Nazmi KARYAĞDI
Nazmi KARYAĞDI

Gelir Vergisi Re-Formu

1724

Gelir Vergisi Kanunu tasarısı 12 Haziran tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunuldu.

 

Yasa tasarısı önümüzdeki günlerde kamuoyunun gündeminde çeşitli yönleriyle tartışılacak. Biz de VergiAlgi.net sitesi olarak tasarının vatandaşı ilgilendiren yönleri hakkında sizlere önümüzdeki günlerde bilgi vereceğiz.

 

Bu yazımda sizleri tasarının şekilsel yönü hakkında bilgilendirmek istiyorum.

 

“Gelir Vergisi Kanunu + Kurumlar Vergisi Kanunu = Gelir Vergisi Kanunu”

Yukarıdaki formülle kısaca özetleyeceğimiz yeni Gelir Vergisi Kanunu, iki kanunu birleştirerek tek kanun haline getirmeyi öngörüyor.

 

Yeni Kanun yürütme maddesi dahil 91 maddeden ve başlıklar dahil 65 bin 670 kelimeden oluşuyor.

 

Halen yürürlükte olan 6 0cak 1961 tarihli 191 sayılı Gelir Vergisi Kanunu yürürlük maddesi dahil 126 esas ve 85 geçici madde ile39 bin 600 civarında kelimeden oluşuyor.

 

Yine yürürlükte olan 21 Haziran 2006 tarih ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu ise yürürlük dahil 38 esas madde ve 7 geçici madde ile başlıklar dahil yaklaşık 14 bin 630 kelimeyi içeriyor.

 

Re-form mu?

Görüleceği üzere iki yasanın birleşmesi neticesinde madde sayısı doğal olarak azalmakta ancak kelime sayısı azalmak bir yana yeni eklenen düzenlemelerle artmış gözüküyor.

 

İçerik olarak değil sadece madde ve kelime sayısı olarak bakıldığında, şu anki tasarının “re-form” yani “yeniden şekillendirmek” özelliği taşıdığını söylemek mümkün.

 

Yeni Kurumlar Vergisi Kanunu 1 Ocak 2007’de Yürürlüğe Girmişti

Halen yürürlükte olan Kurumlar Vergisi Kanunu’nda 2006 yılının haziranında “Kurumlar Vergisi Reformu” olarak tanıtılarak yasalaşmıştı.

 

2007 yılından itibaren 6 hesap dönemi uygulanan ve Genel Tebliği, Sirkülerleri, Genelgeleri ve Özelgeleri ile birlikte uygulayıcıların (İdare, mükellef, muhasebeci ve mali müşavirler, yargı mensupları, fakültelerin öğretim üyeleri, vb.) henüz yeni yeni alıştığı ve hala yeni olarak adlandırabileceğimiz 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu da böylece uygulamadan kalkmış olacak.

 

Yeni yasa mükellefin uyum maliyetini artıracak mı?

Her yeni yasa yeni bir uyum süreci gerektiriyor. Ve her uyumun da bir maliyeti söz konusu. En başta zaman, para ve insan emeği olmak üzere.

 

Doğal olarak uygulayıcılar yönünden yeni vergi yasası, kısa süre içinde, yeniden bir uyum maliyeti anlamına gelecek.

 

Elbette kamuoyunda gündeme getirilen şu soruyu biz de burada aktarmak zorundayız:

 

“Tek bir gelir yasası ile vergi toplamak mümkün idiyse 2006 yılında neden gelir ve kurumlar vergisi yasası tekleştirilmemişti?”

YASAL UYARI : Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları yazara aittir. Yazar adı ve "vergialgi.net" internet sitesi adı kullanılmadan alıntı yapılamaz.