İmdat TÜRKAY
İmdat TÜRKAY

Güney Kore Eğitim Sistemi ve Ölümüne Başarılı Çocuklar!

1752

Güney Kore hakkında Temmuz/2017’de yayınlanan çalışmanın birinci bölümünde, Güney Kore’nin eğitim sistemi hakkında ikinci bölümde bilgi vereceğimizi belirtmiştik. Halkının %98’i okuryazar olan bu ülkenin eğitim sistemini okuyunca gerçekten çok şaşıracak ve ülkemizle olan farklı ve benzer yönlerini daha net ortaya koyabileceğiz. Özellikle PİSA sonuçlarında Güney Kore’li çocukların ortaya koyduğu başarının tesadüf olmadığını daha iyi anlayacağız. Öncelikle belirtmek isterim ki bu çalışma bir makale olarak algılanmamalıdır, sadece çeşitli bilgi kaynaklarından derlenen bir çalışma olarak görülmelidir.

İsterseniz öncelikle, 2016 yılı itibarıyla nominal milli hasılası 1,509 trilyon Dolara ulaşarak dünyanın en büyük 11. ekonomisi olan ve kişi başına düşen milli geliri 29.000 Doları aşan ve de Ar-Ge Harcamalarının GSYİH içindeki payı %4,23’e ulaşan Güney Kore’den kısaca bahsedelim.

Kore'de ilk devlet MÖ 2333 yılında kurulmuş ve tarih boyunca çeşitli hanedanlıklar tarafından yönetilmiş, bu süre içinde de bölgenin iki büyük devleti olan Çin ve Japonya'nın nüfuz mücadelelerine sahne olmuştur. 1904-1905 Rus-Japon Savaşını Japonların kazanmasını takiben Kore bu ülkenin etkisi altına girmiş, 1910 yılında da Japonya tarafından ilhak edilmiştir. İkinci Dünya Savaşı'nın Japonya’nın yenilgisiyle sona ermesiyle birlikte 35 yıl süren işgal dönemi biten Kore'de 1948 yılında yapılan seçimler sonucu Kore Cumhuriyeti kurulmuş, 38. paralelin kuzeyinde SSCB denetimi altındaki bölgede de Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti ilan edilmiştir.

Kuzey Kore'nin 25.06.1950'de Güney'e saldırmasıyla Kore Savaşı başlamış, SSCB’nin desteğinin yanı sıra Çin Halk Cumhuriyeti Kuzey Kore'nin yanında yer alırken, aralarında Türkiye'nin de bulunduğu 16 devlet BM kararları doğrultusunda Güney Kore’nin (Kore Cumhuriyeti) yanında yer almıştır. Üç yıl süren savaş 1953'de Panmunjom'da imzalanan Ateşkes Anlaşması’yla sona ermiş ve söz konusu anlaşma halen yürürlüktedir. Barış Anlaşması imzalanmadığından, aslında Kore Savaşı teknik olarak devam etmektedir. Savaşta 3 milyon Koreli hayatını kaybetmiş ve ülkemiz de 21.212 askerle katıldığı savaşta yaklaşık 1.000 şehit vermiştir. Güney Kore'de başkanlık sistemi uygulanmakta olup Cumhurbaşkanı beş yıllık bir dönem için halk tarafından seçilmektedir.

Halkının %98’i okuryazar olan Güney Kore 50,4 milyonluk homojen bir nüfus yapısına sahiptir. Nüfus artış oranı %0,4'dür. Nüfus yoğunluğu ise 514/km2'dir. G. Kore, nüfus yoğunluğu bakımından dünyada 15. sırada yer almaktadır. Nüfusun yaklaşık %85'i büyük kentlerde yaşamaktadır. Seul, 60 km2'lik alanda 10,2 milyonluk nüfusuyla dünyanın en kalabalık şehirlerinden biridir. Çevre nüfusuyla birlikte ise (20 milyon) Tokyo’dan sonra dünyanın ikinci kalabalık şehridir. Ortalama yaş erkeklerde 77, kadınlarda 84’dür. Nüfusun tamamı neredeyse Korelilerden oluşmaktadır. Ülkedeki toplam yabancı sayısı 2015 yılı itibariyle 1,74 milyondur. Yaklaşık 1000 kadar Türk vatandaşı bulunmaktadır. Nüfusun %31,6’sı Hıristiyan (ağırlıklı olarak Protestan), %24,2’si Budist ve %44,2’si de belli bir dine mensup olmadığını belirtmektedir. Kore Müslüman Federasyonu verilerine göre 35 bini Koreli olmak üzere toplam 135 bin civarında da Müslüman bulunmaktadır. Seul’de Araplarca inşa edilen bir cami bulunmaktadır.

Güney Kore Eğitim Sistemi
Güney Kore Anayasası’nın 27’nci maddesinde eğitim ile ilgili şu bilgilere yer verilmiştir: Her vatandaş eğitimden eşit yararlanma hakkına sahiptir. Her vatandaş tüm çocukların eğitimini almasından sorumludur. Zorunlu eğitim parasızdır. Eğitimde özgürlük ve politik tarafsızlık sağlanır. Eğitim sistemindeki temel hususlar kanunla düzenlenir.

