Ömer ŞENER
Ömer ŞENER

Yürürlükte Olan İhbar Müessesine Yönelik Eleştiriler İle VUK Taslağında Yer Alan İhbar Müessesine İlişkin Getirilen Öneriler

413

Özet

Son dönemlerde vergi kayıp ve kaçağının azaltılması konusunda özel önem verilen alanlardan bir tanesi de 1905 sayılı kanun ile düzenlenen ihbar müessesidir. İhbar ikramiyesi mezkûr kanunun 6. Maddesine göre süreklilik arz eden vergiler ve bu vergi asıllarına bağlı vergi ziyaı cezaları üzerinden aşağıdaki belirtilen nispetler dâhilinde ödenmektedir.

 Oran (%)
500 liraya kadar15
5 000 liraya kadar, 500 liradan yukarı olan kısım için30
15 000 liraya kadar, 5 000 liradan yukarı olan kısım için20
15 000 liradan yukarı olan kısım için10

İhbarcıya belirtilen bu oranlar dâhilinde vergi ve cezaların 1/3 üzerinden tahakkukun gerçekleşmesiyle, 2/3’ü için ise tahsilatın akabinde ikramiye ödemesi yapılır. Yukarıda kısaca özetlenen ihbar müessesesinden görüleceği üzere Maliye, ihbara istinaden oluşan matrah farkı üzerinden hazinenin elde edeceği vergi ve bu vergiye bağlı vergi ziyaı ceza geliri üzerinden ihbarcıya ödeme yapmaktadır. İhbara istinaden yapılan inceleme neticesinde mükellef için zarar azaltımı gerçekleşirse ihbarcıya devletin lehine olarak ilerleyen hesap dönemlerinde erken zarardan çıkış sağlayarak vergi tarhına neden olan bu durum için ikramiye verilmemektedir. Maliye vergi kayıp ve kaçağının ilerleyen döneme yansıyan faydasını ihbar ikramiyesi öderken dikkate almamaktadır. KDV’ de de durum KV’ den farksızdır. Çünkü ihbara ilişkin incelemeye dayanan devreden KDV azaltımında da maliye daha erken gerçekleştireceği KDV tarhiyatını dikkate almamaktadır. Bu kapsamda makalemizde ihbar müessesinin genel hatlarıyla çizilmesinin akabinde ilk olarak; ihbara dayalı gerçekleştirilen zarar (KV) ve devreden KDV azaltımından kaynaklı maliyenin daha erken gelecekte oluşacak gelirinin ihbarcıya yansımaması durumu ele alınacaktır. Makalemizde ikincil olarak ise; yeni hazırlanan VUK taslağında yer alan ihbar ikramiyesine ilişkin hükümlere oran, kapsam, yöntem yönünden öneriler getirilecektir.

İhbar kelimesi kulağa hoş gelmese de vergi inceleme oranının düşüklüğü ve kayıt dışı ekonominin büyüklüğü göz önüne alındığında son dönemde vergi kayıp ve kaçağının önlenmesi bakımından ihbar müessesesi ön plana çıkmaktadır. Hazine bu sayede, oluşan kamu zararının önüne geçmek için bu güvenlik müessesini oluşturarak suç işleyenleri yetkili makamlara haber verenlere talebi halinde ikramiye ödemektedir. İhbardan kaynaklı ikramiye ihbarcıya belirli konularda ( sürekli vergiler ve bu vergilere bağlı olarak ortaya çıkan vergi ziyaıları) ve şartlarda (ihbar konuların vergi incelemesi sonucu bulanacak matrah farkı ile ilişkili olması vb.) verilmektedir. Ülkemizde altın gömü-kazı işiyle uğraşanlara bile bulunan definenin yüzde 50 oranında pay verildiği düşünülürse bulunan vergi kayıp ve kaçağında ihbarcıya ödenen yüzde 10 oranında ikramiye çok düşük kalmaktadır. Ayrıca ihbar edilen şirket için yapılan inceleme dolayısıyla zarar azaltımı yaşanırsa devlet lehine oluşan bu durum için ihbarın vergisel gelir olarak cari inceleme dönemine yansımasının gerçekleşmemesinden kaynaklı ihbarcının ödüllendirilmemesi başka bir tartışma konusudur. Örneğin: şirketin 2016 hesap döneminde 1 milyon TL zararı bulunduğu varsayıldığında ihbarcının dilekçesine istinaden yapılan incelemeden kaynaklı olarak bulunan 999.000 TL matrah farkı sonucu 2016 yılına ilişkin devreden zarar 999.000 TL azaltılarak 2016 hesap dönemi devreden zararı 1000 TL olarak revize edilecektir. İlerleyen yıllara devreden zararın azaltımı sağlanarak gelecekte daha erken vergi gelirine ulaşılması sağlanan bu durumda hazine lehine oluşan bu olayın ödüllendirilmemesi ihbar ikramiyesine verilen önem ile tezatlık oluşturmaktadır.(Aynı durum KDV’ de devreden KDV azalışı içinde geçerlidir. Tekrara düşmemek adına KV odak bazlı detaylandırma yapılacaktır.) Bu kapsamda yazımızda ihbar müessesi üzerinde durularak bu konuda revize edilmesi gereken durumlar açıklanacaktır.

