Özgür DEMİR
Özgür DEMİR

Evrensel Hizmet

899

Evrensellik ilkesinin telekomünikasyon sektörü içinde gelişmesi tesadüf değildir.  Bu sektör çok yüksek batık maliyeti, aksak rekabete dayalı piyasa düzeni ve hizmetlerinin ‘kamu hizmeti’ kabul edilen dışsallığının yoğun olduğu hizmetlerden oluşması gibi sebeplerle evrensellik kavramını içinde geliştirmiştir. Serbest pazar ekonomilerinin olmazsa olmazı olan özelleştirmeler, ‘her yere gitmeyebilme’ hakkı sayesinde daha da cazip kılınmaya çalışılmıştır.

Sosyal Devletin temel hak ve özgürlükleri vatandaşlarına makul fiyata yani sunabilmesi gerekliliği kabulüyle önce iletişim sonra posta sektöründe evrensel hizmet kavramı, sosyal devletin bir lütfu olarak karşımıza çıkmıştır.

Bu çalışmada evrenselliğin neden iletişim sektöründe doğduğunu anlamak için sektörün yapısına sonra ise kavramın gelişimine göz atılacaktır. Değerlendirme bölümünde yer alan önerilerle ise başta fonun daha etkin işleyişine yönelik olmak üzere birçok öneriye yer verilecektir.

Telekomünikasyon kavramı  

İletişim; daha çok insanlar arasında gerçekleşen düşünce, fikir, mesaj içeren bilgi alışverişidir. Eğer bilgi alışverişi, haberleşme altyapısı kullanılarak yapılıyor ise karşılıklı olarak iletilen bilgi akışına “veri iletimi” denir ve verinin kayıpsız bir şekilde karşı tarafa ulaştırması amaçlanır. Haberleşmede kullanılan ilk yöntemler bağırarak veya ıslıkla haberleşme iken bu yöntemlerin uzun mesafede yetersiz kaldığı durumlarda ise davullar, duman devreye girmiş sonra uzun zaman mektup kullanılmıştır. Taşlara yazılan mektuplardan tutun da güvercinlerle taşınan mektuplara hepsi haberleşme yöntemleri olarak kullanılmıştır.

Elektronik haberleşmede ilk olarak kullanılan elektrikli telgrafın, 1837 yılında William Cooke ve Charles Weatstone’nun teller üzerinden mesaj iletimiyle başladığı, telefonun ise 1876 yılında Alexander Graham Bell’in ses iletimiyle başladığı kabul edilmektedir.

Elektronik haberleşmede kullanılan telekomünikasyon şebekesi iki ucu birbirine irtibatlanan fiziksel ağlardan oluşur. Her bir müşterinin diğer tüm müşterilere irtibatlanmasının karmaşası inanılmaz boyutlara ulaşacağından, telekomünikasyon şebekesi; erişim, iletim, core gibi sistem gruplarına bölünmüştür. Erişim ile her kişinin sadece kendine en yakın core sisteme ulaştırılması ve iletim sistemleriyle ise ulaşılmak istenen tarafın sistemlerine irtibatlanmasının sağlandığını bilmek temelde yeterlidir.

Çevremizde gördüğümüz mobil baz istasyonlarından tutun da kaldırım ve yolların altına döşenen hatlar, erişim şebekesi bileşenleri olup bunları tesis etmek, hem çok yüksek maliyetli hem de çok zahmetli olduğundan batık maliyet olarak tanımlanabilir.

Batık maliyet kavramı, gerçekleştiği anda tümüne katlanılması gereken ve vazgeçilmesi durumunda geri alınması olanaklı olmayan maliyet olarak tanımlanmaktadır. Fiziksel varlıkların ilk gelen firma tarafından kurulduğu ve diğer işletmecilerin maliyetleri kolayca paylaşabildikleri pazarda batık maliyet bulunmaz, diğer türlü bahsedilen varlıklara ilişkin maliyetlerin batık maliyet ve pazarın tam rekabetçi pazar koşullarında olmadığını söylenebilir. (Martin,2000,s.18)

BTK 2017 yılında elektronik haberleşme sektöründe pazar analizleri başlıklı sayfasında sektörü; pazara giriş önünde çeşitli giriş engellerinin bulunduğu, aksak rekabet pazarları olarak tanımlamıştır.

Yukarıdaki tanımlara göre evrensel hizmetin, tam rekabet olmadığı, batık maliyetin yüksek olduğu ve girişte engellerin olduğu birbirine bağımlı olan bazı piyasa koşullarında oluşabildiğini söylenebilir.

Türkiye’de Haberleşme Sektörünün Gelişimi

Ülkemizde haberleşme hizmetlerinin sunumunda gelişmekte olan ülkelerin gerisinde veya aksine öncü olunduğu söylenemez. Serbest pazar ekonomisinin etkisiyle hizmetler, büyük üreticiler tarafından en gelişmiş ülkelerde devreye alınmasından çok kısa süre içinde ülkemizde de sunulmuş durumdadır. Hatta bazen batık maliyeti kolay terk etmeme kaygısından dolayı ADSL ve 4,5G gibi servislere geçiş hızımız, birçok AB ülkesini oldukça geride bırakabilmektedir. Yine de bu durum öncü olduğumuz anlamında değil tamamen eskiyi terk edip yeniye geçmenin ekonomik değerlendirmesiyle ilgilidir.