Halkının %98’i okuryazar olan Güney Kore’de İlkokulun amacı; öğrencilere, sonraki eğitimlerine ve günlük yaşamlarına temel oluşturacak yetenek, karakter ve kişilik kazanmalarında yardım etmektir. Ortaokulun amacı; öğrencilere, sonraki eğitimlerine ve günlük yaşamlarına temel oluşturacak yetenek, karakter ve kişilik kazanmalarında yardımcı olmanın yanında, onların birer demokratik vatandaş olmalarına yardım etmektir. Lisenin amacı; öğrencilere gelecekte seçecekleri kariyerleri için gerekli yetenekleri kazanmalarında yardımcı olmak ve onlara dünya vatandaşlığı bilinci kazandırmaktır.

Güney Kore eğitim sistemi, ilk iki aşaması zorunlu olan 6+3+3+4 yıl şeklinde düzenlenmiştir. Okul öncesi eğitim ve lise zorunlu değildir. İlköğretime başlangıç yaşı yedi olup, bazı özel okullar dışında, ilköğretim herkese ücretsizdir. Liseler; genel, mesleki ve diğer (yabancı dil, güzel sanatlar vb.) olmak üzere üç türde eğitim vermektedir. Yükseköğretim kurumları ise öğrencilerini kendileri seçerek yedi farklı türde hizmet sağlamaktadır. Güney Kore'de eğitimin her türlü sorumluluğu Milli Eğitim Bakanlığındadır. Bu bakanlık “Eğitim Bakanlığı (MOE)” adıyla faaliyet göstermektedir. Milli Eğitim Bakanlığı, akademik faaliyetler ile bilim ve eğitim alanında politikaların oluşturulması ve uygulanmasından sorumlu devlet organıdır.

Eğitim Sisteminin Yönetim Yapısı: Her ne kadar dikey hiyerarşiye sahip yapı var gibi görülse de Güney Kore eğitim sisteminde yerel yönetimler önemli bir role sahiptir.

Güney Kore’nin Eğitim Bütçesi: Eğitimin başlıca finansal kaynakları devlet bütçesi, yerel yönetimler ve özel okulların kendi kaynaklarıdır. Okulların finansal kaynaklarının büyük çoğunluğu devlet ödeneği ve öğrenci harçlarından oluşmaktadır. Devletin eğitim bütçesi ulusal vergiden ayrılan fonlarla desteklenmektedir.

Öğretim Programları: Güney Kore’de ulusal müfredat, her öğretim yılı için öğretilecek olan konuları ve her konu için ayrılacak zamanı belirlemektedir. Bu müfredat, ders kitapları ve eğitim-öğretim faaliyetlerini değerlendirme yöntemleri için genel kuralları sağlamak için kriterler geliştirmektedir. Ancak yerel eğitim yetkilileri ve okullar tarafından değişiklik yapan bazı birimler de vardır.

Yedinci Müfredat, geçmişteki müfredatların aksine, öğrenci odaklı, bireysel yetenek, yatkınlık ve yaratıcılığı vurgulayan öğrenci odaklı bir müfredattır. Bu müfredat eğitimli bir kişinin sahip olması gereken özellikleri şu şekilde tanımlamaktadır:

  • Bütün kişilik gelişiminin temelini bireysellikte arayan bir kişi,
  • Temel yaratıcılık becerileri için belli bir kapasite gösteren bir kişi,
  • Geniş kültür yelpazesi içinde öncü bir kariyere öncülük eden bir kişi,
  • Milli kültürü anlamanın yanında bu kültüre yeni değer katan bir kişi,
  • Demokratik sivil bilinç temelinde toplumun gelişimine katkıda bulunan bir kişi.

2000 yılında okullarda uygulanmaya başlayan ve başarı gelişimini merkez alan 7. Ulusal Müfredat ile birlikte “açık öğretim” ve “performans değerlendirme” öğrenme süreçlerine odaklanmıştır. Üniversitelerde performans değerlendirme için giriş sınavı sisteminin iyileştirilmesi gerekmiş ve not yerine karşılaştırmalı sistemin daha iyi olacağı vurgulanmıştır. Bu gelişmeleri ilköğretim ve ortaöğretim eğitiminde öğrenci başarısı değerlendirme ve bu reformun ikinci yarısında okul denetim sisteminin geliştirilmesi gibi politika planları takip etmiştir.

Ülkede üniversite sayısı çok fazla, genç nesilde de üniversiteye gitmeyen yok denecek kadar azdır. Koreliler çok fazla ders çalışırlar. Kitap, kırtasiye ürünleri oldukça çeşitlidir. Bir ortaokul veya lise öğrencisi günde yaklaşık 4-5 saat uyur. Sabahtan akşam beşe kadar okula gidip saat dokuza kadar zorunlu etüde kalırlar. Saat dokuzdan on iki, birlere kadar da dershaneye giderler. Üniversite sınavı Türkiye'ye kıyasla kat kat zor olduğundan hepsi iyi üniversitelere girmek için büyük bir rekabet halindedir. Bu yarış daha çocukken başlar. Çocuklar başlıca piyano, İngilizce, el sanatları, Tekvandodan oluşan en az 3-4 kursa giderler. Her yıl 15 milyar dolar İngilizce öğretimine para harcanmaktadır.