1. İhbar İkramiyesinin Konusu

1905 sayılı kanunun 6. maddesine göre ihbar ikramiyesinin konusunu Gelir Vergisi, Kurumlar Vergisi, KDV, ÖTV, ÖİV, MTV, BSMV, Damga vergisi, Veraset Ve İntikal Vergisi, Tapu Harcı, gibi sürekli yükümlülük gerektiren vergiler oluşturmaktadır. İhbarcıya ödenecek ikramiyenin içeriğine bu devamlılık arz eden vergi asıllarına bağlı ortaya çıkan vergi ziyaı cezaları da dâhildir. İkramiye hesaplamasına bu cezanın dâhil olmasının sebebi ise mezkûr kanunun 6. maddesinde misli cezalar ifadesine yer verilmesidir. Misil ceza deyimi, kişilere idari bir haksız fiil niteliğindeki davranışlarından dolayı uygulanan ve verginin misli (katı) veya yüzdesi (%) olarak alınan para cezalarını ifade eder. Günümüzde ise vergi ziyaı cezası misil ceza niteliğindedir (1). Bu kapsamda VUK’ ta yer alan usul hükümlerine uyulmamasından dolayı kesilen vergi aslına bağlı olmayan usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları, süreksiz vergiler, geçici vergi ve buna bağlı olarak ortaya çıkan vergi ziyaı cezası ve vergilere bağlı olarak ortaya çıkan gecikme faizi ve zammı ihbar ikramiyesinin konusunu teşkil etmemektedir.

2. Ödenecek İhbar İkramiyesinin Miktar Ve Oranlar Bazında Hesaplanması

Makalenin özet kısmında yer alan tabloda da belirtilen oranlar dâhilinde vergi inceleme raporu sonucunda tarh edilmesi gereken vergi ve ceza için muhbirin bu matrah farkına katkı oranı hesaplanarak bu tutar üzerinden yüzde 10 oranında muhbire ödeme yapılır diyebiliriz. Örneğin: Ömer ŞENER’ in yapmış olduğu ihbar neticesinde Tunceli ilinin Çemişgezek ilçesinde faaliyet gösteren ŞENER A.Ş. hakkında 2016 yılına ilişkin düzenlenen inceleme raporunda 600.000 TL Kurumlar Vergisi ve bu vergiye bağlı 600.000 TL vergi ziyaı cezası ayrıca 100.000 TL KDV ve bu vergiye bağlı bir kat vergi ziyaı cezası kesilmiştir. Kurumlar Vergisi(600.000 TL) ve cezası(200.000 TL) için uzlaşılmasına rağmen KDV ve vergi ziyaı cezası için ise inceleme elemanı ile aynı görüşte olunmadığı için uzlaşılmamıştır.(ihbarın matrah farkına katkı oranı yüzde 50’dir.) Bu durumda ödenmesi gereken ihbar ikramiyesine ilişkin hesaplamalar şu şekildedir.

Uzlaşılan Kurumlar Vergisi Tutarı600.000 TL
Uzlaşılan Kurumlar Vergisi Vergi Ziyaı Tutarı200.000 TL
Vergi Ve Cezanın İhbara Dayan Kısmı%50
İhbar İkramiye Hesaplanmasında Dikkate Alınacak Tutar400.000

 

İhbar İkramiyesin HesaplanmasıA(%)B (TL)A*B= C(TL)
500 liraya kadar1550075
5 000 liraya kadar, 500 liradan yukarı olan kısım için304.5001.350
15 000 liraya kadar, 5 000 liradan yukarı olan kısım için2010.0002.000
15 000 liradan yukarı olan kısım için10385.00038.500
Toplam 400.00041.925

