Ahmet OZANSOY
Ahmet OZANSOY

Emlak Vergisinde Fıkra Gibi Uygulama: 26 bin TL’mi daha büyük, 1 TL mi ?

1554

Malum, Mayıs ayı emlak vergisi ilk taksitinin ödendiği ay.

Emlak vergisi, ülkemizde tabanı en geniş olan vergi. Milyonlarca mükellefi var. Bu vesileyle çok sayıda soru geliyor.

Soruların da çok büyük bir kısmı, halk arasında “emekli muafiyeti” diye bilinen, sıfır oranlı bina vergisi hakkında.

Bilmeyenler için kısaca özetleyelim:

Emekli maaşı dışında geliri olmayan emekliler, hiç geliri olmayanlar, engelliler, gaziler,şehitlerin dul ve yetimleri, Türkiye sınırları içinde brüt 200 m²'yi geçmeyen tek evlerinin olması halinde, bu evleriyle ilgili olarak emlak (daha doğrusu bina) vergisi ödemiyorlar. Çünkü Bakanlar Kurulu, bunlar için vergi oranını 29/12/2006 tarih ve 26391 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2006/11450 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile sıfır olarak belirledi.

Gaziler ile şehitlerin dul ve yetimlerinin bina vergisi ödememeleri için “herhangi bir faaliyet veya gelirlerinin bulunmaması” şartı aranılmıyor. Yani bunların gelirleri olsa bile eğer 200 m2’den küçük tek evleri varsa bina vergisi ödemiyorlar.  Ancak emeklilerin emekli maaşı dışında hiçbir gelirinin olmaması gerekiyor. Yine benzer şekilde; hiçbir geliri olmadığını beyan edenlerin de beyanlarına uygun şekilde hiçbir gelir elde etmiyor olmaları şart.

İşte fıkra da burada başlıyor. Çünkü yasa hükmü, hayatın olağan akışına uygun değil. Oysa hukuk derslerimizden hatırlıyoruz ki, hayatın kurallarına ters düşen hiçbir yasanın yaşama şansı yoktur.

Pek çok emeklinin, bankaya yatan maaşlarına ya da ufak birikimlerine tahakkuk eden faiz gelirleri oluyor. 1.-TL’lik bir faiz geliri bile Kanun’un lafzı gereği sıfır oranlı bina vergisinden faydalanılmasına engeldir. Bu garip durumu ortadan kaldırmak için harekete geçen Maliye Bakanlığı 45 seri numaralı Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliği ile belli tutara kadar olan faiz gelirini“gelirden saymama” yoluna gitmiştir.

Buna göre; 2013 yılı için 26.000.-TL geçmeyen her türlü menkul sermaye iradı gelirleri (faiz geliri, borsa kazançları, devlet tahvili gelirleri vs.), bina vergisi ödenmesini gerektiren “gelir”den sayılmamaktadır. Yani emeklinin ya da bir işsizin yıllık 26.000.-TL tutarında faiz geliri varsa da, bu gelir aslında (bina vergisi açısından) “yok” sayılmaktadır. Kabaca aylık 2.166.-TL faiz geliri, yok varsayılmaktadır.

Buna karşın yıllık 1.-TL bile olsa ücret, gayrimenkul sermaye iradı, tarımsal faaliyet geliri veya kâr payı elde edildiğinde sıfır oranlı bina vergisi imkânından faydalanılamamaktadır. Yani 1.-TL tarımsal faaliyet geliri veya kira geliri, 26.000.-TL faiz gelirinden büyük sayılmaktadır. Haliyle fıkralara konu durumlar ortaya çıkmaktadır.

Okurlarımızdan birinden gelen aşağıdaki e-mail durumu anlatmaktadır:

“Ahmet Bey merhaba, Ben emekliyim. 126 daireli bir sitede oturmaktayım. Dairem 100 metrekare. Siteye ait 4 dükkân var. Bunlardan toplam aylık 1.500.TL kira alınıyor. Bu para site sakinlerine dağıtılmayıp sitenin aydınlatma, bahçe vs. işlerinde harcanıyor. Yani, aylık daire başına 12.-TL, yıllık 144.-TL kazancımız var. Benim takıldığım sorum şöyle; mademki menkul sermaye iradı geliri 26.000.-TL’nin altında olan emekliler bina vergisinden muaf oluyor, benim yıllık 144.-TL, üstelik doğrudan elime de geçmeyen gelirim yüzünden neden benden 160.-TL vergi alıyorlar?”

Cevabı olan varsa buyursun versin, benim yok!

YASAL UYARI : Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları yazara aittir. Yazar adı ve "vergialgi.net" internet sitesi adı kullanılmadan alıntı yapılamaz.