Kore’de ortaokul, lise öğrencisi olmak çok zordur. Koreliler de çok fazla ders çalışmalarına rağmen ezberci sistemlerini de eleştiriyorlar. Üniversitenin imkanları çok zengin, internet çok gelişmiş, özellikle mühendislikler ve sayısal bölümlerde çok ileridedirler. Özel kurs ve dershane sistemi çok yaygındır. Sınıflarda teknoloji kullanımı çok önemlidir.

Robotlarla arası iyi olan milletlerden olan Koreliler, yakında eğitim sistemlerini de bu cihazlara teslim edecekler. Robot hizmetçiler, robot klonlar ve hatta robot hamamböceklerinden sonra şimdi de robot öğretmenler ortaya çıkıyor. R-Learning adı verilen proje dahilinde 2012 yılında 500 anaokulunda ve 2013 yılında toplam 8000 eğitim merkezinde robot öğretmenler kullanılmıştır.

Anaokul Eğitimi: Burada çocuklar ilkokula hazırlanır ve ortalama günde 3 saat burada bulunurlar. Yaş aralığı 3-5 arasıdır. Devlet ilkokuldan önceki 1 yıl okul öncesi eğitimi ücretsiz sağlamaktadır. Devlet ayrıca özel okul öncesi kurumlarına da bütçe ayırmaktadır.

İlkokul Eğitimi: Okula başlama yaşı 6 olup yıllık ilköğretim zorunlu ve parasızdır. İlköğretimde okullaşma oranı %99,9 dur. Sınıf mevcutları ortalaması 35 civarıdır. Burada amaç çocuklara temel eğitim vermek ve onları duyarlı bir vatandaş olma yolunda ilk adımlarını atmalarında yardımcı olmaktır. Yılda yaklaşık 220 gün süren bu eğitim döneminde ahlak eğitimi, Kore dili, toplumsal incelemeler, matematik, fen, müzik, resim, el sanatları, beden eğitimi ve kabiliyetlerini keşfetmelerini sağlayan dersler ve eğitimler verilir. İlkokul öğretmenlerinin tamamı 4 yıllık üniversite mezunudur.

Ortaokul Eğitimi: İlkokulu bitirmiş olan 12-14 yaşlarındaki çocuklar ortaokula başlamaya hak kazanır. 11 temel ya da zorunlu dersten oluşan bu dönem de mesleki kurslar ve seçmeli derslerle mesleki yönlendirme yapılır. 1970 yılında ortaokullarda ki öğrenci-öğretmen oranı 42,3 iken bu rakam 2000 yılında 20,1 olmuştur. 

Lise Eğitimi: Yaş aralığı 17-19 arasındadır ve liselerde eğitim 3 yıldır. Lise mezunu öğrenci oranı %97’dir.  Liseye girişte öğrenciler kendilerine tamamıyla yön verecekleri bir döneme gelmiş olurlar. Kişinin karakteri, yaratıcılığı, analitik düşünme yeteneği, kabiliyetleri ve hedefleri doğrultusunda bir liseye giderler. Üniversiteye hazırlayan akademik eğitim 11. sınıfta alan seçimini (sosyal bilimler, fen bilimleri ve mesleki eğitim) yaparlar. Yetenekli öğrencileri tespit edip potansiyellerini en üst düzeye çıkarmayı amaçlarlar.

Yükseköğretim: Ortaöğretimden yükseköğretim kurumuna geçiş için zorunlu olan ve her sene yapılan ulusal bir sınav mevcuttur. Akademik yetenek testi 5 bölümden oluşur; anadil sınavı, matematik sınavı, yabancı dil sınavı (İng.), sosyal bilimler, fen bilimleri, mesleki eğitim, ikinci yabancı dil sınavı (Çince).

Kore’de toplam 412 üniversite vardır. Bunların 175’i normal üniversite, 152’si yüksekokul, 36’sı lisansüstü eğitim veren kurum, 17’si siber üniversite, 14’ü endüstri üniversitesi, 11’i eğitim üniversitesi ve 7’si diğer türlerdeki üniversitelerdir. Ülkede yükseköğrenim 7 kategoride eğitim vermekte olup bunlara; kolej ve üniversiteler, endüstri üniversiteleri, eğitim üniversiteleri, küçük kolejler, havacılık ve haberleşme, üniversiteleri, teknik kolejler ve çeşitli enstitüler.

Kore’deki üniversiteler, onları kuran kurumlara göre sınıflandırılırlar; örneğin, Kore Hükümeti tarafından kurulan ve yönetilen üniversitelere ulusal üniversiteler, yerel hükümetlerce kurulan ve yürütülen üniversitelere devlet üniversiteleri ve tüzel eğitim kurumları tarafından kurulan ve yürütülen üniversitelere ise özel üniversiteler denir. Üniversitelerdeki öğrenci seçimleri de dâhil olmak üzere, Kore Hükümeti, üniversitelerin özerkliğini desteklemek amacıyla, yalnızca minimum düzeydeki temel gereksinimlerini karşılar. Ulusal akademik yeterlilik sınavı, makale sınavları, nitelikler, tavsiye mektupları gibi gerekli belge ve standartların değerlendirilmesini her üniversitenin kendi kayıt kabul departmanlarına bırakarak, üniversitelerin kendilerine en uygun öğrencileri seçme yetkisi artırılmıştır.