 

 Oran(A)Hesaplanan İkramiye Tutarı(B)Ödenecek İkramiye Tutarı (A*B)
Tahakkuk Kesinleşmesinden Sonra1/341.92513.975,00
Tahsilat Akabinde2/341.92527.950,00

Yukarıdaki tabloda görüldüğü üzere tahakkukun kesinleştiği aşamada ödenecek ikramiye tutarının 1/3 oranında (13.975,00 TL) ödeme yapılır. Muhbire kalan 2/3’ ü için (27.950,00 TL) ise tahsilattan sonra ödeme yapılacaktır. Ayrıca hesaplama tablosundan da görüleceği üzere mükellef tarafından uzlaşılmayarak dava yolu kullanılan yani kesinleşmeyen vergi tutarları üzerinden ödeme yapılmayacaktır.

3.İhbar ikramiyesinin Ödenme Zamanı

Makalenin 2. başlığı altında yer alan örnekte hesaplama yapılırken de ayrıca ihbar ikramiyesinin ödenme zamanı işlenmiştir. 1905 sayılı kanunun 6/2 maddesinde “Bu nispetlere göre hesap olunacak ikramiyenin üçte biri verginin kati surette tahakkukunda ve üçte ikisi verginin tahsili akabinde verilir.” İfadelerine yer verildiği için kesinleşmenin ne zaman gerçekleşeceği önem arz etmektedir. Öte yandan, bir tarhiyatın kesinleşmesi, tarhiyata karşı mükellefin yasalar ile kendisine tanınan hakları (dava açma, uzlaşma veya cezada indirim talep etme) kullanmasına veya kullanmamasına bağlı olarak farklı şekillerde gerçekleşebilmektedir (2) . Kanun hükmünde tahakkuk edecek vergi ve misli cezalar üzerinden belirtilen oranlar dâhilinde ikramiye verileceği ve hesap olunacak ikramiyenin 1/3’ ü tahakkuk aşamasında 2/3’ ünün ise tahsilat aşamasında ödeneceği belirtilmiştir.

4. İhbarcıya Ödenen İkramiyenin Vergilendirilmesi

Muhbirin elde ettiği ikramiye geliri Gelir Vergisi Kanununun(GVK) 2. maddesinde sayılan gelir unsurlarından hiçbirine girmediğinden GVK kapsamında bir vergilendirmeye tabi tutulmayacaktır. Fakat Veraset Ve İntikal Vergisi Kanununun 1. Maddesinde ivazsız intikallerin bu kanun kapsamında vergilendirileceği ifade edilmiştir. Bu kapsamda ivazsız bir şekilde intikali gerçekleşen ihbar ikramiyeleri veraset ve intikal vergisine tabidir.

5.İhbara İlişkin Ortaya Çıkan Kayıp Kaçağın Sadece Zarar Ve Devreden KDV Azalışına Sebebiyet Vermesi Durumunda İhbar İkramiyesi

Günümüz gelişen vergi dünyasında bir diğer tartışma ise ihbara ilişkin ortaya çıkan vergi kayıp ve kaçağından kaynaklı olarak düzenlenen inceleme raporunda şirket için KV yönünden devreden zarar azalışı yaşanırsa ihbar ikramiyesinin ödenip-ödenmeyeceğidir. Bu kapsamda hazine ihbardan kaynaklı inceleme dolayısıyla gelir elde edip etmediğine bakarak; incelemeden kaynaklı devreden zarar azalışından dolayı ilerleyen yıllarda daha erken kavuşacağı vergi gelirini görmezden gelmektedir. Maliye Bakanlığı cari dönemde doğrudan elde edemediği dolaylı olarak ilerleyen dönemlerde elde edeceği bu gelir için muhbire ihbar ikramiyesi ödemesinde bulunmalıdır. Yine değinildiği üzere bu olay bir tek kurumlar vergisinde gerçekleşen zarar azalışında karşımıza çıkan bir durum değildir. KDV’ de de benzer bir durum önümüze çıkmaktadır. Şöyle ki ihbardan kaynaklı yapılan KDV incelenmesinde devreden KDV azalışı gerçekleşirse ortaya vergi ve bu vergiye bağlı vergi ziyaı cezası çıkmayacağı için ihbar ikramiye ödemesi gerçekleştirilmeyecektir. Hazine Kurumlar vergisinde olduğu gibi Katma Değer Vergisi’nde de ilerleyen safhalarda erken elde edeceği KDV geliri için ihbar ikramiye ödemesinde bulunmalıdır.

