Çağdaş Türk Vergi Sisteminin Kurucusu Ali Alaybek’e Armağan

378

Hüseyin Perviz PUR
Maliye Hesap Uzmanları Derneği Yayını, 2014, 668 sayfa

Değerli okuyucularım ve meslekdaşlarım.

Kitabımızda “verginin derin kuyusu”na indiğimizde orada verginin tek başına bizi beklediğini göremeyeceğiz. Vergi kanunları mikro düzeyde incelendiğinde bir yorum size yeterli olabilir. Kanun maddesini açık ve net aklınıza yazabilirsiniz. Ve öğrendiğinize kanaat getirirsiniz. Ancak o madde bir ekonomik olayın içinde karşınıza çıktığında; öğrendiğiniz, aklınıza yazdığınız anlam değişik yorumlara, kararsızlığa götürür sizi. Gerçek kanun maddesinin anlamına karar vermek için kaynaklarda aramalarınız başlar. Kanunun gerekçesi, tebliğler, özelgeler, sirkülerler, yönetmelikler ve en sonunda yargı kararlarına inersiniz. İşte bu “verginin derin kuyusu” dur. Bu yazdıklarım bize şunu göstermektedir. Vergi kanunlarını düzenlemek çok kolay bir uğraşı değildir. Kanun maddesi hangi “ekonomik olay”ın içinde uygulanacaktır. Bu da bize şu kapalı kapıyı açmaktadır. Önce ekonomiyi ve ekonominin makro düzeyde geniş piyasa koşullarındaki hareketlerine hakim olmanız gerektiği kanısındayım. Vergi kanunları geniş bir kapsam içinde ele alınmalıdır.

Geçmişten geleceğe doğru ışık tutacak vergi kanunları ekonomi ile uyumlu olması halinde kalıcı olur ve devam eder. Uyum sağlanamadığında vergi kaçağı, mükellef sayısında azalma, kayıt dışı ekonomi gibi faktörler ortaya çıkar. Ve ekonomik kalkınma durur, geriye gider.

Ekonomik koşullar geliştikçe, vergi kanunlarında bu koşullara uyarlanması için değişiklikler yapılır. Bu değişiklikler sizlere tarihsel süreçlerle verilecektir. Kitaplarım, makale ve toplantı sunumlarımda vergi açılımlarını yaparken bana yol gösteren bir tek “vergi bilimcisi” vardı.

“ÜSTAD ALİ ALAYBEK” 
Verginin tek başına düşünülmemesi gerektiğini, ekonomik yapının içinde yapılandırıldığında devlete gerçek katkı sağlayacağını bize öğretti.

Bu öğreti kapsamında son yazdığım kitabımın adını koyarken fazla düşünmedim.

“Osmanlı’dan günümüze Türk Vergi Sisteminin Ekonomiye Uyumu” Otopsi Yayını 2010. Kitapta; ekonominin trenin vagonları, lokomotifinde vergi sistemi olduğunu belirttim.

Bu kitabı okumamış olan okurlarımı düşünerek tekrar yazmak gereğini düşündüm. Geri kalmış ekonomilerde vagonların yokuş yukarı çıkabilmesi için lokomotifin önden çekmeye fiziksel güç ve teknik olarak aşırı zorlanma sonunda vagonların kopmaları veya lokomotifin motorunda arızalar olacağı bir gerçektir. Dolayısıyla en uygun yöntem lokomotifin itici gücünü kullanmaktır. Düzlüğe çıkarıldığında itici güç, çekici güç olarak yerini önde alacaktır.

“Vergi Reform Komisyonu” 1961 yılında kurulurken Ali Alaybek komisyon üyeleri arasında ekonomi sektöründen temsilcileri davet etmiştir. Hem ekonomi, hem de vergi bilgisinden kendine sonsuz güveni olduğunu altı ciltlik çalışma raporlarını hep beraber irdelediğimizde on yıllık süreçte önce ekonomi, sonra verginin ele alındığını göreceğiz.

1950 yılında götürü vergilendirme sistemine göre düzenlenmiş “kazanç vergisi”nden beyana dayalı üniter vergi sistemine geçerken önemli bir hata yapılmıştı.