Güney Kore Öğretmen Yetiştirme Sistemi
Öğretmenlik mesleği Güney Kore’de saygı duyulan bir meslek olmasının yanında, daimi bir iş ve iyi çalışma koşullarına sahip bir meslek seçimidir. Öğretmenlik mesleğinin aileler tarafından saygı görmesi ve toplumda yüksek bir statüye sahip olmasından dolayı gençler tarafından tercih sebebi olan bir meslektir. Güney Kore İlk ve Ortaöğretim Kanunun 2. bölüm madde 21’de öğretmenler; ilköğretim öğretmeni, ortaöğretim öğretmeni, asistan öğretmen, profesyonel danışman, bakıcı öğretmenler şeklinde sınıflandırılmıştır.

Öğretmen eğitimi çeşitli türdeki yüksek eğitim kurumları tarafından verilmektedir. Güney Kore’de ilkokul ve ortaöğretim okulu öğretmeni eğitimi veren kurumları farklıdır. İlkokul öğretmenleri, on tanesi ulusal eğitim üniversitesi, Jeju Üniversitesindeki Öğretmen Koleji ve Kore Ulusal Eğitim Üniversitesi ve Ehwa Bayan Üniversitesindeki İlkokul eğitimi bölümü olmak üzere onüç kurum tarafından yetiştirilmektedir. Dört farklı kurum da ortaöğretim için öğretmen yetiştirmektedir: öğretmen kolejleri, genel üniversitelerdeki öğretmen eğitim sınıfları, eğitim bölümleri ve eğitim enstitüleri. Ortaokul öğretmenleri için toplam 368 kurumda eğitim verilmektedir.

İlkokul öğretmenliği en çok talep edilen mesleklerden biri haline geldiğinden dolayı, ulusal eğitim üniversitelerine kayıt için rekabet çok yoğundur ve lise mezunlarının ilk %5’i bu tür üniversitelere ancak kabul edilmektedir. İlkokul öğretmeni yetiştiren kurumların programları alan bilgisi ve pedagojiden oluşmaktadır. Genel dersler eğitim programının %30’unu oluşturmaktadır. Bu %30’un %65’lik kısmını sosyal bilimler, beşeri bilimler ve beden eğitimi alanlarındaki zorunlu dersler oluşturmaktadır. Öğrenciler dil ve edebiyat, sosyal bilimler, beşeri bilimler ve sanat alanlarından ders seçebilmektedirler. Temel dersler eğitim programının %70’inin oluşturmaktadır. Ayrıca Güney Kore’de her öğretmenin diplomasında listelenmiş olan bir dersten uzmanlık elde etmiş olması gerekmektedir. Temel dersler toplam 11 dersten oluşan genel pedagoji ve alan derslerinden oluşmaktadır. Bunlar; eğitim psikolojisi, eğitim sosyolojisi, eğitim felsefesi, okul ve sınıf yönetimi, alan pedagojisi, sanat ve beden eğitimi dersleri, öğretmenlik uygulamaları dersleri ve ileri derecede eğitim gerektiren bir alan dersinden oluşmaktadır.

Eğitim programında yer alan okul deneyimi uygulamaları 9 hafta sürmekte ve bu uygulamalar 4 dersten oluşmaktadır. Bunlar ise; Gözlem uygulamaları, Katılım uygulamaları, Öğretmenlik uygulamaları ve Yönetim Uygulamaları dersleridir. Öğretmen adayları 4 yıllık bir program bitirdiklerinde öğretmenlik sertifikası alabilmektedirler. Öğretmen adaylarının alacakları bu sertifika ikinci derece bir sertifikadır ve öğretmen adayları 3 yıllık bir öğretmenlik deneyiminden ve 15 kredilik hizmet içi eğitimden sonra birinci derece sertifika almaya hak kazanırlar. İlkokul öğretmenliğindeki gibi, tam teşekküllü eğitim programlarında ortaokul öğretmeni olarak eğitilen öğrenciler kredilerinin % 30’u genel konulardan, geri kalan % 70’i ise ana konular ve öğretmen eğitimi derslerinden tamamlamaları ve bir bitirme tezi yazmaları gerekmektedir.

Orta öğretim seviyesinde farklı bir lisans seviyesine sahip kişiler öğretmen sertifikası alarak öğretmenlik yapabilir. Orta öğretim öğretmeni olmak için lisans mezunu aday, ana konulardan 42 kredi, ve pedagojik konulardan 20 krediyi tamamlayarak öğretmen sertifikası alabilir ve bir orta öğretim kurumunda kendi alanında öğretmenlik yapma hakkı kazanır. Orta öğretim öğretmenliği için eğitim kolejlerinde 4 yıllık eğitimi alarak öğretmen olmanın yanında, bir lisans programını tamamladıktan sonra orta öğretim okulu öğretmeni olunabilir. Üst lise mezuniyetinden sonra kişiler bu programlara genel akademik lise mezuniyet puanları ve kolej eğitsel beceri testi sonucu ile alınmaktadır.