Sonuç

Her geçen yıl ödenen ihbar ikramiyesinde artış yaşanması bazı tartışmalı hususların ortaya çıkmasına vesile olmuştur. Kurumlar Vergisinde cari ve geçmiş yıl zararının, Katma Değer Vergisinde ise devreden KDV’nin azalışına sebep olan ihbar üzerinden ikramiye ödenip ödenmeyeceği bu tereddütlü konuların başında gelmektedir. 1905 sayılı kanunun 6. Maddesinde: “ … Haber verenlere tahakkuk edecek vergi ve misil cezaları mecmuu üzerinden aşağıdaki nispetler dahilinde ikramiye verilir” ifadelerine yer verildiği için ihbardan kaynaklı inceleme sonucunda vergi ve buna bağlı vergi zıyaı cezası tahakkuk ettirilmediği durumda yani KV’ de zarar, KDV’ de devreden azalışı gerçekleşir ise ihbar ikramiyesi ödenmez yorumu yapılmaktadır ve uygulanmaktadır. Ancak kanaatimce ihbara ilişkin incelemeden kaynaklı ortaya çıkan matraha ilişkin hesaplanan KV ve KDV’nin ne zaman tahakkuk edeceğinin önemi olmamalıdır. Bu yüzdendir ki ihbardan kaynaklı ileride ortaya çıkıp tahakkuk edecek vergide muhbirin hakkı gözetilmelidir. Yani ihbar ikramiyesi kazancın gizlendiği dönem ile değil sadece gizlenen kazanç ile dönem fark etmeksizin ilişkili olmalıdır. Ya da bu durum elde edilecek ihbar ikramiyesinin vergi ve bu vergiye bağlı vergi ziyaı cezası üzerinden hesaplanması yerine ihbardan kaynaklı ortaya çıkan matrah farkı üzerinden hesaplanması suretiyle çözülebilir. Aslında bu sorun 86 yıllık ihbar ikramiyesine ilişkin 1905 sayılı kanunun yürürlükten kaldırılması amaçlanırken yeni çıkarılacak VUK’ a ilişkin taslak çalışması yapılırken gözetilebilir.

Ayrıca VUK taslağının 108. maddesinde yer verildiği üzere ihbar ikramiyesinin sadece vergi üzerinden ve tek oran olarak yüzde 10 üzerinden ödenmesi planlanmaktadır. Aslında ihbar ikramiyesi mevzuatı yenilenirken ödenecek ihbar ikramiyesi oranında ülkemizde her ekonomik konuşmada yakınılan yüksek kayıt dışı ekonomi göz önünde tutularak artış(Örneğin: Amerikan vergi sisteminde bu oran %15-30 arasındadır (3). Yine üzerinden ihbar ikramiyesi ödenecek vergi türleri artırılmakla beraber vergi ziyaı cezası olmadan sadece vergi üzerinden ihbar ikramiyesi ödemesi planlanarak ihbar müessesesi cezbetmekten çıkarılmamalıdır.

  1. - Necati DURMUŞ, Türk Vergi Hukukunda Kaçakçılık ve Kaçakçılığı Haber Verme İkramiyesi, Ankara: Olgaç Matbaası, 1982, Sayfa 192
  2. - İmdat Türkay, Vergi sorunları dergisi, Ankara: Gelirler Kontrolörleri Derneği Yayını, yıl 31, sayı 237
  3. - https://tr.linkedin.com/pulse/ihbar-ikramiyesinde-rekor-ubsnin-vergi-yolsuzlu%C4%9Fu-irsten-abanoz,(08.10.2017)
  1. - DURMUŞ Necati, Türk Vergi Hukukunda Kaçakçılık ve Kaçakçılığı Haber Verme İkramiyesi, Ankara: Olgaç Matbaası, 1982, Sayfa 192
  2. - https://tr.linkedin.com/pulse/ihbar-ikramiyesinde-rekor-ubsnin-vergi-yolsuzlu%C4%9Fu-irsten-abanoz,(08.10.2017)
  3. - Türkay İmdat, Vergi sorunları dergisi, Ankara: Gelirler Kontrolörleri Derneği Yayını, yıl 31, sayı 237
  4. - VUK taslağı madde (106.-109.)
YASAL UYARI : Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları yazara aittir. Yazar adı ve "vergialgi.net" internet sitesi adı kullanılmadan alıntı yapılamaz.