Yusuf Yalçın GÖKTÜRK
Yusuf Yalçın GÖKTÜRK

Bazı Borçların Faizlerini Düşemezsiniz!

626

Mart ayı boyunca gayrimenkul sermaye iratlarının beyanı ile ilgili birçok yazı okuduk. Hemen hemen hepsinde de Gelir Vergisi Kanunumuzun 74’üncü maddesinde; gerçek gider yönteminin tercih edilmesi halinde, kiraya verilen mal ve hakların dolayısıyla yapılan ve bunlara sarf olunan borçların faizlerinin gider olarak dikkate alınabileceği belirtilmişti.

Yeni ve farklı bir şey söyleme gayretinde değilim ancak bazı borçların faizleri yine de düşülememektedir.

Gelir İdaresi Başkanlığı’nın vermiş olduğu görüşe göre; Gelir Vergisi Kanunu’nun 74’üncü maddesinde, yurt dışından kullanılan krediye ilişkin ödenen faiz tutarlarının indirim olarak dikkate alınacağı hususunda herhangi bir hükme yer verilmemesi nedeniyle bu faiz tutarlarının Türkiye’de elde edilen kira gelirinden indiriminin mümkün olmadığı belirtmiştir.

Bir örnekle açıklamaya çalışayım.

Yurt dışında yaşayan orada yerleşik Öztürk ailesinden Mehmet Bey KDV Kanunun 13’üncü maddesinin (i) bendi uyarınca, hazır KDV istisnası da varken, bir mesken satın almak istesin. Yaşadıkları ülkede bir bankadan kredi kullanmak suretiyle borçlansın ve belli bir faiz ödemek zorunda kalarak bu konutu almış olsun. Sahibi olduğu bu gayrimenkulü 2017 yılında kiraya verip beyanı gereken bir gelir elde edip gerçek gider yöntemini seçse bile Gelir İdaresi Başkanlığının verdiği görüş üzerine bu borçların faizlerini gider olarak indirememektedir.

Bir eleştiri ve öneri

Bahsi geçen kanun maddesinde, kullanılan krediye ilişkin olarak, yurt içi ya da yurt dışı belirlemesi bulunmadığından bu görüş kanun hükmünü genişletici şekilde kullanılmıştır. Dayanak noktası Türkiye’de bir işletmeye gelir kaydı yapılmayan faiz tutarının gider olarak da dikkate alınmaması olsa belki daha doğru bir yorum olabilecektir. Ancak her halükarda kanun hükmünü genişletici bir sonuç doğuracağından kanuni bir düzenleme yapılması vergi mevzuatı açısından daha doğru olacaktır.

Diğer taraftan yurt dışından döviz gelmesini sağlamak, yatırım ortamını iyileştirmek üzere yapılan gayretlere ek olarak, alınan gayrimenkulün değerine mütenasip ve makul olan tutarlardaki borç faizlerinin indirimine izin verecek bir yasal düzenleme yapılması kanımca daha iyi olabilecektir.

Gelir İdaresi Başkanlığı, İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’nın 09.06.2017 tarihli özelgesi.
Kaynak:
www.gib.gov.tr

Sayı:62030549-120[70-2017/207]-16246709.06.2017
Konu:Yurt dışında ödenen kredi faiz tutarının Türkiye'de elde edilen kira gelirinden indirim konusu yapılıp yapılmayacağı.
İlgi:13/03/2017 tarih ve 296948 sayılı özelge talep formunuz.

İlgide kayıtlı özelge talep formunda, yurt dışında yaşadığınız ve yurt dışından kullandığınız kredi ile Türkiye'de bir daire satın aldığınız belirtilerek, söz konusu kredi faizinin, gayrimenkul sermaye iradı beyanından indirim konusu yapılıp yapılmayacağı hususunda Başkanlığımızdan görüş talep edilmektedir.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde, gayrimenkul sermaye iradının tarifi yapılmış ve bu kapsamda binaların sahipleri, mutasarrıfları, zilyedleri, irtifak ve intifa hakkı sahipleri veya kiracıları tarafından kiraya verilmesinden elde edilen iratların da gayrimenkul sermaye iradı olduğu hüküm altına alınmıştır.

Aynı Kanunun 21 inci maddesinde; "Binaların mesken olarak kiraya verilmesinden bir takvim yılı içinde elde edilen hasılatın (2016 takvim yılı gelirleri için) 3.800 TL.'si Gelir Vergisinden müstesnadır. İstisna haddi üzerinde hasılat elde edilip beyan edilmemesi veya eksik beyan edilmesi halinde, bu istisnadan yararlanılamaz.

Ticari, zirai veya mesleki kazancını yıllık beyanname ile bildirmek mecburiyetinde olanlar ile (6322 sayılı Kanunun 5. maddesiyle değişen ibare; Yürürlük 15.06.2012 [01.01.2013 tarihinden sonra elde edilecek gelirlere uygulanmak üzere]) istisna haddinin üzerinde hasılat elde edenlerden, beyanı gerekip gerekmediğine bakılmaksızın ayrı ayrı veya birlikte elde ettiği ücret, menkul sermaye iradı, gayrimenkul sermaye iradı ile diğer kazanç ve iratlarının gayri safi tutarları toplamı 103 üncü maddede yazılı tarifenin üçüncü diliminde ücret gelirleri için yer alan tutarı (2016 takvim yılı gelirleri için: 110.000-TL) aşanlar bu istisnadan faydalanamazlar." hükümlerine yer verilmiştir.

Diğer taraftan; anılan Kanunun 74 üncü maddesinde, gerçek gider yönteminin tercih edilmesi halinde, gayrimenkul sermaye iradının safi tutarının tespitinde hangi harcamaların gider olarak dikkate alınacağı düzenlenmiş olup, söz konusu maddede, yurt dışından kullanılan krediye ilişkin ödenen faiz tutarlarının indirim olarak dikkate alınacağı hususunda herhangi bir hükme yer verilmemiştir.

Buna göre, bir takvim yılı içerisinde elde edilen konut kira gelirinin, ilgili yıl için belirlenen istisna tutarını aşması halinde beyan edilmesi gerekmekte olup, ayrıca Gelir Vergisi Kanununun 74 üncü maddesi çerçevesinde, yurt dışından kullanılan krediye ilişkin ödenen faiz tutarlarının, Türkiye'de elde edilen kira gelirinden indirim konusu yapılması mümkün bulunmamaktadır.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

YASAL UYARI : Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları yazara aittir. Yazar adı ve "vergialgi.net" internet sitesi adı kullanılmadan alıntı yapılamaz.
VERGİALGI, yeni e-konomi'nin bilgi paylaşım platformudur.