Bankalardan Bireysel Kredi Kullanımında Ödenen Hayat Sigortası Primlerinin Ücret Matrahından İndirimi

Günümüzde ihtiyaçların gelirlerimize oranla daha fazla artması nedeniyle, bankalardan özellikle taşıt ve konut alımı veya tüketim amaçlı bireysel ihtiyaç kredileri kullanımı hızla artmaktadır. Bankalar da kredi sözleşmesini tüketiciye imzalatırken, bir de kredi kullanan tüketiciler istemese de hayat sigortası yapmak suretiyle bir nevi geri ödemelerde yaşayabileceğimiz riskleri düşünerek, yaşamımızı güvence altına almaktadırlar.

Ertelenen SGK Primleri Hangi Dönemde Giderleştirilecek?

Hatırlanacağı üzere 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanuna, 6770 sayılı Kanunun 28. maddesi ile eklenen geçici 72. madde ile; Mükelleflerin 2016 yılı Aralık, 2017 yılı Ocak ve Şubat aylarına ait sigorta prim tutarlarını, sırasıyla 2017 yılı Ekim, Kasım ve Aralık ayları içerisinde SGK tarafından belirlenecek tarihe kadar ödemeleri halinde bu aylara ilişkin primler süresinde ödenmiş sayılacaktır.

Kitap ve E-kitapta %8, Sesli Kitapta %18 KDV

Değerli sanatçı, Türk aydını Zülfü Livaneli’nin geçtiğimiz haftalarda piyasaya çıkan Huzursuzluk isimli kitabını 17 TL’ye (%8 KDV dâhil) aldım. Sonra da gözlerimi kapattım ve kitabı okumak istedim. Nasıl ki ben kapalı gözlerle bu kitabı okuyamamışsam görme engelli bir kişinin de bu kitabı okuması mümkün değil. Empatinin yani karşımdakinin yerine kendini koymanın ya da batılıların tabiriyle başkasının ayakkabısını giymenin bizleri daha insancıl daha hümanist yaptığına inanlardanım.

Aralık 2016 Dönemine Ait Ödemesi Ekim 2017 Tarihine Ertelenen Primlerin Gider Yazılmasına Maliye’den Engel!

Geçtiğimiz 2016 yılına ilişkin 4.Geçici Vergi döneminde vergicilerin sıkça tartıştığı konulardan biri de, 2016 yılı Aralık ayına ait olup da ödemesi, Ocak 2017 dönemine kadar yapılması gereken işçi ve işveren SGK prim ödemelerinin, 6770 sayılı kanun ile ertelendiği tarih olan 2017 yılı Ekim ayına kadar ödenmesi halinde, bu tutarların 2016 yılı 4. Geçici vergilendirme döneminde gider yazılıp yazılmayacağı hususuydu.

Tuhaf Vergilerden Bir Demet Daha

Önceki yazımızda eski çağlarda uygulanan bazı sayıda garip, olağandışı ve tuhaf vergiden söz etmiştik. Bu vergilerin bir kısmı devlete ek gelir sağlama amacına yönelik iken, bir kısmı sosyal değişimleri teşvik amacıyla konulmuşlardı. Konuluş amacı ne olursa olsun vergide her zaman bir zor alım vardır ve vergiyi alan egemenlik gücüne sahip kişi ve kurumlardır. Bu güce sahip olanlar eskiden imparator, kral, sultan vs. adlar altında hüküm süren monarklardı. Günümüzde ise ancak devletler vergi toplayabiliyorlar.

Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi

Bilindiği üzere, 15.07.2016 tarih ve 6728 sayılı Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda yapılan düzenleme ile Sosyal Güvenlik Kurumuna verilmesi gereken Aylık Prim ve Hizmet Belgesi ile Gelir İdaresi Başkanlığına verilmesi gereken Muhtasar Beyanname birleştirilmiş ve “Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi” adını almıştı. Yapılan düzenleme ile vergiye uyum maliyetlerinin azaltılması, gönüllü uyumun teşvik edilmesi ve kayıt dışı ekonomi ile mücadelede etkinliğin artırılması amaçlanmıştır.

Şahsi Kefalet Durumunda Şüpheli Alacak Karşılığı Uygulaması

Ticari ve zirai kazançlarda elde etme yani vergiyi doğuran olay tahakkuk esasına bağlanmıştır. Söz konusu esasın gereği olarak ticari ve zirai kazanç sahipleri işlemlerinden doğan alacaklarını henüz tahsil etmemiş olsalar dahi gelir hesaplarına intikal ettirmekte ve bu işlemler neticesinde ortaya çıkan mali karları üzerinden de mükellefiyet durumlarına göre gelir veya kurumlar vergisine muhatap tutulmaktadırlar.