Benzer şekilde düzenlemelerimiz de AB Direktiflerine uyum hedefleriyle örtüşmekte olup serbest piyasa ekonomisi koşulların hedeflenmektedir. Nitekim 2005 yılı sonuna Türk Telekom’un %55’inin blok satış yöntemiyle ve bir süre sonra da hazinede kalan %15’inin halka arz yöntemiyle özelleşmesi bu amaca yöneliktir.

Özelleştirmenin gerçekleştiği dönemden bu yana hizmetlerin durumlarında önemli farklılıklar oluşmuştur. Mobilin etkisiyle düşüş eğilimine giren sabit ses 19M ve çok hızlı artan mobil ses ise 44M müşteriye sahipti. Mobile geçiş eğilimi sonraki 10 yıl içinde artarak devam etmiş ve BTK’nın 2016 üçüncü çeyrek raporunda sabit ve mobil sırasıyla 10M ve 65M olarak belirtilmiştir. İnternet hizmetlerine bakıldığında ise; özelleştirme döneminde iki yıl gibi çok kısa sürede 1,5M müşteriye ulaşan ADSL’e geçiş dialup müşteri sayısını 150Bin seviyelerine geriletmiştir. Sonraki 10 yıllık süreçte dial-up hizmeti neredeyse yok olmuş, ADSL hizmeti 8M müşteriye ulaşmıştır. Mobilite eğilimi son yıllarda internet hizmetine de (35M) yansımış sabit internet buna karşılık olarak fiber internetle (1,5M) cevap bulmaya çalışmaktadır. Her iki hizmetin birbirinin tamamlayıcısı mı yoksa ikamesi mi olduğu ve olacağı ayrı bir tartışma konusudur.

Evrensel hizmet ve evrensellik ilkesi

İlk bölümde detaylı bahsedilen piyasa yapısı gereği sosyal devletin, piyasaya müdahale ederek karlılığın olmadığı bölgelerde temel hizmetlerin sunumunu zorunlu kılınması veya teşvik etmesi amacıyla ortaya konan “evrensellik kavramı” günümüzde çoğu ülke mevzuatında yer bulmuştur.

Bir ülkede yaşayan herkesin temel telekomünikasyon hizmetlerinden eşit koşullarda ve karşılanabilir fiyatlar ile yararlanabilmesinin sağlanması şeklinde genel olarak tanımlanabilecek evrensel hizmet yükümlülüğü, gerek 2002/22/EC tarih ve sayılı AB direktiflerinde ve gerekse 2005 yılında yürürlüğe giren 5369 sayılı Evrensel Hizmet Kanununda da benzer bir şekilde tanımlanmıştır.

Benzer bir süreçle posta hizmetlerinde de 2013 yılında 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunuyla ‘evrensel hizmet yükümlülüğü’ getirilmiş olsa da bu çalışma boyunca kavramın sadece telekomünikasyon sektöründe gelişimi ve uygulanması ele alınacaktır.

Evrensellik Kavramının Gelişimi

Avrupa ülkelerinden farklı olarak ABD’de haberleşme sektörü, kamu tekelinde hiç olmamıştır. Alexander Graham Bell, telefon patentini almasının ardından, 1877 yılında Bell’i (1885 yılında AT&T ismini alan)  kurarak büyük şehirlerde altyapısını yaygınlaştırmıştır. Aynı zamanda da telefon patent hakkını ‘Independents’ ismiyle anılan birçok şirkete kullandırmıştır. Patent süresinin dolduğu 1894 yılında hizmet veren doksana yakın şirketin müşterilerinde bulunan telefonların, sadece şirketin diğer müşterileriyle irtibatlandığı diğer yandan o dönemde en yaygın olan Bell şirketi hatlarına irtibatlanamadığından müşterilerde ayrı telefonlar ve şebekeler bulunduğu bilinmektedir. Evrensel hizmet kavramının AT&T başkanı Theodore Vail’in 1907 yılında “tek politika, tek sistem, evrensel hizmet” sloganıyla yayınladığı kampanya metniyle başladığı kabul edilmektedir. Vail, ülkedeki tüm şebekelerin tek çatı altında (yani en yaygın olan kendi şebekelerinde) toplanmasını ve devletin bir kurul kurarak telekom sektörünü regüle etmesini önermiştir. Ancak ABD telekomünikasyon sektörüne “evrensel hizmet” terimi ancak 1934 yılında çıkarılan bir yasayla girebilmiştir. Bu yasayla kırsal bölgelerde altyapı kurulumunu ve bunun yanında cihazlardan bağımsız Şirketlerin birbirine irtibatlanmasını zorunlu kılan düzenlemeler getirmiştir. Kent’in makalesinde belirttiği üzere; ABD’den başlayan serbestleşme hareketi, sektörün belli bölümlerinin rekabete açılabileceğini ve bu şekilde sektörde etkinliğin sağlanabileceğini göstermiştir. (2012,s.197)