Sınıf öğretmenliği için, Türkiye ve Güney Kore’de öğretim 4 yıldan oluşmaktadır ve öğrenciler bu dört yılın sonunda Güney Kore’de ortalama 140-145 krediyi tamamlamalıdırlar. Türkiye’de ise 152 krediyi tamamlamak gerekmektedir. Türkiye’de sınıf öğretmeni yetiştirme programı öğretmenlik mesleğine hazırlık, genel kültür, özel alan bilgisi, öğretmenlik meslek bilgisi ve uygulama derslerini kapsamaktadır. Güney Kore’de özel alan bilgisi, meslek bilgisi ve uygulamayla beraber bilişim ve teknoloji derslerine ağırlık verildiği de belirtilmektedir.

Kwon (2004) yaptığı çalışmada, Güney Kore’de ilköğretim matematik öğretmeni olabilmek için ilköğretim bölümünde ana dal olarak belirtilmiş matematik öğretmenliğini ilgilendiren en az 21 kredilik matematik alan ve matematik pedagoji bilgisi dersler almanın zorunlu olduğunu, lise matematik öğretmeni olabilmek için ise %60’ı ana dalınla ilgili meslek bilgisi dersleri oluştururken yaklaşık 130-150 kredi almakla yükümlü olduklarını belirtmektedir. Güney Kore’de matematik öğretmeni olabilmek için de öğretmen yerleştirme sınavına girmek gerekmektedir. Sınavın %70’lik kısmını oluşturan meslek bilgisi soruları açık uçlu sorulardır.

Güney Kore’de öğretmenlerin mesleğe başladıktan sonra bir sertifika almalarına veya lisansüstü eğitim yapma zorunlulukları yoktur. Ancak Güney Kore öğretmenlerin en az yılda otuz gün hizmet içi eğitim alma zorunlulukları vardır. Güney Kore öğretmenlerin hizmet içi eğitime katılma oranları OECD ülkelerin üzerinde olduğu göze çarpmaktadır. 2012 yılında Güney Kore’de yeni göreve başlamış bir ilköğretim öğretmeninin satın alma gücü paritesine göre yıllık maaşı 28.591 Dolar iken, on yıl sonra 42. 972 Dloar, on beş yıl sonra ise 50.145 Dolar olmaktadır (OECD, 2014).

Güney Kore’de öğretmenlik mesleğine giren stajyer öğretmenler okul içinde olmak üzere iki hafta süren bir eğitim alırlar. Bu eğitimler oryantasyon da dahil, durum çalışmaları, uygulama ödevleri, teori çalışmaları, öğrenci rehberliği ve sınıf yönetiminden oluşmaktadır. Buna ek olarak stajyer öğretmenler işe alım sonrası dönemde 6 ay süren bir eğitime katılmak zorundadırlar. Bu eğitim ise öğretmenlik uygulamaları ve değerlendirme, sınıf yönetimi, okul çalışmaları ve öğrenci rehberliğine yönelik eğitimleri kapsar (NCEE, 2015). Ayrıca Güney Kore hükümeti öğretmenler için bir mesleki gelişim programı geliştirmiştir. Bu program alan uzmanlığı ve program geliştirme gibi alanlarda özel eğitim, hizmet içi eğitim ve nitelik eğitiminden oluşmaktadır. Hizmet içi eğitim programları en az 180 saat ve 30 gün sürmektedir. Öğretmenlerin performansı ise 100 puanlık bir ölçekle değerlendirilmektedir. Programı tamamlayan öğretmenler sertifika kazanmaya hak kazanmaktadır. Bu sertifikalar öğretmenlerin terfileri için ek puan ve ücretlerinde artış sağlamaktadır. Ayrıca okul müdürleri de hizmet içi eğitim organize edebilmektedirler (Kim, 2007).

PİSA Endeksinde Türkiye ve Güney Kore’nin Sıralaması
PISA (Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı) 2015 Ulusal Raporu açıklandı. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı-OECD tarafından finanse edilen Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı-PISA (The Programme for International Student Assessment) eğitimin bu yeni işlevini ölçmek ve değerlendirmek amacıyla yapılan bir araştırmadır.

PISA’nın altıncı döngüsü olan PISA 2015 uygulaması, 35’i OECD üyesi olmak üzere 72 ülke ve ekonomideki yaklaşık 29 milyon öğrenciyi temsilen 540.000’e yakın öğrencinin katılımıyla 2015 yılı içerisinde gerçekleştirilmiştir. PISA araştırmasından elde edilen sonuçlar ulusal bir rapor hâlinde düzenlenmektedir. Bu sonuçlar, eğitim-öğretim programlarının geliştirilmesinde karşılaşılan eksiklerin giderilmesinde ve eğitim alanında yapılan araştırmalara kaynak olarak kullanılmaktadır. PISA 2015 uygulamasının sonuçları, OECD sekreterliği tarafından Aralık 2016’da açıklanmıştır ve http//www.pisa.oecd.org adresinden yayınlanmıştır.