1933 yılında Almanya’da faşist Hitler yönetiminden kaçan Yahudi kökenli bilim adamlarının içinde her meslekten kaliteli insanlar vardı. Türkiye’ye aileleri ile beraber geldiler. Önceleri Hitler korkusundan hükümette kararsızlık olsa da Büyük Önder Atatürk’ün emriyle onlara kucak açıldı.

Bu gelenler içinde dünyaca meşhur Maliyeci Prof. Dr. Neumark’ta vardı. Atatürk’ün imzası ile 1 Ağustos 1933 tarihinde Dar-ül-fünun, İstanbul Üniversitesi olarak değiştirildi ve Prof. Neumark İktisat Fakültesini kurdu.

Üniter vergi sistemi kurulması görevi Prof. Neumark’a verildi. O da Almanca eğitim almış Ali Alaybek’i Maliye Teşkilatından beraber çalışmak için seçti. Alman gelir, kurumlar, vergi usul kanunu Hitler’in harp masraflarını karşılaması için gelişmiş Alman ekonomisine göre düzenlenmişti. Vergiler aynen tercüme edildi. Ali Alaybek bundan çok rahatsız olmuştu. Nitekim 1961 yılı “Vergi Reform Komisyonu”, Türk ekonomisine uyum sağlayamayan, gelişmesini engelleyen 1950 vergi yasalarının yerine yeniden çalışmalar yapılarak uyumsuzluğun düzeltilmesi amacı ile kurulmuştu. Komisyonun başkanlığına Ali Alaybek getirildi. Yukarıda bahsettiğim kitabımın bir bölümünü “ANIT İNSAN – ALİ ALAYBEK” başlığı altında yazdım. Ekonomiye uyumlu modern Türk vergi kanunlarının çıkarılması için yoğun uğraşı veren yaşamını mesleğine adamış Maliye Bakanlığı, Büyükelçilik, Milletvekilliği tekliflerini reddetmiş hesap uzmanı olarak emekli olduktan sonra da Fahri Baş Hesap uzmanı ünvanı ile Vergi Reform Komisyonu’nda çalışmalarını tamamladıktan sonra Cihangir’deki mütevazi evinde maaşı ile geçinen rahmetlinin ülkemize yaptığı hizmetler unutulmamalı idi.

1936 yılından 1966 yılında emekli olana kadar Hesap Uzmanı, 1966-1972 yıllarında Fahri Hesap Uzmanı olarak otuzaltı yıl çalıştığı Karaköy Necati Bey Caddesindeki Hesap Uzmanları Kurulu binasında 1982 yılında “Ali Alaybek” kütüphanesi açılarak vefa borcu ödenmemeli idi.

Devlette görev yapan meslekdaşlarımı kınamıyorum. Onların yetkilerinin son derece sınırlı olduğunu biliyorum. Ben vergi inceleme kurullarında görev almasam da Maliye Bakanlığında en az sekiz sene çeşitli görevlerde bulundum.

Teşkilattaki kast sistemini gördüm ve yaşadım. Maliye Teşkilatından Maliye Bakanlığı görevine gelen Bakanlarımızın “Ali Alaybek”i tanıma fırsatını bulamayan veya adını hiç duymamış olanlara çeşitli etkinliklerle tanıtma gayreti gösterilmemesini yadırgıyorum.

Maliye Teşkilatında veya bağımsız çalışan meslekdaşlarımızın tamamının Üstadı tanıdıklarını biliyoruz. Ancak gelecek nesillere onun tanıtımını yapmak Alaybek’in vergi bilgilerini aktararak “Ali Alaybek”i yaşatmak amacıyla bu kitabı yazmak arzusundayım.

Bana sorabilirsiniz. Sana “Ali Alaybek” denilince en etkileyen öge nedir?

Cevabım gayet kısadır.

15 yaşından 73 yaşına kadar birçok Maliyeci gördüm, tanıdım. Vergi kanunlarının düzenlenmesinde görevli olarak bulundum. Fakat “mükellefe sıcak, dost elini uzatan” sadece rahmetli üstadımız Ali Alaybek’i gördüm.