İngiltere’deki kamu tekeli olan British Telecom’un 1984 yılında özelleşmesinin ardından Avrupa’da özelleşmeler hız kazanmıştır. Bunun yanında her sektörde başlayan serbestleşme hareketinin de etkisiyle telekomünikasyon sektör temsilcileri arasında 1998 yılında temel iletişim hizmetlerinin sürdürülebilir ve erişilebilirliği konularında mutabakat zemini oluşmuş ve yapılan ortak çalışmalar sonucu 2002 yılında yayınlanan düzenleyici çerçeve direktifi genel olarak kabul edilmiştir. Bahsedilen direktif, genel anlamda ülkemizde de benimsenerek rekabetçi bir sektörün, serbest piyasa ekonomisi gereği son kullanıcılara düşük fiyatlarla hizmet götürmeyi sağlayacağı anlayışıyla birçok düzenleme uygulamaya konmuştur.

2005 yılında özelleştirme kanununa yakın zamanda yürürlüğe konan evrensel hizmet kanunda; ülkenin şartları da göz önünde bulundurularak, üç yılı aşmamak üzere belirli aralıklarla, Kurumun ve işletmecilerin de görüşlerini alarak Bakanlıkça yapılacak teklif üzerine Bakanlar Kurulunca yeniden belirlenebilmesi ifadesi eklenmiştir. Bu sayede 2006, 2008, 2011 ve 2014 yıllarında getirilen kapsam ilavelerini de içecek şekilde evrensel hizmetlerin kapsamı şu şekilde oluşmuştur. Sabit telefon hizmetleri, ankesörlü telefon hizmetleri, Basılı veya elektronik ortamda sunulacak telefon rehber hizmetleri, Acil yardım çağrıları hizmetleri, internet hizmetlerini ve ayrıca ulaşımı deniz yoluyla sağlanabilen yerleşim alanlarına yolcu taşıma hizmetlerini, deniz haberleşmesi ve seyir güvenliği haberleşme hizmetlerini kapsamaktadır.

Evrensel hizmet fonu için GSM işletmecilerinden ilave bir para alınmamasına rağmen Türk Telekom ve diğer tüm yeni işletmecilerin net satış hâsılatı üzerinden ilave %1 ödeme alınması sektörde önemli bir tartışma konusudur. Diğer taraftan GSM işletmecileri %15 gibi çok büyük bir hazine payının sektör yapısı içinde adil olmadığını ve dolaylı da olsa fona katkılarının diğerlerinden daha fazla olduğuna işaret etmektedirler. Çınar’ın tezinde belirttiği üzere fonun büyük bir kısmının, zaten yatırılan (GSM hazine payları, yetkilendirme ücretleri ve cezalardan alınan paylardan) ödemelerden oluştuğu bunun yanında Türk Telekom ve hazine payı ödemeyen diğer işletmecilere doğrudan yüklenen %1’lik ilave pay haricinde  sektöre bir yük bindirilmediği savunulmaktadır. (2013, ss.77-79)

Ek-1’de yer alan şekil-1’e göre 2015 yılı sonu itibarıyla; mobil şebeke işletmecilerin gelirleri toplamı yaklaşık 23,5MTL iken Türk Telekom’un geliri 7,9 MTL ve diğer işletmecilerin net satış gelirleri toplamı 8,2MTL olarak gerçekleşmiştir. Fonun uygulamaya alındığı 2005 yılından bu yana fona akan kaynak gelirler idaresinin evrensel hizmetler gelir kalemlerinden derlenerek ek-1’de verilmiştir. Tablodan görüleceği üzere evrensel hizmet fonunda şu ana kadar 7MTL’den fazla gelir aktarılmıştır. Sektörden toplanan bu devasa kaynak, Kanun ve BK kararlarıyla kapsama alınan birçok projeye UDHB tarafından tahsis edilmektedir.

Evrensel Hizmet Kapsamında Yürütülen Projelerin Tanım ve Amaçları

Çalışmamızda da sıklıkla yer alan ‘Evrensel Hizmet Fonu’ kavramı yanılgıya yol açmakta, ortada fon mantığında müstakil bir hesap bulunmamaktadır. Çınar, 2013 yılındaki tezinde 2011 yılındaki BIMER başvurusuna atıfta bulunarak “Bakanlığa bağlı evrensel hizmet fonu adı altında herhangi bir fon bulunmadığı ve evrensel hizmet bütçesinin, genel bütçeden Bakanlık bütçesine her yıl evrensel hizmet gelirleri tahmini kadar ödeme öngörülerek oluşturulmaktadır” şeklinde aktarmıştır. (s.57)

Ayrıca Çınar tezinde 2012 yılındaki bir başka BIMER başvurusunda aldığı “ilgili bütçe yılı içerisinde harcanmayan evrensel hizmet ödeneklerinin sonraki yıllara aktarımı söz konusu değildir” şeklindeki cevaba dayandırarak, Türkiye’de “evrensel hizmet fonu” olmadığı konusuna netlik kazandırmıştır. (2013, s.63)

2005 yılından bu yana evrensel hizmet kanunu kapsamında yürürlüğe konulan ve önemli bir kısmı aşağıda tanımlanan projelerinin tamamlanma durumu, yüklenici bilgisi, proje maliyetleri gibi bilgiler UDHB’nin yıllık faaliyet raporlarından derlenerek ek2’deki tabloda sunulmuştur. Raporların yeterince şeffaf ve bütünsel olmamasından dolayı tabloda sunulmuş bilgiler kesinliğe haiz değildir.

