Mustafa Kemal’in İsyan Muhtırası

345

Kerem ÇALIŞKAN
Remzi Kitabevi, Mart 2017, 216 sayfa

“Mustafa Kemal’i liderliğe taşıyan tarihi belge… –20 Eylül 1917– 100. Yıl"
Bu kitap, Mustafa Kemal’i Milli Mücadele’nin liderliğine taşıyan gizli muhtıranın bilinmeyen öyküsünü anlatıyor... 100 yıl önce, 20 Eylül 1917’de yazılan bu belge okunmadan Büyük Nutuk anlaşılmaz. Bu muhtıra, Milli Mücadele’nin önceden ilan edilmiş gerekçesidir, önsözüdür... Aynı zamanda ileride onun liderliğini yapacağı Kurtuluş Savaşı’nın işaret fişeği gibidir... Çünkü bu muhtıra, Samsun, Erzurum ve Sivas’ta oluşan isyancı ruhunen önemli belgesidir... 

Kerem Çalışkan’ın incelemesi, bu konuda bir ilk çalışma olarak önem taşıyor. Bu kitapta şu sorulara da cevap veriliyor:

  • İstanbul’da karanlık bir darbe girişimini, nasıl deşifre etti?
  • Niçin Şehzade Vahdettin ile Almanya’ya gönderildi?
  • Vahdettin tren yolculuğu sırasında ona ne dedi?
  • Mustafa Kemal, padişahtan umudunu ne zaman kesti?
  • Padişah Vahdettin, onu  niçin Anadolu’ya yolladı?
  • 20 Eylül Muhtırası Mustafa Kemal’ı 19 Mayıs 1919’a nasıl taşıdı?

(Kitap Tanıtımından)

“Son dönemlerde okuduğum en iyi tarih – analiz kitabı. Kerem Çalışkan kitabında Mustafa Kemal’in 20 Eylül 1917 tarihinde dönemin Başbakanı ve İçişleri Bakanı Talat Bey ve Savaş Bakanı ve Genelkurmay Başkanı Enver Paşa’ya yazdığı mektubu ele alıp o tarihlerde geçen olayları açıklıyor. Bu mektup, mektuptan çok bir muhtıra niteliği taşıyor.

Mustafa Kemal Paşa, memleketin nasıl çürüdüğünü, koskoca Osmanlı ordusunun Alman generallere nasıl teslim edildiğini, bu Alman generallerin Osmanlı’yı değil Alman çıkarlarını savunmakla nasıl uğraştıklarını tek tek anlatıyor. Gerek muhtırada yazdıkları, gerekse muhtıranın öncesinde ve sonrasındaki yaklaşımları Mustafa Kemal’in, ülkesi aleyhine empoze edilmek istenenlere karşı, kim olursa olsun başkaldırabilecek bir yaradılışta olduğunu net bir biçimde ortaya koyuyor.

Kitap ayrıca Padişah Vahdettin’in ve Enver Paşa’nın Mustafa Kemal’i İstanbul’dan uzak tutmaya çabalamasını ve bu çabanın dönüp dolaşıp istemeden Kurtuluş Savaşına nasıl hizmet ettiğini ortaya koyuyor. Kerem Çalışkan’ın muhtırayı analiz ederken yazdığı gibi bu muhtıra aslında Nutuk’tan bile önemli bir belge. Çünkü Mustafa Kemal Nutuk’u yazdığında artık her şeye hâkimdir. Oysa bu muhtırayı yazdığında her şeyi kaybedebilecek konumdaki bir askerdir. 

Mustafa Kemal, emrinde bulunduğu devletin ve aynı zamanda kendisinin de üyesi olduğu İttihat ve Terakki Cemiyetinin en tepesindeki Talat Bey ve Enver Paşa’ya verdiği bu muhtırayla o devletin bir memuru olsa da o derneğin bir üyesi olsa da her şeyi kaybetmek pahasına olsa da doğruları söylemekten vazgeçmeyeceğini ortaya koyuyor. Bu başkaldırışı onun sonraki dönemlerde söyleyeceği “hürriyet ve istiklâl benim karakterimdir” sözünün de ilk ipucunu veriyor.

Mustafa Kemal’in eşsiz kişiliğini, isyankâr ruhunu, ülkesine duyduğu üstün aşkı ve onun için her şeyi feda etmeye hazır yaklaşımını anlayabilmek için bu kitabı mutlaka okumanızı öneririm.”

(Mahfi Eğilmez, Kendime Yazılar, Üç Önemli Kitap, 15.4.2017, www.mahfiegilmez.com)