenen olumlu etkiyi yaratmışken, uzun vadede yaratacağı olumsuzlar ise şimdiden kafa karışıklığına yol açtı.

“Açıklanan Paketin Uzun Değil Orta Vadede Bile Umut Vermediğini Düşünüyorum”

Döviz kurlarına müdahale amacıyla ortaya atılan yeni sistem sonrasında, atılan adımın doğru olduğunu düşünenler kadar sistemin getireceği olası olumsuzlukları eleştiren sesler de var. Bir Youtube kanalı için Hande Sarıoğlu’na röportaj veren Marmara Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Mehmet Şişman, sistemin vadettiği kur farkının hazine tarafından vatandaşa ödeneceği uygulamasını doğru bulmuyor. Sayın Şişman, “Hazineye yüklenen bu yükümlülük kısa vadede tolere edilse de sonrasında enflasyonist etkilere yol açacak. Bu sebeple yeni modelin sürdürülebilir olmadığını ve uzun değil orta vadede bile umut vermediğini düşünüyorum.” diyerek diğer pek çok iktisatçı gibi enflasyonun yeni yılda da ekonomimizde uğraşacağımız bir problem olacağının kaygısını dile getirmiştir.

Fırtınalar Dinecek mi?                

Ülke içinde fiyat dalgalanmalarının fazla oluşu, liranın rekor seviyelerde değer kaybı yaşaması, ithalata olan bağımlılık, nitelikli üretim eksikliği, işsizlik verilerinin yarattığı kaygılar, tüketici sepetlerinin giderek daha az ürünle dolması ve ülkenin başta gelen kurumlarında yaşanan görev değişikliklerinin sıklığı, geçen bir yıl içerisinde ekonomide yeterince fırtına kopmasına sebep olmuştur. Tarihte uzun süredir görülmeyen bu ekonomik tablo gelecek yıl içinde devam edecek mi yoksa daha istikrarlı bir görünüme mi bürünecek bilinmez ama her koşulda atılması gereken ilk adım, öncelikle bir güven ortamının oluşturulmasıdır. Kur korumalı mevduat sistemi, kişilerin tasarruflarını TL cinsinden tutmalarını sağlamayı hedeflese de Türk Lirasına inancı kalmayan ve tasarruflarının enflasyon karşısında eriyip gitmesini istemeyen vatandaşlar, bir süre sonra paralarını daha karlı ve güvenli liman olarak gördükleri dövize ve alternatif araçlara yatırmaya devam edeceklerdir.

İlgililerin enflasyonu mu, döviz kurunu mu yoksa büyümeyi mi önceleyeceğinin tahmini zor olsa da arzulanan başarının kapısı açacak olan anahtar, ülke içindeki kurumların hedeflerini rasyonel saptaması, bu doğrultuda doğru enstrümanlara yoğunlaşması ve kendi içlerinde bağımsız olmaları olacaktır.

Yeni yılda sağlık, barış, huzur, refah ve güzellikler bulmanız dileklerimle.

https://tr.euronews.com/2021/12/23/2021-y-l-nda-turkiye-ve-dunya-gundemine-damga-vuran-olaylar
https://www.sbb.gov.tr/2021-yili-kasim-ayi-gecici-dis-ticaret-verileri-aciklandi/
https://www.dunya.com/ekonomi/uretici-enflasyonu-19-yilin-rekorunu-kirdi-haberi-638533
https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-59739524
https://www.ntv.com.tr/ekonomi/kasimayi-enflasyon-rakamlari-aciklandi,8-uCzuicIUmnRWcNI5Hkdg
https://www.bloomberght.com/
https://www.tuik.gov.tr/
https://www.tcmb.gov.tr/

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor