Mustafa Sefa KARA
Mustafa Sefa KARA

Konutunuzu Satarken, Daha Önce Ödediğiniz Banka Kredisi Faizini ve Kur Farkını Gider Olarak Dikkate Alabilir misiniz?

3787

İnşaat sektörü son yıllarda Türkiye ekonomisinin lokomotifi konumuna gelmiştir. Artık insanlar barınma ihtiyacının yanında yatırım amacı ile de konut satın almaktadırlar. Satın almanın finansmanı için ise konut kredilerine başvurmaktadırlar. Bu noktada konut alım satımını devamlılık arz etmeyecek şekilde gerçekleştiren bireylerin ne şekilde vergilendirileceği, vergilendirme esnasında ödenen faiz ve kur farklarının gider unsuru olarak dikkate alınıp alınmayacağı sorusu akla gelmektedir.

GVK’nın mükerrer 80. maddesinin altı numaralı bendinde; ivazsız olarak iktisap edilenler hariç, iktisap şekli ne olursa olsun 70. maddenin birinci fıkrasının 1, 2, 4 ve 7 numaralı bentlerinde yazılı mal ve hakların, iktisap tarihinden başlayarakbeş yıl içinde elden çıkarılmasından doğan kazançların değer artış kazancı olarak kabul edileceği belirtilmiştir. GVK’nın 70. maddesinin birinci fıkrasının 1 numaralı bendinde ise arazi, bina, maden suları, menba suları, madenler, taş ocakları, kum ve çakıl istihsal yerleri, tuğla ve kiremit harmanları, tuzlalar ve bunların mütemmim cüzileri ve teferruatı sayılmıştır. Dolayısıyla satın alınan konutların 5 yıl içerisinde elden çıkarılmasından doğan kazançlar söz konusu düzenlemelere göre değer artış kazancı olarak dikkate alınacaktır.

GVK’nın mükerrer 81. maddesinde değer artışında safi kazancın, elden çıkarma karşılığında alınan para ve ayınlarla sağlanan ve para ile temsil edilebilen her türlü menfaatlerin tutarından, elden çıkarılan mal ve hakların maliyet bedelleri ile elden çıkarma dolayısıyla yapılan ve satıcının uhdesinde kalan giderlerin ve ödenen vergi ve harçların indirilmesi suretiyle bulunacağı belirtilmiştir. Burada maliyet bedelinin neleri kapsayacağı önem arz etmektedir. Vergi Usul Kanunu’nun 262. maddesinde maliyet bedeli; iktisadi bir kıymetin iktisap edilmesi veyahut değerinin artırılması münasebetiyle yapılan ödemeler ile bunlara müteferri bilumum giderlerin toplamı olarak ifade edilmiştir.  Görüleceği üzere kanun hükmü iktisap sırasında satıcıya ödenen bedelin yanısıra, gayrimenkulün tapuya tescili sırasında ödenen tapu harcı ile gayrimenkulün alımına aracılık eden emlakçılara ödenen komisyonları, ticari faaliyet kapsamında satış yapanlardan iktisap edilen gayrimenkullerin ediniminde ödenen katma değer vergisi ile banka kredisi kullanılarak edinilen gayrimenkullerde bankalara ödenen faiz ve kur farklarını da kapsamaktadır. Keza Kocaeli Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından verilmiş olan 29.02.2012 tarih ve B.07.1.GİB.4.41.15.01-GVK-2011/30-57 sayılı özelgede;

İktisap ettiğiniz gayrimenkulü 5 yıldan daha az bir sürede satmanız halinde, bu satıştan elde ettiğiniz gelir "değer artış kazancı" kapsamında olup, bu kazanca ilişkin olarak gayrimenkulün iktisap bedelinin tespitinde, tapuda kayıtlı değeri esas alınarak endekslemeye tabi tutulacaktır. Satış tarihine kadar ödemiş olduğunuz konut kredisi faizleri ile alıma ilişkin diğer giderlerin ise, iktisap bedelinin tespitinde maliyete dahil edilmesi (endekslemeye tabi tutulmaksızın) mümkün bulunmaktadır”denilmiştir.

Sonuç olarak gerçek kişilerin, devamlılık arz etmeyen konut satışları esnasında, bu konutun finansmanı amacı ile kullanmış oldukları kredilere ilişkin faiz ve kur farklarını değer artış kazancının tespitinde gider olarak dikkate almaları, ödenecek vergiyi ise bu tutar üzerinden hesaplamaları gerekmektedir. Ancak faiz ve kur farklarının endekslemeye tabi tutulmaması gerektiği gözden kaçırılmamalıdır.

YASAL UYARI : Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları yazara aittir. Yazar adı ve "vergialgi.net" internet sitesi adı kullanılmadan alıntı yapılamaz.