1936 yılından 1972 yılına kadar (36) otuzaltı yıl Maliye Bakanlığında çeşitli görevlerde ve Hesap Uzmanı olmasının dışında Maliye Bakanlığı, Berlin Büyükelçiliği, özel ve devlet sektöründen gelen hiçbir görevi kabul etmeyerek maddi çıkarlara gözünü kapatan mütevazi hayat yaşayan sadece ülkesine hizmeti ruhuna işlemiş üstün bilgi ve zekaya sahip gelmiş geçmiş en büyük maliyeci idi.

Vergilendirmede kendisine çizdiği yola bakarsak altı önemli prensibini görüyoruz.

  • Vergilerin ekonomiye uyumu,
  • Vergilerin, sosyolojik ve psikolojik yapısı
  • Vergilendirmede “kayıt dışı” ekonominin önlenmesi için vergi yüzdelerinin G.S.M.H göz önünde tutarak düşük yüzdeli olması, gelir dağılımı dengelerinin korunması, adil olması,
  • Düşük yüzdelerle mükellef sayısının arttırılmasına gayret gösterilmesi,
  • Vergi incelemelerinin mükellefte korku yaratan bir baskı aracı olarak kullanılmaması,
  • Mükelleflerin savunma haklarına geniş bir ortam sağlanarak, yargılamadan önce Maliye bünyesinde uzlaşılmasıdır. (Batı ülkeleri modeli)

Tüm altı öğeyi Ali Alaybek’in “Altı yeşil cildinde” buldum. Devlet Damga Matbaasında (1970) yılında basılan ancak kitapçılarda bugün bulunamayan günümüz ve geleceğe ışık tutacak eseri sizlere özet olarak aktarmayı tercih ettim.

12 yıllık seçkin bir heyet tarafından hazırlanan altı ciltlik eserin kaybolup yok olması büyük bir sorumsuzluk olurdu bizim için. Bize sıcak gözlerle bakan Ali Alaybek üstadın göz renklerini almış altı ciltin herkese yararlı olacağı düşüncesi ile gün ışığına çıkarıyoruz.

Değerli okurlarım ve meslekdaşlarım bu çalışmamın sizlere yararlı olmasını dilerim.

Altı yeşil kaplı ciltlerin toplam sayfa sayısı 2820 (ikibinsekizyüzyirmi) dir. Ciltlerin günümüzde uygulanan ve geleceğe yol gösteren yaklaşık beşyüz sayfa tutan bölümler, seçilerek, şahsi düşünce, yorumlar yapmadan size sunmak; yapmak istediğim hizmetten yararlanmanız ve gelecek kuşaklara da aktarılması bana mutluluk verecektir.

Kitabın kalın olması –şu anda kaç sayfa olacağını bilmiyorum – sizin çalışmalarınızı aksatmayacaktır.

Yarım yüzyıla yakın evlilik hayatımız süresince yazı yazmamda, çalışma hayatımda bana verdiği mutluluk ve destekleri ile değerli eşim Prof. Dr. Necla Pur hanımefendiye, evlatlarım Tolga Özyiğit ile Kızım Leyla Pur Özyiğit’e, bana dede olmanın güzelliğini yaşatan torunum İdil’e, 24 (yirmidört) yıllık beraberliğimizde mesleki kariyerimde bana yol gösteren “canlı mali tarih” İstanbul Yeminli Mali Müşavirler Odası Başkanım Sezai Onaral ve onun şahsında tüm Yönetim, Denetim ve Disiplin Kurulu üyelerine, 23 yıllık emeği ile bana katkılarını sunan sekreterim Sevil Yanık’a sonsuz teşekkürlerimi sunmayı borç bilirim.

Saygılarımla,
Hüseyin Perviz Pur
Tuzla-Moda/İSTANBUL
29.11.2014

(Kitabın Önsözünden)
Sayın Pur’un kaleme aldığı “Çağdaş Türk Vergi Sisteminin Kurucusu Ali Alaybek” isimli esere aşağıdaki linkten e-kitap olarak ulaşabilirsiniz.
Çağdaş Türk Vergi Sisteminin Kurucusu Ali ALAYBEK