Bakanlığın yıllık raporlarında evrensel hizmet kapsamında yürütülen aşağıdaki projelere ilişkin detaylar Ek-3’de derlenerek sunulmuştur.
Fatih Projesi, Kamu İnternet Erişim Merkezi Kurulması, İnternet Alt Yapısı Olmayan Okulların İnternet Alt Yapısının Kurulması, Gören Göz Projesi, Kiosk’ların Kurulması, Elektronik Haberleşme Alt Yapısı Olmayan Yerleşim Yerlerine Altyapı Kurulması, GSM Alt Yapısı Olmayan Yerleşim Yerlerine Alt Yapı Kurulması,  İnternet Erişim Noktası (İEN) kurulması Sayısal Yayıncılık Üçüncü El Projesi, v.b.

Sosyal Devlet Ve Evrensel Hizmet İlişkisi

Sosyal devlet, sosyalist devlet değildir, tamamen farklı mülkiyet ve piyasa koşulları içinde var olmaktadırlar. Sosyal devlet kavramı bilindiği üzere, halkı serbest piyasa ekonomisine hazırlama ya da bu piyasanın etkilerini hafifletme gayretiyle oluşmuştur. Dijital uçurumun azaltılması ve fırsat eşitliği sağlanmasına yönelik evrensel hizmetin yükümlülüğünün oluşması da sosyal devlet anlayışı gereğidir. Nitekim dönemin UDHB Bakanı Sn. Binali Yıldırım, 2012 yılında evrensel hizmet imza töreninde “nüfusu 500’ün altında olan 2128 yerleşim yerine GSM operatörlerimiz altyapı kuracak. Altyapı ortak kullanılacak. Sadece ticari düşünürsen, değer mi diye düşünülebilir. Ama sosyal devlet olmanın gereği budur. Orada bayrağımız dalgalanıyorsa, vatandaşımız bize en önemli görev yapıyor. Oradaki vatandaşımıza da Ankara’da İstanbul’da Çırağan’da verilen hizmeti vermek gerekir. Hizmet odaklı olmak bunu gerektiriyor…” şeklinde beyan etmişlerdir. (Dede,2012)

Sosyal devlet kavramı ancak içinde bulunduğumuz serbest piyasa ekonomisi içinde yeşerebilmektedir diğer taraftan sosyalizmde ise serbest rekabetin yerine merkezi planlama yer alır ve tüm üretim araçları kamuya aittir. Ayrıca sosyalizmde, sosyal haklar konusu lütfedilmez ya da sadece önemsenmez, temele oturtulur. Heater D. kitabında Matrai’den yaptığı alıntıda, sosyalist sistemin yerini serbest piyasa pazar ekonomisinin almasının yurttaşlara getirdiği sivil ve siyasal hakların yanında götürdüğü sosyal haklara işaret etmiştir. (2007,s.s.176-177)

Bu sebeple çalışma boyunca hiç sosyalizm geçmemiş hep sosyal devletten bahsedilmiştir, nitekim anayasamızda sosyalist devlet kavramı değil sosyal devlet kavramı benimsenmiştir.

Değerlendirme ve Öneriler

Evrensel hizmetin bu sektör için kullanılmasının geç olup olmadığı bir tartışma konusudur. Kamu tekelinin özelleşmesini gerçekleştirmiş piyasada aksak da olsa rekabet ortamı tesis edilmiş ve bu sayede son kullanıcı tarifelerinde dengeler oluşmuştur. Dahası herhangi bir oyuncu bir batık maliyete sahipse veya katlanmaya yeltenirse, bunu diğerleriyle de paylaşmasına yönelik düzenlemeler mevcuttur. Ancak altyapının hiç olmadığı yerlerde ‘evrensel hizmet yükümlüğü’, sosyal devleti destekleyici bir unsur olarak anlamını yitirmemiştir.