2000 yılından itibaren üç yılda bir yapılan PISA araştırması OECD üyesi ülkeler ve diğer katılımcı ülkelerdeki (dünya ekonomisinin yaklaşık olarak %90’ı) zorunlu eğitimi bitiren öğrencilerin modern toplumda yerlerini alabilmeleri için gereken temel bilgi ve becerilere ne ölçüde sahip olduklarını ölçmeyi hedeflemektedir. PISA araştırmasının hedef kitlesi 7. sınıf ve üzeri sınıf düzeylerinde örgün eğitime kayıtlı olan 15 yaş grubu öğrencilerdir.

Uluslararası PISA testi sonuçlarına göre, Türkiye'deki öğrenciler bilim, matematik ve okumada OECD ortalamasının altında kalmıştır. Uluslararası eğitim değerlendirme testi , 72 ülke ve ekonomik bölgede 15 yaşındaki 540 bin öğrenci arasında yapılmıştır. Bu 72 ülke ve ekonomik bölgeden 35'ini Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı'nın (OECD) ülkeleri oluşturuyor. Türkiye 72 ülke arasında 50. sırada yer alırken, önceki testlere göre de performansı gerilemiştir. OECD'nin yürüttüğü PİSA testi her üç yılda bir yapılıyor. Araştırmanın sonuçlarına göre, Singapurlu öğrenciler matematik, bilim ve okumada en yüksek notları alarak en başarılı öğrenciler olmuştur. Japonya, Estonya, Finlandiya ve Kanada da 35 OECD ülkesi arasında en başarılı ülkeler olmuştur. Türkiye ise en alt sıralarda yer almıştır.

PİSA Endeksinde Türkiye ve Güney Kore’nin Sıralaması
Endeks Adı Türkiye Güney KoreToplam Ülke Sayısı
PISA Endeksi Bilim Alanı (2015)521172
PISA Endeksi Okuma Alanı (2015)50772
PISA Endeksi Matematik Alanı (2015)49772

Öte yandan 2015 yılı insani gelişim endeksinde 188 ülke arasında Türkiye 72’nci sırada yer alırken, Güney Kore 17’nci sırada yer almaktadır. 2016 yılı İngilizce yeterlilik endeksinde Türkiye 72 ülke arasında 51’inci sırada yer alırken, Güney Kore 11’inci sırada yer almaktadır. (http://pisa.meb.gov.tr/wp-content/uploads/2016/12/PISA2015_Ulusal_Rapor1.pdf)

Ölümüne Başarılı Çocuklar! “Ne Pahasına Olursa Olsun Bir Numara Olmalısın”
İnternette yer alan konu hakkındaki bir hikayeden bahsetmek istiyorum. Hikaye şöyle; Ji, ortaokula giden bir erkek çocuğudur ve üstün akademik başarısıyla ünlü Kore’de yaşamaktadır. Ji, ülkedeki öğrenciler arasında, en başarılı %1’lik dilimin içinde olmasına rağmen şimdi hapiste, çünkü Ji annesini öldürmüştür. Ji annesini öldürdü, çünkü annesinin okuldaki veli görüşmesine gitmesini istemiyordu. En son sınavlarda aldığı düşük notları duymasından korkuyordu. Annesi ona sürekli, “Ne pahasına olursa olsun bir numara olmalısın” diyordu. Ji’nin annesi düşük not aldığı zamanlarda, onu dövüyor ve yemekten mahrum bırakıyordu.

Ji, annesini öldürdükten sonra sırrını sekiz ay boyunca sakladı. Her gün okula hiç bir şey yokmuş gibi gidip gelmeye devam etti. Komşulara annesinin şehri terk ettiğini söylüyordu. Cesedi kokmasın diye, odasının kapısını sıkıca bantlamıştı. Hatta her şey normal görünsün diye, arkadaşlarını ara sıra eve çorba içmeye davet ediyordu. Ta ki onlardan ayrı yaşayan babası bir gün eve gelip cesedi bulana kadar. Ji, mahkemede hıçkıra hıçkıra ağlayarak suçunu itiraf etti. Mahkeme ilk başta 15 yıl hapis cezasına karar verdi. Sonra hafifletici sebeplerden dolayı cezayı 3,5 yıla indirdi. Ülkede herkesin kanını donduran olay, halk arasında ve medyada bir tartışmayı tetikledi. Bu olayda gerçek suçlu kimdi? Ortak görüş, asıl suçlunun Ji olmadığıydı. Suçlu, Ji’yi ve pek çok Koreli çocuğu çıldırtacak derecede boğan okul sistemiydi. Çocuğunu ne kadar yüksek not alırsa alsın daha da çalışmaya zorlayan “kaplan anne”, birçoklarına göre, kendi elleriyle kendi sonunu hazırlamıştı.

