Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşeyyeni e-konomi
Ahmet YAVUZ
07 Nisan 2019Ahmet YAVUZ
366OKUNMA

2013 Yılı ve Daha Önceki Yıllarda Karşılıklı Sonlandırma ve İkale Sözleşmesi Ödemeleri Üzerinden Yapılan Kesintilere İlişkin Ortaya Çıkan Hak Kaybı

Karşılıklı sonlandırma veya ikale sözleşmesi kapsamında yapılan ödemeler, öncesinde ücret olarak nitelendirilip vergiye tabi tutulduğundan mükellef, idare ve yargı nezdinde ihtilaf ortaya çıkarmıştır.

“7103 sayılı Vergi Kanunları İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” un yürürlüğe girmesiyle Gelir Vergisi Kanunu’nun 25’inci maddesinde değişiklik yapılarak 27/03/2018 tarihinden itibaren karşılıklı anlaşma suretiyle iş akdinin sonlandırılması halinde çeşitli adlar altında yapılan ödemeler ve yardımların ücret niteliğinde olduğu, ancak bu ödemelerin kıdem tazminatına isabet eden kısmının ise istisna olduğu ifade edilmiştir.

Bunun üzerine ilgili tarih öncesinde yapılan tevkifatların iadesi sorunu ortaya çıkmış ve son olarak 30/01/2019 tarihli “7162 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile 27/03/2018 tarihinden önce işten ayrılan hizmet erbabına, karşılıklı sonlandırma veya ikale sözleşmesi kapsamında yapılan ödemelerden tevkif edilen gelir vergisinin, ilgililerin başvurmaları üzerine iade edileceği hüküm altına alınmıştır. Böylece 27/03/2018 sonrasında 7103 Sayılı Kanun ile, 27/03/2018 öncesinde de 7162 Sayılı Kanun gereğince, söz konusu ödemelerden yapılan tevkifatların hizmet erbabına iade edileceği açıklanmıştır.

7162 Sayılı Kanun irdelendiğinde iseiadeye hak kazanılabilmesi için gerekli şartlardan biri olan hizmet erbabının düzeltme zamanaşımı süresi içerisinde vergi kesintisinin yatırıldığı vergi dairesine düzeltme ve iade başvurusunda bulunması gerektiği görülmektedir.

Bahsi geçen zamanaşımı süresi 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 114 ve 126’ncı maddelerinde yer almakta ve vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıllık bir süreci kapsamaktadır. Bu durumda hizmet erbabının düzeltme zamanaşımı süresi içerisinde, yani yapılan ödeme tarihinin içinde bulunduğu takvim yılını takip eden beş yıllık zaman dilimi içinde, vergi kesintisinin yatırıldığı vergi dairesine düzeltme ve iade başvurusunda bulunması gerekmektedir.

Örneğin hizmet erbabına yapılan ödemenin 11/04/2017 yılında yapılmış olduğunu varsayarak, ödeme yılını takip eden 01/01/2018 tarihinden 31/12/2022 tarihine kadar olan beş yıllık zaman dilimi içerisinde iade başvurusu yapılabilecektir.

Peki hizmet erbabına söz konusu tazminat ödemeleri üzerinden yapılan gelir vergisi tevkifatı, 2012 veya 2013 yılları gibi daha önceki dönemlerde gerçekleştirilmiş ise iade yapılacak mıdır?

Ödemenin 2013 yılında yapıldığını varsayarsak, ilgili kanun hükmüne göre düzeltme zamanaşımı başvuru tarihi, 2013 yılını izleyen 2014 yılında başlayıp beş yıllık sürenin sonu olan 2018 yılında sona erecektir. Ödemenin yapıldığı dönemi 2012 yılı olarak varsaydığımızda ise 2012 yılı içerisinde yapılan kesintiye ilişkin düzeltme zamanaşımı süresi 2013 yılında başlayıp 2017 yılı sonunda bitecektir ki, başvuru tarihleri sona erdiğinden dolayı mükelleflerin iade hakkı kendiliğinden ortadan kalkmış olacaktır.

Bu durumda söz konusu kanun hükmü 27/03/2018 tarihinden önce karşılıklı sonlandırma sözleşmesi veya ikale sözleşmesi kapsamında ödenen tazminatlar üzerinden yapılan kesintilerin, düzeltme zamanaşımı süresi içerisinde başvuru yapılmasını gerektirdiği için, yayımı tarihinden geriye doğru en son 2014 yılında yapılan kesintilerin 2019 yılı içerisinde iade alınabileceği, ancak 2012, 2013 ve daha önceki yıllarda yapılan kesintilerin iadesinin mümkün olmayacağı anlaşılmaktadır.

Söz konusu bu durum anayasamızın vergilemede adalet ilkesi ile açıkça çelişmektedir. Konu ile ilgili tarihsel sürece baktığımızda, bu ödemelerden geçmişte yersiz ve hatalı kesintilerin yapılmasına binaen mükelleflerin yargıda hak araması sonucunda, söz konusu kanuni düzenlemelerin yapıldığı görülmektedir.

Kanunun getiriliş amacı 27/03/2018 tarihi öncesinde yapılan kesintilerin iadesi yönünde olduğundan, başvuru tarihi daha başlamadan sona eren mükelleflerin aleyhine ortaya çıkan bu durumun mağduriyetlere yol açacağı aşikardır.

Bu doğrultuda hak kaybı yaşama ihtimali bulunan mükelleflerin, tekrar yargıya gitmesine gerek kalmadan getirilen düzenlemenin esas amacına uygun olarak, yani 27/03/2018 tarihinden önceki tüm hizmet erbabının haklarını kapsayacak şekilde yeniden ele alınması elzemdir. 
Kısacası, getirilen 7162 Sayılı Kanun düzenlemesi ile uzun süredir yaşanan tartışmalar sona ermiş gibi görünse de, düzeltme zamanaşımı süreci içerisinde başvuru yapılması gerektiği hükmü, 2013 yılı ve daha önceki dönemlerde yapılmış olan kesintilerin beş yıllık zamanaşımı süresi içerisinde başvuru hakkını ortadan kaldırmış olduğundan bu vergilerin iade edilemeyeceği durumunu ortaya çıkarmış ve yeni bir tartışma konusu başlatmıştır.