Ek1’den görüleceği üzere 2016 planıyla birlikte, fonun şu ana kadar kullanımı 3Milyar TL’ye bile ulaşmamıştır. Bu kaynağın tanımı gereği işletmeciler aracılığıyla sosyal amaçlı telekomünikasyon hizmetlerinin sağlanması için kullanılması gerekirken, özellikle Fatih projesi kapsamında bilgisayar ve diğer malzeme alımında yoğun olarak kullanıldığı görülmektedir. Ek-2’ de sunulan tabloya göre en büyük projelerin donanım ve teçhizat alımını içerdiği, fonun oluşturulma amacına uygun bir şekilde yeterince kullanılmadığı görülmektedir. Dünya örneklerinde evrensel hizmet fonlarında toplanan paralar büyük oranda yine paraların toplandığı Şirketlere evrensel hizmet yükümlülüğü üstlenmeleri durumunda hizmet bedeli olarak yahut net maliyet hesabı yaptıktan sonra, hizmetten doğan zararlarını tazmin etmek üzere ödenmektedir. (Çınar,2013, s.78)

Bu yapının ülkemizde amacına ne ölçüde ulaştığına yönelik bilimsel bir araştırmalara rastlanamamıştır, ayrıca fonun kullanım bilgisi yeterince şeffaf sunulmamaktadır. Evrensel hizmet fonu sayesinde götürülen altyapıların kullanımına ilişkin bilgilere göre, o kadar zahmet ve maliyete katlanılıp götürülen ücra yerleşim yerlerinde tek tük müşteri bulunmaktadır. Bunun potansiyel sebepleri; götürülen hizmetlerin tarifelerinin katlanılamaz olması ve artık söz konusu yerlerdeki kişilerin haberleşme özgürlüğünden vazgeçmiş ya da mobil gibi ikame bir çözüm bulmuş olması olabilir.

Her ne kadar söz konusu düzenleme çalışmada belirtildiği üzere büyük oranda işletmecilere ilave yük getirmese de ilave yükümlülük getirilen işletmecilerin bu payları doğrudan olmasa da dolaylı olarak son kullanıcı tarifelerinin üzerine yansıtma yaklaşımına gitmesi mümkündür. Bu durumda yüksek tüketim vergilerinin yükünü çeken kullanıcıların bir de fonun getirdiği maliyet yükünü dolaylı olarak katlanmaları gerekebilir. Böyle olması durumunda da; sosyal devletin yurttaşlarına makul seviyede ulaşılabilir asgari hizmet sunulmasını sağlanmasını temin veya tesisi ödeviyle çelişmektedir.

Bu tür fonların siyasi otoriteler tarafından yürütülmesi durumunda, amacı dışında kullanım riski mevcuttur. Nitekim UDHB’nin 2011 yılında bir soru önergesine yönelik olarak hazırladığı metinde “2005’te kurulan fonda ilk 5 yıl içerisinde 2 milyar lira biriktiği ve bu kaynağın sadece 307 milyon lirasının harcanabildiği ve geri kalan tutarın ‘yatırım yapılacak proje bulunamadığı için’ Hazine’ye aktarıldığı” cevabı basında yer almıştır.

Hızla gelişen teknoloji ve müşteri tercihlerinden ötürü, kapsama alınacak hizmetlerin doğru bir şekilde belirlenmesi giderek zorlaşmaktadır. Hauge ve arkadaşlarına göre hizmetlerin hızla eskiyeceği önyargısından dolayı müşteriye ulaştırılmaması söz konusu olamayacak olsa da bu durumun hizmetleri belirlemeye zorlaştırıcı etkisi yadsınamaz. (2009,s.141) Nitekim Ülkemizde bu konu, Kanuna Bakanlar Kurulunun üçer yıllık dönemler içinde kapsam revizesi yetkisinin eklenmesiyle kısmen ele alınsa da belirtilen yetkinin, yürütme organı tarafından siyasi politika hedefiyle veya genel idare maliyet yüküne destek amaçlarıyla kullanılması riski oluşturmaktadır. Hauge ve arkadaşlarının çalışmasını sonuçlandırdığı üzere, belki de en etkili evrensel hizmet politikaları, sadece hizmet sağlayıcılara yönelik bürokrasinin azaltılmasının yanında müşterilerine değer katan ve makul fiyatla hizmet sunumuna odaklanan politikalar olacaktır.(2009,s.s.141-142 )

Yukarıdaki değerlendirmeler ışığında, geliştirilen önerileri sosyal devlet temelinde iki ana başlıkta toplamak mümkündür; şeffaflığın sağlanıp bilimsel araştırmaların desteklenerek verimliliğin arttırılması, siyasi otoriteden bağımsızlaştırılması ve fonun sektördeki işletmecilerden toplanan gelirlerin tümünün yine onlara dağıtılmasının sağlanmasıdır. Ayrıca sosyalist devletin konusuna giren mülkiyet yapısının değiştirilmesi de yadsınamaz bir öneri olarak yerini korumaktadır.

Evrensel hizmet yükümlülüğünün ülkemizde amacının karşılanma ölçüsüne yönelik bilimsel araştırmalar yapılması ve şeffaf bir şekilde değerlendirmeye açılması gerekmektedir. Hizmetin ulaştırıldığı kesimlerin, hizmetlere olan taleplerinden yola çıkarak talebin farklı parametrelere göre esnekliklerini de incelemek gerekmektedir. Fiyat esnekliklerine bakılarak tarife yapıları ve tüketim vergileri düzenlenir ve/veya sübvanse edilebilir. Mobil etki parametresine yönelik ise öncekine ilaveten işletmeci tarifelerine bağlı mobil cihaz teminine yönelik destekler yapılabilir. Bölgesel farklılıkların ortaya çıkması durumunda ise, altyapısının götürüldüğü yerlerin stratejik yatırım kapsamına alınarak bölgesel yatırım teşvikleri ve vergi muafiyetleri sağlanması çözümleri ele alınabilir.