Güney Kore'de Matematik Öğretmeni Olmak Fabrika Sahibi Olmak Kadar Önemlidir
Dünyanın hiçbir yerinde öğretmenler Güney Kore'deki kadar kıymetli değildir. Eğitime büyük önem veren ülkede zengin ve popüler olmanın en iyi yolu öğretmen olmaktır. Bazı öğretmenlerin yıllık kazancı 4 milyon doları bulmaktadır.

Türkiye'de öğretmen maaşının OECD ortalamasının yarısı bile olmadığını ve çok popüler bir meslek olarak görülmediğini düşünürsek, eğitim konusunda Ülkemizle Güney Kore arasındaki farkı daha iyi anlayabiliriz. Türkiye'de öğretmenler yıllık 21 bin dolar kazanıyor. Bu rakam, Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü OECD'nin ortalamasının yarısı bile değildir.

Güney Kore'de ise öğretmen olmak çok kazançlı ve popüler bir meslek, özellikle matematik ve teknoloji branşındaki öğretmenler çok para kazanıyor. Ülkede e-öğretim sistemiyle dersler kameralara kaydediliyor; hem CD'lere kopyalanıyor hem de internet ortamında yayınlanıyor. Digital avantajların geliştirilmesiyle birlikte dersler kopyalanabiliyor ve elden ele ulaşıyor. Bununla birlikte internet sınıflarının oluşmasıyla özel ders veren öğretmenlerin popülerliği de artıyor. Güney Kore'de bu sistemle bir öğretmen yılda 4 milyon dolar kazanabiliyor. Özellikle matematik dersleri veren öğretmenler çok meşhur ve öğretmenler web sitesiyle 50 bin dolayında öğrenciye internet üzerinden ders verebiliyor. Güney Kore'de üniversite hayalleri kuran öğrenciler günde yaklaşık 10 ile 12 saat ders görüyor. Çünkü özel dersler üniversiteye girişte anahtar konumda. Geçen yıl 4 öğrenciden 3'ünün özel ders aldığı Güney Kore'de sektördeki yıllık kazanç 16 milyar doları geçiyor.

Koreli Öğretmen Neden Elinde Sırt Kaşıyacağıyla Ders Anlatır?
Kore’de öğrenciler sabah okula gelince, ayakkabılarını sınıfın önünde çıkarıyorlar. Parmak arası terliklerini giyiyorlar. Büyük olasılıkla hijyen amaçlı. (Okulda terlik başta kulağa komik gelebilir. Ama diğer taraftan çocukların kendini evde hissetmesini sağlayabilir. Terlik bizim ev kültürümüzde de var. Yabana atmamalı.). Ayakkabılar çıkınca, çoraplar da meydana çıkıyor. Çocukların çoğu, renkli ve baskılı çorapları tercih ediyor. Okulda makyaj, küpe, uzun saç yasak. Dolayısıyla çocuğun kimliğini ortaya koyacak tek şey çorabının rengi ve baskısı. Kimlik ayaklar altında! Çocuğa baskı ne kadar çoksa, çoraptaki baskı da o kadar çok! Kore’de çocukların bazıları sınıfa yastıkla geliyor. Neden mi? Çünkü öğretmen ders anlatırken öğrencilerin yarısı uyukluyor! Dersin sonunda öğrenciler zil sesiyle uyanıyorlar. On dakikalık teneffüs, çocukların hayat belirtisi gösterdiği tek zaman dilimi! Birbirleriyle konuşuyorlar, eğleniyorlar, telefonlarından sosyal medyaya giriyorlar, oyunlar oynuyorlar: Çocukların robottan çocuğa dönüştükleri kısa bir “uyanış” dönemi! Ders başlar başlamaz yastıkları kapıp tekrar uykuya dalıyorlar! İşte öğretmenin elindeki sırt kaşıyıcısının sırrı da bu: Arada “sihirli değneği”yle uyuyanları dürterek uyandırıyor. Bazı öğrenciler buna “sevgi sopası” diyormuş!

Bu Çocuklar Neden Bu Kadar Uyuyor?
Kore eğitim sisteminde olağanüstü bir rekabet var. Öğrenciler liseden sonra yılda bir kez düzenlenen ulusal bir sınava giriyorlar. Aynı bizim üniversite sınavımız gibi. Bu sınav geleceklerini belirliyor. En yüksek puanı alanlar Kore’nin en prestijli birkaç üniversitesine girebiliyorlar, ama bu çok zor! Sadece %2’si bu okullara girebiliyor. Dolayısıyla liseden mezun olmadan önceki iki yılı tamamen sınava hazırlanmakla geçiriyorlar. Okul günü sonunda öğrenciler okuldan çıkıyorlar. Ama eve dönmüyorlar. Çıktıkları gibi başka bir okula gidiyorlar! Burada sınava hazırlanıyorlar. Bu okul da akşama doğru bitiyor. Sonra akşam yemeği yiyorlar. Peki buradan evlerine mi dönüyorlar sizce? Hayır! Yemek bitince doğru yaja’ya! Yaja, Korece konser, sinema, disko falan demek değil: Öğretmen kontrolünde iki saatlik bir etüt çalışması. Internet’te sınavla ilgili dersler izliyorlar. Gün içinde aldıkları notları tekrarlıyorlar. Saat 9’a kadar böyle devam ediyorlar. “Eh, artık oradan evlerine gidiyorlardır herhalde” dediğinizi duyar gibiyim. İnsanca, pek insanca… Ama öyle olmuyor. Buradan çıkan öğrencilerin çoğu, hagwon adı verilen özel kurslara devam ediyor. Gecenin 11’ine kadar dersler devam ediyor. Ancak bundan sonra eve dönüp yatıyorlar. Sabah 8’de tekrar okul başlıyor. Koreli çocukların sınıfta neden uyukladıkları şimdi netleşmiştir: Yorgunluktan öldükleri için! Aslında terlik ve yastık yanında sınıfa bir de pijama getirseler yeridir! Üstelik bu çocukcağızlar yaz tatillerinde de bu haldeymiş. Hatta yazın kütüphanelerde çalışacak yer kalmıyor. Bu yüzden saati 4 Dolar’dan küçük, klimalı kütüphane odaları kiralıyorlarmış.