Ülkemizde yükümlülük kapsamının üçer yıllık dönemler içinde revize edilebilmesi güzel bir esnekliktir ancak fonun siyasal etkisinden mümkün olduğunca bağımsız bir kuruma devredilmediği durumda riske haizdir. Bu sayede, fonun sadece telekomünikasyon hizmeti götürülmesi için kullanılması ve dolayısıyla sadece telekomünikasyon işletmecilerine ödeme yapılması kolaylaşacaktır. Ayrıca düzenleyicinin sektöre giriş ve devamına yönelik bürokrasiyi azaltması yoluyla politikaya önemli ölçüde destek olunabilir.

Son olarak fonun devreden çıkartılması ve kamu hizmetinin devlet eliyle doğrudan sağlaması önerilebilir. Fonun devreden çıkartılarak tüm erişim ağının, hemen veya lisans süreleri sonunda kamulaştırılması ve böylece batık maliyete konu erişim ağlarının devlet eliyle devamının sağlanması önemli bir seçenek olabilir. İngiltere’de tüm altyapıyı kuran ve işleten/işlettiren erişim Şirketi openreach şirketi olup sahibi olan British Telecom dahil olmak üzere tüm işletmecilere kiralamaktadır. Benzer şekilde Hollanda’da da altyapı sahipliği, ana telekom operatörü olan KPN’in değil tüm şirketlere hizmet veren Regge Fiber’in olup kurulum ve işletmesini ise VolkerWessels isimli başka bir şirketin yaptığı bilinmektedir. Benzer şekilde ülkemizde de devlet, erişim altyapısının yapım ve işletmesini özel sektöre yaptırabilir ve erişim hizmetlerini işletmecilere kiralayabilir.

Sonuç

Sonuçta evrensel hizmet yükümlülüğü, serbest piyasa ekonomilerinde fırsat eşitliği anlamında bir gereklilik olup uygulamada bu fondan vatandaşların yeterince yararlanması sağlanmalıdır. Dijital uçurumun azaltılabilmesi için desteklenmeye muhtaç yurttaşların bu fon kullanılarak daha etkin desteklenerek fırsat eşitliği sağlanması gibi çalışmanın değerlendirme ve öneriler kısmında yer verilen kamulaştırma ve fonun etkin kullanımına önerileri değerlendirilebilir.

Bu yükümlülük sayesinde, şebekenin büyümesi veya en azından ayakta tutulmasına destek olunması, piyasadaki tüm firmalara fayda sağladığından olumludur. Bu desteğin yanında işletmeciler için piyasaya giriş şartlarının kolaylaştırılması, bölgesel sübvansiyonlar ve vergi indirimleri ile sektör destekleri arttırılmalıdır.

Son kullanıcılar açsından ele alındığında; bağlantı ve/veya kullanım ücretlerinin kısmen veya tamamen alınmaması ve işletmecilerin hizmetlerinin yanında cihaz dağıtımı sosyal devlet ilkesi gereği desteklenebilir. Burada devletin cihazı alması değil, mobil operatörlerin taahhüt süresiyle cihaz sağlamasıyla örtüşmektedir. Diğer taraftan vatandaşların gireceği taahhüde devlet koruması getirilmemesi halinde, taahhüt alınması sosyal devletle örtüşmediği iddiasını beraberinde getirecektir. Bakanlığın yılsonlarında genel idare bütçesine devrettiği kalan bütçelerin fon mantığında kendi gelir-gider dengesini koruyor şekilde sonraki dönemlere aktarılması sağlanmalıdır.

Batık maliyetin oldukça fazla olduğu sektörde büyük maliyetlerle vatandaşa taleplerine bakılmaksızın ulaştırılmaya çalışılması yerine önceden talep toplanması yöntemine gidilmesi hem bölgesel olarak vatandaş tepkilerinin önlenmesine hem de altyapının amacına ulaşmasını sağlayacaktır. Fonun kullanımında sorunların giderilmesi, özellikle sektörden doğrudan veya dolaylı olarak toplanan gelirlerin doğrudan yine sektöre dağıtılması sağlanmalıdır.

Ayrıca lisans süreleri on yıl içinde tamamlanacağından kamulaştırma önerisi ciddi şekilde ele alınmalıdır. En azından bu süre içinde kurulacak altyapılar devlet eliyle yapılabilir, kiralamalarla sektörün hizmet vermesi sağlanabilir.  Bahsedilen önerinin uygulamasının oldukça güç olduğu bilinmektedir, serbest pazar yapısı gereği ‘evrensel hizmet yükümlüğünün’ telekomünikasyon ve posta sektörünü takip ederek diğer kamu hizmetlerine de sosyal devlet gereği ulaşması muhtemeldir.

Umarım ülkemizde bu yükümlülük kavramı, sadece demiryolları gibi UDHB’ye bağlı sektörler içinde kalır ve eğitim veya güvenlik konuları için bu kavrama muhtaç kalınmaz. 

EK 1. EVRENSEL HİZMET FONU (GELİR VE GİDERLERİ)  

Evrensel Hizmet gelirleri muhesabat.gov.tr sitesinde şeffaf olarak yayınlanmakla birlikte giderlerine tek bir kalem altında ulaşılamamıştır.

Evrensel Hizmet fonunu kullanan ve UDHB faaliyet raporlarından derlenen ödeme bilgileri konsolide edilmeye çalışılmıştır. Resmi doğrulaması tam olarak yapılamadığından kesinliğe haiz değildir.


EVRENSEL HİZMET GELİRLERİ * (BinTL)
EVRENSEL HİZMET ÖDEMELERİ (BinTL)
2016 Bütçe Hedefi959.2412016 Bütçe Hedefi940.641
2015 Tahsilat888.3972015 Ödeme716.189
2014 Tahsilat833.7372014 Ödeme223.046
2013 Tahsilat713.2132013 Ödeme103.198
2012 Tahsilat677.0022012 Ödeme478.755
2011 Tahsilat581.7962011 Ödeme76.045
2010 Tahsilat561.1202010 Ödeme47.744
2009 Tahsilat569.2132009 Ödeme80.173
2008 Tahsilat527.4272008 Ödeme140.500
2007 Tahsilat447.1102007 Ödeme55.800
2006 Tahsilat436.2822006 Ödeme 
2005 Tahsilat81.6452005 Ödeme 
TOPLAM (2005-16)7.276.183TOPLAM (2005-16)2.862.091
 https://www.muhasebat.gov.tr/content/genel-yonetim-mali-istatistik-detayi?tabId=1&pageId=5

   
https://www.btk.gov.tr/tr-TR/Sayfalar/Pazar-Verileri, 2016 üçüncü çeyrek raporu, s.3 

EK 2. EVRENSEL HİZMET KAPSAMINDA UYGULANAN PROJELER

Aşağıdaki tablo, 2015 yılsonu itibariyle UDHB faaliyet raporları ve Kalkınma Bakanlığı Kamu yatırım raporlarından alınan bilgilere göre derlenmiştir. 

Projeler, dönemleri itibariyle sıralanmış, toplam harcama ve tamamlanma durumları ile yüklenici firma bilgileri ulaşılabildiği ölçüde sunulmaya çalışılmıştır. Maliyet bilgilerinin kamu raporlarında farklı şekillerde bulunmasının sebebinin harcamaların döviz kuru bağımlılığı ile raporlama dönemlerindeki kur değeriyle ilgili olabileceği öngörülmektedir.