PİSA Sonuçlarında İkisi de Başarılı Olan Kore ile Finlandiya’nın Farkı Nerede?
Ji, sadece akademik başarının değer gördüğü bir sisteme doğmuş bir çocuk. Ruhsal, duygusal ve fiziksel sağlığını yitiren birçok çocuktan biri. Sadece akademik baskı değil, uykusuzluk bile bu çocukları delirtmede başlı başına bir etken olabilir. Ji, elbette uç bir örnek. Ama Koreli çocukların duygusal sağlığını inceleyen araştırmalar, çocuklarda genel olarak akademik stres ve depresyonun yaygın olduğuna işaret ediyor. Nasıl olmasın ki? PISA’daki olağanüstü başarısı ve defalarca birinci olmasıyla dünyaca ün kazanan bir diğer ülke Finlandiya. Ama Kore’den farklı olarak, Finlandiya’nınki sağlıklı bir başarı modeli.

Peki Finlandiya’da ne farklı? Öncelikle, rekabet değil işbirliği kültürü hakim. Çocuklar çalışmayı seviyorlar. Hayatta başarı için çalışmayı önemli buluyorlar. Eğitimlerinin sorumluluğunu üstleniyorlar. Aileleri ve öğretmenleri de bu konuda onlara güveniyor. Aileler okula fazla karışmıyor. Ama çocuklar çalışırken bir yandan kendilerine ve hobilerine de yeterince zaman ayırabiliyorlar. Yürüyen skorlar olarak değil, kimlik sahibi bireyler olarak görülüyorlar. Finlandiya’daki eğitim sisteminde korku iklimi değil, sevgi ve güven iklimi hakim. Kısacası, Finlandiya “aklı başında bir başarı” örneği. Güney Kore’de ise “aklını kaçırmış bir başarı” modeli var. Elbette Finlandiya’daki başarı; sosyal, ekonomik, kültürel ekosistemin doğal bir uzantısı. Her ülke aynı modeli uygulayabilir, ama büyük olasılıkla aynı sonucu alamaz. Kes yapıştır yöntemler işe yaramaz. Ülkeler, en iyi uygulamaları inceleyip, kendi gerçeklerine ve ihtiyaçlarına uygun bir model tasarlamalı. Aile ve okul düzeyinde ne yapmak gerek? Çocuğun akademik başarısına odaklanırken; sosyal, fiziksel ve duygusal ihtiyaçlarını ihmal etmemek. Okulda başarı önemli, ama hayatta başarı bambaşka nitelik ve beceriler gerektiriyor.

1. http://pisa.meb.gov.tr/wp-content/uploads/2016/12/PISA2015_Ulusal_Rapor1.pdf
2. Arslanhan, S., Kurtsal, Y. (2010), “Güney Kore İnovasyondaki Başarısını Nelere Borçlu? Türkiye İçin Çıkarımlar”, TEPAV Politika Notu, Eylül 2010.
3. Çakmak, U.(2016), “Güney Kore’nin Ekonomik Kalkınmasının Temel Dinamikleri”, Süleyman Demirel Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi Cilt: 21 Sayı:1, 2016.
4. Maliye Bakanlığı Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığı, “G20 Ülkelerinde Ulusal Kalkınma Belgeleri”, Ekim 2013.
5. http://listelist.com/guney-kore-egitim-sistemi
6. Milli Eğitim Bakanlığı, Mesleki Ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü, Güney Kore Eğitim Sistemi
7. www.bahareris.com
8. Güney Kore Öğretmen Yetiştirme Sistemi-Sedat ALTINTAŞ
9. Amanda Ripley (2013). The Smartest Kids in the World. NY, NY: Simon & Schuster.
10. http://www.oecd.org/pisa/keyfindings/PISA-2012-results-snapshot-Volume-I-ENG.pdf
11. http://www.jejunu.ac.kr/_html/eng/acad/coll_1.jsp?dcode=960&hcode=961
12. http://vergialgi.net/ekonomi-maliye/guney-kore-nin-kalkinma-hamlesi, İmdat Türkay, 02.07.2017

YASAL UYARI : Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları yazara aittir. Yazar adı ve "vergialgi.net" internet sitesi adı kullanılmadan alıntı yapılamaz.