EK 3. EVRENSEL HİZMET KAPSAMINDA UYGULANAN PROJELERİN TANIM VE KAPSAMLARI

  • Kamu İnternet Erişim Merkezi Kurulması Askeri Kışlalar ve Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu Yurtlarına KİEM Kurulması, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumuna bağlı Gençlik Merkezleri, Huzurevleri ve Yetiştirme Yurtları olmak üzere 151 merkez ile 131 adet Askeri Kışlaya Kamu İnternet Erişim Merkezi
  • İnternet Alt Yapısı Olmayan Okulların İnternet Alt Yapısının Kurulması Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı internet alt yapısı olmayan 5227 adet okul TÜRKSAT’a verilmiştir. Bu okullara VSAT için teknolojisi kullanılmak suretiyle çözüm sağlanacaktır. Bu konuda ki çalışmalar TÜRKSAT tarafından (alt yapı ihalesi benzeri işlemler) tamamlanmıştır. Türk Telekom ile yapılan protokolle tarafından yapılması gereken okul sayısı arttırılmıştır.
  • Gören Göz Projesi Görme engelli insanların kolay ve hızlı bir kullanım ile yardımsız olarak gitmek istedikleri yere ulaştırılması amaçlanmaktadır. Sesli navigasyon el ünitesi ile üzerinde çalışan yazılımdan oluşmaktadır.
  • Kiosk’ların Kurulması Yaklaşık 1000 adet KİOSK kurulması planlanmış olup, kurulacak yerler öncelikli olarak PTT merkezleri olacaktır. Bu konuda da çalışmalar devam etmektedir. Yeni ortak kullanım alanları üzerinde çalışılmaktadır. Teknik şartname hazırlıkları devam etmektedir.
  • Elektronik Haberleşme Alt Yapısı Olmayan Yerleşim Yerlerine Altyapı Kurulması Türk Telekom yükümlü kılınarak imzalanan sözleşmede 1nci faz 08.2014 te tamamlanmış ve 3 yıllık süre ile 2nci faza geçilmiştir.
  • GSM Alt Yapısı Olmayan Yerleşim Yerlerine Alt Yapı Kurulması (nüfusu 1-500 arasında bulunan 1799 adet yerleşim yeri)  Türkcell ile nüfusu 1-500 arasında bulunan 1799 adet yerleşim yerlerinin iletişimini sağlamak amacıyla arasında 20.02.2013 tarihinde sözleşme imzalanmış olup kurulumlar 2016 ilk yarısında tamamlanmıştır.
  • İnternet Erişim Noktası (İEN) kurulması Büyükşehir statüsündeki 16 ilimizde; PTT merkezleri, şehirlerarası otobüs terminalleri, havaalanları ve tren garlarında hizmet sunmak amacıyla toplam 86 adet İnternet Erişim Noktalarının (İEN) kurulumu ve işletilmesi için TÜRKSAT ile protokol imzalanmıştır.
  • Sayısal Yayıncılık Küçük Çamlıca Tv-Radyo Kulesi yapım işi ve Çanakkale ili Radartepe mevkiinde bulunan vericilerin ve antenlerin ortak bir anten sisteminde toplanması için ortak bir kulenin inşa edilmesi projeleri
  • Üçüncü El Projesi ellerini kullanamayan engellilere fare ve klavyenin yerine kullanılacak cihaz yardımıyla tablet bilgisayarın tüm özelliklerini eksiksiz kullanmaları, eğitim ve istihdam alanlarında fırsat eşitliği yakalamaları ve bilişim alanında engellerin kaldırılması amaçlanmıştır.
  • Fatih Projesi: MEB ile yürütülen projede okullara BT araçları sağlanarak genişbant internetin bütün dersliklere ulaştırılması, derslere ait içeriklerin yaygınlaştırılarak ülke genelinde sosyo-ekonomik fırsat eşitliği sağlanması amacıyla 45.653 okul ve 432.288 dersliğin etkileşimli tahta ve yazıcıların temini amaçlanmıştır.  (tablet ve içeriği MEB tarafından)
  • - BTK Araştırma Raporları, (2008), Türk Telekom'un Özelleştirme Süreci ve Sonrasındaki Gelişmeler ve sektöre etkileri, BTK,Ankara, https://www.btk.gov.tr/File/?path=ROOT%2f1%2fDocuments%2fSayfalar%2fArastirma_Raporlari%2fTurk_Telekomun_Ozellestirme_Sureci_ve_Sonrasindaki_Gelismeler_ve_Sektore_Etkileri.pdf adresinden erişildi.
  • - BTK, (2017), Elektronik Haberleşme Sektöründe Pazar Analizleri, https://www.btk.gov.tr/tr-TR/Sayfalar/-Elektronik-Haberlesme-Sektorunde-Pazar-Analizleri adresinden 4.01.2017 tarihinde erişildi.
  • - BTK, (2016), 2016 üçüncü çeyrek raporu, https://www.btk.gov.tr/tr-TR/Sayfalar/Pazar-Verileri
  • - Çınar S., (2013), Evrensel Hizmetin Finansmanı Ve Türkiye Örneğinin Değerlendirilmesi, Yüksek Lisans  Tezi, Hacettepe Üniversitesi, Ankara
  • - Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi C. XVI, Y. 2012, Sa. 2,ss.169-198
  • - Hauge, J. A., Chiang, E. P., & Jamison, M. A. (2009). Whose call is it? Targeting universal service programs to low-income households’ telecommunications preferences. Telecommunications Policy, 33(3-4), 129-145. doi:10.1016/j.telpol.2008.11.006
  • - Heater Derek, (2007) Yurttaşlığın Kısa tarihi, Ankara:İmge
  • - Martin, Stephen, (2000), “The Theory of Contestable Market”, Purdue University, http://www.mgmt.purdue.edu/faculty/smartin/aie2/contestbk.pdf
  • adresinden 01 Ocak 2017 tarihinde indirilmiştir.
  • - KENT, Bülent,  Telekomünikasyon Sektöründe Evrensel Hizmet Kavramı, Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. XVI, Sa. 2, s.s.
  • - Dede M.B, (2012), Tek bir kişi bile olsa mobil iletişimden yararlanacak, 12.10.2016 tarihinde http://www.melihbayramdede.com/tek-bir-kisi-bile-olsa-mobil-iletisimden-yararlanacak.html adresinden erişim sağlandı.
  • - Genel idare bütçeleri, muhesebat.gov.tr, 09 kasım 2016 tarihinde https://www.muhasebat.gov.tr/content/genel-yonetim-mali-istatistik-detayi?tabId=1&pageId=5adresinden erişilmiştir
  • - Özelleştirme İdaresi, Türk Telekom özelleştirmesi, http://www.oib.gov.tr/telekom/turk_telekom.htm
  • - BTK Pazar verilerine yönelik istatistikler, https://www.btk.gov.tr/tr-TR/Sayfalar/Pazar-Verileri
  • - UDHB faaliyet raporları www.udhb.gov.tr
  • - BTK Yayınları, www.btk.gov.tr
  • - Evrensel Hizmet Gelir bilgileri, www.muhasebat.gov.tr
  • - Kanunlar, http://www.mevzuat.gov.tr/
YASAL UYARI : Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları yazara aittir. Yazar adı ve "vergialgi.net" internet sitesi adı kullanılmadan alıntı yapılamaz.